Riyad, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un üst düzey toplantısına ev sahipliği yapacak

Filistin devletinin kurulması için bir takvim sunmayı amaçlayan toplantı, önümüzdeki çarşamba ve perşembe günleri gerçekleştirilecek

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta gazetecilere konuştu. (DPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta gazetecilere konuştu. (DPA)
TT

Riyad, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un üst düzey toplantısına ev sahipliği yapacak

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta gazetecilere konuştu. (DPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta gazetecilere konuştu. (DPA)

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad, çarşamba ve perşembe günleri, çeşitli ülkeler ile bölgesel ve uluslararası örgütlerden diplomat ve elçilerin yer aldığı İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un üst düzey bir toplantısına ev sahipliği yapacak. Toplantının amacı, Ortadoğu'da kalıcı ve kapsamlı bir barışa giden yolda Filistin devletinin ve iki devletli çözümün inşası ve uygulanması için belirli bir takvim sunmak.

Toplantıda, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan'ın açılış konuşmasının ardından Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini bir konuşma yapacak.

Suudi Arabistan geçtiğimiz eylül ayında, Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu kapsamında düzenlenen Filistin meselesi ve barış çabalarına ilişkin bakanlar toplantısı sırasında Arap ve İslam ülkeleri ile Avrupalı ortakları adına İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un kurulduğunu duyurdu.

Şarku’l Avsat'a konuşan bilgi sahibi kaynaklara göre, ilk ‘takip toplantısı’ olan Riyad toplantısı, pratik girdileri toplamayı, bunları yüksek siyasi düzeyde sunmayı, küresel ittifak çatısı altında önerilen tüm bileşenlere genel bir bakış geliştirmeyi ve pratik hazırlıklara başlamayı amaçlıyor.

Riyad'da başlayıp Brüksel, Kahire, Amman, Oslo, Ankara ve muhtemelen başka yerlerde devam edecek olan diğer takip toplantılarının, uluslararası koalisyonun iki devletli çözümü uygulamaya yönelik çalışmalarının bir dizi spesifik unsuruna odaklanması bekleniyor.

Riyad toplantısı ayrıca, toplantıların sonuçlarının siyasi düzeye nasıl taşınacağı ve uygulanacağı konusunda somut sonuçlar elde etmeyi, Filistin devletinin ve iki devletli çözümün inşası ve uygulanması için belirli bir zaman çizelgesi sağlamayı ve uluslararası hukuk ve ilgili tüm BM kararlarının uygulanmasına ilişkin hesap verebilirliğin nasıl sağlanacağı da dahil olmak üzere iki devletli bir çözüm olasılığını korumak için önlemler almayı amaçlıyor.

Aynı kaynaklara göre, toplantıya ev sahipliği yapan Suudi Arabistan, uluslararası koalisyonun diğer üyeleriyle tam bir ortaklık içinde çalışıyor. Söz konusu üyeler şunlar: İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Gazze Ortak Temas Grubu üyeleri (Bahreyn, Mısır, Endonezya, Ürdün, Filistin, Katar, Türkiye, Mısır, Nijerya) ile Avrupa Birliği (AB) ve Norveç.

Şarku’l Avsat’ın kaynaklarına göre Riyad'daki toplantıda ayrıca, bugün Gazze'deki en büyük insani yardım aktörü ve iki devletli çözüm hayata geçirilene kadar insani müdahalenin bel kemiği olan UNRWA'nın çalışmaları da ele alınacak.

sdwcefrgv
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini (AFP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan geçtiğimiz eylül ayında BM Genel Kurulu toplantılarında konuştu. Faysal bin Ferhan, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının, ulaşılması güç bir siyasi süreç içerisinde müzakere edilecek bir sonuç değil, doğal bir hak ve barış için bir temel olduğunu vurguladı.

Faysal bin Ferhan konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yakın zamanda Filistin'i tanıyan ülkelere takdirlerimizi yineliyor ve tüm ülkeleri aynı kararı alma cesaretini göstermeye ve Filistin'i tanıyan 149 ülkeden oluşan uluslararası konsensüse katılmaya çağırıyoruz. İki devletli çözümün uygulanması, çatışma ve acı döngüsünü kırmak ve İsrail de dâhil olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve bir arada yaşama imkânına sahip olduğu yeni bir gerçekliği hayata geçirmek için en iyi çözümdür.”

Faysal bin Ferhan konuşmasını, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un kurulduğunu duyurarak tamamladı: “Bugün, Arap ve Müslüman ülkeler ile Avrupalı ortaklarımız adına, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon'un kurulduğunu duyuruyor ve sizleri bu girişime katılmaya davet ediyoruz. Adil ve kapsamlı bir barışa giden güvenilir ve geri döndürülemez bir yol elde etmek için elimizden geleni yapacağımızı vurguluyoruz. Uluslararası barış ve güvenlik adına bu çatışmanın sona erdirilmesine yapacağınız katkıları duymak için sabırsızlanıyoruz.”



Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara etkilerini ve bu çerçevede yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.
Pakistan Başbakanı, ülkesinin Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini vurgulayarak, İran’dan 
kaynaklanan ve ülkenin güvenliği ile egemenliğini hedef alan saldırılar karşısında her zaman kararlı 
şekilde Riyad’ın yanında yer alacaklarını ifade etti.
Şerif, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda da Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışmasının 
sürdüğünü ve özellikle mevcut bölgesel zorluklar ile güvenlik tehditleri karşısında ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği ve egemenliğine bağlılığını yineledi.
Her türlü saldırıyı kınadığını belirten Şerif, “Kardeşim Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığım görüşmede, Kral Selman bin Abdulaziz başta olmak üzere kraliyet ailesi ve Suudi halkının Ramazan Bayramı’nı tebrik ettim” ifadesini kullandı.
Şerif ayrıca, Suudi Arabistan’ın sergilediği itidali takdir ettiğini belirterek, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sona erdirilmesi ve İslam dünyasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı hedefleyen diplomatik girişimlerine de değinen Şerif, iki ülkenin yakın koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını ifade etti.


Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
TT

Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bölgedeki mevcut durum nedeniyle ülkeyi terk edemeyen Umre, transit ve nihai çıkış vizeleri de dahil olmak üzere her türden ziyaret vizesi sahiplerinin durumuna yönelik çalışmalara, liderliğin talimatları doğrultusunda başlandığını duyurdu.

Bakanlık, bu tedbirlerin, ziyaretçinin ev sahibinin talebi üzerine, 8/9/1447 H. (25/2/2026 M.) tarihinden itibaren süresi dolan vizelerin, 1/11/1447 H. (18/4/2026 M.) tarihine kadar, “Absher” uygulaması üzerinden yasal olarak belirlenen ücretlerin ödenmesinin ardından uzatılmasını içerdiğini açıkladı.

Tedbirler ayrıca, vize süresi dolmuş kişilerin, vize uzatımı veya herhangi bir gecikme ücreti ya da cezası ödemek zorunda kalmadan, uluslararası sınır kapılarından doğrudan çıkış yapabilmelerini de içeriyor.

Bakanlık, ilgili düzenlemelerin ihlal edenlere uygulanmasını önlemek için yararlanıcıları18 Nisan 2026 tarihinden önce ayrılma girişiminde bulunmaya çağırdı ve ilgili düzenlemelere uygun olarak prosedürleri kolaylaştırma ve hareketin düzenliliğini sağlama konusundaki hassasiyetini vurguladı.