Suudi Arabistan, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon toplantısından pratik adımlar bekliyor

Bakanlar Kurulu, bölgede gerilimin artmasını reddeden tutumlarını ve Lübnan'a toplu yardım yapılması ihtiyacını yineledi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon toplantısından pratik adımlar bekliyor

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu dün , Riyad'ın ev sahipliğinde bugün düzenlenecek olan İki Devletli Çözümün Uygulanması için Uluslararası Koalisyon’un ilk üst düzey toplantısının uluslararası barış çabalarını destekleyecek pratik adımlara ulaşmasını, bağımsız Filistin devletinin kurulması için bir takvim belirlenmesini ve işgalin sona erdirilmesi için bir sonuca varılmasını umduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, kendi başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile yaptığı telefon görüşmesinin içeriği ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ı kabulü hakkında Bakanlar Kurulu'na bilgi verdi.

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan'ın çeşitli ülkelerle ortaklıklarını güçlendirme ve kalkınma ve refaha ulaşmayı ve küresel zorlukları ele almayı amaçlayan çok taraflı eyleme hizmet etmek için tüm alanlarda iş birliği ufkunu genişletme ilgisinin bir parçası olarak son günlerde uluslararası toplantılara katılımının sonuçlarını müzakere etti.

ascd
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, BRICS Zirvesi'nde Suudi Arabistan’ın bölgedeki gerilimin artmasını reddettiğini, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik devam eden saldırısının bölgesel ve uluslararası güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu, derhal ateşkes sağlanmasının, insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılmasının ve kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik ciddi kararlılığın önemini yineledi.

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan'ın 24 Ekim'de Paris'te gerçekleştirilen Lübnan halkına ve egemenliğine destek konferansı sırasında, ülkenin mevcut krizle yüzleşmesi, insani sonuçlarının azaltılması ve Lübnan devlet kurumlarının egemenliklerini tüm topraklarına yayma konusundaki anayasal görevlerini yerine getirmelerinin desteklenmesi için kolektif yardım ihtiyacını teyit ettiğini yineledi.

Kurul ayrıca, tüm insani meselelere yanıt verme ve dünyanın dört bir yanındaki etkilenen ve acı çeken topluluklara yardım sağlama isteğinin bir parçası olarak, Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Cidde Bağışçılar Konferansı sırasında Sahel bölgesi ve Çad Gölü Havzası'ndaki yerinden edilmiş kişiler ve mültecileri desteklemek üzere, bağışçı ülkeler ve kuruluşlar tarafından mali ve ayni katkı sağlama taahhüdünde bulunulmasını takdirle karşıladığını ifade etti.

cdvdf
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor. (SPA)

Kral Selman bin Abdulaziz'in himayesinde dün Riyad'da sekizincisi başlayan Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’na katılanları selamlayan Bakanlar Kurulu, konferansın ekonomik istikrar, adil kalkınma ve küresel düzeyde iklim değişikliğiyle mücadelenin yanı sıra yapay zekâ, inovasyon ve sağlık alanındaki girişimlerin teşvik edilmesine katkıda bulunmasını temenni etti.

Bakanlar Kurulu, 117 kamu ve özel sektör kuruluşu arasında yerelleşme çabalarını arttırmak ve beşeri sermayeyi geliştirmek için toplam değeri yaklaşık 104 milyar riyal olan anlaşma ve mutabakat zabıtlarının imzalanmasına övgüde bulundu. Bu politikaların ülkeler arasında endüstriyel entegrasyonu teşvik etme, küresel tedarik zincirlerini etkinleştirme, girişimciliği teşvik etme ve modern ve gelişmekte olan teknolojileri benimsemedeki rolünü tartışan Çok Taraflı Sanayi Politikaları Forumu'nun sonuçlarını övdü.

Riyad'da düzenlenen ve en son küresel teknolojilere yatırım yapmak, ortaklık ve uluslararası iş birliğini pekiştirmek, ilaç endüstrilerini yerelleştirmek ve Suudi Arabistan'da sektörün liderliğini yansıtan araştırma ve geliştirmeyi desteklemek için yeni lansmanların yapıldığı ve 55 milyar riyalden fazla değerde anlaşmaların imzalandığı Küresel Sağlık Forumu'ndan övgüyle söz etti.

xsc
Riyad'daki Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Bakanlar Kurulu, Uluslararası Sosyal Sorumluluk Forumu’nun ilk oturumu için İki Kutsal Caminin Hizmetkârı'nın himayesini takdir ederek, sosyal kalkınmanın sürdürülebilirliği için yeni ufuklar ve gelecek fırsatlar açılmasına katkıda bulunacak ve böylece Suudi Arabistan’ın bu alandaki çabalarını, başarılarını ve atılımlarını artıracak mutabakat zabıtları ve görüşmelerin imzalanmasını takdir etti.

Ticaret Bakanı’na Bahreyn, Katar ve Estonya ile küçük ve orta ölçekli işletmeler, yeni girişimler ve girişimcilik alanında taslak mutabakat zaptı ve iş birliği görüşmeleri yapma yetkisi verilmesi ve San Marino ile siyasi istişarelere ilişkin bir mutabakat zaptının onaylanması da dahil olmak üzere bir dizi karar alındı.

Bakanlar Kurulu, Ekonomik ve Kalkınma İşleri Konseyi'nde Sanayi Yüksek Ulusal Komitesi için örgütsel düzenlemeleri, Yüksek Yargı Konseyi'nin bir başkan ve on dört üyeden oluşması için Yargı Kanunu'nun 5’inci maddesinin değiştirilmesini ve Ulusal Kalkınma Fonu, Maliye, Çevre, Su ve Tarım, Ekonomi ve Planlama bakanlıkları ile Suudi Arabistan Merkez Bankası'nın Tarımsal Kalkınma Fonu (ADF) Yönetim Kurulu üyesi olmasını onayladı.

scdvf
Riyad'daki Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Bakanlar Kurulu, Dijital Devlet Kurumu, Genel Sulama Şirketi ve Suudi Arabistan Kalkınma Fonu'nun önceki iki mali yıla ait kesin hesaplarını ve on beşinci ve on dördüncü rütbelere terfileri onayladı. Bakanlar Kurulu ayrıca, Vakıflar ve Fikri Mülkiyet Komisyonları, Savcılık, Enerji Verimliliği ve Ruh Sağlığını Geliştirme Merkezleri, Kral Selman Uluslararası Arap Dili Akademisi ve Sürdürülebilir Kırsal Tarım Kalkınma Programı'nın yıllık raporları da dahil olmak üzere gündemindeki genel konuları gözden geçirerek gerekli tedbirleri aldı.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.