Suudi Arabistan'ın 94’üncü Milli Günü’nde başarının ve gerçekleşen hayallerin öyküsü

Suudi Arabistan çeşitli alanlarda eşsiz başarılara imza attı

TT

Suudi Arabistan'ın 94’üncü Milli Günü’nde başarının ve gerçekleşen hayallerin öyküsü

Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)

Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın liderliğinde uluslararası denklemde kayda değer bir varlık göstermeyi başaran, geleceğin devletini inşa eden ve olaylar karşısında kararlı ve sağlam bir denge ile politikasını çizen, adalet hakkının ve adaletin tesis edilmesini sağlarken kalkınma ve modernizmi iki önemli hedefi haline getiren 21’inci yüzyılın en büyük hikayesini yaşayan Suudi Arabistan, bugün (23 Eylül) 94’üncü Milli Günü’nü kutluyor. Suudi Arabistan modern devletinin yedinci kralı olan Kral Selman bin Abdulaziz, ülkesinde iktidarın dizginlerini ele aldığından bu yana hem seleflerinin kazanımlarını korudu hem de geleceğe giden rotayı belirleyen dikkat çekici kararlar ve talimatlarla iktidarının özelliklerini çizdi.

Başarıların tarihçesi

Suudi Arabistan Milli Günü’nün 94’üncü yıldönümü, Suudilerin ülkelerinin tarihini ve birinci ve ikinci Suudi devletlerinin ilk kurucularının torunu tarafından birleştirilmesini gururla hatırladıkları bir döneme denk geliyor. Kral Abdulaziz, 23 Eylül 1932 tarihine tekabül eden hicri 17 Rebi’ul-Evvel 1351 tarihinde Riyad'da bir kraliyet kararnamesi yayınlayarak birinci ve ikinci Suudi devletlerinin bir uzantısı olan yeni devletin adını koydu. Bugün küresel sahnede etkili bir aktör haline gelen bu devlete ‘Suudi Arabistan Krallığı’ adını verdi.

Suudi Arabistan Milli Günü'nün yıldönümünde tarih pencerelerinden birini açıyor. Ardından modernleşme aşamasında ve 2030 Vizyonu çerçevesinde en parlak zamanını yaşayan ve Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman yönetiminde geleceğin devletinin inşa edilmesini ve ülkenin birkaç yıl içinde koyulan hedeflere ulaşması için bir atölyeye dönüşmesini sağlayan üçüncü Suudi devletinin tarihindeki önemli dönüm noktalarından ve bir asırdan daha eski olan anılardan oluşan bir film şeridi geçmeye başlıyor.

Yüzyılı aşkın bir süreyi kapsayan bu uzun film şeridi Suudilerin gözünün önünden geçiyor. Film şeridi, (modern Suudi Arabistan’ın kurucusu) Kral Abdulaziz Al Suud’un 20 yaşındayken Riyad'a dönüp atalarının başkentini geri almaya karar verdiği üçüncü Suudi devletini kurma aşamasıyla başlıyor. Devletin başkentini geri alma hikayesi önemini halen korurken küresel olarak öne çıkan ve uluslararası denklemde bir sütun haline gelen Suudi Arabistan Krallığı'nın kuruluşundaki ilk yapı taşı olmaya devam ediyor.

vff
Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)

Ondan sonra oğulları; Suud, Faysal, Halid, Fahd ve Abdullah Kral Selman bin Abdulaziz ve torunu Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman dönemlerinde ‘modernleşme’ ve geleceğin devletinin inşası süreci devam etti. Ülke birkaç yıl içinde geleceğin devletini inşa etmek için bir atölyeye dönüştü ve başkent Riyad yüksek binalar, gökdelenler, kafeler, eğlence merkezleri ve otoyollarla modern şehirler için bir model haline geldi. Ülkedeki diğer şehirler için de bir model olan Riyad'ın yanı sıra diğer bölgeler de devletin ilgisiyle ekonomik ve turistik açıdan canlandırıldı.

Üçüncü devletin kurucusuyla yedinci kralın benzerliği

Kurucu Kral Abdulaziz nasıl bilgeliğini, başarılı, deneyimli ve cesur bir liderin araç ve bileşenlerini, olayları ve olguları duygusallıktan ve hesapsız maceralardan uzak bir şekilde doğru okumayı yansıtan tutumlar sergilemişse, Kral Selman da babası kurucu Kral’ın izinden gitmiş, ülkesinde iktidarın dizginlerini ele aldığından bu yana aynı yaklaşımı sergilemiş ve aynı araçları kullanmıştır. Kral Selman bin Abdulaziz bir konuşmasında “Arap ve Müslüman milletimiz bugün en çok birliğe ve beraberliğe ihtiyaç duyuyor. Allah'ın, mesajının başlangıç noktası ve Müslümanların kıblesinin bulunduğu yer olarak seçerek şereflendirdiği bu ülkede, Allah'ın bizim için seçtiği barış, rahmet, itidal ve orta yol dini olan gerçek İslam dinimizin öğretileri rehberliğinde, birliğe, safların birleşmesine, aynı dili kullanmaya ve milletimizin davalarının savunulmasına dair ne varsa bunları benimseyerek yürüyüşümüze devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

xsdvdsf
Veliaht Prens Muhammed bin Selman Suudi Arabistan’ın 2023 Vizyonu projesini başlattı (SPA)

Öte yandan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, siyasete atılmasından bu yana, yerel, bölgesel ve uluslararası boyutlarıyla bir dizi çetrefilli siyasi, ekonomik, kalkınma, entelektüel ve sosyal dosya ve meseleyle ilgilendi. Veliaht Prens, geleneksel önerilerin ötesine geçen net bir strateji çerçevesinde hem gerçeklikle hem de gelecekle ilgilenen ülkesi için yeni bir politika çizmek üzere sağlam bir zemin oluşturmayı başardı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ülkesinin muazzam gücünü ve potansiyelini kullanmanın yanı sıra piyasasında fiyat dalgalanmalarının yaşandığı, rezervleri tükenebilir bir emtia olan petrolün tek gelir kaynağı olmaması için gelir kaynaklarını çeşitlendirmeye odaklandı.  Veliaht Prens ayrıca, Suudilerin ülkelerinin gücünün ve potansiyelinin sadece yüzde 10'unu kullanabildikleri kanaatine vardıktan sonra, ülkesinin, vatandaşlarının ve tüm bölgenin yararına kullanılabilir olan verimli ve umut verici bir potansiyele sahip olduğunu ve önümüzdeki günlerde ülkesini inanılmaz bir geleceğin beklediğinin farkına vardı.

Nesiller boyu sürecek bilimsel mükemmellik

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, geçtiğimiz 18 Eylül çarşamba günü Kral Selman adına Suudi Arabistan Şura Konseyi'nde yaptığı yıllık kraliyet konuşmasında, ülkesinin uluslararası merkezler ve büyük şirketler için ilk varış noktalarından biri haline gelmesini sağlayan küresel bir güvene sahip olduğunu söyledi. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) bölgesel merkezinin yanı sıra spor, yatırım ve kültür alanlarındaki çok sayıda uluslararası faaliyet için merkezlerin açılışının ve Suudi Arabistan’ın Expo 2030 ile 2034 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmak üzere seçilmesinin kültürel iletişime açılan bir kapı olduğuna işaret etti.

sdcvd
Suudi Arabistan'da dünyanın ilk robotik kalp nakli gerçekleştirildi (SPA)

Veliaht Prens Bin Selman, Fox News'in baş siyasi sunucusu Bret Baier ile NEOM şehrinde gerçekleştiren röportajda ülkesinin ‘21’inci yüzyılın en büyük başarı hikayesi’ olduğunu söyledi.

dvdsfev
Suudi Arabistan'daki üretim tesislerinden biri

Suudi Arabistan’ın şu an tüm alanlarda en hızlı büyüyen ülke olduğunun altını çizen Veliaht Prens, “Amacımız Suudi Arabistan'ı her zaman daha iyi hale getirmek ve zorlukları fırsata dönüştürmek. Vizyon 2030 iddialı bir proje ve hedeflerine çok hızlı ulaştık. Daha büyük bir hırsla ilerleyeceğimiz yeni hedefler belirledik. Suudi Arabistan iki yıl üst üste G20 ülkeleri arasında en hızlı gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) büyümesini gerçekleştirdi” dedi.

Prens Muhammed bin Selman, yıllık kraliyet konuşmasında kadın ve erkek tüm vatandaşların inovasyon ve bilim alanlarında elde ettikleri başarılara övgüde bulundu. Suudi Arabistan yönetiminin başlıca ilgi odağının eğitimin nitelikli hale gelmesi ve bilgi ve yeniliğin teşvik edilmesi olduğunu vurgulayan Veliaht Prens, “Bilimsel mükemmellik ve yüksek becerilere sahip ve yüksek kalitede eğitim almak için her türlü fırsata sahip nesiller yetiştirmeye için çalışıyoruz” diye konuştu.

xscdvv
Turki eş-Şeyh 5. Riyad Sezonu’nun özelliklerinden bahsederken (Fotoğraf: Turki el-Akili)

Suudi Arabistan'ın yıl boyunca elde ettiği başarılardan bazıları ise şöyle:

- Riyad'da yapılan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Ligi (AL) Olağanüstü Ortak Zirvesi

- Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve ASEAN ülkeleri Riyad Zirvesi

- Riyad'da yapılan Suudi Arabistan ve Karayipler Topluluğu (CARICOM) Zirvesi

- Riyad'da yapılan Suudi Arabistan-Afrika Zirvesi

- Suudi Arabistan ve Çin arasında, Suudi Arabistan’ı Çinli turistler için önemli bir turizm merkezine dönüştürecek anlaşmanın imzalanması

- Lucid Group tarafından Kral Abdullah Ekonomik Şehri'nde gerçekleştirilen AMP-2 elektrikli araç üretim tesisinin açılışı

- Suudi Arabistan'da yüksek otomasyonlu bir otomotiv üretim tesisi kurulması

- Suudi Arabistan'da yaklaşık iki milyar riyal değerinde bir lastik fabrikası kurmak üzere bir ortak girişim için anlaşmanın imzalanması

- Başkent Riyad’ın Expo 2030'a ev sahipliği yapma hakkını kazanması

- Suudi Arabistan’ın 2023 BİT Gelişim Endeksi’nde G20 ülkeleri arasında ikinci sıraya yükselmesi

- Suudi Arabistan’ın 2026 yılında Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) Küresel Tedarik Zinciri Forumu'na ev sahipliği yapma hakkı kazanması

- Ülkenin Şarkiyye ve Rubulhali bölgelerinde ham petrol ve doğal gaz sahaları ile yataklarının keşfi

- Turistik bölge Lica’nın geliştirilmeye başlandığının duyurulması

- Ardara Şirketi’nin Asir bölgesindeki Abha Vadisi projesini geliştirme çalışmalarına başlaması

- Yeni Abha Uluslararası Havalimanı için master planın başlatılması

- NEOM tarafından fütüristik yeraltı topluluğu AQUELLUM’un ve lüks bir eko-turizm destinasyonu olan Zardun'un duyurulması

- Suudi Arabistan’ın BM Dünya Turizm Teşkilatı’nın (UNWTO) 2023 yılı için uluslararası turist artışı listesinin ilk sırasına yükselmesi

- NEOM tarafından Akabe Körfezi kıyısındaki en büyük destinasyon olan Treyam'ı ve kozmopolit bir marina topluluğu olan Jaumur'u duyurması

- Suudi Arabistan’ın 2023-2027 dönemi için UNESCO Yürütme Kurulu üyeliğini kazanması

- Suudi Arabistan’ın Gençlik Yapay Zeka Yarışması'nda madalya kazanan ilk ülke olması

- Suudi Arabistan’ın ilk Küresel Akıllı Şehirler Forumu’na ev sahipliği yapması

- Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi’nde (WSIS) Suudi Arabistan’ın da ödül alması

- Suudi Arabistan’ın 2025 yılında Düzenleyiciler İçin Küresel Sempozyum (GSR) etkinliğine ev sahipliği yapmak üzere seçilmesi

- Suudi Arabistan’ın Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü (IMD) Siber Güvenlik Endeksi'nde ilk sıraya yükselmesi

- Uluslararası Taşımacılık Forumu (ITF) Konseyi üyeliğinin kazanılması

- 2024 yılı tarım rehberiniz uygulanmasıyla Sürdürülebilir Kalkınma için Küresel Kalite Standartları Ödülü’nün kazanılması

- Suudi Arabistan, Kaskevi gen teknolojisini kullanarak kalıtsal kan hastalıklarından hemoglobinopatilerin tedavisinde dünyaya öncülük etmesi

- Suudi Arabistan bilim ve mühendislik ekibinin 2024 Regeneron Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı’nda (ISEF) 27 ödül kazanması

- 2024 e-Spor Dünya Kupası’nın Riyad'da düzenlenmesi

- Suudi Arabistan takımının Overwatch 2 Dünya Kupası'nda şampiyon olması

- 2023 FIFA Kulüpler Dünya Kupası’nın Cidde'de düzenlenmesi

- Suudi Arabistan’ın 2034 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapma teklifinin resmi olarak açıklanması

- Suudi Arabistan’ın, 2025 yılında ‘Rally Saudi Arabia’ adı altında tarihinde ilk kez Dünya Ralli Şampiyonası'na ev sahipliği yapacağının duyurulması

Suudi Arabistan’ın diğer başarıları arasında Birleşmiş Milletler E-Devlet Gelişmişlik Endeksinde 25. sıraya yükselmesi, dijital hizmetlerde dördüncü ve ardından üçüncü sırayı elde etmesi, Suudi Arabistan’ın en rekabetçi ülkeler arasında üst üste üçüncü kez dünya genelinde 16. sırada yer alması ve 2023 yılında Suudi Arabistan’a yapılan ziyaretçi harcamalarında tarihi bir rekora imza atılması yer alıyor.

sdvdsv
Riyad Şehir Bulvarı (Şarku’l Avsat)

Ödemeler dengesindeki seyahat kalemi verilerine göre 135 milyar riyallik harcama hacmi ve 2022 yılına kıyasla yüzde 42,8'lik büyüme oranıyla, seyahat kaleminde tahmini 48 milyar riyallik bir artış elde edilirken, 2023 yılı GSYH'sinin yüzde 50'si olarak kaydedilen petrol dışı gelirlerde tarihin en yüksek seviyesini kaydedildi.

cxsdv sd
Suudi Arabistan 2024 yılının ilk 7 ayında turizm büyümesinde G20 ülkelerine öncülük yaptı

Suudi Arabistan 2023 yılında girişim sermayesi sektöründe Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine liderlik etti. Veriler, 2022 yılında Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki toplam risk sermayesi yatırımlarının yüzde 31 olmasına karşın 2023 yılında en büyük payın yüzde 52 ile Suudi Arabistan’a ait olduğunu gösterdi.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Vizyon 2030, ülkenin kalkınma yolculuğunda niteliksel bir sıçrama sağladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Vizyon 2030, ülkenin kalkınma yolculuğunda niteliksel bir sıçrama sağladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, “Vizyon 2030”un Suudi Arabistan’ın ekonomik ve sosyal kalkınmasında yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirterek, programın kapsamlı bir değişimi beraberinde getirdiğini vurguladı.

Veliaht Prens, söz konusu vizyonun ekonomik alanlar, hizmetler, altyapı ve lojistik ile sosyal yaşamın çeşitli yönlerinde kapsamlı ve somut bir dönüşüm sağladığını ifade etti.

“Vizyon 2030”un 2026 yılı itibarıyla 2030’a kadar sürecek beş yıllık üçüncü ve son aşamasına girdiğini kaydeden Prens Muhammed bin Selman, bu aşamada uzun vadeli hedeflere odaklanmanın sürdürüleceğini, aynı zamanda uygulama yöntemlerinin mevcut dönemin gerekliliklerine göre uyarlanacağını vurguladı.

Veliaht Prens, bu yaklaşımın ilerleme ve refahın sürdürülebilirliğini destekleyeceğini ve Suudi Arabistan’ı dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında ön sıralara taşıyacağını dile getirdi.


İran Büyükelçisi: Hacı adaylarımız Suudi Arabistan’a gelmeye devam ediyor... Herkes kurallara uyuyor

 İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
TT

İran Büyükelçisi: Hacı adaylarımız Suudi Arabistan’a gelmeye devam ediyor... Herkes kurallara uyuyor

 İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

İranlı hacı adaylarının ilk kafilesi, hac ibadetini yerine getirmek üzere Suudi Arabistan topraklarına ulaştı. Suudi Arabistan’ın, dünyanın muhtelif ülkelerinden gelen tüm hacı adaylarına yönelik kapsamlı hizmet ve kolaylıklar sunduğu bildirildi.

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a verdiği özel röportajda, İranlı hacı adaylarının ikinci grubunun yarın ülkeye ulaşacağını açıkladı. İnayeti, İranlı hacı adaylarının Suudi Arabistan tarafından ‘özenli ve saygılı bir şekilde ağırlandığını’, bunun diğer ülkelerden gelen hacı adaylarıyla aynı düzeyde olduğunu ve geçmiş yıllarda da benzer bir yaklaşımın görüldüğünü ifade etti.

İnayeti ayrıca, İranlı hacı adaylarına eşlik eden idari ve sosyal personelin ilk grubunun da Suudi Arabistan’a ulaştığını, ilerleyen günlerde yeni kafilelerinin geleceğini belirtti. Hava sahasının açılmasıyla birlikte hacı adaylarının yola çıktığını ifade eden İnayeti, sürecin Suudi Arabistan’ın ‘özenli misafirperverliği’ altında gerçekleştiğini vurguladı.

Suudi Arabistan, bu yılki hac dönemi için 18 Nisan’da dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen Rahman’ın misafirlerini kabul etmeye başlamıştı. Hacı adaylarının gelişine yönelik olarak, ibadetlerini kolaylık ve huzur içinde yerine getirebilmeleri amacıyla kapsamlı bir hizmet altyapısı oluşturulduğu, bunun da ülke yönetiminin talimatları doğrultusunda tüm imkânların seferber edilmesiyle sağlandığı belirtildi.

İnayeti, İran’dan gelen hacı adaylarının kutsal topraklarda ibadetlerini kolaylıkla yerine getirmelerini ve sağ salim ülkelerine dönmelerini temenni etti. Ayrıca, hem Suudi Arabistan’daki hem de İran’daki ilgili kurumlara hacı adaylarına sağlanan hizmetler nedeniyle teşekkür ederek, “Hacı adaylarının rahatlığı için sunulan hizmetlerden dolayı hem Suudi Arabistan’daki hem de İran İslam Cumhuriyeti’ndeki ilgili mercilere şükranlarımızı sunuyoruz” ifadesini kullandı.

İnayeti, hacı adaylarının Suudi Arabistan’daki kurallara ve hac adabına tam olarak uyduklarını vurguladı. İnayeti, İran’ın Riyad Büyükelçiliği’nin bu süreçte gerekli her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu ve kardeş Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı ile tam koordinasyon içinde çalışıldığını ifade etti.

İnayeti ayrıca, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan arasında gerçekleşen telefon görüşmesine de değindi. Görüşmede iki bakanın bölgedeki son gelişmeler ve mevcut diplomatik eğilimler hakkında fikir alışverişinde bulunduğu aktarıldı.

İnayeti’ye göre Arakçi görüşme sırasında bölgedeki mevcut durumun farklı boyutlarını, özellikle ateşkes süreciyle ilgili gelişmeleri ele aldı ve Suudi mevkidaşını İran’ın savaşı sona erdirme ve gerilimi azaltma yönünde yürüttüğü diplomatik girişimler hakkında bilgilendirdi.

Öte yandan Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı kapsamında yer alan ve Vizyon 2030 projelerinden biri olan Mekke Yolu Projesi’ni sekizinci yıl üst üste uygulamayı sürdürüyor. Program, 10 ülkede yer alan 17 noktada hayata geçiriliyor. Bu ülkeler arasında Fas, Endonezya, Malezya, Pakistan, Bangladeş, Türkiye, Fildişi Sahili ve Maldivler’in yanı sıra, bu yıl ilk kez katılan Senegal ve Brunei de bulunuyor.

2017’de başlatılan uygulama bugüne kadar 1 milyon 254 binden fazla hacı adayına hizmet verdi. Programın amacı, Dışişleri, Sağlık, Hac ve Umre, Medya, Sivil Havacılık, Gümrük, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) ve diğer ilgili kurumların koordinasyonuyla hac yolculuğunu daha hızlı, güvenli ve entegre bir şekilde gerçekleştirmek olarak açıklandı.

sdvdfvfd


Hac mevsimine hazırlık amacıyla Kâbe’nin örtüsünün alt kısmının kaldırılması çalışmaları tamamlandı. (SPA)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bu yılki hac sezonunda Nusuk Kartı uygulamasını sürdürdüğünü ve teknolojik imkânlardan yararlanarak Rahman’ın misafirlerinin ibadet yolculuğunu kolaylaştırmayı hedeflediğini açıkladı. Bakanlık tarafından geliştirilen Nusuk Kartı’nın, vize işlemlerinin tamamlanmasının ardından hizmet sağlayıcılar aracılığıyla yurt dışından gelen hacı adaylarına teslim edildiği, ayrıca kartın dijital versiyonunun Nusuk ve Tawakkalna uygulamaları üzerinden kullanılabildiği belirtildi. Kartın, hacılara geniş bir hizmet ve avantaj yelpazesinden yararlanma imkânı sunduğu ifade edildi.

Bakanlık ayrıca ‘Bagajsız Hac’ hizmetini de sürdürdüğünü duyurdu. Bu hizmet kapsamında hacı adaylarının bagajlarının kendi ülkelerinden Mekke ve Medine’deki konaklama yerlerine doğrudan gönderildiği, ibadetlerin tamamlanmasının ardından ise eşyaların yeniden ülkelerine ulaştırıldığı bildirildi. Uygulamanın, hacı adaylarının yolculuğunu daha kolay ve zahmetsiz hale getirmeyi amaçladığı vurgulandı.


Suudi Arabistan, mevzuata uyumluluğu artırmak ve ücretleri korumak amacıyla işe alım süreçlerini dijital sistemlere entegre ediyor

Riyad’daki İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı binası (SPA)
Riyad’daki İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı binası (SPA)
TT

Suudi Arabistan, mevzuata uyumluluğu artırmak ve ücretleri korumak amacıyla işe alım süreçlerini dijital sistemlere entegre ediyor

Riyad’daki İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı binası (SPA)
Riyad’daki İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı binası (SPA)

Suudi Arabistan’da iş gücü piyasası, Vizyon 2030 kapsamında yürütülen reformların etkisiyle hızlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün; mevzuata uyumun artırılması, ücretlerin korunması, çalışma ortamının verimliliğinin yükseltilmesi, işe alım süreçlerinin dijital sistemlerle entegrasyonu ve iş gücü hareketliliğinin uluslararası iş birlikleriyle düzenlenmesi gibi hedeflere odaklandığı belirtildi. Söz konusu adımların, kurumsal güveni ve uluslararası iş birliğini güçlendirmeyi amaçladığı ifade edildi.

Bu çerçevede, Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı’nın Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Dr. Tarık el-Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, iş gücü piyasasına yönelik reformların sistemlerin modernizasyonu, çalışan haklarının güçlendirilmesi ve daha dinamik bir çalışma ortamının oluşturulmasında somut ilerlemeler sağladığını söyledi. Hamad, bu dönüşümün artık yalnızca yerel düzeyle sınırlı kalmadığını, ikili anlaşmalar yoluyla daha düzenli bir uluslararası boyut kazandığını vurguladı. Bu kapsamda Nepal ve Nijerya ile imzalanan anlaşmaların, iş gücü hareketliliğini düzenleyen ve çalışanların korunmasını güçlendiren yönetişim araçları olarak öne çıktığını belirtti.

İşgücü piyasasındaki dönüşümler

Hamad, iş gücü piyasasına yönelik reformların; sistemlerin modernizasyonu, çalışanların korunması ve operasyonel verimliliğin artırılması alanlarında somut ilerlemeler sağladığını belirtti. Bu gelişmelerin, iş gücüne katılım, mevzuata uyum ve üretkenlik düzeylerine de doğrudan yansıdığını ifade etti. Hamad, 2021 yılından itibaren iş gücü hareketliliğine ilişkin sistemlerin güncellenmesinin, çalışanlara belirli düzenleyici çerçeveler içinde işverenler arasında daha esnek geçiş imkânı sunduğunu kaydetti. Mart 2021’de hayata geçirilen sözleşmesel ilişkinin iyileştirilmesi girişiminin, bu süreci desteklediğini ve iş gücü mobilitesinin düzenlenmesinde önemli bir dönüm noktası oluşturduğunu vurguladı.

vfdbfd
Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı’nın Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Dr. Tarık el-Hamad (Şarku’l Avsat)

Kurumsal düzeyde ise Qiwa Platform üzerinden 11 milyondan fazla iş sözleşmesinin kayıt altına alındığını belirten Hamad, bunun özel sektörde şeffaflığı artırdığını ve uyum seviyesini yükselttiğini söyledi. Ayrıca uygulanabilir ücret sistemi sayesinde koruyucu mekanizmaların güçlendirildiğini ve sözleşme tarafları arasında güvenin pekiştirildiğini ifade etti.

İşçilerin korunmasının güçlendirilmesi

Hamad, bu dönüşümlere paralel olarak işçi koruma sisteminde de dikkat çekici bir gelişim yaşandığını belirtti. Hamad, özel sektör işletmelerinin Ücret Koruma Programı’na uyum oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığını, bunun da maaşların doğru ve zamanında ödenmesini güvence altına aldığını ifade etti.

Hamad ayrıca, işçi-işveren uyuşmazlıklarının çözüm süreçlerinin daha hızlı, verimli ve şeffaf hale geldiğini vurguladı. Reformların kapsayıcılığı da güçlendirdiğine dikkat çeken yetkili, kadınların iş gücüne katılım oranının 2018-2024 yılları arasında iki kattan fazla arttığını ve bunun küresel ölçekte en hızlı artışlardan biri olduğunu belirtti. Öte yandan, 2020 yılından bu yana yaklaşık 2,48 milyon Suudi vatandaşının özel sektörde istihdama katıldığı, bunun da iş gücü piyasasındaki dönüşümün somut göstergelerinden biri olduğu kaydedildi.

Uluslararası iş birliği

Hamad, iş gücü piyasasındaki dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte reformların artık yalnızca yerel düzeyde kalmadığını, bunların sürdürülebilirliği için uluslararası düzeyde düzenli bir çerçeveye ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Hamad, iş gücü alanında organize uluslararası iş birliğinin stratejik bir öncelik haline geldiğini; bunun Suudi Arabistan’ın etik istihdam, sistemlerin modernizasyonu ve sorumluluk paylaşımı konularında güvenilir bir ortak olarak konumunu güçlendirdiğini ifade etti. Bu yaklaşımın aynı zamanda kurumsal güveni ve iş gücü piyasalarında diplomatik iş birliğini pekiştirdiğini vurguladı.

Hamad, söz konusu anlaşmaların sınır ötesi iş gücü hareketliliğini modern düzenleyici standartlar, şeffaflık ilkeleri ve dijital uyum sistemleriyle uyumlu hale getirdiğini kaydetti. Bangladeş, Nepal ve Nijerya ile imzalanan anlaşmalar dahil olmak üzere bu alandaki genişlemenin, geleneksel işe alım modellerinden hükümetler arası uzun vadeli kurumsal ortaklıklara geçişi yansıttığını belirten Hamad, bunun daha istikrarlı iş gücü hareketliliği kanalları oluşturduğunu ve karşılıklı güven düzeyini artırdığını ifade etti.

Yönetişimin güçlendirilmesi

Dr. Tarık el-Hamad, Nepal ve Nijerya ile yapılan anlaşmaların işçinin tüm çalışma döngüsünü kapsadığını belirtti. Buna göre süreç; işe alım izinlerinden sözleşmelerin kayıt altına alınmasına, ücret şeffaflığından uyuşmazlıkların koordinasyonu ve çözüm mekanizmalarına kadar geniş bir çerçevede düzenleniyor. Hamad, söz konusu anlaşmaların işe alım ajansları üzerindeki denetimi güçlendirdiğini, sözleşmesel yükümlülükleri netleştirdiğini ve hükümetler arasında kurumsal iş birliği oluşturarak uyumun izlenmesi ile şikâyetlerin etkin şekilde çözülmesine imkân tanıdığını ifade etti. Ayrıca bu anlaşmaların Qiwa Platform ve Ücret Koruma Programı gibi dijital altyapılarla entegre edilmesinin, yükümlülüklerin anlık izleme ile desteklenen uygulanabilir mekanizmalara dönüştürülmesini sağladığını vurgulayan Hamad, ortak denetim mekanizmaları ve düzenli bilgi paylaşımı sayesinde sürekli gözetimin güçlendiğini ve işçi uyuşmazlıklarının daha hızlı çözülebildiğini kaydetti.

Becerileri ekonominin ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirmek

Hamad, iş gücü hareketliliğinin ekonomik sektörlerin ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmesinin, iş gücü piyasası stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Hamad, yeni anlaşmaların artık belirli sektörlerin ihtiyaçlarına göre şekillendiğini, böylece işe alım süreçlerinin nicelikten ziyade gerçek talebe dayandırıldığını belirtti. Bu yaklaşımın özellikle inşaat, turizm, lojistik, sağlık ve ileri hizmetler gibi alanlarda öne çıktığını ifade etti.

sdv fd
Riyad’da düzenlenen Küresel İşgücü Piyasası Konferansı’ndan (SPA)

Bakanlığın, Qiwa Platform üzerinden elde edilen dijital verileri kullanarak piyasa ihtiyaçlarını analiz ettiğini ve beceri açıklarını sürekli olarak tespit ettiğini aktaran Hamad, bu sayede işe alım süreçlerinin ekonomik gereksinimlere göre yönlendirildiğini kaydetti. Ayrıca iş gücü gönderilen ülkelerle önceden yapılan koordinasyonun, çalışanların becerilerinin doğrulanmasına, hazırlık düzeylerinin artırılmasına ve işe giriş aşamasındaki yetkinlik boşluklarının azaltılmasına katkı sağladığını belirtti.

Hamad, iş gücü planlamasının giderek daha fazla ulusal mega projelerle entegre edildiğini, bunun da yabancı iş gücünün yerel istihdam politikalarıyla uyumlu şekilde kullanılmasını sağladığını ifade etti. Bu yaklaşımın, yerli iş gücünün yerini almak yerine onu tamamlamayı hedeflediğini vurgulayan Hamad, aynı zamanda Nitaqat gibi girişimlerin farklı sektörlerde yerli istihdamı teşvik etmeye devam ettiğini sözlerine ekledi.

Reformlara uluslararası düzeyde takdir

Hamad, söz konusu reformların uluslararası düzeyde de giderek artan bir takdir gördüğünü belirtti. Hamad, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yapılan değerlendirmelerde; Suudi vatandaşlar arasında işsizlik oranlarının düşmesi, kadınların iş gücüne katılımının artması ve özel sektörde istihdamın büyümesi gibi somut sonuçlara dikkat çekildiğini ifade etti. Hamad ayrıca, Dünya Bankası ile iş birliği içinde yayımlanan On Yıllık İlerleme raporunun, iş gücü piyasasındaki yapısal dönüşümleri ele aldığını aktardı. Bunun yanı sıra Uluslararası Çalışma Örgütü’nün de (ILO) Suudi Arabistan’ın çalışma politikalarını geliştirme ve küresel diyalog süreçlerine katkı sağlama rolünü takdir ettiğini belirtti. Bu değerlendirmelerin, Suudi Arabistan’ın iş gücü piyasası reformlarında giderek ‘örnek alınan bir model’ olarak görüldüğünü ortaya koyduğunu ifade eden Hamad, ülkenin kapsayıcılık ve ekonomik esneklik alanlarında da öne çıktığını vurguladı.

Gelecekteki öncelikler

Hamad, önümüzdeki dönemde odağın ikili ve çok taraflı düzeyde uluslararası iş birliğini derinleştirmek olacağını belirtti. Bu kapsamda yeni ülkelerle iş gücü anlaşmalarının genişletilmesi ve ILO ile Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarla ortaklıkların güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Bu adımların, bilgi ve deneyim paylaşımını artırarak politika geliştirme süreçlerine katkı sağlaması amaçlanıyor. Hamad ayrıca bakanlığın, iş gücü piyasasındaki dönüşüme ayak uydurmak için özel sektör, akademik kurumlar ve uluslararası paydaşlarla iş birliğini artırdığını vurguladı. Bu yaklaşımın, Suudi Arabistan’ın iş gücü piyasalarının geliştirilmesinde güvenilir bir küresel ortak olarak konumunu pekiştirmeyi ve sürdürülebilir sonuçlar elde etmeyi hedeflediğini söyledi.