Riyad, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un üst düzey toplantısına ev sahipliği yapacak

Filistin devletinin kurulması için bir takvim sunmayı amaçlayan toplantı, önümüzdeki çarşamba ve perşembe günleri gerçekleştirilecek

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta gazetecilere konuştu. (DPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta gazetecilere konuştu. (DPA)
TT

Riyad, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un üst düzey toplantısına ev sahipliği yapacak

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta gazetecilere konuştu. (DPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta gazetecilere konuştu. (DPA)

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad, çarşamba ve perşembe günleri, çeşitli ülkeler ile bölgesel ve uluslararası örgütlerden diplomat ve elçilerin yer aldığı İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un üst düzey bir toplantısına ev sahipliği yapacak. Toplantının amacı, Ortadoğu'da kalıcı ve kapsamlı bir barışa giden yolda Filistin devletinin ve iki devletli çözümün inşası ve uygulanması için belirli bir takvim sunmak.

Toplantıda, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan'ın açılış konuşmasının ardından Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini bir konuşma yapacak.

Suudi Arabistan geçtiğimiz eylül ayında, Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu kapsamında düzenlenen Filistin meselesi ve barış çabalarına ilişkin bakanlar toplantısı sırasında Arap ve İslam ülkeleri ile Avrupalı ortakları adına İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un kurulduğunu duyurdu.

Şarku’l Avsat'a konuşan bilgi sahibi kaynaklara göre, ilk ‘takip toplantısı’ olan Riyad toplantısı, pratik girdileri toplamayı, bunları yüksek siyasi düzeyde sunmayı, küresel ittifak çatısı altında önerilen tüm bileşenlere genel bir bakış geliştirmeyi ve pratik hazırlıklara başlamayı amaçlıyor.

Riyad'da başlayıp Brüksel, Kahire, Amman, Oslo, Ankara ve muhtemelen başka yerlerde devam edecek olan diğer takip toplantılarının, uluslararası koalisyonun iki devletli çözümü uygulamaya yönelik çalışmalarının bir dizi spesifik unsuruna odaklanması bekleniyor.

Riyad toplantısı ayrıca, toplantıların sonuçlarının siyasi düzeye nasıl taşınacağı ve uygulanacağı konusunda somut sonuçlar elde etmeyi, Filistin devletinin ve iki devletli çözümün inşası ve uygulanması için belirli bir zaman çizelgesi sağlamayı ve uluslararası hukuk ve ilgili tüm BM kararlarının uygulanmasına ilişkin hesap verebilirliğin nasıl sağlanacağı da dahil olmak üzere iki devletli bir çözüm olasılığını korumak için önlemler almayı amaçlıyor.

Aynı kaynaklara göre, toplantıya ev sahipliği yapan Suudi Arabistan, uluslararası koalisyonun diğer üyeleriyle tam bir ortaklık içinde çalışıyor. Söz konusu üyeler şunlar: İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Gazze Ortak Temas Grubu üyeleri (Bahreyn, Mısır, Endonezya, Ürdün, Filistin, Katar, Türkiye, Mısır, Nijerya) ile Avrupa Birliği (AB) ve Norveç.

Şarku’l Avsat’ın kaynaklarına göre Riyad'daki toplantıda ayrıca, bugün Gazze'deki en büyük insani yardım aktörü ve iki devletli çözüm hayata geçirilene kadar insani müdahalenin bel kemiği olan UNRWA'nın çalışmaları da ele alınacak.

sdwcefrgv
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini (AFP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan geçtiğimiz eylül ayında BM Genel Kurulu toplantılarında konuştu. Faysal bin Ferhan, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının, ulaşılması güç bir siyasi süreç içerisinde müzakere edilecek bir sonuç değil, doğal bir hak ve barış için bir temel olduğunu vurguladı.

Faysal bin Ferhan konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yakın zamanda Filistin'i tanıyan ülkelere takdirlerimizi yineliyor ve tüm ülkeleri aynı kararı alma cesaretini göstermeye ve Filistin'i tanıyan 149 ülkeden oluşan uluslararası konsensüse katılmaya çağırıyoruz. İki devletli çözümün uygulanması, çatışma ve acı döngüsünü kırmak ve İsrail de dâhil olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve bir arada yaşama imkânına sahip olduğu yeni bir gerçekliği hayata geçirmek için en iyi çözümdür.”

Faysal bin Ferhan konuşmasını, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un kurulduğunu duyurarak tamamladı: “Bugün, Arap ve Müslüman ülkeler ile Avrupalı ortaklarımız adına, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon'un kurulduğunu duyuruyor ve sizleri bu girişime katılmaya davet ediyoruz. Adil ve kapsamlı bir barışa giden güvenilir ve geri döndürülemez bir yol elde etmek için elimizden geleni yapacağımızı vurguluyoruz. Uluslararası barış ve güvenlik adına bu çatışmanın sona erdirilmesine yapacağınız katkıları duymak için sabırsızlanıyoruz.”



Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesinin önemini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesinin önemini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine önem verdiğini teyit etti. Ayrıca, “Mekke Anlaşması”na taraf ülkelerin bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasındaki merkezi rolüne dikkat çekerek, gerilimin düşürülmesi amacıyla Katar ve Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuk çabalarına ve barışın sağlanmasına yönelik bütün girişimlere destek verdiğini belirtti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman başkanlığında Riyad’da gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”na taraf ülkeler ile üst düzey İranlı yetkililer arasında gerçekleştirilen görüşmelerin içeriği ele alındı.

Toplantının başında Veliaht Prens, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz’in Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’den aldığı iki mesajın içeriği hakkında Bakanlar Kuruluna bilgi verdi. Ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u kabul etmesi ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile gerçekleştirdiği resmî görüşmelerin sonuçlarını aktardı. Bu görüşmelerde iki ülke arasındaki tarihî ilişkilerin sağlamlığı ve çeşitli alanlarda ortak iş birliğinin geliştirilmesine yönelik kararlılık vurgulandı.

Bakanlar Kurulu, hava savunma sistemlerinin yüksek kapasitesini ve Yemen’deki Husilerin Mekke, Medine ve Suudi Arabistan’ın çeşitli şehirleri ile tesislerini hedef almaya yönelik tekrarlanan girişimlerinin engellenmesindeki başarısını takdir etti.

Kurul, söz konusu saldırıları Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve İslam’ın kutsal mekânlarının dokunulmazlığına yönelik ciddi bir saldırı ve dünya genelindeki Müslümanların duygularının açıkça ihlali olarak nitelendirerek kınadı. Ayrıca Suudi Arabistan’ın, İki Kutsal Cami’nin, bu camileri ziyaret edenlerin, vatandaşlarının ve ülkede ikamet edenlerin güvenliğini kararlılıkla savunma konusundaki meşru hakkını vurguladı.

Bakanlar Kurulu, hava savunma sistemlerinin yüksek kapasitesini ve Husilerin tekrarlanan saldırı girişimlerini engelleme başarısını takdir etti. (SPA)

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan’da askerî harcamaların yerlileştirilme oranının 2025 yılı sonu itibarıyla yüzde 27,3’e yükseldiğini ve böylece yüzde 24 olan yıllık hedefin aşıldığını belirtti. Yerli katkı oranının da yüzde 40,9’a ulaştığı kaydedildi. Bu gelişmenin, ulusal kapasitenin yeterliliğini yansıttığı, kamu ve özel sektör arasındaki bütünleşik çalışmayı desteklediği ve 2030 yılına kadar toplam askerî harcamaların yüzde 50’den fazlasının yerlileştirilmesi hedefine yönelik ilerlemeyi gösterdiği ifade edildi.

Kurul, kamu yönetimi sisteminin performans göstergelerini ve yönetim, yönetişim ve kurumsal mükemmeliyet alanlarında kaydedilen ilerlemeyi de değerlendirdi. Bu kapsamda, İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığının, 28 ülkeden 53 kurumu geride bırakarak, Uluslararası Proje Yönetimi Enstitüsü tarafından verilen uluslararası bir ödüle layık görülmesini takdir etti. Ödülün, girişimlerin uygulanmasının etkinliğini artırmaya, hedeflere ulaşmaya ve bunları ulusal önceliklerle uyumlu hâle getirmeye yönelik katkılar nedeniyle verildiği belirtildi.

Bakanlar Kurulu, gündemindeki konuları ele aldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bunlar arasında Şûra Konseyi ile ortaklaşa incelenen dosyalar ile Siyasi ve Güvenlik İşleri Konseyi, Ekonomik İşler ve Kalkınma Konseyi, Bakanlar Kurulu Genel Komitesi ve Bakanlar Kurulu Uzmanlar Kurulunun değerlendirdiği konular da yer aldı.

Toplantıda alınan kararlar kapsamında, Suudi Arabistan ile diğer ülkelerin hükûmetleri arasında diplomatik, hususi veya benzeri pasaport sahiplerine giriş vizesi muafiyeti tanınmasına ilişkin örnek anlaşma metni onaylandı. Dışişleri Bakanı veya görevlendireceği kişi, söz konusu örnek metin doğrultusunda çeşitli ülkelerin hükûmetleriyle müzakere yürütmek ve anlaşma taslağını imzalamak üzere yetkilendirildi.

Ayrıca Türkiye ile belediyecilik ve konut alanlarında bir mutabakat zaptı ile Hindistan’la gümrük konularında iş birliği ve karşılıklı yardımlaşmaya ilişkin bir anlaşma onaylandı.

Suudi Arabistan Belediyeler ve Konut Bakanlığı ile Suriye Bayındırlık ve Konut Bakanlığı arasında belediyecilik ve konut alanlarında bir mutabakat zaptı; Suudi Arabistan Nükleer ve Radyolojik Düzenleme Kurumu ile Ürdün Enerji ve Maden Düzenleme Kurumu arasında ise nükleer emniyet, güvenlik ve radyasyondan korunma alanlarında iş birliğine ilişkin bir mutabakat zaptı kabul edildi.

Kurul, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanına ve Dijital Yönetim Kurumu Yönetim Kurulu Başkanına veya görevlendireceği kişiye, dijital devlet alanında iş birliğini geliştirmek üzere Güney Kore İçişleri ve Güvenlik Bakanlığı ile bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde müzakere yürütme yetkisi verdi.

Suudi Arabistan Devlet Güvenliği Başkanlığı ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Ulusal Güvenlik İstihbarat Teşkilatı arasında terör suçları ve terörün finansmanıyla mücadele alanında bir iş birliği anlaşması da onaylandı. Bunun yanı sıra Ticari İşlemler Kanunu, Kraliyet Antropoloji ve Kültürel Çalışmalar Enstitüsünün teşkilat düzenlemeleri ve elektrikli eğlence araçlarının denetimi, kontrolü ve teftişinden sorumlu kurumların görev ve yetkileri kabul edildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca Mühendis Abdurrahman bin Abdülmuhsin el-Fadli başkanlığında Ulusal Su Şirketinin yönetim kurulunun yeniden oluşturulmasını, gıda zehirlenmesi vakalarını soruşturan komiteye Çevre, Su ve Tarım Bakanlığının eklenmesini ve Atçılık Kurumu, Suudi İhracat-İthalat Bankası ile Sosyal Kalkınma Bankasının önceki iki mali yıla ait kesin hesaplarının onaylanmasını kararlaştırdı.

Son olarak Kurul, Hail Bölgesi Kalkınma Otoritesi, Atçılık Kurumu, Genel Limanlar Otoritesi, Genel Fuarlar ve Konferanslar Otoritesi, Suudi Arabistan Havayolları Genel Kurumu, Kızıldeniz’deki Mercan Resifleri ve Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genel Kurumu, Kral Abdülaziz Safkan Arap Atları Merkezi, Ulusal Meteoroloji Merkezi, Petrol Dışı Gelirler Merkezi ve Ulusal Kâr Amacı Gütmeyen Sektör Geliştirme Merkezinin yıllık raporları da dâhil olmak üzere gündemdeki çeşitli konular hakkında gerekli işlemlerin yapılması talimatını verdi.


Kuveyt: İran adına casusluk yapmak ve İçişleri Bakanı’na suikast planlamakla suçlanan üç sanığa idam cezası

Sanıklardan ikisi: Şeyh Hüseyin Abdullah el-Matuk ve Hasan Abdülhadi Haciyye. (Şarku’l Avsat)
Sanıklardan ikisi: Şeyh Hüseyin Abdullah el-Matuk ve Hasan Abdülhadi Haciyye. (Şarku’l Avsat)
TT

Kuveyt: İran adına casusluk yapmak ve İçişleri Bakanı’na suikast planlamakla suçlanan üç sanığa idam cezası

Sanıklardan ikisi: Şeyh Hüseyin Abdullah el-Matuk ve Hasan Abdülhadi Haciyye. (Şarku’l Avsat)
Sanıklardan ikisi: Şeyh Hüseyin Abdullah el-Matuk ve Hasan Abdülhadi Haciyye. (Şarku’l Avsat)

Kuveyt Ağır Ceza Mahkemesi bünyesindeki Devlet Güvenliği Dairesi, dün İran ve Lübnan Hizbullahı adına casusluk yapmak ve Kuveyt Başbakan Birinci Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Şeyh Fahd el-Yusuf başta olmak üzere ülkedeki bazı üst düzey yetkililere suikast planlamakla ilgili davada 3 sanık hakkında idam, 8 sanık hakkında ise 5’er yıl hapis cezası verdi.

Yargıç Nasır el-Bedr başkanlığındaki mahkeme, haklarında idam kararı verilen Şeyh Hüseyin Abdullah el-Matuk, Hasan Abdülhadi Haciyye ve İran vatandaşı Abdürrıza Haydar Dehgani’yi; Kuveyt’in ulusal çıkarlarına zarar vermek, yabancı taraflar adına casusluk yapmak ve Lübnan Hizbullahı’na katılmakla ilgili suçlamalar kapsamında mahkûm etti.

Dava dosyasına göre savcılık, sanıkları ülkenin bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne zarar verebilecek eylemlerde bulunmak; Kuveyt’e yönelik düşmanca faaliyetler yürütmek amacıyla İran ve Hizbullah ile iş birliği yapmakla suçladı. Söz konusu faaliyetler arasında İçişleri Bakanı ve diğer üst düzey yetkililere suikast planları da yer aldı.

Dava dosyasındaki bilgilere göre dördüncü ila onuncu sıradaki sanıklar, suikast planını hazırlamak amacıyla toplantılar düzenledi ve aralarında görev dağılımı yaptı. On birinci sanığın ise planın uygulanması için gerekli ekipmanları temin etmekle görevlendirildiği belirtildi. Bu faaliyetlerin, haklarında idam kararı verilen ilk üç sanığın talimatları doğrultusunda yürütüldüğü öne sürüldü.

Savcılık ayrıca dördüncü ila onuncu sanıkları, saldırıyı gerçekleştirmek ve ülkede korku yaratmak amacıyla patlayıcı kullanmaya teşebbüs etmekle suçladı. On birinci sanığa ise diğer sanıkların planı uygulayabilmesi için patlayıcı madde getirmeye teşebbüs suçlaması yöneltildi.

Mahkeme, karar gerekçesinde sanıklara atfedilen eylemlerin ciddiyetine dikkat çekti. Söz konusu eylemlerin ülkenin güvenliğini hedef aldığını, toplumda kargaşa yaratmayı ve kamu makamlarının can ve mal güvenliğini koruma kapasitesine duyulan güveni sarsmayı amaçladığını belirtti.

Mahkeme gerekçesinde, “Vatanın güvenliği bir kişinin ya da bir grubun çıkarı değil, bütün toplumun hakkıdır” ifadelerini kullandı. Devlet egemenliğinin yabancı bir iradenin müdahalesine açık olamayacağını vurgulayan mahkeme, ülke topraklarında sınırların dışından verilen emirlerin uygulanmasının kabul edilemeyeceğini belirtti.

Karar gerekçesinde ayrıca devlet kurumlarının ve kamu otoritesinin temsilcilerinin, talimatlarını yabancı taraflardan alan planların hedefi hâline getirilemeyeceği ifade edildi. Bu değerlendirmeyle davadaki suçlamaların devlet güvenliği ve egemenliğiyle bağlantısına dikkat çekildi.

Sanıklar ve “Abdali Hücresi” davası

Kuveyt Ağır Ceza Mahkemesinin dün Hüseyin Abdullah el-Matuk, Hasan Abdülhadi Haciyye ve Abdürrıza Haydar Dehgani hakkında verdiği idam kararları, 2015’te ortaya çıkarılmasının ardından ülkenin güvenlik ve yargı gündemini uzun süre meşgul eden “Abdali Hücresi” davasını yeniden gündeme taşıdı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre hüküm giyen üç kişinin isimleri, daha önce İran ve Lübnan Hizbullahı adına casusluk yapmakla ilgili davalarda da yer almıştı.

“Abdali Hücresi” davası, Kuveyt makamlarının Ağustos 2015’te Irak sınırına yakın Abdali bölgesindeki çiftliklerde büyük miktarda silah, mühimmat ve patlayıcı ele geçirmesiyle gündeme geldi. Ele geçirilenler arasında yaklaşık 19 ton mühimmat, 144 kilogram patlayıcı madde, roket mermileri ve ateşli silahlar bulunuyordu. Savcılık o dönemde sanıklara İran ve Hizbullah adına casusluk yapmak ve Kuveyt’in güvenliğine ve toprak bütünlüğüne zarar verebilecek faaliyetlerde bulunmak suçlamalarını yöneltti.

Hasan Abdülhadi Haciyye, davanın öne çıkan sanıklarından biriydi. Ağır Ceza Mahkemesi Ocak 2016’da hakkında idam kararı verdi. Temyiz Mahkemesi aynı yılın temmuz ayında kararı onadı. Ancak Temyiz Mahkemesi Haziran 2017’de idam cezasını bozarak hükmü müebbet hapis cezasına çevirdi.

İran vatandaşı Abdürrıza Haydar Dehgani de aynı davanın sanıkları arasındaydı. Hakkında casusluk ve hücre faaliyetlerine katılma suçlamaları kapsamında Ocak 2016’da gıyabında idam kararı verildi.

“Abdali Hücresi” davasında hüküm giyen kişilere yardım edilmesi ve bu kişilerin saklanmasıyla bağlantılı ayrı bir davada ise Kuveytli din adamı ve Ulusal İslami İttifak Genel Sekreteri Hüseyin Abdullah el-Matuk’un adı öne çıktı. Savcılık el-Matuk’u İran adına casusluk yapmak, adaletten kaçan kişilerin saklanmasına yardım etmek ve yurt dışına kaçmalarını sağlamakla suçladı. Aralık 2019’da Temyiz Mahkemesi, kendisine verilen 5 yıl ağırlaştırılmış hapis cezasını onadı.

Böylece daha önce “Abdali Hücresi” ile bağlantılı yargı dosyalarında isimleri geçen üç kişi, bu kez Başbakan Birinci Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Şeyh Fahd el-Yusuf’a suikast planlamak, İran adına casusluk yapmak ve Lübnan Hizbullahı’na katılmakla ilgili suçlamalar kapsamında yeniden devlet güvenliğine ilişkin yargı sürecinin merkezine yerleşti.


Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, Şeybani ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, Manama’da Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani’yi kabul etti. (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)
Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, Manama’da Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani’yi kabul etti. (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)
TT

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, Şeybani ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, Manama’da Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani’yi kabul etti. (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)
Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, Manama’da Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani’yi kabul etti. (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile bölgesel ve uluslararası gelişmelerin yanı sıra iki ülkeyi ilgilendiren konuları ele aldı.

Kral Hamed, dün Manama’da kabul ettiği Şeybani ile görüşmesinde Suriye’deki mevcut durumu, ülkede güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik çalışmaları ve kalkınma çabalarını değerlendirdi.

Bahreyn Kralı, iki ülke arasındaki yakın ilişkilere dikkat çekerek, karşılıklı çıkarlar ve iki halkın refahı doğrultusunda ilişkilerin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yönündeki beklentisini dile getirdi.

Kral Hamed, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki Suriye yönetiminin Bahreyn’e verdiği destek ve dayanışma mesajlarından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Suriye’nin İran saldırılarını kınamasını da takdirle karşıladığını belirten Hamed, Bahreyn’in Suriye’nin birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme ve halkının beklentilerinin karşılanmasına katkıda bulunma yönündeki kararlı tutumunu yineledi.

Şeybani ise Bahreyn’in Suriye hükümetine ve halkına verdiği desteği takdir etti. Bahreyn’in Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik çabalara katkısını, yeniden imar çalışmalarına ve kalkınma girişimlerine verdiği desteği övdü.

Suriye’nin sürdürülebilir istikrar ve dışa açılma yolunda ilerlediğini belirten Şeybani, ülkesinin bölgesel ve uluslararası düzeyde siyasi ve ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi, siyasi, güvenlik ve ekonomi alanlarındaki çeşitli zorluklarla mücadele etmeyi hedeflediğini kaydetti.

Bahreyn ve Suriye dışişleri bakanları da görüştü

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani, Manama’da Suriyeli mevkidaşı Esad eş-Şeybani’yi kabul etti (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)
Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani, Manama’da Suriyeli mevkidaşı Esad eş-Şeybani’yi kabul etti (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani de Suriyeli mevkidaşı Şeybani ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki yakın ilişkiler ve ortak ilgi alanlarında ikili iş birliğinin geliştirilmesi imkanları ele alındı.

İki bakan, özellikle Bahreyn’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki geçici üyeliği sürecinde, uluslararası platformlarda siyasi koordinasyon ve istişarelerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Ayrıca ortak bakanlar komitesinin etkinleştirilerek ikili iş birliğinin genişletilmesi ve daha ileri seviyelere taşınması gerektiğini belirtti.

Görüşmede bölgesel ve uluslararası gelişmelerin yanı sıra İran’ın Bahreyn ve Körfez ülkelerine yönelik saldırılarının sonuçları da değerlendirildi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmede Hürmüz Boğazı ve Babülmendeb Boğazı’nda deniz ulaşımının aksamasının küresel ekonomi, enerji ve gıda tedariki üzerindeki etkileri ele alındı.

İki bakan, gerilimin azaltılması, bölgesel güvenlik ve istikrarın korunması ve bölge halklarının barış, kalkınma ve refah beklentilerinin karşılanması amacıyla yürütülen çabalar hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Zeyyani, iki ülke ve halkları arasındaki güçlü kardeşlik ilişkilerinin her alanda gelişmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Suriye hükümetinin ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma, güvenlik ve istikrarı güçlendirme, yeniden imar sürecini ilerletme, kalkınma ve refahı sağlama ve halkın beklentilerini karşılama yönündeki çabalarına takdirlerini dile getirdi.