SAS'ın Riyad'daki yeni bölge merkezi ve yapay zekâ dönüşümünü hızlandırmak için 1 milyar dolarlık yatırım

SAS CEO'su Dr. Jim Goodnight: Suudi Arabistan, inovasyon ve dijital dönüşüm için önemli bir merkez olarak öne çıkıyor

SAS, devlet, özel sektör ve Suudi üniversiteleriyle iş birliği yaparak dijital dönüşümü artırmayı hedefliyor. (Shutterstock)
SAS, devlet, özel sektör ve Suudi üniversiteleriyle iş birliği yaparak dijital dönüşümü artırmayı hedefliyor. (Shutterstock)
TT

SAS'ın Riyad'daki yeni bölge merkezi ve yapay zekâ dönüşümünü hızlandırmak için 1 milyar dolarlık yatırım

SAS, devlet, özel sektör ve Suudi üniversiteleriyle iş birliği yaparak dijital dönüşümü artırmayı hedefliyor. (Shutterstock)
SAS, devlet, özel sektör ve Suudi üniversiteleriyle iş birliği yaparak dijital dönüşümü artırmayı hedefliyor. (Shutterstock)

Veri ve yapay zekâ alanında uzmanlaşmış bir şirket olan SAS, Suudi Arabistan'ın inovasyon ve dijital dönüşüm için bölgesel bir merkez olarak artan rolünü teyit eden bir adımla, Riyad'da Ortadoğu ve Kuzey Afrika için yeni bölge merkezini açacağını duyurdu.

Bu duyuru, başkent Riyad'da düzenlenen SAS Innovate On Tour etkinliği sırasında yapıldı. Bu, sadece şirketin faaliyetlerinin genişlemesini değil, aynı zamanda veriyi ve yapay zekâyı ekonomik dönüşüm ile sürdürülebilir inovasyonun merkezine yerleştiren Vizyon 2030’un hedeflerini destekleme konusundaki derin bağlılığını da yansıtıyor.

dfrt
SAS CEO'su Dr. Jim Goodnight, Şarku’l Avsat ile yaptığı özel röportajda (SAS)

SAS CEO'su Dr. Jim Goodnight Şarku’l Avsat ile yaptığı özel röportajda, şirketin veri ve yapay zekâ alanında 40 yılı aşkın deneyime sahip olduğunu vurguladı. SAS'ın hükümet, finansal hizmetler, sağlık hizmetleri, enerji ve akıllı şehirler sektörlerinde Vizyon 2030'un hedeflerini doğrudan destekleyen güvenilir yetenekler sunduğunu belirtti.

Goodnight şu ifadeleri kullandı: “Uzun vadeli etkimiz, teknolojik gelişimin ön saflarında yer almaya devam etmek ve önümüzdeki yıllarda da gelişmiş çözümler sunmak için çeşitli sektörlere yönelik özel yapay zekâ çözümlerine milyar dolarlık yatırım da dahil olmak üzere, inovasyona olan sürekli bağlılığımız üzerine kurulu.”

Dönüşümün merkezindeki bölge merkezi

SAS, Riyad'da yeni bölge merkezinin açılışının, iki yıldan fazla süredir Suudi Arabistan'daki varlığını pekiştirdiğini ve bölgedeki iş ortakları ve müşterileriyle olan ilişkilerini daha da yakınlaştırdığını bildirdi.

SAS Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Bölge Direktörü Alexander Tikhonov, “Bu hamle, sadece idari bir taşınmadan ibaret değil; Suudi Arabistan, inovasyon ve dijital dönüşüm için önemli bir merkez olarak ortaya çıkıyor. Riyad'da bölge merkezimizi kurarak, kendimizi bu büyümenin merkezine konumlandırıyoruz” dedi.

Yeni merkez, liderlik, müşteri ilişkileri, danışmanlık ve inovasyon departmanlarını içerecek ve bankacılık, hükümet, enerji, kamu hizmetleri ve telekomünikasyon gibi hayati sektörler arasında iş birliği için bir merkez görevi görecek.

SAS Suudi Arabistan Direktörü Muhammed Kiki, şirketin Riyad'ı Ortadoğu'daki devlet kurumları, akademik kurumlar ve özel sektörle iş birliği için bölgesel bir platform olarak kullanarak gelişmiş yapay zekâ ve analitik çözümler sunacağını açıkladı.

Kiki, yeni bölge merkezinin dijital dönüşüm alanlarında bilgi alışverişi, beceri geliştirme ve bölgesel iş birliği merkezi olarak da hizmet vereceğini ifade etti.

Vizyon 2030'u gerçekleştirme

Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 programı, veri, analitik ve yapay zekâyı destekleyici araçlar olarak değil, sürdürülebilir bir bilgi ekonomisi oluşturmak için ulusal dayanaklar olarak ele almakta. SAS CEO'su Dr. Jim Goodnight, şirketin bu alandaki rolünün teknik yönün ötesine geçerek Suudi Arabistan ile stratejik ve kalkınma odaklı bir ortaklığa dönüştüğüne inanıyor. Goodnight, SAS'ın, Vizyon 2030'un hedeflerine ulaşmak için gerekli olan güvenli veri yönetimi, gelişmiş analitik, model geliştirme ve dağıtım, gerçek zamanlı karar verme ve yapay zekâ yönetişimini destekleyen entegre bir platform sağladığını açıkladı. Goodnight’a göre bu kapsamlı yaklaşım, verilerin eyleme geçirilebilir içgörülere dönüştürülmesini sağlayarak kuruluşların daha akıllı kararlar almasına ve operasyonlarının verimliliğini artırmasına yardımcı oluyor.

Bu, SAS'ın finansal güvenlik, enerji, sağlık ve kamu hizmetleri dahil olmak üzere çeşitli sektörlerin ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak tasarlanmış yapay zekâ ve gelişmiş analitik çözümlerinin geliştirilmesini hızlandırmak için ayırdığı 1 milyar dolarlık küresel yatırımla destekleniyor.

İnsan sermayesinin geliştirilmesi

SAS'ın Suudi Arabistan'daki stratejisi, ulusal yetenekleri güçlendirmeye ve veri ve yapay zekâ alanlarında Suudi yeteneklerini geliştirmeye odaklanıyor. Goodnight, şirketin Suudi yeteneklerinin geliştirilmesini en büyük etkiyi yaratabileceği alanlardan biri olarak gördüğünü söyledi. SAS, yapay zekâ hackathonları, akademik eğitim programları ve araştırma hibeleri yoluyla gençleri geleceğin işlerine hazırlamak için Suudi üniversiteleri, devlet kurumları ve özel sektör kuruluşlarıyla iş birliği yapıyor.

Goodnight, “Bu girişimler yan projeler değil, ekonomiyi yönetecek yeni nesil yenilikçileri güçlendirme misyonumuzun özüdür” dedi.

Güven, şeffaflık ve dijital egemenlik

Yapay zekânın küresel olarak benimsenmesiyle, veri yönetimi ve dijital egemenlik, özellikle kamu sektöründe kritik faktörler olarak ortaya çıktı. Dr. Jim Goodnight, SAS teknolojilerinin Suudi Arabistan'ın sıkı düzenleme gerekliliklerini karşılamak üzere özel olarak tasarlandığını vurguladı. Şirketin çözümlerinin Suudi Arabistan'ın ulusal egemenlik ve veri yönetimi standartlarına tam olarak uyumlu olduğunu açıkladı. SAS'ın yapay zekâ yönetimi çözümlerinin, kuruluşlara sağlam ve entegre yönetim çerçeveleri oluşturma konusunda netlik ve güven sağladığını belirtti.

asdfrg
SAS, Suudi Arabistan'ın veri ve yapay zekâ alanındaki kapasitesini geliştirmeye odaklanıyor. (Shutterstock)

Goodnight, SAS'ın devlet kurumlarının şeffaf ve açıklanabilir yapay zekâ sistemleri kurmasını sağlarken, insan denetimini ve kararların ulusal değerler ve politikalarla tutarlılığını garanti ettiğini bildirdi. Bu yaklaşım, Suudi Arabistan'ın güvenli ve sorumlu bir dijital ortam oluşturma çabalarıyla uyumlu olarak, şirketin, egemenlik veya şeffaflıktan ödün vermeden Krallık'ta dijital dönüşümü destekleyen teknolojiler sağlama konusundaki taahhüdünü yansıtıyor.

Bulut hazırlığı ve yerel uyumluluk

Suudi Arabistan hükümeti ve özel sektöründe bulut bilişime hızlı geçişle birlikte, SAS Viya platformu, ulusal düzenlemelere uygun olarak her bir kuruluşun gereksinimlerine göre yapay zekâ modellerinin dağıtımını sağlayan esnek ve güvenli bir araç olarak öne çıkıyor. Goodnight, bu platformun kamu sektörü liderlerinin bulut bilişim kaynaklarının kullanımını optimize ederek performansı artırmalarını ve maliyetleri azaltmalarını sağlarken, dijital egemenlik gerekliliklerine tam uyumu garanti ettiğini belirtti.

SAS'ın, bulut altyapısının Suudi yasalarına uygun olmasını sağlamak için küresel ve yerel ortaklarıyla yakın bir şekilde çalıştığını, aynı zamanda yerel sunucular ve özel bulutlar dahil olmak üzere esnek dağıtım seçenekleri sunarak hassas verilerin Suudi Arabistan sınırları içinde kalmasını sağladığını bildirdi.

Goodnight, teknolojik ilerlemenin sorumlulukla birlikte olması gerektiğini vurgulayarak, “İnsan gözetimi altında çalışan şeffaf ve açıklanabilir yapay zekâ geliştirmek üzerine yoğunlaşıyoruz. Bu sadece verimlilikle ilgili değil, güvenle de ilgili” şeklinde konuştu.

Bu yaklaşım, Suudi Arabistan’ın etik yapay zekâ ve inovasyon yönetişimini teşvik etme politikasıyla uyumlu; böylece toplumun dijital dönüşüm sürecine olan güvenini güçlendirerek şeffaflık ve sorumluluğu Suudi Arabistan'ın teknolojik geleceğini inşa etmenin iki temel direği haline getiriyor.



Körfez ve Arap ülkeleri, Irak’tan gelen İHA’larla Suudi Arabistan’ın hedef alınmasını kınadı

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (SPA)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (SPA)
TT

Körfez ve Arap ülkeleri, Irak’tan gelen İHA’larla Suudi Arabistan’ın hedef alınmasını kınadı

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (SPA)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (SPA)

Körfez ülkeleri, Irak hava sahasından gelen insansız hava araçlarıyla (İHA) Suudi Arabistan’a yönelik saldırı girişimini kınadı. Körfez ülkeleri, bölgenin güvenliği ve istikrarını tehdit eden ‘saldırılar’ karşısında Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduklarını vurguladı.

İlk Körfez tepkisi, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi’den geldi. El-Budeyvi, saldırıyı ‘en sert ifadelerle’ kınayarak, bunun ‘bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik açık bir ihlal’ olduğunu söyledi. Saldırının, hayati tesisler ile altyapının güvenliğini tehdit eden ‘tırmandırıcı yaklaşımın devam ettiğini’ gösterdiğini belirten el-Budeyvi, Körfez ülkelerinin Suudi Arabistan’ın güvenliğini hedef alan her türlü girişime karşı ortak tutum sergileyeceğini ifade etti.

atyh
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi (KİK)

El-Budeyvi, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin ‘KİK ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası’ olduğunu vurgulayarak, Körfez ülkelerinin Suudi Arabistan’ın güvenliğini, istikrarını ve egemenliğini korumaya yönelik tüm adımlarında Riyad yönetiminin yanında tek safta durduğunu ifade etti.

Katar da Suudi Arabistan’ın İHA’larla hedef alınmaya çalışılmasını sert şekilde kınadı. Doha yönetimi, saldırıyı ‘kabul edilemez bir saldırı, Suudi Arabistan’ın egemenliğine yönelik ihlal ve hem ülke hem de bölge güvenliğine tehdit’ olarak değerlendirdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, Doha’nın Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğu ve ülkenin güvenliğini, egemenliğini, vatandaşları ile topraklarında yaşayanların emniyetini korumaya yönelik tüm tedbirleri desteklediği belirtildi.

Kuveyt de saldırıyı sert şekilde kınayarak, Irak hava sahasından gelen İHA’larla Suudi Arabistan’ın hedef alınmasının ‘uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararlarının açık ihlaller zincirinin devamı’ anlamına geldiğini bildirdi.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, bu tür saldırıların bölgesel güvenlik ve istikrarı zayıflattığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca Kuveyt’in, Suudi Arabistan’ın güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumaya yönelik tüm adımlarına destek vermeyi sürdüreceği vurgulandı.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı da Irak hava sahasından gelen İHA’larla Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını hedef alan ‘hain terör saldırısını’ sert şekilde kınadığını duyurdu. Bakanlık açıklamasında, saldırının bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden ‘tehlikeli bir tırmanış’ olduğu, iyi komşuluk ilkeleri ile uluslararası hukuk kurallarının açık ihlali anlamına geldiği ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğu belirtildi.

Bahreyn yönetimi, iki ülke liderlikleri ve halkları arasındaki köklü kardeşlik bağlarına işaret ederek, Suudi Arabistan’ın egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik tüm tedbirlerinde Riyad’ın yanında olduğunu yineledi. Açıklamada ayrıca, Suudi hava savunma sistemlerinin İHA’ları engelleme ve imha etmedeki başarısı övüldü.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Irak’ın bu ‘suç ve terör eylemlerine’ karışan tüm tarafları derhal ve kararlı şekilde hesap vermeye zorlayacak adımlar atması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, Irak topraklarının ya da hava sahasının bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrarını hedef alan saldırılarda kullanılmasının engellenmesi çağrısı yapıldı. Bakanlık ayrıca, sivillerin ve kritik altyapının korunmasına katkı sağlayacak bölgesel ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, bölgesel ve uluslararası barış ile güvenliğin pekiştirilmesi çağrısında bulundu.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de Irak hava sahasından gelen ve Suudi Arabistan hava sahasına girdikten sonra imha edilen İHA’larla düzenlenen saldırıları ‘en sert ifadelerle’ kınadı.

BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, söz konusu saldırıların ‘kardeş Suudi Arabistan’ın egemenliğine yönelik ihlal ve ülkenin güvenlik ile istikrarına tehdit’ oluşturduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca Abu Dabi yönetiminin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğu ve ülkenin güvenlik ile istikrarını korumaya yönelik tüm adımları desteklediği ifade edildi.

Mısır ve Ürdün de Suudi Arabistan topraklarının İHA’larla hedef alınmaya çalışılmasını sert şekilde kınadı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın bugün yayımladığı açıklamada, Kahire yönetiminin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğu ve her türlü tehdide karşı Riyad’a verdiği desteğin sürdüğü belirtildi. Açıklamada ayrıca Suudi Arabistan’ın egemenliğini korumak ve vatandaşları ile ülkede yaşayanların güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı tedbirlerin desteklendiği ifade edildi.

Mısır, Körfez ülkelerinin güvenliğini ‘Mısır ulusal güvenliğinin ve bölgesel istikrarın temel unsurlarından biri’ olarak gördüğünü vurgulayarak, uluslararası hukukun açık ihlali niteliğindeki bu saldırıların mevcut bölgesel krizi daha da karmaşık hâle getirebileceği ve gerilimi düşürme çabalarını sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu.

Ürdün ise Suudi Arabistan’a yönelik saldırının ülkenin egemenliğine açık bir ihlal, güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne yönelik tehdit olduğunu belirterek, bunun aynı zamanda uluslararası hukuk ile BM Şartı’nın ağır şekilde ihlali anlamına geldiğini kaydetti.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, Amman yönetiminin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğu ve ülkenin egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik tüm adımlarında Riyad’ın yanında yer aldığı vurgulandı.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati de Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan ile yaptığı telefon görüşmesinde, ‘ülkesinin Suudi Arabistan ve diğer kardeş Körfez ülkeleriyle, güvenlik ve istikrarlarını hedef alan her türlü girişime karşı tam dayanışma içinde olduğunu’ yineledi.

Dün gerçekleştirilen telefon görüşmesinde taraflar, bölgede hızla gelişen olaylar karşısında Kahire ile Riyad arasındaki yakın koordinasyonu ele aldı. İki bakan, ‘bölgesel gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları ve tırmanışın sürmesinin Ortadoğu’yu uluslararası güvenlik ve istikrarı da etkileyecek bir kaos ortamına sürükleme riskini’ değerlendirdi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın bugün yaptığı açıklamaya göre Abdulati ile Faysal bin Ferhan arasındaki görüşmede, ABD ile İran arasındaki müzakere sürecindeki gelişmeler de ele alındı. Taraflar, ‘bu sürecin yeniden başlatılması ve başarıya ulaşmasının önemine’ dikkat çekerken, ‘krizin çözümünde tek yolun diyalog ve diplomatik çözümler olduğu, bunun da bölgeyi hesaplanmamış çatışmalara sürüklenme riskinden koruyacağı’ görüşünde birleşti.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt da bugün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan hava sahasını ihlal eden İHA’larla gerçekleştirilen saldırıyı ‘en sert ifadelerle’ kınadı. Ebu Gayt, ‘bu korkak saldırının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini veya meşrulaştırılamayacağını’ belirtti.

Ebu Gayt ayrıca Arap Birliği’nin, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumak amacıyla uluslararası hukuk çerçevesinde alacağı tüm tedbirlerde Riyad yönetimiyle tam dayanışma içinde olduğunu ifade etti.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise dün yaptığı açıklamada, Irak’tan gelen İHA’ların Suudi hava sahasına girdikten sonra imha edildiğini duyurmuştu. Bakanlık Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan’ın uygun zaman ve yerde karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu belirterek, ülkenin egemenliğini, güvenliğini ve vatandaşları ile topraklarında yaşayanların emniyetini hedef alan her türlü tehdide karşı gerekli tüm operasyonel tedbirlerin alınacağını vurguladı.


Suudi Arabistan: Irak'tan gelen üç insansız hava aracı imha edildi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Turki Al-Maliki (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Turki Al-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan: Irak'tan gelen üç insansız hava aracı imha edildi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Turki Al-Maliki (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Turki Al-Maliki (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, dün Irak hava sahasından gelerek Suudi hava sahasına giren üç insansız hava aracının önlenerek imha edildiğini açıkladı.

Tümgeneral el-Maliki yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın uygun zaman ve yerde karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu belirterek, Krallığın egemenliğine, güvenliğine ve topraklarındaki vatandaşlarının ve sakinlerinin güvenliğine yönelik herhangi bir saldırı girişimine karşılık vermek için gerekli tüm operasyonel önlemleri alacağını ve uygulayacağını vurguladı.


Hilal göründü: Suudi Arabistan Kurban Bayramı tarihini resmen açıkladı

Zilhicce hilali, pazar akşamı gözlemlendiği sırada (Mecmaa Üniversitesi)
Zilhicce hilali, pazar akşamı gözlemlendiği sırada (Mecmaa Üniversitesi)
TT

Hilal göründü: Suudi Arabistan Kurban Bayramı tarihini resmen açıkladı

Zilhicce hilali, pazar akşamı gözlemlendiği sırada (Mecmaa Üniversitesi)
Zilhicce hilali, pazar akşamı gözlemlendiği sırada (Mecmaa Üniversitesi)

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi, pazartesi gününün hicri takvime göre Zilhicce ayının ilk günü olduğunu açıkladı. Buna göre Arafat vakfesi 26 Mayıs Salı günü yapılacak, Kurban Bayramı ise bir sonraki gün olan çarşamba günü idrak edilecek.

Yüksek Mahkeme, pazar akşamı bu yıla ait Zilhicce hilalinin görülmesine ilişkin kendisine ulaşan bilgileri değerlendirmek üzere toplandı. Mahkeme, güvenilir tanıkların hilali gördüklerine dair şahitlikte bulunmalarının ardından, 17 Mayıs Pazartesi gününün Zilhicce ayının başlangıcı olduğuna hükmetti.