Suudi Arabistan ile Fas arasında çok alanlı iş birliği anlaşması

Prens Abdulaziz bin Suud, Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi mezuniyet törenine katıldı.

Prens Abdulaziz bin Suud, Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde yaptığı konuşma sırasında (SPA)
Prens Abdulaziz bin Suud, Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde yaptığı konuşma sırasında (SPA)
TT

Suudi Arabistan ile Fas arasında çok alanlı iş birliği anlaşması

Prens Abdulaziz bin Suud, Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde yaptığı konuşma sırasında (SPA)
Prens Abdulaziz bin Suud, Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde yaptığı konuşma sırasında (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud ve Fas Adalet Bakanı Abdullatif Vehbi'nin dün (Çarşamba) Riyad'da iki bakanlık arasındaki iş birliği yollarını geliştirme ve ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu ele alma amacıyla gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından Suudi Arabistan ve Fas, Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı ile Fas Adalet Bakanlığı arasında bir dizi alanda iş birliği anlaşması imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın Fas resmi haber ajansı MAP’tan aktardığına göre, Fas Adalet Bakanı imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, “Bu anlaşmalar iki ülke arasındaki hukuki ve adli iş birliği programını tamamlamakta olup Fas ve Suudi Arabistan arasındaki tarihi ortaklığın büyük bir takdiridir. Söz konusu anlaşmalar ayrıca, adaletin pekiştirilmesine ve sınır ötesi suçlarda cezasızlıkla mücadeleye katkıda bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

scdf
Prens Abdulaziz bin Suud, Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi'nin mezuniyet törenine katıldı. (SPA)

Vehbi, anlaşmaların ‘iki ülkenin güvenlik ve istikrarı sağlama çabalarını destekleyeceğini ve aralarındaki adli ve hukuki iş birliği olanaklarını arttıracağını’ söyledi.

Mezuniyet töreni

Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi Yüksek Konseyi'ne başkanlık eden Prens Abdulaziz bin Suud dün yaptığı açıklamada, bölgenin karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarının, Arap ülkelerine refah ve huzur getirmek, umut ve özlemlerini gerçekleştirmek amacıyla güvenliği sağlamaya yönelik ortak çabaların sürdürülmesini engellemeyeceğini vurguladı.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı, dün üniversitenin Riyad'daki kampüsünde düzenlenen yedi Arap ülkesinden 259 kız ve erkek öğrencinin 42. dönem mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, insana yapılan yatırımın geleceğe yapılan en büyük yatırım olduğunu söyledi. Prens Abdulaziz bin Suud, “Çabaları ve vizyonuyla Arap ülkelerinin takdirini kazanan bu üniversitenin kurucusu Prens Naif bin Abdulaziz'in vefatına kadar bu üniversite için istediği de buydu” dedi.

sdcf
Prens Abdulaziz bin Suud, Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi'nin 42. dönem mezunlarıyla hatıra fotoğrafı çekildi. (SPA)

Arap İçişleri Bakanları Konseyi'nin kuruluşundan bu yana güvenlik alanında Arap iş birliğini teşvik etmek için büyük çaba sarf ettiğini belirten Suudi Bakan, Konsey'in iki organı olan Genel Sekreterlik ve Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi'ni, Konsey tarafından onaylanan plan ve stratejilerin başarısı ve kırk yılı aşkın bir süredir uygulanması temelinde başarılı Arap örgütleri için bir model olarak gördüğünü ifade etti. Arap güvenlik kurumları arasındaki koordinasyonu güçlendirmenin yanı sıra Konsey, Arap halkının güvenliğini korumak ve Arap bölgesinde suç oranını azaltmak amacıyla güvenlik işleriyle ilgilenen uluslararası örgütlerle ilişkilerini pekiştirmek için büyük çaba sarf ediyor.

Prens Abdulaziz bin Suud, Suudi Arabistan'ın Arap İçişleri Bakanları Konseyi'nin çalışmalarına gösterdiği yoğun ilginin Konsey'in hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunduğuna işaret etti. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın, ortak Arap eyleminin önemine olan inancı ve Arap dayanışmasını güçlendirme ve Arap bölgesinde güvenlik ve barışı sağlama konusundaki kararlı yaklaşımının bir uzantısı olarak, Genel Sekreterliğin çalışmalarına verdiği desteğe ve bilimsel organı olan Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi’ne ev sahipliği yapmasına ve her türlü kolaylığı sağlamasına dikkat çekti.

dfrg
Fas Adalet Bakanı Abdullatif Vehbi, Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde yaptığı konuşma sırasında (SPA)

Fas Adalet Bakanı Abdullatif Vehbi ise Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi'nin merkezi olarak Suudi Arabistan'ın bu üniversitenin gelişiminde çok önemli bir rol oynadığını söyledi. Vehbi, “Suudi Arabistan, üniversitenin kendisine verilen görevleri kaliteli ve mükemmel bir şekilde yerine getirmesi için sağladığı mali ve lojistik destekle, üniversitenin bugün gördüğümüz haline gelmesinde, birçok yüksekokul ve bilim merkezini kucaklamasında önemli bir rol oynamıştır” şeklinde konuştu.

Vehbi, 42. mezuniyet töreninin, kolluk kuvvetlerinin yeteneklerinin geliştirilmesine ve hızlı gelişim ve zorluklar doğrultusunda çoklu güvenlik alanlarında uzmanlaşmış liderler ve uzmanlar yetiştirilmesine katkıda bulunan bu üniversitenin personeli tarafından yürütülen ciddi ve büyük çalışmaların bir örneği olduğuna dikkat çekti.

Üniversite Rektörü Dr. Abdulmecid el-Bunyan ise üniversitenin 1978'deki kuruluşundan bu yana uzun bir yürüyüşe dayandığını belirttiği yeni stratejik planını hayata geçirmek üzere hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. El-Bunyan, geçtiğimiz yıllarda üniversitenin Arap İçişleri Bakanları Konseyi tarafından onaylanan Arap güvenlik stratejileri ve planlarının çıktılarını uyguladığını, birçok Arap lider ve kadro yetiştirdiğini, geniş bir çalışma yelpazesi sunduğunu ve küresel güvenlik eğitimi veren sınırlı sayıdaki elit kurum arasından kendi alanındaki en önemli uluslararası gruplara seçilerek çabalarını doruğa ulaştırdığını belirtti.

Üniversite bu yıl, Suudi Arabistan'daki Eğitim ve Öğretim Değerlendirme Komisyonu'ndan tam kurumsal akreditasyon aldı.



Teröre Karşı İslam İttifakı ve Birleşik Krallık, terörle mücadele ortaklığını güçlendirme yolunda

Görüşmelerde, Teröre Karşı İslam İttifakı ile ilgili İngiliz makamları arasında diyaloğun sürdürülmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının önemi vurgulandı (SPA)
Görüşmelerde, Teröre Karşı İslam İttifakı ile ilgili İngiliz makamları arasında diyaloğun sürdürülmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının önemi vurgulandı (SPA)
TT

Teröre Karşı İslam İttifakı ve Birleşik Krallık, terörle mücadele ortaklığını güçlendirme yolunda

Görüşmelerde, Teröre Karşı İslam İttifakı ile ilgili İngiliz makamları arasında diyaloğun sürdürülmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının önemi vurgulandı (SPA)
Görüşmelerde, Teröre Karşı İslam İttifakı ile ilgili İngiliz makamları arasında diyaloğun sürdürülmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının önemi vurgulandı (SPA)

Teröre Karşı İslam İttifakı (IMCTC) Genel Sekreteri Korgeneral Pilot Muhammed bin Said el-Mugidi, Londra'da İngiltere'nin İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarından yetkililerle, terörizm ve radikalizmle mücadelede iş birliğinin güçlendirilmesi, dijital alandaki artan tehditlerle yüzleşilmesi, devletlerin terör örgütleriyle mücadele kapasitelerinin desteklenmesi ve toplumların fikri olarak bağışıklık kazanması konularını ele alan üst düzey görüşmeler gerçekleştirdi.

Tuğgeneral Mugidi, İngiltere İçişleri Bakanlığı Terörle Mücadele Müdürlüğü Genel Müdürü Jemima Murray ile bir araya geldi. Görüşmede internet üzerinden aşırılık tehlikesinin büyümesi ve aşırılık yanlısı grup ve örgütlerin kendi söylemlerini yaymak, bireyleri kazanmak, fikir ve kanaatleri etkilemek için sömürdüğü dijital ortamda yaşanan hızlı dönüşümler ele alındı.

Görüşmede, bu tehditlerle yüzleşmek için önleyici araçların geliştirilmesinin, toplumsal bilincin artırılmasının, aşırılığın önlenmesi alanında ulusal kapasitelerin oluşturulmasının önemi vurgulandı. Aynı zamanda sadece güvenlik ve askeri mücadeleyle sınırlı kalmayıp fikri aşırılığın köklerine hitap eden kapsamlı yaklaşımların benimsenmesi, toplumların bağışıklık kazanmasına ve itidal ile hoşgörü değerlerinin güçlendirilmesine katkı sağlanması gerektiği teyit edildi.

efrgthyju
IMCTC Genel Sekreteri Korgeneral Pilot Muhammed bin Said el-Mugidi, Londra’da dijital ortamda yaşanan ve radikal gruplar ile örgütlerin kendi söylemlerini yaymak için kullandıkları hızlı dönüşümleri ele aldı (SPA)

IMCTC Genel Sekreteri Korgeneral Pilot Mugidi, Londra ziyareti sırasında, Birleşik Krallık Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı'ndan (FCDO), Ulusal Güvenlik ve Ekonomik Güvenlik Ulusal Müdürlüğü Direktörü Thomas Parry ve DEAŞ ile Mücadele Hücresi Başkanı Martin Worrall'ın yer aldığı üst düzey bir heyetle de bir araya geldi.

Görüşmede, bölgesel ve uluslararası düzeydeki terör tehditlerinin gelişmeleri, başta DEAŞ örgütü olmak üzere grup ve örgütlerle mücadeleyle ilgili zorlukların yanı sıra, eğitim, tecrübe ve bilgi alışverişi alanlarında koordinasyon ve iş birliğini güçlendirmenin yolları ve devletlerin terörizm ve aşırılıkla mücadele kapasitelerini geliştirme çabalarını destekleme konuları ele alındı.

Korgeneral Pilot Mugidi, her iki görüşme sırasında IMCTC’nin çalışma alanlarını, üye devletleri desteklemek ve ihtiyaçlarına ve karşılaştıkları zorluklara göre kapasitelerini artırmak için yürüttüğü özel program ve girişimleri gözden geçirdi; özellikle aşırılık yanlısı örgütlerin yöntemlerinin gelişmesi ve dijital teknolojileri ve platformları işe alım ile aşırılık yanlısı ideolojileri yaymada kullanımının genişlemesi çerçevesinde, uluslararası ortaklıkların ve terörizmle mücadelede çabaların bütünleşmesinin önemini vurguladı.

Öte yandan Jemima Murray, Koalisyonun çalışma alanlarını ve üye devletlere sunduğu desteği överek, özellikle entelektüel alandaki çabalarını ve terörizmin finansmanıyla mücadelesini takdir etti ve bu çabaların, terörizmin kökenlerini ele almada, kaynaklarını kurutmada ve aşırılık yanlısı düşüncenin yayılmasını sınırlamadaki önemine vurgu yaptı.

Görüşmelerde, IMCTC ile ilgili İngiliz makamları arasında diyalog ve tecrübe ve deneyim alışverişine devam edilmesinin önemi teyit edildi ve uluslararası çabaların terörizm ve aşırılıkla mücadeledeki etkinliğini artıracak, toplumların ve devletlerin geleneksel ve ortaya çıkan tehditlerle başa çıkma kapasitesini yükseltecek yeni iş birliği ufukları keşfedildi.

Bu görüşmeler, IMCTC’nin uluslararası ortaklıklarını genişletme ve terörizmle mücadeleden sorumlu kurum ve kuruluşlarla iş birliğini güçlendirme çabaları çerçevesinde gerçekleşirken, üye devletleri destekleme, kapasitelerini geliştirme ve bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunma misyonunu destekliyor.


Suudi Arabistan-Umman görüşmelerinde bölgesel konular ele alındı

Prens Muhammed bin Salman, Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı'nda Sultan Heysem bin Tarık'ı karşılıyor (SPA)
Prens Muhammed bin Salman, Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı'nda Sultan Heysem bin Tarık'ı karşılıyor (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Umman görüşmelerinde bölgesel konular ele alındı

Prens Muhammed bin Salman, Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı'nda Sultan Heysem bin Tarık'ı karşılıyor (SPA)
Prens Muhammed bin Salman, Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı'nda Sultan Heysem bin Tarık'ı karşılıyor (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, bölgedeki gelişmeleri ve bölgenin güvenlik ve istikrarının korunması için yürütülen çalışmaları görüştü.

Cidde’de dün gerçekleştirilen görüşmede iki lider, iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin yanı sıra ikili iş birliği alanlarını ve çeşitli sektörlerde iş birliğinin geliştirilmesine yönelik fırsatları ele aldı.

Umman Haber Ajansı’nın aktardığına göre bin Selman ve Heysem bin Tarık, bölgenin gündemindeki başlıca meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunurken, gerilimin azaltılması ve barışın sağlanmasına yönelik çözüm yollarını değerlendirdi. Liderler, ülkelerin ve halkların güvenliğinin sağlanması, ekonomik faaliyetlerin ve çıkarların korunmasının önemine vurgu yaptı.

Ziyaret, bölgede devam eden gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor. Bu durum, iki ülke liderliği arasında istişare ve koordinasyonun artırılmasını, bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesini daha da önemli hale getiriyor.

Ummanlı uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmelerde, ziyaretin ABD-İran çatışmasının yol açtığı gelişmeler ve bunun Körfez güvenliği, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı ve enerji arzı üzerindeki etkileri nedeniyle özel önem taşıdığını belirtti.

Uzmanlara göre görüşmeler, iki ülkenin birbirini tamamlayan rollerini ortaya koyuyor. Maskat’ın Tahran ve Washington ile sahip olduğu iletişim kanalları ile Riyad’ın bölgesel ve uluslararası siyasi ve ekonomik ağırlığı, krizin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerin ilerletilmesi, deniz ulaşımının güvence altına alınması ve gelecekte yaşanabilecek bölgesel krizlere karşı daha kalıcı Körfez güvenlik düzenlemelerinin oluşturulması açısından önemli bir imkân sunuyor.

Uzmanlar ayrıca görüşmelerin, kriz taraflarıyla iletişim kanallarına sahip Maskat ile Riyad’ın bölgesel ağırlığından yararlanarak çözüm süreçlerini desteklemek üzere daha kapsamlı bir koordinasyonun önünü açabileceğini ifade ediyor. Bu koordinasyonun, deniz taşımacılığının güvenliği ve Körfez’in güvenlik mimarisinin daha kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.


Eski Yahudi subay, Knesset seçimleri için Arap listesine katıldı

Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas ve eski İsrail polis subayı Yoav Segalovitz (AFP)
Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas ve eski İsrail polis subayı Yoav Segalovitz (AFP)
TT

Eski Yahudi subay, Knesset seçimleri için Arap listesine katıldı

Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas ve eski İsrail polis subayı Yoav Segalovitz (AFP)
Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas ve eski İsrail polis subayı Yoav Segalovitz (AFP)

Birleşik Arap Listesi (Ra'am) lideri Mansur Abbas, pazartesi akşamı yaptığı açıklamada, eski polis subayı Yoav Segalovitz’in 27 Ekim'de yapılması planlanan seçimlerde yarışmak üzere saflarına katıldığını duyurdu. Bu gelişme, İsrail'de bir ilk olarak değerlendirildi.

Ra’am lideri Mansur Abbas, Nasıra kentinde düzenlediği basın toplantısında, Yoav Segalovitz’in Ra’am’a katıldığını belirterek “Bu kolay bir karar değil ve size bunu böyle sunmuyorum, ancak ciddi bir karar” ifadelerini kullandı.

Basın toplantısı sırasında Abbas’ın yanında bulunan Segalovitz ise “Bu ülkede Araplar ve Yahudiler arasında zorlu bir geçmiş var, ancak aynı zamanda hayatın her alanında ortak bir gelecek de söz konusu” dedi.

Segalovitz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kadar farklı insanlar arasında siyasi bir iş birliği kurmak mümkün mü? Güvene, farklılıklarımızı kabul etmeye ve birlikte çalışma taahhüdüne dayanarak bunun mümkün olduğuna inanıyorum.”

Son anketler, Ra’am’ın 120 sandalyeli İsrail parlamentosu Knesset’te beş ila altı sandalye kazanacağını öngörüyor.

Yoav Segalovitz, daha önce yolsuzlukla mücadele çalışmalarını yönetmiş, ardından İsrail polisinin istihbarat birimine başkanlık etmiş ve mevcut muhalefet lideri Yair Lapid liderliğindeki merkezci Yeş Atid (Gelecek Var) partisinin üyeliğini yapmıştı.

cdfvg
Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas ve eski İsrail polis subayı Yoav Segalovitz, Nasıra'daki ortak basın toplantısı öncesinde (AFP)

Segalovitz, 2019 yılında milletvekili seçilmiş ve iki yıl sonra sırasıyla Naftali Bennett (sağ) ve Yair Lapid (merkez) liderliğindeki koalisyon hükümetlerinde Ulusal Güvenlik Bakan Yardımcısı olarak görev yapmıştı.

Ilımlı İslami bir parti olan Ra’am’ın lideri Mansur Abbas, o dönemde bu hükümetlere eşi görülmemiş bir destek sunmuş ve 1948 yılında İsrail'in kurulmasıyla bu topraklarda kalan Filistinlilerin çocukları ve torunlarından oluşan önemli Arap azınlığı desteklemek için milyarlarca şekel değerinde, beş yıla yayılan bir plan sözünü garantilemişti.

İsrailli Arapların birçoğu bu anlaşmayı ihanet olarak değerlendirirken, birçok Yahudi seçmen de bu alışılmadık ittifakı kurduğu için Naftali Bennett'i eleştirmişti.

Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi tarafından yayınlanan bildiride “Segalovitz bile Mansur Abbas'ın Hamas ve Hizbullah hareketlerini terör örgütü olarak tanımayı reddettiği ve bir Filistin devletinin kurulması yönünde çaba sarf ettiği gerçeğini gizleyemeyecektir” ifadeleri yer aldı.