Bir vizyondan akıllı altyapı ve zengin kentsel deneyimlerle somutlaşan gerçeğe: Mekke Masar Destinasyonu

Bir vizyondan akıllı altyapı ve zengin kentsel deneyimlerle somutlaşan gerçeğe: Mekke Masar Destinasyonu
TT

Bir vizyondan akıllı altyapı ve zengin kentsel deneyimlerle somutlaşan gerçeğe: Mekke Masar Destinasyonu

Bir vizyondan akıllı altyapı ve zengin kentsel deneyimlerle somutlaşan gerçeğe: Mekke Masar Destinasyonu

Suudi Arabistan Kültür Ataşesi Doç. Dr. Faysal bin Abdurrahman Usra

Ummul Kura Kalkınma ve İnşaat Şirketi'nin sahibi olduğu, geliştirdiği ve işlettiği Mekke Masar Destinasyonu, önümüzdeki 100 yıl boyunca ilham verici bir destinasyon olmayı hedefliyor. İddialı kalkınma ve yatırım vizyonları, çok yönlü modern mekanlar, imkânlar ve ayrıcalıklar ile birleşen medeniyetçi yönleriyle Mekke-i Mükerreme halkının ve ziyaretçilerinin yaşam kalitesinin artırılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Proje boyunca uzanan bir ulaşım altyapısı ve çoklu ulaşım araçlarıyla Mekke Masar bütünleşik bir destinasyon ve Harem-i Şerif’in ana giriş kapısına dönüşüyor. Zira Masar Destinasyonu, Mescid-i Haram'a gelen misafirler ve ziyaretçiler için ulaşımı kolaylaştıran otopark alanları ve çoklu ulaşım araçları sağlayarak, bulunduğu konumun önemi ve geniş bir alana yayılmış olması sebebiyle Harem bölgesinde yaşanan trafik sıkıntısını hafifletmeyi amaçlıyor. Projenin temel amacıysa; Mekke-i Mükerreme halkına ve hacılara, umre ziyaretçilerine ve ziyaretçilere hizmet etmek, Harem-i Şerife erişimlerini kolaylaştırmak ve deneyimlerini iyileştirmektir. Bu, Efendimiz, Hadımul Haremeyni Şerifeyn Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud -Allah onu korusun- ve onun desteği, eli ve sağ kolu olan Veliaht Prens, Başbakan Majesteleri Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al-Suud'un - Allah onu korusun - liderliğindeki sağgörülü liderliğimizin yönelimleri ile uyumludur. Keza iddialı 2030 Vizyonu’nun 2030 yılına kadar hacı sayısını 30 milyona çıkarma hedeflerine de uyum sağlamaktadır. Destinasyon tüm bu hedefleri birlikte gerçekleştirmek için çabalamaktadır. Bunun için Ummul Kura'daki altyapı projelerine önem vermektedir. Söz konusu projeler elektrik, haberleşme, su şebekesi ve merkezi soğutma sistemi, atık toplama, kanalizasyon ve yağmur suyu drenaj sistemi gibi altyapı hizmetlerine ayrılmış yer altı tünellerini kapsamaktadır. Ayrıca, modern destinasyonlar üretme kavramını benimsemekte, kentsel ve ekonomik sistemi göz önünde bulundurarak, model destinasyonlar oluşturmaya yönelik en yeni stratejileri uygulama konusunda yoğun bir çaba harcamaktadır. Bu amaçla, şehir planlama ve tasarım kavramlarını uygulamaktadır. Mekke'nin kültürünü ve özgünlüğünü dikkate alan hizmetler sunmaktadır. Böylece  2012 yılında kurulduğu günden bu yana, kentsel destinasyonları uluslararası en yüksek standartlara uygun olarak geliştirmeyi hedefleyen Ummul Kura Kalkınma ve İnşaat Şirketi'nin hedeflerine ulaşmasını amaçlamaktadır. Nitekim şirket şu anda en büyük projesi olan Mekke'deki  Mekke Masar Destinasyonu Projesi’ni planlıyor.

Bu vizyon ve fikirleri somutlaştırmak ve bunları sahada projelere dönüştürmek için de Ummul Kura Kalkınma ve İnşaat Şirketi, birkaç yıldır kültü ve eğlence destinasyonunun geliştirilmesi, kutsal başkentteki Masar destinasyonu üzerinde modern bir hastanenin kurulması için altyapı alanındaki tüm ortaklıklarını tamamladı. Destinasyonda gökdelenler, binalar ve dünyanın en ünlü otel zincirlerine ait oteller topluluğu da yer alacak.

Masar Destinasyonu projesinde son yıllardaki en önemli gelişmeler şunlar olabilir; 2,5 milyar riyale mal olacak ve konutlar içeren dört yeni gökdelen inşası anlaşması imzalamak. 340 milyon riyal tutarında yatırımla konut ve ofislerden oluşan bir gökdelen inşaatı anlaşması imzalamak. Mekke-i Mükerreme'de oteller inşaatı için bir ortaklık anlaşması imzalamak. Masar Destinasyonu ile Scope International Şirketi arasında Mekke-i Mükerreme'de konut gökdelenler inşa etmek için 900 milyon riyal tutarında yatırım içeren bir satın alma anlaşması. 2023 yılında Masar Destinasyon ile Erth Real Estate Şirketi arasında 2 milyar riyali aşan yatırımlarla satın alma anlaşması imzalamak. Masar Destinasyonu Projesi’nin başlamasının ardından; 2022 yılının sonunda Harem-i Şerif’in avlusuna 500 metre mesafede, merkezi bir bölgede yer alan, otel grubunun projelerinin ilk durağı da başladı. İçerisinde 43 bin metrekarelik alana sahip bir alışveriş merkezi, BRT durağı ve diğer tesisler bulunuyor..

Geçtiğimiz 2024 yılı ayrıca Masar Destinasyonu için mega projeler takvimi de içeriyordu. Bunlar arasında Mesar Destinasyonu Projesinin sahibi ve geliştiricisi olan Ummul Kura Kalkınma ve İnşaat Şirketi'nin Vakıflar Genel İdaresi ile imzaladığı bir anlaşma da var. Bu anlaşma kapsamında İdare, destinasyonun misafirlerinin konaklama deneyimlerini zenginleştirmek amacıyla konaklama sektöründe özgün bir proje geliştirmek için iki adet arsa satın alacak. 2,5 milyar Suudi Arabistan riyalini aşan yatırımlarla 1.000'den fazla otel odası ve süit inşa edecek. Ayrıca Arap Teknik Müteahhitlik Şirketi ile de yapım ve işletme sözleşmesi imzalandı. Şirket, son dijital teknolojilere sahip akıllı reklam ekranlarının kurulumunu ve işletmesini üstlenerek, destinasyondaki reklam ekranlarının tek yetkili temsilcisi olacak.  Ayrıca, Qaed Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Şirketi ile yatırım değeri 1,3 milyar riyali aşan lüks bir otel projesinin inşaatını içeren bir yatırım anlaşması imzalandı. Masar geçitlerine bakan proje, destinasyon kapsamında konaklama sektörüne 720'den fazla yeni otel kazandırmayı hedefliyor.

Bu mega projeler arasında 1,4 milyar riyal tutarında yatırımla lüks bir konut projesi geliştirmek üzere Al-Ramz Gayrimenkul Şirketi ile imzalanan stratejik bir anlaşma da bulunuyor. Ayrıca, söz konusu destinasyonda 1 milyar riyale yakın yatırım hacmine sahip apart otel projesi geliştirmek üzere Al-Rajhi Gayrimenkul Şirketi ile anlaşma imzalandı. 800 milyon riyali aşan yatırım ile destinasyonda ikinci lüks konutlar içeren gökdelen inşaatı için Alpha Finans Şirketi ile de bir anlaşma imzalandı. Anlaşma destinasyonda inşaatı devam eden toplam konut sayısına 180 adet lüks konut daha ekliyor. Bu ve benzeri anlaşmalar, Mekke-i Mükerreme'deki otel seçeneklerinin çeşitliliğini artıran niteliksel eklemeler teşkil ediyor. Aynı zamanda bu çabalar, şirketin, destinasyonu geliştirerek bütünleşik bir kentsel destinasyona dönüştürme, sakinlere ve ziyaretçilere çeşitli sektörlerde olağanüstü deneyimler sunma, Mekke-i Mükerreme'ye gelen ziyaretçilerin yaşam kalitesini artırma ve deneyimlerini zenginleştirme kararlılığını yansıtıyor. Bu çabalar aynı zamanda, stratejik Masar destinasyonunun çalışmalarının temellerini hayata geçirmeye katkıda bulunuyor. Destinasyon kapsamlı ve bütünleşik bir yatırım sistemi oluşturmak, destinasyonun en iyi uluslararası standartlara uygun çeşitli yatırım fırsatlar içerdiğinin teyit etmek için kuruldu. Destinasyon ayrıca uzun vadeli yatırım, ekonomik getiriler ve sürdürülebilir bir gelecek arayışında olan kurum ve sektörlerin listesinde ön sıralarda yer almasını sağlayacak bileşen, kabiliyet ve kapasitelere sahiptir. Dolayısıyla destinasyonun benimsediği bu dev projeler; altyapısının geliştirilmesi, ulaşım ve iletişim olanaklarının modernize edilmesi, misafirlerine yönelik konaklama olanaklarının çeşitlendirilmesi dahil olmak üzere Mekke'nin yeniden şekillendirilmesine katkıda bulunmaktadır.

Başarı Allah'tandır.

*Bu makale Şarku'l Avsat tarafından Makkahnews'ten çevrilmiştir.



Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
TT

Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)

Suudi Arabistan, bugün ateşkes anlaşmasını ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye devleti içindeki tüm sivil ve askeri kurumlara entegrasyonunu memnuniyetle karşıladı ve bu anlaşmaya ulaşılmasında ABD'nin çabalarını övdü.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, bu anlaşmanın güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine, devlet kurumlarının inşasına ve hukukun üstünlüğünün uygulanmasına katkıda bulunarak, Suriye halkının kalkınma ve refah özlemlerini karşılayacağı umudunu dile getirdi.

Açıklamada, Suudi Arabistan'ın Suriye hükümetinin sivil barışı teşvik etme ve Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına tam destek verdiği yinelendi.


El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Güney Yemen liderleri, aşiret şeyhleri ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla Güney İstişare Toplantısı başladı.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiriyi Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Ebu Zura el-Mahrami okudu. Bildiride, toplantının ‘Güney’i kapsayan bir iradeyi temsil ettiği ve farklı kesimler ile vilayetlerden gelen liderler aracılığıyla adil, güvenli ve garantili bir çözüm arayışına yönelik olduğu’ vurgulandı. Bildiride ayrıca, ‘her türlü tırmandırıcı girişimden ve Güney’in davasına ve geleceğine hizmet etmeyen yan çatışmalar yaratma çabalarından uzak durulduğu’ ifade edildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın, konuyla ilgili liderlerle doğrudan yapılan görüşmeler ışığında, Güney halkının haklı taleplerini tamamen desteklediği ve halkın siyasi geleceğini belirleme hakkını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözümün önünü açtığı ifade edildi. Bildiride, bu çözümün önceden belirlenmiş siyasi şartlar veya sınırlamalar dayatmadan, Güney halkının onur, güvenlik, istikrar ve geleceğini teminat altına alacağı kaydedildi. Ayrıca, Güney’in tam egemenliğe sahip bir devlet olarak yeniden kurulmasının da bu haklar kapsamında olduğu belirtildi.

El-Mahrami, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun tarihi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iç anlaşmazlıklar veya gereksiz çatışmalar yaratılarak heba edilemeyeceğini vurguladı. Böyle bir tutumun, öncelikle Güney’in davasına karşıt güçlerin işine yarayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride ayrıca, hiçbir kişi veya Güneyli tarafın dışlanmayacağı ve bu sürecin geniş katılıma ve sorumlu temsil mekanizmalarına dayandığı açık bir şekilde dile getirildi.

El-Mahrami, Riyad’a ulaştıkları günden itibaren Güney davasına yönelik samimi bir karşılama ve açık destek gördüklerini vurguladı. El-Mahrami, “Buradaki varlığımız, halkımızın ve güçlerimizin ihtiyaçlarını doğrudan iletmemize olanak sağladı. Öncelikli konular arasında dört aydır ödenmeyen maaşlar vardı ve Suudi Arabistan’dan bu konuda olumlu ve sorumlu bir geri dönüş aldık. Bu adım, halkımızın çektiği sıkıntıları hafifletme konusundaki içten çabalarını gösteriyor. Ayrıca, vatandaşların günlük yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal meseleler de Suudi kardeşlerimiz tarafından cömertçe desteklendi” dedi.

El-Mahrami, Suudi yetkililerden, Güney’in güvenliğini sağlayan ve cephelerde görev yapan Güney güçlerinin desteğinin sürdürüleceğine dair doğrudan ve somut teyitler aldıklarını belirtti. Bu kapsamda söz konusu güçlerin haklarının eksiksiz ödeneceği, destekleneceği ve kapasitelerinin güçlendirileceğini ifade eden el-Mahrami, bunun Güney’in istikrarını pekiştireceğini, ulusal kazanımlarını koruyacağını ve Güney cephesini zayıflatmaya veya Güneylilerin rolünü sorgulamaya yönelik girişimlerin önünü keseceğini vurguladı.

Toplantı bildirisine göre, ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi, Güney Yemen ile Suudi Arabistan arasında gelecekteki iş birliğinin temel direklerinden biri olacak. Bugün atılan adımların, güvenlik, istikrar ve kalkınmaya dayalı stratejik bir geleceğin somut başlangıcını temsil ettiği kaydedildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın Güney’i tüm tehditlerden korumada öncü olduğu ve her zaman güçlü bir destek ve güvence sağladığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Güney’in güvenliği ve istikrarının korunmasında temel bir ortak olduğu, haklı davasını desteklediği ve bu konudaki tutumunun güvenilir ve sürekli olduğu kaydedildi. Bildiride, Güney’in bugün karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Husi milisleri ve bölgeyi hedef alan yayılmacı projeleri ile DEAŞ ve El Kaide gibi diğer terör örgütleri olduğu ifade edildi. Bildirinin devamında şu ifade yer aldı: “Bu nedenle Suudi Arabistan’ın rolünü sorgulama girişimlerini, güneydeki askeri ve güvenlik güçlerini hedef alan kampanyaları ve özellikle de güneyi ve güvenliğini koruma sisteminin bir parçası olan Amalika Tugayları, Vatan Kalkanı Güçleri, Kara Kuvvetleri, Şebve Savunma Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’ni hedef alan kampanyaları kategorik olarak reddediyoruz.”

Bildiride, Suudi Arabistan ile karşılıklı güvenin değerli olduğu vurgulanarak, Güneyli liderlerin halklarının davasını bu hassas dönemde devralma sorumluluğunu bildiği ve bu davayı devlet aklıyla yönetmeye devam edeceği ifade edildi. Liderler, bu sürecin spekülasyon veya ani tepkilerle yürütülmeyeceğini belirtti.

Ayrıca bildiride, Güney halkına, meşru beklentilerini bilinçli ve sorumlu bir şekilde ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Bu çerçevede, Suudi Arabistan himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun güvenli ve garantili bir yol olduğu vurgulandı. Bildiride, “Güney devletinin yeniden kurulması hedefi bu siyasi yol üzerinden önceliğimiz ve amacımızdır. Suudi Arabistan’ın himayesi ve desteği, hakların korunmasını, kazanımların sürdürülmesini ve ulusal hedeflerin mümkün olan en düşük maliyetle gerçekleştirilmesini sağlayacaktır” denildi.

Bildiride ayrıca uluslararası toplumdan, Güneylilerin diyalog yoluyla belirlediği seçenekleri desteklemesi, meşru beklentilerine saygı göstermesi ve Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen bu ciddi süreci desteklemesi istendi. Bu sürecin, Güney ve bölgedeki barış ve istikrar için en gerçekçi çerçeveyi oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar gereklilikleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.


Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)

Suudi Arabistan’ın Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’ta düzenlenen yıllık toplantılarına katılımı, ülkenin uluslararası alandaki görünürlüğü açısından önemli bir durak oluşturdu. Krallık, ekonomi, kalkınma, teknoloji ve çevresel meselelerdeki rolünü güçlendirmeyi sürdürürken, art arda gerçekleştirdiği katılımlarla küresel eğilimlerin şekillendirilmesinde etkili bir aktör olarak konumunu pekiştirdi. Bu süreçte, sınır aşan etki yaratacak girişimlere öncülük etme ve güçlü ortaklıklar kurma kapasitesi öne çıktı.

Bu platformlarda Suudi Arabistan’ın bölgesel istikrar ve küresel piyasaların dengelenmesindeki rolü de belirgin biçimde yer aldı. Özellikle enerji sektöründe, üretici ve tüketici çıkarları arasında dengeyi gözeten yaklaşımıyla dikkat çeken Suudi Arabistan, karbon döngüsel ekonomi anlayışını benimseyerek temiz enerjiye ve sürdürülebilir madenciliğe yönelik küresel dönüşüme katkı sundu.

Suudi Arabistan, 48. dönem toplantılarına ‘Bölünmüş bir dünyada ortak bir gelecek inşa etmek’ vizyonuyla katılırken, üst düzey heyetinin sergilediği güçlü temsil, ülkenin uluslararası arenadaki artan ağırlığını yansıttı.

Teknolojik dönüşüm

Suudi Arabistan’ın WEF’teki etkin varlığı yıllar içinde kesintisiz biçimde devam etti. 2019 yılında, Saudi Aramco’ya bağlı Uthmaniyah Gaz İşleme Tesisi’nin Endüstriyel Fenerler küresel listesine dahil edilmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adımla söz konusu tesis, petrol ve gaz sektöründe bu prestijli sınıflandırmaya giren ilk tesis olma özelliğini kazandı. Bu gelişme, Krallık’ta yaşanan sanayi dönüşümünün ulaştığı düzeyi yansıtırken, Suudi Arabistan aynı dönemde WEF ile Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin kurulmasına yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Daha sonra ulusal bir platforma dönüşen bu merkez, geleceğe dönük politikaların şekillendirilmesi ve ileri teknoloji alanlarında Suudi insan kaynağının yetiştirilmesine odaklanarak, Krallık’ın yenilikçilik ve teknolojik dönüşüm çağında hazırlık düzeyini güçlendirdi.

2020 yılında ise SABIC, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında plastik geri dönüşümüne yönelik TRUCIRCLE™ girişimini hayata geçirerek Krallık’ın forumdaki görünürlüğünü pekiştirdi. Aynı yıl Saudi Aramco, Hurays tesisinin de Endüstriyel Fenerler listesine alındığını duyurdu ve böylece bu küresel sınıflandırmaya giren ikinci Suudi tesisi kayda geçti.

Suudi Arabistan, 2022 yılında WEF platformlarında ‘Tarih bir dönüm noktasında’ başlığı altında küresel meydan okumalarla mücadeleye yönelik vizyonunu ortaya koydu. İklim, ekonomi, enerji ve gıda güvenliği gibi alanlarda ileri çözümler sunan Krallık, Vizyon 2030 programları sayesinde sağlanan ekonomik çeşitlenme, toplumsal güçlenme ve devletin krizlere karşı dayanıklılığını da vurguladı. Bu çerçevede, Kovid-19 salgınıyla mücadele ve toparlanma sürecinde elde edilen kazanımlar da öne çıkarıldı.

Bu etkin varlık, 2023 yılında Suudi Arabistan heyetinin ‘Kentsel kalkınma kaynaklarında dayanıklı bağlantıya doğru’ başlıklı oturumda sergilediği uluslararası iş birliği modeliyle daha da güçlendi. Oturumda şehirlerin geleceği ve sürdürülebilirliği ele alınırken, Suudi Arabistan’ın daha esnek ve yenilikçi kentsel modellerin geliştirilmesindeki öncü rolü ile uluslararası entegrasyonu güçlendiren teknolojik ve ekonomik çözümlere verdiği destek vurgulandı.

Gençleri güçlendirmek

Suudi Arabistan, 2024 yılı WEF’e katılımında da etkili varlığını sürdürdü. Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah başkanlığındaki heyet, ‘Güvenin yeniden inşası’ ekseninde Krallık’ın vizyonunu ortaya koyarak, küresel dönüşümlerin özüne temas eden bir yaklaşım sundu. Bu çerçevede ekonomik istikrarın güçlendirilmesinden insan ve teknolojiye yönelik yeni yatırım alanlarının açılmasına kadar uzanan başlıklar ele alındı.

Forumun farklı platformlarında ise El-Ula, Misk Vakfı, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), yenilikçiliği, gençlerin güçlendirilmesini ve akıllı şehirlerin şekillendirilmesini yansıtan girişimlerle yer aldı. Bu katılım, Suudi Arabistan’ı geleceğin araçlarını kararlılık ve ilhamla yeniden inşa eden bir ülke olarak öne çıkardı.

Suudi Arabistan’ın 2024’teki forum kapsamındaki varlığı, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın himayesinde Riyad’da düzenlenen WEF Özel Toplantısı’na ev sahipliği yapmasıyla daha da pekişti. Toplantıda, dünyanın farklı ülkelerinden binin üzerinde üst düzey lider, kalkınma sorunlarını ve daha istikrarlı bir geleceğe yönelik pratik çözümleri ele almak üzere bir araya geldi.

Toplantı kapsamında düzenlenen oturumlar ve imzalanan nitelikli anlaşmalar; uzay, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, sağlık ve insani çalışmalar gibi alanlara odaklandı. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın etkin bir uluslararası ortak konumunu teyit ederken, tüm ülkeler için kalkınma yollarının yeniden çizilmesine ve bölünmeleri aşmayı hedefleyen yeni bir uluslararası iş birliği modelinin benimsenmesine zemin hazırladı.

WEF’in 2025 yılı yıllık toplantısında ise Suudi Arabistan, uluslararası konumunu daha da güçlendirerek, forumla ortaklık içinde 2026 yılının ilk yarısında üst düzey ve periyodik bir küresel toplantıya ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bu adım, Krallık’ın liderlik rolüne duyulan küresel güvenin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Siber güvenlik

Forum çalışmaları kapsamında, nitelikli bir dizi girişim de hayata geçirildi. Bunların başında, ekonominin siber güvenlikle ilişkisine odaklanan küresel bir platform olarak Riyad’da Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması yer aldı. Ayrıca Cübeyl Sanayi Kenti, ‘Sürdürülebilir sanayi kümelerine geçiş’ girişimine katılarak bu çerçevede Ortadoğu’da yer alan ilk şehir oldu. Geleceğin Pazarlarının Hızlandırıcısı girişimi ise Suudi Arabistan’ın yenilikçiliği destekleme ve yükselen pazarların büyümesini teşvik etme yönündeki çabalarını öne çıkardı.

Saudi House (Suudi Evi) girişimi de Krallık’ın uluslararası arenadaki artan rolünü ve somut etkisini yansıttı. Girişimciler, değişim öncüleri ve yenilikçileri bir araya getiren bir platform olarak öne çıkan girişim, dünyanın geleceğini şekillendiren temel alanlara ilişkin stratejik vizyonların paylaşılmasına imkân sundu. Ziyaretçiler, Vizyon 2030’un ortaya çıkardığı kalkınma ve yatırım fırsatlarını yakından tanıma imkânı bulurken, girişim kapsamında ele alınan başlıklar aracılığıyla zengin bir bilgi ve ilham kaynağına erişti.

WEF’in yıllık toplantısındaki bu artan varlığıyla Suudi Arabistan, uluslararası çözümlerin şekillendirilmesinde ve küresel ortaklıkların güçlendirilmesinde oynadığı merkezi rolü bir kez daha teyit etti. Krallık’ın art arda gerçekleştirdiği katılımlar, Vizyon 2030’un uluslararası iş birliği yolunu daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir geleceğe yönlendirme kapasitesini de açık biçimde ortaya koyuyor.

Niteliksel yatırımlar

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen WEF’in yıllık toplantısına katılımının, Krallık’ın uluslararası etkili platformlardaki varlığını güçlendirdiğini vurguladı. El-Hureyf, bu katılımın aynı zamanda Suudi Arabistan’ın küresel ekonomik meseleleri tartışan etkin bir ortak olarak rolünü sürdürmesine ve uluslararası ekonomi trendlerini öngörme çabalarına katkı sağladığını belirtti; bu çabaların istikrar, büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklediğini kaydetti.

7ı8o9
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) oturumlarından birine katılımı sırasında (SPA)

El-Hureyf, özellikle sanayi ve madencilik sektörlerindeki hızlı ekonomik dönüşümlerin, Krallık’ı nitelikli yatırımlar için cazip bir merkez ve küresel tedarik zincirlerinde güvenilir bir ortak konumuna getirdiğini ifade etti. Bu başarının, rekabetçi bir yatırım ortamı, istikrarlı bir yasal ve düzenleyici çerçeve, gelişmiş altyapı ve farklı sektörlerde kapsamlı bir yetenek geliştirme sistemi üzerine inşa edildiğini belirtti.

El-Hureyf ayrıca, Davos’ta Suudi heyetiyle gerçekleştirdiği temaslar sırasında, küresel şirketlerin liderleri, yatırımcılar ve karar vericilerle bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi, Krallık’ın sanayi ve madencilik alanlarında sunduğu imkân ve teşvikleri tanıtmayı ve nitelikli ortaklıklar kurarak yerli üretimi güçlendirme ve petrol dışı ihracatı artırma hedeflerini desteklemeyi planladığını açıkladı.