Suudi Dışişleri Bakanı: İsrail'in devam eden saldırganlığı bölgesel ve uluslararası bir tehlike oluşturuyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5074665-suudi-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Fleri-bakan%C4%B1-i%CC%87srailin-devam-eden-sald%C4%B1rganl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-b%C3%B6lgesel-ve-uluslararas%C4%B1
Suudi Dışişleri Bakanı: İsrail'in devam eden saldırganlığı bölgesel ve uluslararası bir tehlike oluşturuyor
Prens Faysal bin Ferhan, Rusya'nın Kazan kentinde "BRICS Plus 2024" zirvesine katılımı sırasında (Suudi Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan dün, Riyad'ın küresel gerilimlerin tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getirerek, İsrail'in Gazze Şeridi'nde devam eden saldırganlığının bölgesel ve uluslararası güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Bu açıklama, Rusya'nın Kazan kentinde düzenlenen BRICS 2024 Zirvesi'ne gruba katılmaya davet edilen bir ülke olarak katılan Suudi heyetine Kral Salman bin Abdulaziz adına başkanlık ettiği sırada geldi.
“Küresel zorluklarla yüzleşmek için en çaresiz olduğumuz bir zamanda, gerilimin tırmanmasına ve çok taraflı forumların esnekliğini ve etkinliğini zayıflatan kutuplaşma ve eksenlerin büyümesine tanık oluyoruz” diyen Suudi Dışişleri Bakanı, Lübnan'a kadar uzanan mevcut gerginlikle birlikte, bu çatışmanın devam etmesinin bölgedeki durumu daha da kötüleştireceği uyarısında bulundu.
Dışişleri Bakanı, derhal ateşkes sağlanması, insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılması, rehinelerin serbest bırakılması ve kalıcı bir barışa ulaşılması için ciddi bir kararlılık gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak ülkesinin, tüm ülkelerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak üzere uluslararası kurumların güçlendirilmesine verdiği desteği ifade etti.
Prens Faysal bin Ferhan, Rusya'nın Kazan kentinde düzenlenen "BRICS 2024" zirvesinde Krallık heyetine başkanlık ediyor (Suudi Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan'ın bölgeye barış getirme çabalarına ve geçen ay uluslararası ortaklarıyla birlikte başlattığı “İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon” girişimine işaret ederek, Filistinlilere kendi kaderlerini tayin etme hakkının verilmesinin sürdürülebilir barışın sağlanmasının tek yolu olduğunu kaydetti.
BRICS ülkelerinin, Filistin meselesindeki dayanışmasını ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına dayalı bir çözüme verdikleri desteği takdir etti.
Suudi Dışişleri Bakanı, Riyad ile BRICS ülkeleri arasında gelişen ilişkilere değinerek, onlarla ikili ticaret hacminin 2023 yılında 196 milyar doları aştığını, bunun da Krallığın toplam dış ticaretinin yüzde 37'sini temsil ettiğini açıkladı.
Prens Faysal bin Ferhan, Başkan Mahmud Abbas ve Antonio Guterres ile görüştü (Suudi Dışişleri Bakanlığı)
Zirveyi, küresel zorluklarla yüzleşmek ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için BRICS ülkeleriyle iş birliğini geliştirme konusunda bir fırsat olarak değerlendirdi ve Suudi Arabistan'ın uluslararası düzeyde kalkınma ve refaha ulaşmak için grupla ortaklıklarını güçlendirmeye ve tüm alanlarda iş birliği ufkunu genişletmeye devam edeceğini vurguladı.
Prens Faysal bin Ferhan zirve kapsamında Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya gelerek Gazze'deki gelişmeleri, bunun güvenlik ve insani yansımalarını ve bu konuda sarf edilen çabaları ele aldı.
Körfez ülkelerinin BM’ye gönderdiği mektup: İran’ın saldırılarının askeri faaliyetlerle ilgisi yok
9 Mart 2026 tarihinde Bahreyn’in Sitre Adası’ndaki BAPCO petrol rafinerisini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman (Reuters)
Bir Körfez ülkesinin Birleşmiş Milletler’e (BM) sunduğu mektupta, İran’ın Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine yönelik saldırılarının tamamen sivil nitelikli hedefleri kapsadığı ve herhangi bir askeri faaliyetle bağlantısının bulunmadığı vurgulandı. Söz konusu saldırıların, uluslararası toplumun iradesinin açık bir şekilde göz ardı edilmesi ve bölgesel istikrarı kasıtlı olarak sarsma çabası olduğu ifade edildi. Ayrıca bu durumun, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik girişimlere doğrudan bir meydan okuma teşkil ettiği belirtildi.
Bu mektubun, Bahreyn’in BM Daimî Temsilciliği tarafından Körfez ülkeleri adına BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e gönderilen ikinci mesaj olduğu kaydedildi. Aynı içerikte bir diğer mektubun ise ABD’nin BM Daimî Temsilcisi Mike Waltz’a iletildiği bildirildi. Söz konusu yazışmaların, İran’ın 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından gönderildiği ifade edildi.
Mektupta ayrıca İran’ın gerçekleştirdiği füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına dikkat çekilerek, bu eylemlerin devletlerin egemenliğinin açık ihlali olduğu ve uluslararası hukuk ile BM Şartı’na aykırılık teşkil ettiği ifade edildi. Özellikle 11 Mart tarihli 2817 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına atıfta bulunularak, bu kararın 136 ülkenin desteğiyle kabul edildiği ve Tahran’ın kınandığı hatırlatıldı. Bu durumun, uluslararası toplumun söz konusu saldırgan eylemleri reddettiğini ve bölgenin güvenlik ile istikrarını tehdit eden bu tür girişimlere karşı ortak bir tutum sergilediğini ortaya koyduğu belirtildi.
8 Mart 2026’da İran’ın saldırıları nedeniyle Kuveyt’te bir binadan yükselen duman (AFP)
Mektupta, Körfez ülkelerinin hava savunma sistemlerinin İran’ın Körfez hava sahası, karasuları ve topraklarını günlük olarak hedef alan saldırılarını engellediği belirtildi. Bu müdahalelerin, olası zararların sınırlandırılmasına katkı sağladığı ve sivil can kayıpları ile hayati altyapının korunmasında etkili olduğu ifade edildi.
Açıklamada, İran’ın saldırılarının tek bir ülkeyle sınırlı kalmadığı, KİK üyesi tüm ülkeleri doğrudan hedef aldığı vurgulandı. Saldırıların; petrol üretim ve rafineri tesisleri, yakıt depoları, enerji ihracat limanları, gaz ve enerji tesislerinin yanı sıra uluslararası havalimanları, lojistik merkezler, sivil kamu binaları ve kritik altyapıyı kapsadığı kaydedildi. Bu eylemlerde balistik füzeler, seyir füzeleri ve İHA’ların kullanıldığı belirtildi.
Körfez ülkeleri, İran’ın saldırılarının, küresel enerji arzı açısından büyük önem taşıyan enerji sektörüne ciddi zarar vermeyi amaçlayan sistematik ve kasıtlı bir yaklaşımı ortaya koyduğunu bildirdi. Açıklamada, söz konusu saldırıların birçok kritik tesiste ciddi maddi hasara yol açtığı, bazı üretim ve tedarik süreçlerinde kısmi aksamalara neden olduğu ifade edildi. Ayrıca ulaşım ve temel hizmetlerde olumsuz etkiler meydana geldiği, bunun yanında geniş çaplı çevresel, ekonomik ve sağlık risklerinin ortaya çıktığı vurgulandı.
14 Mart 2026’da Fuceyre’deki bir petrol tesisinden yükselen dumanlar (AP)
Mektupta, söz konusu gelişmelerin İran’ın saldırılarının sistematik ve hukuka aykırı niteliğini ortaya koyduğu, ayrıca bu saldırıların kapsamının tamamen sivil hedefleri içerecek şekilde genişlediği belirtildi. Bu durumun, uluslararası hukukun, özellikle uluslararası insancıl hukukun hükümlerinin ve iyi komşuluk ilkelerinin açık ihlali anlamına geldiği ifade edildi.
Körfez ülkeleri, İran’ın tehditlerini artırarak ve saldırgan eylemlerini sürdürerek 2817 sayılı karara uymamaya devam ettiğini bildirdi. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda deniz seyrüsefer özgürlüğünün hedef alındığı, ticari gemiler ile yük gemilerine saldırılar düzenlendiği ve KİK ülkelerinin deniz altyapısı ile enerji tesislerinin hedef alındığı kaydedildi. Bu eylemlerin, uluslararası hukuk ile uluslararası alanda tanınan seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin açık ihlali olduğu vurgulandı.
Ayrıca İran’ın düşmanca faaliyetlerinin sivillerin ve denizcilerin hayatını riske attığı, uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğini tehlikeye soktuğu ve boğazdan geçen transit trafiği azalttığı belirtildi. Bu durumun, küresel ticaret, enerji arzı ve dünya ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler yarattığı ifade edildi.
5 Mart 2026 tarihinde Doha’dan yükselen dumanlar (AFP)
Mektupta, 2817 sayılı kararın kabul edilmesinin ardından da İran’ın saldırılarını sürdürmesinin, söz konusu karara açık ve kasıtlı bir şekilde uymama halinin devam ettiğini gösterdiği belirtildi. Bu durumun, karar hükümlerinin açık ihlali ve uluslararası toplumun ortaya koyduğu iradenin göz ardı edilmesi anlamına geldiği ifade edildi. Açıklamada, İran’ın bu tutumunun, uyumsuzlukta ısrar ettiğini, gerilimi tırmandırma politikasını sürdürdüğünü ve bölgesel istikrarı sarsmaya devam ettiğini ortaya koyduğu, bunun da uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik çabalara doğrudan meydan okuma niteliği taşıdığı kaydedildi.
Körfez ülkeleri, tekrarlanan saldırıları en güçlü şekilde kınadıklarını yineleyerek, bu tür eylemlerin sürmesinin bölgesel ve uluslararası barış ile güvenliğe doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada, uluslararası toplumun ve özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin, alınan kararların uygulanmasını sağlamak adına kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği belirtildi.
Mektupta ayrıca, Körfez ülkelerinin, BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğu ifade edildi. Bu hakkın, devam eden saldırılara karşı, tehdidin niteliğiyle orantılı ve uluslararası hukuk kurallarıyla uyumlu şekilde kullanılabileceği; egemenliğin, toprak bütünlüğünün ve halkların güvenliğinin korunmasının hedeflendiği kaydedildi.
Körfez ülkeleri, uluslararası topluma ve özellikle BM Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulunarak, İran’ın 2817 sayılı karara uymasını sağlamak için gerekli adımların atılmasını ve bölgenin güvenlik ile istikrarını zedeleyen bu ihlallere son verilmesini talep etti.
Suudi Arabistan hava savunma sistemleri Doğu Bölgesi'nde 38 İHA’yı imha ettihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5254542-suudi-arabistan-hava-savunma-sistemleri-do%C4%9Fu-b%C3%B6lgesinde-38-i%CC%87ha%E2%80%99y%C4%B1-imha-etti
Suudi Arabistan hava savunma sistemleri Doğu Bölgesi'nde 38 İHA’yı imha etti
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki'ye göre, Suudi Arabistan hava savunma sistemleri bugün Doğu Bölgesi'nde 38 insansız hava aracını (İHA) imha etti.
El-Maliki, dün Doğu Bölgesi'nde 11 ve Kuzey Sınırları bölgesinde 1 olmak üzere toplam 12İHA’nın imha edildiğini bildirdi. Ayrıca Riyad bölgesine doğru fırlatılan 2 balistik füzenin tespit edildiğini, bunlardan birinin önlendiğini, diğerinin ise ıssız bir alana düştüğünü belirtti.
Sivil Savunma dün, Ulusal Acil Durum Erken Uyarı Platformu aracılığıyla, Riyad'ın 80 kilometre güneydoğusundaki el-Harec Valiliği'nde 3 ve Doğu Bölgesi'nde bir olmak üzere toplam 4 tehlike uyarısı yayınladı. Uyarılar birkaç dakika sonra kaldırıldı ve talimatlara uyulmaya devam edilmesi, kalabalık ortamlardan ve fotoğraf çekiminden tamamen kaçınılması, tehlikeli bölgelerden uzak durulması çağrısında bulunuldu.
İran'ın saldırıları devam ederken Körfez ülkelerinin savunmaları karşılık veriyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5254474-i%CC%87ran%C4%B1n-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1-devam-ederken-k%C3%B6rfez-%C3%BClkelerinin-savunmalar%C4%B1-kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1k-veriyor
İran'ın saldırıları devam ederken Körfez ülkelerinin savunmaları karşılık veriyor
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) Şarjah açıklarında bir kargo gemisinin hedef alındığını açıkladı (QNA)
Körfez hava savunma sistemleri dün İran'ın balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği, yerleşim alanlarını ve hayati öneme sahip tesisleri hedef alan saldırılarını engelledi.
Suudi Arabistan hava savunması, Doğu Bölgesi'ne doğru ilerleyen 11 insansız hava aracını (İHA) imha etti ve Riyad'ı hedef alan üç balistik füze tespit etti; bunlardan biri önlendi, diğer ikisi ise ıssız bir bölgeye düştü. Katar, ülkenin karasularında bir görev sırasında teknik arıza nedeniyle düşen helikopterde bulunan yedi kişinin (4 Katarlı ve 3 Türk) ölümünü açıkladı.
Birleşik Arap Emirlikleri hava savunması 4 balistik füze ve 25 İHA, Bahreyn hava savunması ise 2 füze ve 2 İHA’yı engelledi.
Kuveyt Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, İran'ın ülkenin egemenliğine yönelik ihlalleri ve saldırılarıyla ilgili olarak Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'ne (ICAO) resmi protestoda bulundu.
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, İran'ın Körfez ülkelerini herhangi bir askeri operasyondan sorumlu tutma iddialarını "geçersiz, kesinlikle reddedilmiş ve gerçekle hiçbir ilgisi olmayan" olarak nitelendirdi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة