Harrazi'nin Bahreyn'in Araplığını sorgulayan ve ‘anavatanı İran'dan ayrıldığını’ iddia eden sözlerinin ardından Arakçi'yi Manama'da yaygın bir öfke bekliyor

Bahreyn Parlamentosu’nun bazı üyeleri Kemal Harrazi'nin ülkelerinin Araplığı hakkındaki sözlerini kınadı. (BNA)
Bahreyn Parlamentosu’nun bazı üyeleri Kemal Harrazi'nin ülkelerinin Araplığı hakkındaki sözlerini kınadı. (BNA)
TT

Harrazi'nin Bahreyn'in Araplığını sorgulayan ve ‘anavatanı İran'dan ayrıldığını’ iddia eden sözlerinin ardından Arakçi'yi Manama'da yaygın bir öfke bekliyor

Bahreyn Parlamentosu’nun bazı üyeleri Kemal Harrazi'nin ülkelerinin Araplığı hakkındaki sözlerini kınadı. (BNA)
Bahreyn Parlamentosu’nun bazı üyeleri Kemal Harrazi'nin ülkelerinin Araplığı hakkındaki sözlerini kınadı. (BNA)

Üst düzey bir İranlı yetkilinin Bahreyn'in Araplığını sorgulayan açıklamaları Manama'da geniş çaplı öfkeye yol açarken, İran Dışişleri Bakanlığı, Abbas Arakçi'nin bölgesel ziyaretleri kapsamında bugün (pazartesi) Bahreyn ve Kuveyt'e gideceğini duyurdu.

İranlı bakanın Manama ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar sonra kopmasının ardından gerçekleşiyor. Ziyaret aynı zamanda, İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı Kemal Harrazi'nin Bahreyn'in ‘anavatanı İran'dan ayrıldığını’ iddia ettiği ve Bahreyn'in Araplığını sorguladığı açıklamaları nedeniyle Bahreyn'de yaygın bir öfkenin yaşandığı bir döneme denk geliyor.

Şarku’l Avsat’ın Bahreyn resmi haber ajansı BNA’dan aktardığına göre parlamentonun bazı üyeleri Harrazi'nin sözlerini kınadı. Milletvekilleri, ‘Bahreyn Krallığı'nın çok eski zamanlardan beri Arap olduğunu ve İran'ın iddialarının tamamen iftira, tarihi tahrif etme girişimi ve İran ve halkının içinde yaşadığı talihsiz gerçekliğe odaklanmak yerine yurtdışına kriz ihraç etmeye yönelik açık bir girişim olduğunu’ vurguladı.

Konuya dair açıklamalarda bulunan Milletvekili Ahmed es-Sellum, “Bahreyn halkı, tüm bileşenleri ve mezhepleriyle, İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı Kemal Harrazi'nin Bahreyn Krallığı'nın Araplığına ilişkin iddiasını kategorik olarak reddediyor” ifadesini kullandı.

Milletvekili Ali Sakr ed-Dusari ise ‘Bahreyn Krallığı'nın İran İslam Cumhuriyeti olmadan önce de Arap bir karakter ve içeriğe sahip olduğunu’ vurgulayarak, Harrazi'nin açıklamalarını ‘tarih, akıl, mantık ve gerçeklik kapsamı dışında’ olarak nitelendirdi. Ed-Dusari, İran rejiminin yeri ve konumu olmayan bu açıklamaları ve yanılsamaları engellemesi gerektiğini söyledi.

“Bahreyn Krallığı sağlam Arap köklerine sahiptir ve Kemal Harrazi'nin açıklamaları gerçeği yansıtmamaktadır” diyen Milletvekili Celile Alavi es-Seyyid Hasan, ‘Bahreyn halkının Bahreyn Krallığı'nın Arap ve İslami bağını kesin bir şekilde teyit ettiğini’ belirtti.

Milletvekili Cemil Mela Hasan, “Bahreyn Krallığı'nın Araplığının çok eski zamanlardan beri sağlam bir şekilde kurulmuş ve sabit olduğunu” vurgulayarak, İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı'nın sözlerinin ‘İran halkının maruz kaldığı kötüleşen koşullar ışığında, İran'ın krizlerini yurtdışına ihraç etme metodolojisi bağlamında geldiğini’ ifade etti.

Milletvekili Muhammed Yusuf el-Marafi, “Genel olarak Körfez ve Arap halkları, özel olarak da Bahreyn halkı, zaman zaman yapılan bu tür açıklamaların gerçeklerin ve tarihin tahrif edilmesi ve İran rejimini yönetenlerin hataları nedeniyle İran kamuoyunun dikkatini yaşadıkları trajik gerçeklikten uzaklaştırma çabası olduğunun farkındadır” dedi.



Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)

Suudi Arabistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan’a, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine ve diğer bazı Arap, Müslüman ve dost ülkeye yönelik ‘hiçbir koşulda kabul edilemez ve haklı gösterilemez’ olarak nitelendirilen elim saldırıları kategorik olarak bir kez daha kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın, güvenliğini ve egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayan sakinlerin güvenliğini korumak ve saldırıları caydırmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını tam olarak kullandığı teyit etti.

Bakanlık açıklamasında, ‘sivil hedefleri, havaalanları ve petrol tesislerine saldırmanın, yalnızca güvenliği ve istikrarı tehdit etme kararlılığını gösterdiği ve uluslararası sözleşmeler ile uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği’ belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, komşu ülkelere saldırı planları olmadığı ve bu yönde bir kararın Geçici Liderlik Konseyi tarafından alındığının açıklığa kavuşturduğu açıklamasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, İran tarafının bu açıklamayı İran Cumhurbaşkanı'nın konuşması sırasında veya sonrasında uygulamaya koymadığını ve hiçbir gerçeğe dayanmayan zayıf argümanlara dayanarak saldırılarına devam ettiğini teyit ediyor. Suudi Arabistan, savaşa katılmak için savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları gönderdiği yönündeki iddialar da dahil olmak üzere bu iddiaların doğru olmadığını zaten açıklamıştı. Oysa bu uçaklar, Suudi Arabistan’ın ve KİK ülkelerinin hava sahasını İran'ın füzeleri ve insansız hava araçlarından (İHA) korumak ve izlemek için hava devriyesi görevi gerçekleştiriyor.”

Suudi Arabistan, İran'ın saldırılarına devam etmesinin gerilimi daha fazla tırmandıracağını vurgulayarak, bunun mevcut ve gelecekteki ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratacağını belirtti.

Açıklama şu şekilde sona erdi:

“İran'ın bizlere yönelik mevcut eylemlerinin, daha fazla tırmanıştan kaçınmaya yönelik bir bilgelik ve kendi çıkarları tarafından yönlendirilmediğini vurgulamak isteriz. Böyle bir tırmanışta en büyük kaybeden İran olacaktır.”


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.


Suudi Arabistan: El-Harc, el-Cevf ve Çöl bölgesinde 3 balistik füze ve 4 İHA imha edildi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
TT

Suudi Arabistan: El-Harc, el-Cevf ve Çöl bölgesinde 3 balistik füze ve 4 İHA imha edildi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, Riyad'ın 80 kilometre güneydoğusundaki el-Harc Valiliği'nde bulunan Prens Sultan Hava Üssü'ne doğru fırlatılan 2 balistik füzenin, ülkenin güneydoğusundaki Şeybe petrol sahasına doğru ilerleyen üç insansız hava aracının (İHA) ve Krallığın kuzeyindeki el-Cevf bölgesinin doğusunda bulunan dördüncü bir İHA’nın engellenerek imha edildiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Sivil Savunma Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, dün el-Harc'da bir bakım ve temizlik şirketine ait konut alanına mermi düşmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, Hint ve Bangladeş uyruklu 12 kişi ise yaralandı. Olayda ayrıca maddi hasar meydana geldi.

Sivil Savunma, sivilleri hedef alan saldırı girişimlerinin uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu vurgulayarak, bu tür durumlarda benimsenen prosedürlerin uygulandığını belirtti.

Savunma Bakanlığı sözcüsü dün akşam yaptığı açıklamada, Şeybe petrol sahasına doğru ilerleyen iki İHA’nın ve Prens Sultan Hava Üssü'ne doğru fırlatılan bir balistik füzenin imha edildiğini, ayrıca Riyad'ın kuzeyinde düşürülen iki İHA'nın hedef alma girişiminin de engellendiğini duyurdu.