Suudi Dışişleri Bakanı: İsrail'in devam eden saldırganlığı bölgesel ve uluslararası bir tehlike oluşturuyor

Faysal bin Ferhan, Abbas ve Guterres ile Gazze'deki son gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Rusya'nın Kazan kentinde "BRICS Plus 2024" zirvesine katılımı sırasında (Suudi Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, Rusya'nın Kazan kentinde "BRICS Plus 2024" zirvesine katılımı sırasında (Suudi Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Dışişleri Bakanı: İsrail'in devam eden saldırganlığı bölgesel ve uluslararası bir tehlike oluşturuyor

Prens Faysal bin Ferhan, Rusya'nın Kazan kentinde "BRICS Plus 2024" zirvesine katılımı sırasında (Suudi Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, Rusya'nın Kazan kentinde "BRICS Plus 2024" zirvesine katılımı sırasında (Suudi Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan dün, Riyad'ın küresel gerilimlerin tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getirerek, İsrail'in Gazze Şeridi'nde devam eden saldırganlığının bölgesel ve uluslararası güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Bu açıklama, Rusya'nın Kazan kentinde düzenlenen BRICS 2024 Zirvesi'ne gruba katılmaya davet edilen bir ülke olarak katılan Suudi heyetine Kral Salman bin Abdulaziz adına başkanlık ettiği sırada geldi.

“Küresel zorluklarla yüzleşmek için en çaresiz olduğumuz bir zamanda, gerilimin tırmanmasına ve çok taraflı forumların esnekliğini ve etkinliğini zayıflatan kutuplaşma ve eksenlerin büyümesine tanık oluyoruz” diyen Suudi Dışişleri Bakanı, Lübnan'a kadar uzanan mevcut gerginlikle birlikte, bu çatışmanın devam etmesinin bölgedeki durumu daha da kötüleştireceği uyarısında bulundu.

Dışişleri Bakanı, derhal ateşkes sağlanması, insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılması, rehinelerin serbest bırakılması ve kalıcı bir barışa ulaşılması için ciddi bir kararlılık gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak ülkesinin, tüm ülkelerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak üzere uluslararası kurumların güçlendirilmesine verdiği desteği ifade etti.

xscdvfb
Prens Faysal bin Ferhan, Rusya'nın Kazan kentinde düzenlenen "BRICS 2024" zirvesinde Krallık heyetine başkanlık ediyor (Suudi Dışişleri Bakanlığı)

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan'ın bölgeye barış getirme çabalarına ve geçen ay uluslararası ortaklarıyla birlikte başlattığı “İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon” girişimine işaret ederek, Filistinlilere kendi kaderlerini tayin etme hakkının verilmesinin sürdürülebilir barışın sağlanmasının tek yolu olduğunu kaydetti.

BRICS ülkelerinin, Filistin meselesindeki dayanışmasını ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına dayalı bir çözüme verdikleri desteği takdir etti.

Suudi Dışişleri Bakanı, Riyad ile BRICS ülkeleri arasında gelişen ilişkilere değinerek, onlarla ikili ticaret hacminin 2023 yılında 196 milyar doları aştığını, bunun da Krallığın toplam dış ticaretinin yüzde 37'sini temsil ettiğini açıkladı.

cdvf
Prens Faysal bin Ferhan, Başkan Mahmud Abbas ve Antonio Guterres ile görüştü (Suudi Dışişleri Bakanlığı)

Zirveyi, küresel zorluklarla yüzleşmek ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için BRICS ülkeleriyle iş birliğini geliştirme konusunda bir fırsat olarak değerlendirdi ve Suudi Arabistan'ın uluslararası düzeyde kalkınma ve refaha ulaşmak için grupla ortaklıklarını güçlendirmeye ve tüm alanlarda iş birliği ufkunu genişletmeye devam edeceğini vurguladı.

Prens Faysal bin Ferhan zirve kapsamında Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya gelerek Gazze'deki gelişmeleri, bunun güvenlik ve insani yansımalarını ve bu konuda sarf edilen çabaları ele aldı.



Erdoğan Şarku'l Avsat'a konuştu: Mekke Anlaşması caydırıcılık boyutunu güçlendiriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan
TT

Erdoğan Şarku'l Avsat'a konuştu: Mekke Anlaşması caydırıcılık boyutunu güçlendiriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin "stratejik" nitelikte olduğunu belirterek, önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri "çok daha üst seviyelere taşıyacak" adımlar atılacağını belirtti.

Hürmüz Boğazı'nın küresel ekonomi açısından hayati önem taşıyan geçiş güzergâhlarından biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Temennimiz ve beklentimiz, mevcut gerilimin mümkün olan en kısa sürede sona ermesi ve Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticarete güvenli, istikrarlı ve kesintisiz şekilde hizmet veren rolüne yeniden dönmesidir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, geçen hafta Mekke'de Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'le birlikte "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı imzalamasının ardından Şarku'l Avsat'ın yazılı olarak yönelttiği soruları cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı yalnızca ABD ile İran arasındaki gerilimin mevcut koşullardaki bir yansıması olarak değerlendirmenin yanlış olacağını belirtti.

Anlaşmanın yalnızca askeri boyutuyla ele alınmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, temel amacın anlaşmanın caydırıcılık boyutunu, taraflar arasındaki dayanışma ruhunu pekiştirerek ortak güvenlik bilincini güçlendirmek ve bölgesel istikrarı korumak olduğunu söyledi.

Erdoğan, anlaşmanın "herhangi bir ülkeyi hedef almadığını" vurgulayarak, "katılmak isteyen bütün kardeş ülkelere açık" olduğunu kaydetti.


Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimi azaltma ve su yollarını güvence altına alma çabalarını görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimi azaltma ve su yollarını güvence altına alma çabalarını görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, dün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Bakan Faysal bin Ferhan'ın Fidan'ı telefonla aradığı görüşmede, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ortak çalışma imkanları da değerlendirildi.İki bakan ayrıca gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaların desteklenmesini görüştü. Bu kapsamda, Basra Körfezi ve Kızıldeniz'deki deniz ulaşım yollarının güvenliğinin ve bu sularda seyrüsefer serbestisinin sağlanmasının yanı sıra bölgesel güvenlik ve istikrarın korunmasına katkıda bulunulmasının önemine dikkat çekildi.


Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Zelenskiy bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz nisan ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz nisan ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinden bir kare (SPA)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Zelenskiy bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz nisan ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz nisan ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri değerlendirdi.

Muhammed bin Selman, Zelenskiy ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki ortak iş birliği alanlarını ve bunların geliştirilmesine yönelik yolları ele aldı.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ni Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması dolayısıyla tebrik ederek, anlaşmanın bölgenin güvenlik ve istikrarının sağlanmasına katkıda bulunmasını temenni etti.

Cuma günü imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülkenin güvenliklerini güçlendirme, bölgede ve dünyada güvenlik, barış ve istikrarı sağlama ve güvenli ve müreffeh bir gelecek inşa etme yönündeki kararlılığını yansıtıyor.

Anlaşma, üç ülke arasındaki köklü tarihî bağlar, onları bir araya getiren kardeşlik ve İslami dayanışma ilişkileri ile ortak stratejik çıkarlar ve yakın savunma iş birliği temelinde imzalandı.