Veliaht Prens'in bağlılık yemininin yıldönümü Suudiler için ne anlama geliyor?

Müreffeh bir geleceğe giden kazanım ve başarılar

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (Fotoğraf: Bender el-Calud)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (Fotoğraf: Bender el-Calud)
TT

Veliaht Prens'in bağlılık yemininin yıldönümü Suudiler için ne anlama geliyor?

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (Fotoğraf: Bender el-Calud)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (Fotoğraf: Bender el-Calud)

Prens Muhammed bin Selman'ın Veliaht Prens olarak atanmasının sekizinci yıldönümünde, Suudi Arabistan tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir ana tanıklık etmek için zaman duruyor. Kral Selman, 21 Haziran 2017'de (26 Ramazan 1438) Prens Muhammed'in bu göreve seçilmesini emretti ve o mübarek gecede Suudiler Veliaht Prens'e biat etti. Bu, Suudi tarihinde çok önemli bir andı ve bu müstesna lider, kadim mirası ve tarihi, küresel büyüklüğü ve medeniyet ağırlığı ile ülkesinin ihtirasını ortaya koydu.

Bağlılık yemini aracılığıyla Suudiler, siyasi sistemlerinin benzersizliğine, İslami özgünlüğüne bakıyor ve hem yöneten hem de yönetilen Suudilerin kalplerinde kök salmış olan halkın kabulü ve memnuniyetiyle temsil edilen anayasal meşruiyetini vurguluyorlar. Bu ilişki Suudi toplumsal sözleşmesinin sağlam temelini kanıtlıyor; Suudiler, modern devletlerinin başarılarını ve geleceğe yönelik kararlı adımlarını hatırlıyorlar.

Prens Muhammed bin Selman'ın Veliaht Prens olarak seçilmesi, yenilikçiliğin hırsla, cesur planlamanın sıkı çalışmayla buluştuğu yeni bir dönemi başlattı. Bu karar sadece siyasi bir geçiş değil; iradeye dayalı farklı bir vizyona sahip liderliğe duyulan acil ihtiyaca ve geleceğin beklendiğine değil, inşa edildiğine dair bir inanca verilen yanıttı.

Prens Muhammed bin Selman, Kral'dan sonra en önemli makam olan ve istikrarı simgeleyen, Kral'ın sütunlarını sağlamlaştıran ve halefliğini devam ettiren Veliaht Prenslik makamı için ideal bir seçim olmasını sağlayan olağanüstü yetkinlik ve üstün liderlik yetenekleri sergiledi. Aynı zamanda Bakanlar Kurulu'na ve ulusal güvenlik politikaları ve stratejileri ile iç ve dış politikayla ilgilenen Siyasi ve Güvenlik İşleri Konseyi'ne, eğitim, sağlık ve hizmetler de dahil olmak üzere ekonomik, mali, yatırım ve kalkınma konularıyla ilgilenen Ekonomik ve Kalkınma İşleri Konseyi'ne başkanlık etmekte ve böylece devletin tüm sektörleri için politika ve stratejilerin oluşturulmasını denetlemekte ve bunların uygulanmasını takip etmektedir. Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu’nun sahibi, hedeflerinin yaratıcısı ve program ve projelerinin düzgün bir şekilde uygulanmasının koruyucusu olduğunu da unutmamak gerekir.

YU67I
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman El-Ula'daki kış kampında (Fotoğraf: Bender el-Calud)

Kral tarafından veliaht prensine tevdi edilen tüm bu idari görev ve sorumluluklar, Eylül 2022'de kraliyet kararnamesiyle Başbakanlığı üstlenmesiyle doruğa ulaştı ve 60 yıl sonra ilk kez kral, başbakan olmadı. Bu kraliyet emrinin hukuki ve tarihi yönleri uzun ve ayrıntılıdır, ancak önemli olan Kral'ın Veliaht Prens'e tüm bu görevleri üstlenmesi ve bu kadar çok sayıda dosyayı yönetmesi için tam güven ve mutlak yetki vermesidir ki bu da elde edilen başarıların büyüklüğüne yansımaktadır.

Veliaht Prens, Kral'ın vizyonlarını tercüme etmiş ve onları yaşayan bir gerçeklik haline getirmiştir. Öyle ki bugünkü Suudi Arabistan'ı farklı bir ülke haline getirmiştir, ancak devletin kurulduğu ilkeler ve temeller üzerindeki istikrarın ve tarihi mirasa ve medeniyet derinliğine olan güvenin de gösterdiği gibi, önceki aşamalardan ayrılmak yerine onların bir uzantısı olmaya devam etmektedir.

Vizyonun kapsamlılığı

Suudi Arabistan'ın Nisan 2016'da açıkladığı Vizyon 2030'a baktığımızda merak ediyoruz: Suudiler tüm bu başarıları bekliyorlar mıydı? Bunun cevabı çok açık: Birçok gözlemci ve analist, açıklandığında vizyonun ekonomik başlıklarına odaklandı ve bunun entegre bir rönesans projesi ve siyasi, ekonomik, kültürel, sosyal ve diğer yönlere ilişkin kapsamlı bir reform planı olduğu gerçeğini gözden kaçırdı.

Zaman geçtikçe vizyonun özellikleri daha da netleşti ve bugün her düzeyde elde edilen başarılar da bunu doğruluyor.

Sadece bir yıl içinde elde edilen başarılardan bazılarına göz atacak olursak, elde edilen başarıların büyüklüğünün farkına varabiliriz. Suudi Arabistan, Edelman Endeksi'nde (Güven Raporu 2024) vatandaşların devletlerine duyduğu güven açısından dünya çapında birinci, Kurumsal Teknoloji Dönüşüm Endeksi'nde dünya çapında ikinci ve Birleşmiş Milletler (BM) E-Devlet ve Dijital Hizmetler Gelişim Endeksi'nde dünya çapında dördüncü sırada yer aldı. Suudiler arasında işsizlik 2024 yılında yüzde 7,1 ile tarihin en düşük seviyesine ulaşarak Vizyon 2030 hedefi olan yüzde 7'ye yaklaştı. Suudi hane halkları arasında ev sahipliği oranı yüzde 63,7'ye yükselerek 2030'a kadar yüzde 70 olarak belirlenen hedefe yaklaştı. Bu iki konu da yıllardır endişe kaynağı olan konulardı.

Suudi Arabistan, uluslararası turist sayısındaki büyüme oranında BM listesinin başında yer alırken, turizm gelirlerindeki büyüme oranında da G20 ülkeleri listesinin başında yer aldı. Bunun yanı sıra ilk kez uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapma hakkını da kazandı. Expo 2030 ve 2034 Dünya Kupası gibi uluslararası etkinliklere ilk kez ev sahipliği yapmanın yanı sıra milyonlarca hacı ve umrecinin konforunu sağlamış ve İki Kutsal Cami'ye ve ziyaretçilerine hizmet etmek için azami çaba sarf etmiştir. Yerel düzeyde Suudi Arabistan, eğitim, sağlık, yol, ulaşım, belediye hizmetleri ve diğer alanlarda artan kalkınma başarılarının yanı sıra küresel düzeyde insani yardım çalışmalarında lider pozisyondadır. Bunlara ek olarak sosyal, kültürel, rekreasyonel ve sportif alanlarda elde edilen başarıları saymak oldukça zordur.

Ancak Kral Selman'ın 2015 yılında göreve gelmesinin başlangıcında ortaya konan kapsamlı vizyonun içerdiği ‘siyasi vizyon’ unsurlarını anlamak istersek, Suudi Arabistan'ı uluslararası arenada hak ettiği konuma getirmeyi, ağır sıklet bir küresel diplomatik güç olarak konumunu pekiştirmeyi ve çeşitli küresel güçlerle stratejik ortaklıklar, anlayışlar ve rakip güçlerle ilişkilerin çeşitlendirilmesi yoluyla tüm kaynaklarını ve varlıklarını en üst düzeyde kullanmayı amaçladığını söyleyebiliriz. Kral Selman'ın Eylül 2015'te ABD'ye yaptığı ziyaret sırasında Prens Muhammed bin Selman'ın Kral Selman ile ABD Başkanı Barack Obama arasında yapılan görüşmede, o dönemde mevcut ilişkiyi tamamlayıcı bir ortaklık olarak tanımlanan 21. Yüzyıl Stratejik Ortaklığı'nın taslağını sunması bunun bir kanıtıdır. Kral Selman ve Başkan Obama, yardımcılarından bu ortaklık için bir mekanizma geliştirilmesi üzerinde çalışmalarını istemiş ve bu ortaklığın geliştirilmesi Başkan Donald Trump'ın yönetiminin ilk döneminde de devam etmiştir. Diğer taraftan, Kral Selman bin Abdulaziz ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çin Devlet Başkanı'nın Aralık 2022'de Riyad'a yaptığı ziyaret sırasında Suudi Arabistan ve Çin arasında kapsamlı stratejik ortaklık anlaşmasını imzalamış, ayrıca Rusya ile stratejik ilişkilerin güçlendirilmesi, enerji alanında yakın iş birliği ve OPEC+ grubunda küresel petrol fiyat istikrarını teşvik etmek için ortak çaba sarf etmişlerdir.

Ortaklıklar ve arabuluculuk

Son yıllarda Suudi Arabistan, günümüz dünyasının ihtiyaçlarına dair yenilenmiş bir farkındalıkla etkili ülkelerle ortak kazanımları güçlendirmeye ve herkesin ortak çıkarına hizmet eden bir denge sağlamaya dayalı 21. yüzyıl stratejik ortaklıkları için yol çizen ve uygulayan bir liderliğin çabaları sonucunda çeşitli küresel güçlerle ilişkilerini dikkate değer bir şekilde güçlendirmeyi başardı. Bugün herhangi bir ülkenin ilke ve rotada tutarlı kalarak ABD, Rusya ve Çin ile etkili stratejik ilişkilere sahip olması kolay değildir. Suudi Arabistan’ın çabaları sadece dünya liderleri tarafından değil halklar tarafından da takdir edilmektedir.

Veliaht Prens, Kral'ın vizyonlarını tercüme etti ve bugünkü Suudi Arabistan'ı farklı kılacak şekilde yaşayan bir gerçeğe dönüştürdü.

Kral Selman bin Abdulaziz, ABD ziyareti sırasında Başkan Obama ile Beyaz Saray'da yaptığı görüşmede şu ifadeleri kullanmıştı: “ABD ile olan ilişkimizi dünya ve bölgemiz için faydalı bir ilişki olarak görüyoruz... İlişkimizin tüm dünya için küresel barışa fayda sağlamaya devam etmesini umuyoruz... Biz hiçbir şeye ihtiyacı olmayan bir ülkeyiz, ancak bölge halklarına hizmet eden bir istikrar olmasını önemsiyoruz.”

Tüm bunlara Suudilerin son birkaç yılda elde ettiği siyasi başarıları da eklersek, bunların Suudilerin ABD ve Rusya arasındaki arabuluculuğunun canlı bir örneği olduğu müstakil bir siyasi vizyona işaret ettiğini görürüz.

Suudi Arabistan geçtiğimiz on yıllar boyunca Arap ve İslam coğrafyasındaki taraflar arasında bir barış arabulucusu olarak kayda değer bir rol oynamış ve son birkaç yıldır da ABD ve Çin, Avrupa ülkeleri, Rusya ve Ukrayna, İran, Hindistan ve Pakistan ile mevcut bölgesel ve uluslararası sorunları ele almak için çaba sarf etmiştir. Veliaht Prens ve Başbakan bu çabalara her yönden öncülük etmiştir, ancak bu konudaki rolü bugün dünyadaki en önde gelen ‘arabulucu’ olarak yeni bir ivme kazanmıştır. Suudi Arabistan’ın bu yeni modeli, sadece ülkeler arasındaki savaş ve siyaset ateşini söndürme çabalarına öncülük etmekle kalmayıp, aynı zamanda içinde bulunduğumuz yüzyılı bir önceki yirminci yüzyıl gibi savaşlar ve kutup çatışmaları yüzyılı değil, küresel bir insan rönesansı yüzyılı olarak değerlendirmeyi amaçlayan ilham verici bir Suudi ulusal modelidir.

Liderlik verimliliği

Vizyon 2030'un gerek Kamu Yatırım Fonu'nun etkisinin azami düzeye çıkarılması gerekse kamu maliyesindeki harcamaların verimliliğinin arttırılması konusundaki ekonomik başarıları, referans alınacak ve taklit edilecek bir örnek oluşturmuştur. Tarih, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD'de bir egemen varlık fonu kurulmasına ilişkin başkanlık emrini imzalarken Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu'nun başarılarına atıfta bulunduğunu kaydedecektir.

Dünya, Suudi gücünün petrol varilinden ya da şu veya bu ülkedeki yatırım ve mevduatlarının büyüklüğünden değil, Suudi liderliğinin ulusal ekonomik ve ekonomi dışı bileşenleri desteklemede elde ettiği verimlilikten kaynaklandığını fark etti.

Uluslararası kutupların Suudi liderliğine duyduğu güvenin nedenleri arasında devletlerin itici güçlerini, çıkarlarını ve kesişme noktalarını derinlemesine anlaması, barış müzakerelerinde ve taraflar arasında uzlaşmada sorumlu bir tarafsızlık sergilemesi ve sınırları dışındaki kazanımlar için hiçbir zaman açgözlü olmayan Suudi ulusal çıkarları temelinde etkili ülkelerle stratejik ilişkilere yatırım yapması ya da olay sona erdiğinde ortadan kaybolan bir medya rolü oynaması yer alıyor.

Bugün Suudiler Veliaht Prens'in bağlılık yemininin yıldönümünü yaşıyor, birçoğu gerçekleşmiş olan umutlarını ve hayallerini yaşıyorlar. Muhammed bin Selman'ın Suudi Arabistan Krallığı'nı ve halkını ön planda tutmak için gece gündüz demeden gösterdiği gayreti hatırlıyor ve tüm zorlukların üstesinden gelen hırslı bir liderlik altında geleceğe doğru ilerlerken başarılarla dolu bir yıla daha başlıyorlar.



Savaşla birlikte Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri için kritik lojistik merkezi haline geldi

Qatar Airways, hava sahasının kapalı kalması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya aldı (DPA)
Qatar Airways, hava sahasının kapalı kalması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya aldı (DPA)
TT

Savaşla birlikte Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri için kritik lojistik merkezi haline geldi

Qatar Airways, hava sahasının kapalı kalması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya aldı (DPA)
Qatar Airways, hava sahasının kapalı kalması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya aldı (DPA)

İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaş üçüncü haftasına girerken, artan askeri gerilim ve bölgedeki bazı hava ve deniz yollarının kapanmasıyla Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve bazı Arap devletleri için kritik bir geçiş ve hareket noktası olarak öne çıktı. Ülke, hava sahasını ve havaalanlarını kullanıma açarak gelen ve giden uçuşların kolaylaştırılmasına izin verdi.

Bu kapsamda Irak, Suudi Arabistan’a kara ve hava sınırları üzerinden vatandaşlarının geçiş ve kabulünü kolaylaştırdığı için teşekkür etti. Irak Havayolları’nın kuzeydeki Arar Havalimanı üzerinden uçuş yapmasına izin verilmesinin ardından bu adım öne çıktı.

Son günlerde Suudi havaalanlarında uçuş trafiğinde önemli bir artış görüldü. Bölgedeki gerginliği önlemek için bazı hava yolları güzergahlarını değiştirmek zorunda kalırken, Bahreyn merkezli Gulf Air, Pazar günü Kral  Fahd Havalimanı üzerinden operasyonlarını genişlettiğini duyurdu. Daha önce de Al-Jazeera Airways, Hafar el-Batin kentindeki Al-Qaisumah Havalimanı’nı kullanımına açmıştı.

Bu süreçte Körfez ülkelerinin hava savunma sistemleri, İran’dan gelen onlarca balistik füze ve insansız hava aracını hedef alarak engellemeye devam etti. Bu saldırılar uluslararası insancıl hukuk ve BM sözleşmelerinin açık ihlali olarak değerlendiriliyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan’da Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, son 24 saatte Riyad, Doğu Bölgesi, El-Kharj ve Rub’ul-Hali’ye yönelik 6 balistik füze ve 36 insansız hava aracının imha edildiğini ve bu füzelerin Şeybe petrol sahasına yönlendirildiğini açıkladı.

Kuveyt

Kuveyt Sivil Havacılık Otoritesi, Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nın birkaç insansız hava aracı tarafından hedef alındığını, radar sisteminin hasar gördüğünü bildirdi. Açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı yaşanmadığı ve kriz planları doğrultusunda ilgili makamlarla koordineli şekilde müdahale edildiği belirtildi.
Kuveyt Ulusal Muhafızları da son 24 saatte sorumluluk alanlarındaki 5 insansız hava aracını düşürdüğünü duyurdu.

Bahreyn

Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığı, İran kaynaklı saldırılara karşı hava savunma sistemleriyle 125 füze ve 211 insansız hava aracını imha ettiklerini açıkladı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı ise İran Devrim Muhafızları ile işbirliği yapan ve ülke içi operasyonlar için istihbarat sağlayan 5 kişinin tutuklandığını, bir kişinin ise yurtdışına kaçtığını duyurdu. Söz konusu kişiler, terörist eylemler planlayarak ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit etmekle suçlanıyor.

gth
Bahreyn: İran Devrim Muhafızları’na hassas ve detaylı istihbarat toplama ve iletme faaliyetlerine katıldıkları gerekçesiyle 5 kişi tutuklandı (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)

Bahreyn merkezli Gulf Air, King Fahd Uluslararası Havalimanı üzerinden geçici operasyonlarını genişlettiğini ve yolcuların biletlerini normal satış kanallarından alabileceklerini açıkladı. Bu adım, uçuşların yeniden yönlendirilmesi ve sınırlı sayıda seferin düzenlenmesi çerçevesinde, Bahreyn ile hava bağlantısını sürdürme amacını taşıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri

BAE Savunma Bakanlığı, İran’dan gelen 4 balistik füze ve 6 insansız hava aracını etkisiz hale getirdiklerini ve yüksek hazırlık seviyesinde olduklarını duyurdu. Bakanlık açıklamasında, saldırılar başladığından bu yana BAE hava savunmasının 298 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1606 insansız hava aracına müdahale ettiğini ve 6 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

fgbjuk
BAE: Savunma önlemlerini zayıflatacak yanıltıcı içerik yayımlamak suçlamasıyla farklı uyruklardan 25 kişi tutuklanarak acil yargılanmak üzere mahkemeye sevk edildi (WAM)

Abu Dabi Medya Ofisi, insansız hava aracıyla hedef alınan Ruways bölgesindeki bir petrol tesisindeki yangının tamamen kontrol altına alındığını açıkladı.
BAE Başsavcısı Hamad el-Şamsi, çeşitli uyruklardan 25 kişinin gözaltına alındığını ve dijital içerik yoluyla kamuoyunu yanıltmak ve güvenliği tehlikeye atmakla suçlandıklarını belirterek, hızlı bir şekilde yargılanmalarını emretti.

Katar

Katar hava savunması, İran kaynaklı insansız hava aracı saldırılarına karşı koyduğunu açıkladı. Yetkililer, 170 füzeye ve 78 insansız hava aracına karşılık verildiğini, ayrıca iki savaş uçağıyla bir saldırının engellendiğini bildirdi.
Katar Savunma Bakanlığı, İran’dan gelen 4 balistik füze ve bazı insansız hava araçlarına müdahale ettiklerini duyurdu.

gthyju
Bahreyn hava savunma sistemleri, 125 İran füzesi ve 211 insansız hava aracını başarılı bir şekilde engelleyip imha etti (Reuters)

Bu arada Qatar Airways, hava sahasının kapanması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya almayı sürdürdü. Katar Belediye Bakanı, Suudi Arabistan sınırındaki Abu Samra geçiş noktasını ziyaretinde, burasının Katar’a mal ve ürün girişinde hayati bir rol oynadığını ve farklı koşullarda lojistiğin akışını sağlamada kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.


Bahreyn: İran'ın düşmanca eylemlerini destekleri gerekçesiyle 6 kişi gözaltına alındı

Gözaltına alınanlar, İran'ın iğrenç saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamışlardı, (BNA)
Gözaltına alınanlar, İran'ın iğrenç saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamışlardı, (BNA)
TT

Bahreyn: İran'ın düşmanca eylemlerini destekleri gerekçesiyle 6 kişi gözaltına alındı

Gözaltına alınanlar, İran'ın iğrenç saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamışlardı, (BNA)
Gözaltına alınanlar, İran'ın iğrenç saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamışlardı, (BNA)

Bahreyn İçişleri Bakanlığı dün, İran saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamak, bu saldırganlığa sempati duymak, düşmanca eylemlerini yüceltmek, yalan haber yaymak ve ülkedeki saldırıları desteklemek suçlarından 6 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Bakanlığın açıklamasına göre, tutuklananlar bu videoları sosyal medya hesapları üzerinden paylaşarak kamuoyunu yanıltmayı, vatandaşlar ve bölge sakinleri arasında korku yaymayı ve güvenlik ile kamu düzenine zarar vermeyi amaçlamışlardı. Bakanlık, gerekli yasal önlemleri aldığını ve gözaltına alınanları Savcılığa sevk edildiğini belirtti.

İçişleri Bakanlığı, yasal sorumluluktan kaçınmak ve ulusun güvenliğini korumak için herkesin resmi kaynaklardan bilgi edinmesi ve güvenilir olmayan haber veya haber alıntılarını yaymaması veya yeniden yayınlamaması gerektiğini vurguladı.

Bahreyn Savcılığı'nın, ülkenin içinde bulunduğu zor koşullar altında, ülkenin çeşitli bölgelerinde ayaklanma ve vandalizmle suçlanan sanıklara azami cezaların verilmesini talep ettiğini belirtmekte fayda var.

Bahreyn Yüksek Ceza Mahkemesi, pazartesi günü ülkeye karşı İran terör eylemlerini teşvik etmek ve yüceltmekle suçlananların yargılamasının ilk oturumunu gerçekleştirecek.


Körfez'de 12 balistik füze ve 50 İHA imha edildi

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)
TT

Körfez'de 12 balistik füze ve 50 İHA imha edildi

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)

Resmi verilere göre, Körfez hava savunma sistemleri dün Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt üzerinde 12 balistik füze ve 50'den fazla insansız hava aracını (İHA) imha etti.

Kuveyt'teki Ahmed el-Cabir Hava Üssü'ne iki düşman İHA’sının düzenlediği saldırı, çevrede maddi hasara ve silahlı kuvvetlerden üç kişinin hafif yaralanmasına yol açtı.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre kentinde, hava savunmasının bir İHA’yı başarılı şekilde engellemesinin ardından düşen enkazdan kaynaklanan bir yangın, sivil savunma ekipleri tarafından söndürüldü. Herhangi bir yaralanma bildirilmedi.

İran ordusunun Merkez Operasyonlar Komutanlığı, BAE limanlarının yakınında yaşayan sakinleri, bu limanlardan uzak durmaya çağırdı ve limanları "meşru hedefler" olarak değerlendirdi.

Katar'da ilgili makamlar, kamu güvenliğini sağlamak amacıyla geçici bir önlem olarak belirli bölgeleri tahliye etti.