KSrelief Genel Müdürü, Independent Türkçe'ye konuştu: Gazze yardımları, Suriye'nin inşası ve Türkiye'deki deprem konutlarının yapımına devam edilecek

Independent Türkçe'ye özel açıklamalarda bulunan Kral Selman Yardım Merkezi Genel Müdürü, Gazze'ye destek, Suriye'nin yeniden inşası ve Türkiye'deki depremzedeler için binlerce konutun inşasına devam edileceğini vurguladı

TT

KSrelief Genel Müdürü, Independent Türkçe'ye konuştu: Gazze yardımları, Suriye'nin inşası ve Türkiye'deki deprem konutlarının yapımına devam edilecek

KSrelief Genel Müdürü, Independent Türkçe'ye konuştu: Gazze yardımları, Suriye'nin inşası ve Türkiye'deki deprem konutlarının yapımına devam edilecek

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief), Suudi Arabistan’ın insani yardım sağlama çabalarını koordine etmek amacıyla 13 Mayıs 2015 tarihinde İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz'in direktifiyle kuruldu.

Merkez, kuruluşundan bu yana 106 ülkede toplam maliyeti 7,33 milyar doları aşan 3 bin 361 projeyi hayata geçirdi.

KSrelief'in yardımlarından yararlanan ülkeler, sağlanan toplam yardım tutarlarına göre şöyle sıralanabilir:

1- Yemen: Yemen, gıda, sağlık, eğitim ve barınma sektörlerini desteklemek üzere 4 milyar 543 milyon 564 bin 241 dolar maliyetle uygulanan bin 35 proje ile KSrelief’in yardımlarından en fazla yararlanan ülke.

2- Filistin: Filistinli mültecileri desteklemek ve yaşam koşullarını iyileştirmek için 512 milyon 611 bin 907 dolar değerinde 130 proje hayata geçirildi.

3- Suriye: KSrelief, Suriye'de 477 milyon 109 bin 340 dolar değerinde 365 proje uyguladı.

Suudi Arabistan, 6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye'nin güneyini ve Suriye'nin kuzeyini vuran yıkıcı depremin ardından, KSrelief aracılığıyla, özellikle barınma alanında uzun vadeli çözümler sunmaya odaklanarak, depremden etkilenenleri desteklemek için acil yardım ve sürdürülebilir projeleri içeren kapsamlı bir yardım kampanyası başlattı.

KSrelief, depremden etkilenenlere kalıcı barınak sağlamak amacıyla Türkiye ve Suriye'de 3 bin konut inşa etti ve depremden en çok etkilenen bölgelerden biri olan Hatay'da bin konut daha inşa etmeyi planlıyor. Bu projeler, depremden etkilenen ailelere kalıcı konutlar sağlayarak uzun vadeli sosyal ve ekonomik istikrarlarına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

KSrelief’in depremden etkilenenlere destek olmak amacıyla başlattığı ‘Sahem’ kampanyası Suudi toplumundan büyük ilgi gördü ve sadece bir hafta içinde 90 milyon dolardan fazla bağış toplandı. Bu bağışlar konut, sağlık ve ekonomik destek projelerini finanse etmek üzere kanalize edilerek, insani yardım müdahalesini güçlendirdi ve etkilenen binlerce insanın hayatında sürdürülebilir bir etki yarattı.

Bu çabalar, Suudi Arabistan'ın KSrelief tarafından temsil edilen, afetten etkilenen toplulukları yalnızca acil müdahale yoluyla değil, afetten etkilenen ailelere onurlu bir yaşam sağlayan sürdürülebilir projeler yoluyla destekleme taahhüdünü yansıtıyor.

KSrelief Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia ve Independent Türkçe Koordinatörü Muhammed Zahit GülKSrelief Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia ve Independent Türkçe Koordinatörü Muhammed Zahit Gül

KSrelief, kurulduğu 2015 yılından bu yana insani yardım faaliyetlerini teşvik etmek amacıyla aralarında aşağıdakilerin de bulunduğu çok sayıda uluslararası konferans ve forum düzenledi:

1- Sürdürülebilir Kalkınma Yüksek Düzeyli Siyasi Forumu (HLPF)- New York, ABD (10 Temmuz 2018): KSrelief, Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde her yıl düzenlenen ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmanın ve insani yardım alanında uluslararası iş birliğini güçlendirmenin yollarının tartışıldığı bu küresel foruma katıldı.

2- Suudi-Alman İş Forumu- Berlin, Almanya (17 Aralık 2019): Suudi Arabistan ve Almanya arasındaki insani ve ekonomik iş birliği fırsatları müzakere edildi.

3- Uluslararası Yapışık İkizler Konferansı- Riyad, Suudi Arabistan (Kasım 2024): Konferans, yapışık ikizlerle ilgili son gelişmeleri görüşmek üzere bir grup uluslararası doktor ve uzmanı bir araya getirdi. Bu konferans, ayırma operasyonlarındaki başarılı deneyimleri ve bu nadir yapışık ikiz vakalarının karşılaştığı tıbbi zorlukları sergileyen en önde gelen uzmanlaşmış tıbbi etkinliklerden biri. Suudi Arabistan, otuz yılı aşkın bir süre önce Suudi siyam ikizlerini ayırma programının başlatılmasından bu yana 50'den fazla başarılı operasyon gerçekleştirerek, siyam ikizlerini ayırma konusunda dünya çapında ilk sırada yer alıyor.

4- Dördüncü Riyad Uluslararası İnsani Yardım Forumu- Riyad, Suudi Arabistan (Şubat 2025): Her iki yılda bir düzenlenen bu forum, 6 binden fazla kişinin, 150'den fazla uluslararası kuruluşun ve 300 uluslararası temsilcinin katılımıyla KSrelief tarafından düzenlenen en önemli uluslararası insani yardım etkinliklerinden biridir. Forum sırasında KSrelief, uluslararası insani yardım çalışmalarını desteklemek üzere yerel, uluslararası ve BM insani yardım kuruluşlarıyla 23 anlaşma imzaladı. Çocuk felcini ortadan kaldırma girişimini desteklemek üzere Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile 300 milyon dolarlık bir anlaşma ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ile 200 milyon dolarlık bir anlaşma da dahil olmak üzere uluslararası kuruluşlarla çeşitli anlaşmalar imzalandı. Etkilenen ülkelerde gıda güvenliği, sağlık ve eğitimi desteklemek üzere yeni girişimler de başlatıldı.

KSrelief Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia ve Independent Türkçe Koordinatörü Muhammed Zahit GülDr. Abdullah er-Rebia Muhammed Zahit Gül

Er-Rebia’dan KSrelief çalışmaları hakkında açıklama

KSrelief Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia forum hakkında Independent Türkçe’ye açıklamalarda bulundu.

Er-Rebia konuşmasında Suudi Arabistan'ın insani yardım çalışmalarına olan bağlılığını ve etkilenen ülkeleri nitelikli ve sürdürülebilir girişimlerle desteklediğini vurguladı.

Dr. er-Rebia, Suudi Arabistan’ın afetlere hızlı bir şekilde müdahale etme konusundaki öncü rolünden bahsederek, Türkiye ve Suriye'de meydana gelen depremin ardından acil hava köprüsü kurulmasına ve gıda, barınma ve tıbbi projeleri içeren büyük bir yardım kampanyası başlatılmasına yol açan kraliyet direktiflerini örnek gösterdi. Bu çabaların acil durum desteğiyle sınırlı kalmadığını, koklear implantlar ve ampute rehabilitasyonu gibi özel tıbbi kampanyalar da dahil olmak üzere daha sürdürülebilir projelere dönüştüğünü ve bunların merkezin geçici yardımdan ziyade güçlendirme ve kalkınmaya yönelik yönelimini yansıttığını vurguladı.

Kraliyet emri ile başlatılan Suudi halk kampanyasının başarısına dikkat çekerek, bu kampanyanın sadece devlet yardımı ile sınırlı kalmayıp vatandaşların doğrudan bağışlarını da içerdiğini, bunun da Türkiye ve Suriye'yi etkileyen acının Suudi hükümeti ve halkının kalbine dokunduğuna dair büyük bir insani mesaj teşkil ettiğini ifade etti.

Gönüllülük meselesiyle ilgili olarak Dr. er-Rebia, KSrelief'in gönüllülük konusunda ileri düzeyde bir deneyime sahip olduğunu, gönüllü sayısının dünya genelinde 76 bine ulaştığını, Suriye'deki insani destek programlarına katılmak üzere birkaç saat içinde kayıt yaptıran 3 bin gönüllünün de buna dahil olduğunu, bunun da kriz zamanlarında halklar arasındaki dayanışma ve iş birliğinin boyutunu yansıttığını belirtti.

Gazze'ye gelince, er-Rebia Suudi Arabistan’ın sahadaki zorluklara rağmen yardım göndermeye devam ettiğini, yardımların ulaştırılmasını sağlamak için havadan indirme ve Mısır ile Ürdün üzerinden yönlendirme yöntemlerini kullandığını ifade etti. Ayrıca Suudi Arabistan’ın tarihsel olarak Gazze'yi destekleme konusunda ön saflarda yer aldığını ve orada hayatın normale dönmesini sağlamak için yeniden inşa çabalarında güçlü bir şekilde yer alacağını vurguladı.

Er-Rebia sözlerini, Suudi Arabistan’ın KSrelief aracılığıyla insani krizlere yalnızca hızlı müdahaleyle yetinmeyeceğini, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında yaşanan krizlerden etkilenenlere istikrar, ekonomik güçlendirme ve tedavi imkânı sağlamak için insani yardım programlarını geliştirmeye devam edeceğini vurgulayarak tamamladı.



Medine Bölge Emiri, Umre ve Ziyaret Forumu’nun açılış törenine katıldı

Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz
Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz
TT

Medine Bölge Emiri, Umre ve Ziyaret Forumu’nun açılış törenine katıldı

Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz
Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz

Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, hacı adayları ve umre ziyaretçilerine hizmet etmenin hiçbir zaman geçici bir sorumluluk olmadığını, aksine ülkenin Kral Abdulaziz bin Abdurrahman Al Suud tarafından birleştirilmesinden bu yana benimsediği köklü bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Prens Selman bin Sultan, Suudi Arabistan’ın bugün de tüm imkânlarını Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi başta olmak üzere kutsal mekânlara ve ziyaretçilere hizmet için seferber etmeyi sürdürdüğünü ifade etti.

Bu açıklamalar, Prens Selman bin Sultan’ın, 30 Mart-1 Nisan 2026 tarihleri arasında Kral Selman Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenen Umre ve Ziyaret Forumu’nun açılış törenine katılımı sırasında yapıldı. Foruma, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia da iştirak etti. Etkinlik, bakanlık ile Hac Ziyaretçilerine Hizmet Programı iş birliğinde organize edildi.

Prens Selman bin Sultan, forumun Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğinde kutsal mekân ziyaretçilerine sunulan hizmetlerin geliştirilmesine yönelik süregelen çabaların bir uzantısı olduğunu belirtti.

Prens Selman bin Sultan ayrıca, umre ve ziyaret deneyiminin yalnızca ibadetle sınırlı olmadığını, bunun aynı zamanda İslam dininin kökleriyle ve bu topraklardan doğan medeniyetle bağlantılı kapsamlı bir yolculuk olduğunu ifade etti. Bu çerçevede hizmetlerin geliştirilmesi, kalite standartlarının yükseltilmesi ve ziyaretçi deneyiminin zenginleştirilmesi için projeler, etkili iş birlikleri ve başta yapay zekâ olmak üzere ileri teknolojilerin kullanıldığını kaydetti.

Forumun, uzmanları, yatırımcıları ve sektör temsilcilerini bir araya getiren küresel bir platform olarak önem kazandığını belirten Prens Selman bin Sultan, etkinliğin umre ve ziyaret sektörünün geleceğine yönelik fırsatların değerlendirilmesine katkı sağladığını ve Vizyon 2030 hedeflerine hizmet ettiğini söyledi.

sdcde

Prens Selman bin Sultan, umre ve ziyaret hizmetlerindeki hızlı gelişimin, Suudi Arabistan’ın dini ve insani sorumluluklarına olan bağlılığını yansıttığını, ziyaretçi deneyiminin kalite ve organizasyon açısından örnek teşkil etmeye devam ettiğini ifade etti.

Prens Selman bin Sultan, Hac ve Umre Bakanı ile bakanlık çalışanlarına ve katkı sunan tüm kurumlara teşekkür ederek, bu önemli sektörün geliştirilmesine yönelik çabaların sürmesini temenni etti.

Açılış kapsamında düzenlenen sergiyi de gezen Prens Selman bin Sultan, ‘Her Durakta Anlatılan Bir Tarih’ temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, kamu kurumları, hizmet sağlayıcı şirketler ve sivil toplum kuruluşlarından 150 katılımcının yer aldığı stantları inceledi.

sdvd

Açılış töreninde konuşan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia, Suudi yönetiminin kutsal mekânlara ve ziyaretçilere büyük önem verdiğini belirterek, liderliğin desteğiyle yurt dışından gelen umreci sayısının 2022-2025 yılları arasında yüzde 214 artarak 18 milyonu aştığını, memnuniyet oranının ise 2025 yılında yüzde 94’e ulaştığını açıkladı.

Er-Rabia ayrıca, Mescid-i Nebevi’de Ravza-i Mutahhara ziyaret kapasitesinin iki katına çıkarıldığını ve geçen yıl ziyaretçi sayısının 15,6 milyonu geçtiğini, geliştirilen tarihî ve kültürel alanların sayısının ise 87’ye yükseldiğini bildirdi.

Er-Rabia, dijital dönüşüm alanında Nusuk uygulamasının dünya genelinde 51 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını açıkladı. Er-Rabia ayrıca, küresel seyahat platformlarıyla hayata geçirilen iş birliklerinin, umre ziyaretçilerinin seyahat planlamasını kolaylaştırdığını ve seçeneklerini genişlettiğini belirtti.

Bölgedeki gelişmelere değinen er-Rabia, hac ve umre hizmet sisteminin acil durumlara karşı yüksek hazırlık seviyesini ortaya koyduğunu ifade ederek, bakanlığın Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde özel bir operasyon odası aracılığıyla tüm zorlukları çözdüğünü ve ziyaretçilere kesintisiz hizmet sunarak güvenlik ve konforlarını sağladığını söyledi.

ewfer

Program kapsamında katılımcılar, forum hakkında hazırlanan ve dünyanın dört bir yanından Müslümanların kutsal topraklara gerçekleştirdiği manevi yolculuğu ele alan bir tanıtım filmi izledi. Görsel sunumda, umre ve ziyaret sisteminin bu deneyimi geliştirmedeki rolü vurgulandı.

Etkinlikte ayrıca, Kral Faysal Araştırma ve İslam Çalışmaları Merkezi Genel Sekreter Vekili Turki bin Muhammed eş-Şuvayir bir konuşma yaparak, Kral Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a bilimsel ve kültürel projelere sağladıkları destek dolayısıyla teşekkür etti.

Eş-Şuvayir ayrıca, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı’nın Danışmanı ve Kral Abdulaziz Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Faysal bin Selman bin Abdulaziz Al Suud’a, Kral Abdulaziz Vakfı projelerine verdiği sürekli destek ve yönlendirmeler için teşekkür etti.

Tören kapsamında Prens Selman bin Sultan, Kral Abdulaziz Vakfı tarafından yürütülen ‘Peygamber Efendimizin Sîretinin Tarihî Atlası’ adlı bilimsel projenin açılışını gerçekleştirdi. Projenin, siyer tarihini en ileri teknolojilerle belgelemesi hedefleniyor.

Programın devamında katılımcılar, atlas projesine ilişkin bir tanıtım filmi izledi. Ardından Umre ve Ziyaret Forumu’nun gelişimini ve etkisini ele alan bir başka film gösterimi yapılarak, umre ziyaretçilerinin deneyimini iyileştirmeye yönelik yürütülen çalışmalar öne çıkarıldı.

Program kapsamında, Al Rajhi Destek Hizmetleri Şirketi CEO’su Bender bin Abdullah Al Rajhi, resmi sponsor adına bir konuşma yaptı. Al Rajhi, hacı adaylarına sunulan hizmetlere gösterilen büyük özenin, Kral Abdulaziz bin Abdurrahman Al Suud tarafından başlatılan köklü yaklaşımın devamı olduğunu vurguladı. Bu anlayışın, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman döneminde de sürdüğünü belirten Al Rajhi, Vizyon 2030’un bu mirası kurumsal bir yapıya dönüştürdüğünü ifade etti. Ayrıca Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan’a, şehre ve ziyaretçilerine gösterdiği ilgi ve destekten dolayı teşekkür etti.

fdbgb

Törende ayrıca Prens Selman bin Sultan, Rua Al Madinah Holding Company tarafından yürütülen ‘Rua Al Madinah Projesi’ kapsamında mahalle, cadde ve sokak isimlendirme projesinin lansmanını gerçekleştirdi. Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) bünyesindeki şirket tarafından hayata geçirilen projenin, tarihî olarak belgelenmiş isimlere dayanarak kültürel değerleri yansıtması ve Mescid-i Nebevi çevresinde modern bir kentsel deneyim sunarken şehir kimliği ve mirasını koruması hedefleniyor.

Projeye ilişkin sunumda, Medine’nin tarihinden ilham alınarak belirlenen isimlerin, geçmişte bölgede yaşamış kabilelerle bağlantılı dört ana bölgeyi kapsadığı belirtildi. Bu bölgelerin; Beni Abdul Eşhel, Beni Muaviye, Beni Zafer ve Beni Mazen olarak adlandırıldığı, ayrıca dokuz mahalle ve 40 cadde ile sokağın planlama kapsamında yer aldığı ifade edildi.

Programda ayrıca Prens Selman bin Sultan, Hac ve Umre Bakanlığı ile sektörle ilgili çeşitli kurumlar arasında imzalanan anlaşma ve mutabakat zabıtlarına tanıklık etti. Törende, sektörde öne çıkan kurumlara verilen Umre ve Ziyaret Forumu ödülleri ile umre şirketleri ve yurt dışı acentelere yönelik ödüller de sahiplerine takdim edildi.

Törenin sonunda Prens Selman bin Sultan, forumun başarısına katkı sağlayan paydaş kurum ve kuruluşları onurlandırarak, etkinliğin hac ve umre sektörünün geleceğini şekillendiren küresel bir platform olarak rolünü güçlendirdiğini vurguladı.


Suudi Arabistan: Riyad’a fırlatılan 7 füze imha edildi... 10 insansız hava aracı düşürüldü

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, çeşitli tehditlere karşı koymaya ve hava sahası ile hayati öneme sahip tesisleri korumaya hazır olduklarını bildirdi. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, çeşitli tehditlere karşı koymaya ve hava sahası ile hayati öneme sahip tesisleri korumaya hazır olduklarını bildirdi. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan: Riyad’a fırlatılan 7 füze imha edildi... 10 insansız hava aracı düşürüldü

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, çeşitli tehditlere karşı koymaya ve hava sahası ile hayati öneme sahip tesisleri korumaya hazır olduklarını bildirdi. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, çeşitli tehditlere karşı koymaya ve hava sahası ile hayati öneme sahip tesisleri korumaya hazır olduklarını bildirdi. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi savunma sistemleri bugün Riyad ve Doğu Bölgesi’ni hedef alan bir dizi saldırıyı önledi. Saldırılar balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) ile gerçekleştirildi. Sivil savunma yetkilileri, el-Harc bölgesinde düşen füze parçaları nedeniyle iki kişinin hafif şekilde yaralandığını ve sınırlı maddi hasar oluştuğunu açıkladı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, günün erken saatlerinde Riyad bölgesine yönlendirilen dört balistik füzenin imha edildiğini duyurdu. Kısa süre sonra üç balistik füze daha engellendi ve böylece toplam yedi füze etkisiz hale getirilmiş oldu.

Maliki ayrıca, Doğu Bölgesi’ne yönelik bir balistik füzenin de imha edildiğini bildirdi.

Maliki, hava savunma birliklerinin son saatlerde 10 İHA’yı da başarıyla düşürdüğünü ve hava saldırılarına karşı kesintisiz müdahalenin sürdüğünü belirtti.

Maliki, el-Harc bölgesinde imha edilen bir İHA’nın parçalarının bir yerleşim bölgesine düştüğünü açıkladı. Olayda üç ev ve bazı araçlar zarar görürken, iki kişi hafif şekilde yaralandı; yaralılardan biri gerekli tıbbi müdahalenin ardından hastaneden taburcu edildi. Maddi zarar sınırlı olarak kaydedildi.

Savunma Bakanlığı daha önce, aynı bölgede düşen İHA parçalarının altı evde sınırlı maddi hasara yol açtığını, ancak herhangi bir yaralanma olmadığını duyurmuştu.

Yetkililer, tüm olaylara standart prosedürler doğrultusunda müdahale edildiğini ve Suudi savunma sistemlerinin hava sahasını ve kritik altyapıyı korumak için her türlü tehdide karşı hazır durumda olduğunu vurguladı.


Arap ve İslam dünyası İsrail'in Kudüs'teki ibadet özgürlüğüne getirdiği kısıtlamaları reddetti

Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)
Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası İsrail'in Kudüs'teki ibadet özgürlüğüne getirdiği kısıtlamaları reddetti

Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)
Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)

Arap ve İslam ülkeleri dün, İsrail'in işgal altındaki Kudüs'te Müslüman ve Hıristiyanların ibadet özgürlüğüne uyguladığı sürekli kısıtlamaları en sert ifadelerle reddettiler. Bu kısıtlamalar arasında Müslüman ibadetçilerin el-Aksa Camii'ne erişiminin engellenmesi ve Kudüs'teki Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı'nın Palmiye Pazarı ayinini kutlamak üzere Diriliş Kilisesi'ne girmesinin engellenmesi de yer alıyor.

Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Pakistan, Endonezya, Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, yaptıkları açıklamada, Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarda mevcut tarihi ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik İsrail'in her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelediler.

Bakanlar, İsrail’in devam eden uygulamalarının, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuka açık bir ihlal teşkil ettiğini, mevcut tarihsel ve hukuki durumu ihlal ettiğini ve ibadet yerlerine erişim konusundaki sınırsız hakkı ihlal ettiğini vurguladılar. Bakanlar, Kudüs'teki Müslümanlara ve Hıristiyanlara yönelik İsrail'in yasadışı ve kısıtlayıcı önlemlerini, Hıristiyanların dini ibadetlerini yerine getirmek üzere Diriliş Kilisesi'ne serbestçe erişiminin engellenmesi de dahil olmak üzere, kesin bir şekilde reddettiklerini vurguladılar.

Bakanlar, Kudüs'teki mevcut tarihi ve hukuki durumu ve buradaki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladılar; işgalci güç olarak İsrail'in işgal altındaki Kudüs üzerinde egemenliği olmadığını yeniden teyit ettiler ve Kudüs'teki ibadet yerlerine ulaşan inananların önünü tıkayan tüm önlemlerin durdurulması gerektiğini ifade ettiler.

Bakanlar, İsrail’in Ramazan ayı da dahil olmak üzere 30 gün boyunca el-Aksa Camii’nin kapılarını ibadet edenlere kapatmasını ve ibadet özgürlüğüne kısıtlamalar getirmesini bir kez daha kınadılar. Bu durum, uluslararası hukuka, mevcut tarihsel ve hukuki duruma ve işgalci güç olarak İsrail’in yükümlülüklerine yönelik ciddi bir ihlal teşkil etmektedir. Bakanlar, bu gerilimi artırma eğilimli adımların bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehlikelerine karşı uyarıda bulundular. Ayrıca, 144 dönümlük alanın tamamıyla kutsal el-Aksa Camii'nin münhasıran Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Vakıflar ve İslami Kutsal Yerler Bakanlığı'na bağlı Kudüs Vakıfları ve el-Aksa Camii İşleri İdaresi'nin, Kudüs'teki kutsal alanın işlerini yönetme ve buraya girişi düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal makam olduğunu vurguladılar.

Bakanlar, işgalci güç olarak İsrail’i, el-Aksa Camii’nin kapılarını kapatmayı derhal durdurmaya, Kudüs’ün Eski Şehir’ine erişim üzerindeki kısıtlamaları kaldırmaya ve Müslüman ibadetçilerin oraya ulaşmasını engellemekten kaçınmaya çağırdı. Ayrıca, uluslararası toplumu, İsrail'i Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlara yönelik sürekli ihlallerini ve yasadışı uygulamalarını durdurmaya ve bu kutsal mekanların dokunulmazlığını ihlal etmemesini zorunlu kılacak kararlı bir tutum sergilemeye çağırdılar.