SAS'ın Riyad'daki yeni bölge merkezi ve yapay zekâ dönüşümünü hızlandırmak için 1 milyar dolarlık yatırım

SAS CEO'su Dr. Jim Goodnight: Suudi Arabistan, inovasyon ve dijital dönüşüm için önemli bir merkez olarak öne çıkıyor

SAS, devlet, özel sektör ve Suudi üniversiteleriyle iş birliği yaparak dijital dönüşümü artırmayı hedefliyor. (Shutterstock)
SAS, devlet, özel sektör ve Suudi üniversiteleriyle iş birliği yaparak dijital dönüşümü artırmayı hedefliyor. (Shutterstock)
TT

SAS'ın Riyad'daki yeni bölge merkezi ve yapay zekâ dönüşümünü hızlandırmak için 1 milyar dolarlık yatırım

SAS, devlet, özel sektör ve Suudi üniversiteleriyle iş birliği yaparak dijital dönüşümü artırmayı hedefliyor. (Shutterstock)
SAS, devlet, özel sektör ve Suudi üniversiteleriyle iş birliği yaparak dijital dönüşümü artırmayı hedefliyor. (Shutterstock)

Veri ve yapay zekâ alanında uzmanlaşmış bir şirket olan SAS, Suudi Arabistan'ın inovasyon ve dijital dönüşüm için bölgesel bir merkez olarak artan rolünü teyit eden bir adımla, Riyad'da Ortadoğu ve Kuzey Afrika için yeni bölge merkezini açacağını duyurdu.

Bu duyuru, başkent Riyad'da düzenlenen SAS Innovate On Tour etkinliği sırasında yapıldı. Bu, sadece şirketin faaliyetlerinin genişlemesini değil, aynı zamanda veriyi ve yapay zekâyı ekonomik dönüşüm ile sürdürülebilir inovasyonun merkezine yerleştiren Vizyon 2030’un hedeflerini destekleme konusundaki derin bağlılığını da yansıtıyor.

dfrt
SAS CEO'su Dr. Jim Goodnight, Şarku’l Avsat ile yaptığı özel röportajda (SAS)

SAS CEO'su Dr. Jim Goodnight Şarku’l Avsat ile yaptığı özel röportajda, şirketin veri ve yapay zekâ alanında 40 yılı aşkın deneyime sahip olduğunu vurguladı. SAS'ın hükümet, finansal hizmetler, sağlık hizmetleri, enerji ve akıllı şehirler sektörlerinde Vizyon 2030'un hedeflerini doğrudan destekleyen güvenilir yetenekler sunduğunu belirtti.

Goodnight şu ifadeleri kullandı: “Uzun vadeli etkimiz, teknolojik gelişimin ön saflarında yer almaya devam etmek ve önümüzdeki yıllarda da gelişmiş çözümler sunmak için çeşitli sektörlere yönelik özel yapay zekâ çözümlerine milyar dolarlık yatırım da dahil olmak üzere, inovasyona olan sürekli bağlılığımız üzerine kurulu.”

Dönüşümün merkezindeki bölge merkezi

SAS, Riyad'da yeni bölge merkezinin açılışının, iki yıldan fazla süredir Suudi Arabistan'daki varlığını pekiştirdiğini ve bölgedeki iş ortakları ve müşterileriyle olan ilişkilerini daha da yakınlaştırdığını bildirdi.

SAS Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Bölge Direktörü Alexander Tikhonov, “Bu hamle, sadece idari bir taşınmadan ibaret değil; Suudi Arabistan, inovasyon ve dijital dönüşüm için önemli bir merkez olarak ortaya çıkıyor. Riyad'da bölge merkezimizi kurarak, kendimizi bu büyümenin merkezine konumlandırıyoruz” dedi.

Yeni merkez, liderlik, müşteri ilişkileri, danışmanlık ve inovasyon departmanlarını içerecek ve bankacılık, hükümet, enerji, kamu hizmetleri ve telekomünikasyon gibi hayati sektörler arasında iş birliği için bir merkez görevi görecek.

SAS Suudi Arabistan Direktörü Muhammed Kiki, şirketin Riyad'ı Ortadoğu'daki devlet kurumları, akademik kurumlar ve özel sektörle iş birliği için bölgesel bir platform olarak kullanarak gelişmiş yapay zekâ ve analitik çözümler sunacağını açıkladı.

Kiki, yeni bölge merkezinin dijital dönüşüm alanlarında bilgi alışverişi, beceri geliştirme ve bölgesel iş birliği merkezi olarak da hizmet vereceğini ifade etti.

Vizyon 2030'u gerçekleştirme

Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 programı, veri, analitik ve yapay zekâyı destekleyici araçlar olarak değil, sürdürülebilir bir bilgi ekonomisi oluşturmak için ulusal dayanaklar olarak ele almakta. SAS CEO'su Dr. Jim Goodnight, şirketin bu alandaki rolünün teknik yönün ötesine geçerek Suudi Arabistan ile stratejik ve kalkınma odaklı bir ortaklığa dönüştüğüne inanıyor. Goodnight, SAS'ın, Vizyon 2030'un hedeflerine ulaşmak için gerekli olan güvenli veri yönetimi, gelişmiş analitik, model geliştirme ve dağıtım, gerçek zamanlı karar verme ve yapay zekâ yönetişimini destekleyen entegre bir platform sağladığını açıkladı. Goodnight’a göre bu kapsamlı yaklaşım, verilerin eyleme geçirilebilir içgörülere dönüştürülmesini sağlayarak kuruluşların daha akıllı kararlar almasına ve operasyonlarının verimliliğini artırmasına yardımcı oluyor.

Bu, SAS'ın finansal güvenlik, enerji, sağlık ve kamu hizmetleri dahil olmak üzere çeşitli sektörlerin ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak tasarlanmış yapay zekâ ve gelişmiş analitik çözümlerinin geliştirilmesini hızlandırmak için ayırdığı 1 milyar dolarlık küresel yatırımla destekleniyor.

İnsan sermayesinin geliştirilmesi

SAS'ın Suudi Arabistan'daki stratejisi, ulusal yetenekleri güçlendirmeye ve veri ve yapay zekâ alanlarında Suudi yeteneklerini geliştirmeye odaklanıyor. Goodnight, şirketin Suudi yeteneklerinin geliştirilmesini en büyük etkiyi yaratabileceği alanlardan biri olarak gördüğünü söyledi. SAS, yapay zekâ hackathonları, akademik eğitim programları ve araştırma hibeleri yoluyla gençleri geleceğin işlerine hazırlamak için Suudi üniversiteleri, devlet kurumları ve özel sektör kuruluşlarıyla iş birliği yapıyor.

Goodnight, “Bu girişimler yan projeler değil, ekonomiyi yönetecek yeni nesil yenilikçileri güçlendirme misyonumuzun özüdür” dedi.

Güven, şeffaflık ve dijital egemenlik

Yapay zekânın küresel olarak benimsenmesiyle, veri yönetimi ve dijital egemenlik, özellikle kamu sektöründe kritik faktörler olarak ortaya çıktı. Dr. Jim Goodnight, SAS teknolojilerinin Suudi Arabistan'ın sıkı düzenleme gerekliliklerini karşılamak üzere özel olarak tasarlandığını vurguladı. Şirketin çözümlerinin Suudi Arabistan'ın ulusal egemenlik ve veri yönetimi standartlarına tam olarak uyumlu olduğunu açıkladı. SAS'ın yapay zekâ yönetimi çözümlerinin, kuruluşlara sağlam ve entegre yönetim çerçeveleri oluşturma konusunda netlik ve güven sağladığını belirtti.

asdfrg
SAS, Suudi Arabistan'ın veri ve yapay zekâ alanındaki kapasitesini geliştirmeye odaklanıyor. (Shutterstock)

Goodnight, SAS'ın devlet kurumlarının şeffaf ve açıklanabilir yapay zekâ sistemleri kurmasını sağlarken, insan denetimini ve kararların ulusal değerler ve politikalarla tutarlılığını garanti ettiğini bildirdi. Bu yaklaşım, Suudi Arabistan'ın güvenli ve sorumlu bir dijital ortam oluşturma çabalarıyla uyumlu olarak, şirketin, egemenlik veya şeffaflıktan ödün vermeden Krallık'ta dijital dönüşümü destekleyen teknolojiler sağlama konusundaki taahhüdünü yansıtıyor.

Bulut hazırlığı ve yerel uyumluluk

Suudi Arabistan hükümeti ve özel sektöründe bulut bilişime hızlı geçişle birlikte, SAS Viya platformu, ulusal düzenlemelere uygun olarak her bir kuruluşun gereksinimlerine göre yapay zekâ modellerinin dağıtımını sağlayan esnek ve güvenli bir araç olarak öne çıkıyor. Goodnight, bu platformun kamu sektörü liderlerinin bulut bilişim kaynaklarının kullanımını optimize ederek performansı artırmalarını ve maliyetleri azaltmalarını sağlarken, dijital egemenlik gerekliliklerine tam uyumu garanti ettiğini belirtti.

SAS'ın, bulut altyapısının Suudi yasalarına uygun olmasını sağlamak için küresel ve yerel ortaklarıyla yakın bir şekilde çalıştığını, aynı zamanda yerel sunucular ve özel bulutlar dahil olmak üzere esnek dağıtım seçenekleri sunarak hassas verilerin Suudi Arabistan sınırları içinde kalmasını sağladığını bildirdi.

Goodnight, teknolojik ilerlemenin sorumlulukla birlikte olması gerektiğini vurgulayarak, “İnsan gözetimi altında çalışan şeffaf ve açıklanabilir yapay zekâ geliştirmek üzerine yoğunlaşıyoruz. Bu sadece verimlilikle ilgili değil, güvenle de ilgili” şeklinde konuştu.

Bu yaklaşım, Suudi Arabistan’ın etik yapay zekâ ve inovasyon yönetişimini teşvik etme politikasıyla uyumlu; böylece toplumun dijital dönüşüm sürecine olan güvenini güçlendirerek şeffaflık ve sorumluluğu Suudi Arabistan'ın teknolojik geleceğini inşa etmenin iki temel direği haline getiriyor.



Beytullah’ın Misafirleri Terviye Günü’nde Mina’ya akın ediyor

Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
TT

Beytullah’ın Misafirleri Terviye Günü’nde Mina’ya akın ediyor

Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)

Hacılar, Peygamber Efendimizin sünnetine uyarak Terviye Günü’nü geçirmek üzere pazartesi günü (Zilhicce ayının 8. günü) Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. Suudi Arabistan hükümeti, hacıların ibadetlerini huzur ve kolaylık içinde yerine getirebilmeleri için kapsamlı hizmetler sunarken, kutsal bölgede manevi atmosfer hâkim oldu.

Suudi hac organizasyonu, otobüsler ve Meşair Treni üzerinden entegre ulaşım planlarını devreye aldı. Pazar akşamı hacı konaklama alanlarında yoğun hareketlilik yaşanırken, otobüsler dünyanın dört bir yanından gelen hacıları Mina’ya taşımak üzere hazırlandı. Sahadaki planlar, bekleme sürelerini azaltmayı ve hacıların intikalini akıcı şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Fahd el-Celacil , hac sezonunda herhangi bir salgın veya virüs yayılımı görülmediğini açıkladı. Son dönemde küresel ölçekte gündeme gelen “Hanta virüsü” konusundaki endişelere de değinen Bakan, kaygı verici bir durum olmadığını ve tüm hacıların sağlık durumunun güven verici olduğunu söyledi.

sdvbhnyj
Suudi hac organizasyonu, sevk ve ulaşım planlarını otobüsler ve Meşair Treni’nden oluşan entegre bir ağ üzerinden uyguladı. (SPA)

Hacı kafilelerinin Mina’ya hareketine, farklı güvenlik birimlerinden binlerce görevli eşlik etti. Güvenlik güçleri, hacıların geniş yollar, tüneller ve köprüler üzerinden Mina’ya yönlendirilmesini takip etti. Mekke ile kutsal bölgeler arasında gelişmiş kara yolu ağı, tüneller ve yaya yolları bulunuyor.

Mekke’den Mina’ya yapılan yolculuk, ulaşım ve sevk planlarının koordineli uygulanması sayesinde sorunsuz geçti.

Suudi Sağlık Bakanlığı ayrıca hacıları, güneş şemsiyesinin doğru kullanımına ilişkin rehberi incelemeye çağırdı. Bakanlık, özellikle kutsal bölgeler arasındaki geçişlerde doğrudan güneş ışığına maruz kalmanın oluşturduğu sağlık risklerine karşı koruyucu önlemlere uyulmasının önemine dikkat çekti.

Açıklamada, şemsiye kullanımının sıcak çarpması, güneş çarpması ve susuzluk riskini azalttığı, ayrıca ultraviyole ışınlarına karşı koruma sağladığı belirtildi. Şemsiyelerin hacının çevresindeki sıcaklığı yaklaşık 10 derece düşürdüğü ifade edildi.

Kutsal Meşair Treni’nin bu yılki hac sezonundaki ilk seferi de pazar sabahı başladı. Tren, hacıların Arafat, Müzdelife ve Mina arasındaki ulaşımını sağlıyor. Sistem, güzergâh boyunca dağıtılmış 9 istasyondan oluşuyor.

Meşair Treni yüksek taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. Her tren yaklaşık 3 bin yolcu taşıyabiliyor, sistemin saatlik kapasitesi ise 72 bin yolcuya ulaşıyor. Bu özelliğiyle dünyanın en yoğun toplu taşıma sistemlerinden biri kabul ediliyor. Bu sezon iki binden fazla seferle 2 milyondan fazla yolcunun taşınması hedefleniyor.

zxcvfg
Suudi Sağlık Bakanlığı, hacıları doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmanın yol açabileceği sağlık risklerini azaltmak için güneş şemsiyesi kullanmaya çağırdı. (AFP)

Tren sistemi, güvenlik ve hizmet kurumlarıyla koordinasyon içinde kutsal bölgelerdeki hareket akışını düzenlemede önemli rol oynuyor. Ayrıca hac döneminde 50 binden fazla otobüs seferine duyulan ihtiyacı ortadan kaldırarak trafik yoğunluğunu azaltıyor. Sistem, 17 trenden oluşan bir filo ile hizmet veriyor.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA, ilgili kurumların hac sezonu için kapsamlı operasyon planlarını uyguladığını bildirdi. Buna göre kalabalık yönetimi, yönlendirme, sağlık ve acil yardım hizmetleri, temizlik, sterilizasyon ve mekânsal rehberlik çalışmaları yoğunlaştırıldı. Amaç, hacıların Mescid-i Haram ve çevresindeki güvenliğini ve konforunu artırmak.

Ajansa göre modern teknolojik sistemler ve dijital hizmetler de hacıların hareketlerini kolaylaştırıyor ve onları farklı hizmet noktalarına yönlendiriyor. Çok dilli rehber ekipler ve danışma noktaları da ziyaretçilere destek veriyor.

Mina’nın Dini ve Tarihi Önemi

Mina, Mekke ile Müzdelife arasında, Mescid-i Haram’ın yaklaşık 7 kilometre kuzeydoğusunda yer alıyor. Kuzey ve güneyden dağlarla çevrili olan bölge, yalnızca hac döneminde kullanılıyor. Mekke yönünde Akabe Cemresi, Müzdelife yönünde ise Muhassir Vadisi bulunuyor.

Mina, tarihi ve dini açıdan büyük önem taşıyor. Rivayete göre Hz. İbrahim burada şeytan taşladı ve Hz. İsmail’in fidyesini kurban etti. Hz. Muhammed de Veda Haccı sırasında aynı uygulamaları yerine getirerek Müslümanlara örnek oldu.

vfg
Tren, güvenlik ve hizmet birimleriyle koordinasyon içinde kutsal bölgelerde ulaşım akışının düzenli şekilde sağlanmasında kilit rol oynuyor. (SPA)

Bölgede şeytan taşlama alanları ile birlikte Mescid-i Hayf bulunuyor. İsmini dağın eteğindeki konumundan alan cami, Mina Dağı’nın güney yamacında ve küçük cemrenin yakınında yer alıyor. İslam inancına göre Hz. Muhammed ve önceki peygamberler burada namaz kıldı.

Mina’daki Tarihi Olaylar

Mina’da gerçekleşen önemli tarihi olaylar arasında Birinci ve İkinci Akabe Biatları bulunuyor. Nübüvvetin 12. yılında Evs ve Hazrec kabilelerinden 12 kişi Hz. Muhammed’e biat etti. Bir yıl sonra gerçekleşen ikinci biatta ise Medine’den 73 erkek ve iki kadın Peygamber’e bağlılık sözü verdi.

Bu olayların yaşandığı yerde, Abbasi Halifesi Ebu Cafer el-Mansur tarafından Hicri 144 yılında Bey‘at Mescidi inşa edildi. Cami, Akabe Biatı’nın gerçekleştiği Şi‘b bölgesinin yakınında, Sebir Dağı’nın eteğinde yer alıyor. Bu biat, Ensar’ın Hz. Muhammed’e destek ve koruma sözü verdiği tarihi dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

vvfv
Farklı birimlerden güvenlik güçleri, hacıların geniş yollar, tüneller ve köprüler üzerinden Mina’ya yönelişini takip etti. (AFP)

 


Yasal düzenlemeler, 1,75 milyar dolarlık satış rakamlarıyla Suudi gayrimenkul sektörünü olgunluğa taşıyor

Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
TT

Yasal düzenlemeler, 1,75 milyar dolarlık satış rakamlarıyla Suudi gayrimenkul sektörünü olgunluğa taşıyor

Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan Menkul Kıymetler Borsası’nda (Tadawul) işlem gören gayrimenkul şirketlerinin 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin mali sonuçları, kârlılık döngüsünde belirgin bir yeniden konumlanma yaşanmasına rağmen sektörün operasyonel temellerinin güçlü kalmaya devam ettiğini ortaya koydu. Şirketler, ilk çeyrekte 1,75 milyar doları aşan satış gelirine ve 378,42 milyon dolar (1,42 milyar riyal) net kâra ulaştı. Ancak toplam kârlar, spekülatif işlemlerdeki yavaşlama ve gelirlerin muhasebeleştirilme döngüsündeki değişim nedeniyle yüzde 30,56 geriledi.

Uzmanlar, bu düzeltme hareketinin temelinde piyasa verimliliğini artırmayı ve denge sağlamayı hedefleyen düzenleyici adımların bulunduğunu belirtiyor. Kira piyasasının düzenlenmesi, boş arazilere yönelik vergilerin uygulanması ve arzın artırılması gibi önlemlerin yanı sıra tüketici davranışlarında yaşanan bilinçli değişimin de etkili olduğu ifade ediliyor. Buna göre tüketiciler artık daha temkinli ve seçici hareket ederken, ürün kalitesi ile gerçek değere daha fazla önem veriyor.

Kârlardaki düşüşe rağmen şirket performansları arasındaki belirgin farklılıklar, sektörün operasyonel modeller açısından bir ‘ayıklanma’ sürecine girdiğine işaret etti. Nitelikli projelerin piyasaya liderlik etme kapasitesini koruduğu görülürken, özellikle önde gelen şirketlerin güçlü büyüme performansı dikkat çekti. Bu kapsamda Al Akaria şirketinin kârı yüzde 251,8 artarken, Dar Al Arkan’ın büyümesi yüzde 24,3’e ulaştı. Uzmanlar, bu verilerin sektörün fiyat odaklı hızlı büyüme döneminden çıkarak, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedefleri ve altyapı yatırımlarına yönelik kamu harcamalarının desteğiyle daha sürdürülebilir ve olgun bir operasyonel yapıya geçtiğini gösterdiğini belirtiyor.

dyu6ku67
Riyad’ın caddelerinden birinde seyreden araçlar (Reuters)

Tadawul’de yayımlanan mali sonuçlara göre, gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren 17 şirketten 15’i ilk çeyrekte net kâr açıkladı. Buna karşılık Madinat Al Maarefa ve Emaar şirketleri çeyreklik bazda zarar etmeye devam etti.

Sektörün en kârlı şirketi, ilk çeyrekte 475,7 milyon riyal (126,7 milyon dolar) kâr açıklayan Al Akaria oldu. Şirket, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 251,8’lik bir büyüme kaydetti.

İkinci sırada Dar Al Arkan yer aldı. Şirket, ilk çeyrekte yaklaşık 260,2 milyon riyal (69,3 milyon dolar) kâr elde ederken, yıllık bazda yüzde 24,3’lük bir artış gösterdi. Üçüncü sırada Cenomi Centers bulunurken, şirketin kârı yüzde 8’lik düşüşe rağmen 202,5 milyon riyal (53,9 milyon dolar) seviyesinde gerçekleşti.

Öte yandan Suudi Arabistan’da borsada işlem gören gayrimenkul geliştirme ve yönetim sektörü şirketlerinin satışları, 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 4,45 oranında geriledi. Sektörün toplam satış hacmi 1,57 milyar dolara (5,89 milyar riyal) düşerken, bu rakam geçen yılın aynı döneminde 1,64 milyar dolar (6,16 milyar riyal) seviyesindeydi.

sdgth
Dar Al Arkan projelerinden biri (Şirketin internet sitesi)

Dar Al Arkan şirketi, 1,16 milyar riyal (309 milyon dolar) gelirle sektörde en yüksek satışa ulaşan şirket oldu. Şirket, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,8’lik bir büyüme kaydetti. İkinci sırada Jabal Omar yer aldı. Şirket, ilk çeyrekte 739,17 milyon riyal (197 milyon dolar) satış geliri elde etti. Ancak bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,1’lik sınırlı bir düşüşe işaret etti. Üçüncü sırada ise Red Sea International şirketi bulundu. Şirket, 631 milyon riyali aşan (168 milyon dolar) gelir elde ederken, geçen yılın aynı dönemine göre satışlarında yüzde 9,9’luk bir gerileme kaydedildi.

Muhasebe kayıtlarındaki değişim

Gayrimenkul sektörü şirketlerinin finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan gayrimenkul uzmanı Abdullah el-Musa, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan borsasında işlem gören gayrimenkul şirketlerinin kârlarındaki düşüşün olumsuz bir gelişme olarak görülmemesi gerektiğini, bunun daha çok sektör içinde kârlılık döngüsünde bir yeniden konumlanmaya işaret ettiğini söyledi. El-Musa, bu gerilemenin arkasında beş temel neden bulunduğunu belirtti. İlk olarak gelir döngüsündeki ve muhasebe kayıtlarındaki değişime dikkat çekerek, gayrimenkul geliştirme sektöründe finansal sonuçların sabit operasyonel sektörler gibi okunamayacağını ifade etti. Projelerin teslim zamanlaması ve gelirlerin muhasebeleştirilmesinin çeyrekler arasında ciddi farklılıklar yaratabildiğini, bu nedenle bazı düşüşlerin operasyonel zayıflıktan ziyade teknik nedenlerden kaynaklanabileceğini söyledi.

İkinci neden olarak gayrimenkul piyasasında spekülatif hareketlerin yavaşlamasını ve bunun daha gerçekçi bir yapıya evrilmesini gösterdi. Özellikle Riyad’da piyasanın, spekülasyonla belirlenen fiyatlamadan gerçek değer ve talebe dayalı fiyatlamaya geçiş sürecinde olduğunu, bunun da daha önce spekülatif ortamdan faydalanan şirketlerin kâr marjlarını baskıladığını belirtti.

Üçüncü nedenin artan finansman ve işletme maliyetleri olduğunu ifade eden el-Musa, önceki yüksek finansman maliyetlerinin hâlâ projeler üzerinde etkili olduğunu, buna ek olarak inşaat ve operasyon giderlerindeki artışın da kârlılığı doğrudan baskıladığını söyledi.

Dördüncü olarak sektör içinde farklı iş modellerinin bulunduğuna dikkat çekerek, geliştirme şirketleri, alışveriş merkezi işletmecileri ve gayrimenkul ağırlıklı turizm şirketlerinin farklı dinamiklerle çalıştığını, bu nedenle bazı şirketlerin güçlü büyüme gösterirken bazılarının daha zayıf performans sergileyebildiğini ifade etti.

Beşinci neden olarak ise 2025’teki yüksek karşılaştırma bazını gösterdi. Bazı şirketlerin önceki dönemlerde varlık satışları veya olağanüstü işlemler sayesinde çok güçlü sonuçlar elde ettiğini, bu nedenle yıllık karşılaştırmaların daha sert göründüğünü belirtti.

fgtht
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)

El-Musa, sektörün önümüzdeki dönemde üç belirgin şirket grubuna ayrışacağı öngörüsünde bulundu. Buna göre ilk grup, piyasadaki yeniden yapılanma sürecinden fayda sağlayacak; güçlü finansal yapıya sahip, iyi stok yönetimi bulunan, düzenli nakit akışı üreten ve net bir satış modeline sahip esnek şirketlerden oluşacak. İkinci grupta ise ağırlıklı olarak fiyat hareketlerinden beslenen, gerçek operasyonel performanstan ziyade piyasa momentumuna dayalı şirketler yer alacak ve bu şirketler daha fazla baskı altında kalabilecek. Üçüncü grup, tekrarlayan operasyonel gelir elde eden, gelir getirici varlıklar ve alışveriş merkezleri gibi düzenli nakit akışı sağlayan yapılardan oluşacak ve bu şirketler görece daha istikrarlı bir performans sergileyecek. El-Musa, genel olarak sektörün bir eleme ve olgunlaşma sürecinden geçtiğini, hızın ödüllendirildiği bir piyasadan verimlilik ve operasyonel disiplinin ödüllendirildiği bir yapıya geçiş yaşandığını vurguladı. Bu dönüşümün orta ve uzun vadede sektör açısından sağlıklı bir gelişme olduğunu da sözlerine ekledi.

Uzun vadeli sürdürülebilirlik

Gayrimenkul ve pazarlama uzmanı Sakr ez-Zehrani, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, gayrimenkul sektörü şirketlerinin ilk çeyrek sonuçlarının, piyasada endişe verici bir gerilemeden ziyade, uzun yıllar süren hızlı büyüme ve fiyat artışlarının ardından doğal bir dengeye yeniden oturma sürecine işaret ettiğini söyledi.

Ez-Zehrani, sektörde kârların yaklaşık yüzde 30 oranında düşmesinin arkasında birden fazla etken bulunduğunu belirtti. Bunlar arasında artan konut arzı, spekülatif hareketlerdeki yavaşlama, yükselen finansman maliyetleri ve piyasa verimliliğini artırmayı hedefleyen düzenleyici adımlar yer alıyor. Ez-Zehrani, bu adımların kira düzenlemeleri, boş arazi vergilerinin uygulanması ve bazı bölgelerde arzın artırılması gibi uygulamaları içerdiğini ifade etti. Ayrıca tüketici davranışlarında da belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayan ez-Zehrani, alıcıların artık daha temkinli ve seçici davrandığını, ürün kalitesi, konum, hizmetler ve gerçek değer gibi unsurlara daha fazla önem verdiğini söyledi. Bunun da özellikle yüksek fiyatlama veya hızlı satışa dayalı iş modellerine sahip şirketler üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Ez-Zehrani, Al Akaria ve Dar Al Arkan gibi büyük şirketlerin finansal sonuçlarının, nitelikli projeler, çeşitlendirilmiş gelir yapısı ve güçlü kurumsal yönetim sayesinde mevcut piyasa koşullarında dahi büyüme ve kârlılığın sürdürülebileceğini gösterdiğini ifade etti.

Gelecek döneme ilişkin değerlendirmesinde ise gayrimenkul sektöründeki kârlılığın kısa vadede dengeli ve görece sakin bir seyir izlemeye devam edeceğini, bazı kâr marjları üzerinde baskıların süreceğini söyledi. Buna karşın orta ve uzun vadede görünümün oldukça olumlu olduğunu belirten ez-Zehrani; büyük ölçekli projeler, Vizyon 2030 programı, nüfus artışı, yabancı yatırım girişleri ve kamu altyapı harcamalarının bu tabloyu desteklediğini ifade etti. Ez-Zehrani, Suudi gayrimenkul piyasasının hızlı büyüme döneminden kademeli olarak olgunluk ve sürdürülebilirlik aşamasına geçtiğini, bunun da uzun vadede proje kalitesini artırarak piyasa verimliliğini güçlendireceğini sözlerine ekledi.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Trump ve Arap ve İslam ülkelerinin liderleriyle bir telekonferans görüşmesine katıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Trump ve Arap ve İslam ülkelerinin liderleriyle bir telekonferans görüşmesine katıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, dün ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirilen toplu telekonferans görüşmesine katıldı. Görüşmede ayrıca Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Ürdün Kralı II. Abdullah, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir de yer aldı.

Görüşmede, bölgedeki güncel gelişmeler ele alınırken, Başkan Trump’ın liderliği ile bölge liderleriyle istişare ve koordinasyona verdiği önemden duyulan memnuniyet ifade edildi. Ayrıca, Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuk çabaları ile Katar’ın gerilimin sona erdirilmesi ve bölgesel güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine yönelik girişimlerine dikkat çekildi.