Suudi Arabistan, ocak ayında yabancıların mülk sahibi olmasına izin vermeye hazırlanıyor

Uzmanlar, bunun piyasa üzerindeki etkisinin 2026 yılının ortalarında görülmeye başlanacağını tahmin ediyor

Riyad'da bir caddede seyreden arabalar (Reuters)
Riyad'da bir caddede seyreden arabalar (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, ocak ayında yabancıların mülk sahibi olmasına izin vermeye hazırlanıyor

Riyad'da bir caddede seyreden arabalar (Reuters)
Riyad'da bir caddede seyreden arabalar (Reuters)

Suudi Arabistan, gayrimenkul sektöründe yabancı yatırımcılara yönelik yeni bir döneme hazırlanıyor. Ülke, ocak ayında yürürlüğe girecek güncellenmiş yabancı mülkiyet yasası ile yabancı birey ve kuruluşların ülke genelinde gayrimenkul edinimini düzenleyecek. Bu sistem, gayrimenkul sektörünün gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) katkısını artırmayı ve gelir kaynaklarını petrolden bağımsız olarak çeşitlendirmeyi hedefleyen stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Söz konusu hedefler, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programıyla uyumlu bir yaklaşım sergiliyor.

Uygulamadan sorumlu olan Gayrimenkul Genel Otoritesi, yürütme yönetmeliğini hazırlıyor ve yabancıların mülkiyet ve yatırım yapabileceği bölgeleri belirlemeye çalışıyor. Belirlenen detaylar, sistemin yürürlüğe girmesinden önce kamuoyuna açıklanacak.

Yeni yasa ayrıca, uluslararası profesyonellerin ülkede kalmasını desteklemeyi, şehirleşme ve kentsel yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor.

Mülkiyet kapsamı

Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanı Macid el-Hakil, geçtiğimiz hafta yaptığı bir televizyon röportajında, gelecek ay yabancıların konut amaçlı gayrimenkul edinme sisteminin yürürlüğe gireceğini açıkladı. Bakan, uygulamanın Suudi Arabistan’daki tüm şehirlerde geçerli olacağını, ancak Mekke, Medine, Cidde ve Riyad olmak üzere dört şehirde yalnızca belirlenen bölgelerde mülkiyetin mümkün olacağını belirtti. Ülkede ikamet eden yabancılar ise birer konut sahibi olabilecek.

Öte yandan, sistemin ekonomik sektörler açısından daha esnek olacağı ve ticari, sanayi ve tarım alanlarında yabancıların tüm şehirlerde mülkiyet ediniminin sınırlama olmadan mümkün olacağı kaydedildi.

Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanı Macid el-Hakil (SPA)Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanı Macid el-Hakil (SPA)

Suudi Arabistan Gayrimenkul Genel Otoritesi’nde yabancılar için mülkiyetten sorumlu icra direktörü Fahd bin Süleyman, kasım ayında yaptığı açıklamada, Riyad, Cidde ve kutsal şehirler (Mekke ve Medine) için yabancılara ayrılan bölgelerin hâlâ gözden geçirildiğini ve ‘yakın zamanda’ yeni mülkiyet kurallarını belirleyen yönetmeliklerle birlikte ilan edileceğini duyurdu. Bin Süleyman, söz konusu bölgelerin ‘çok geniş’ olacağını ve büyük ölçekli projeleri kapsayacağını belirterek, bu alanlarda yabancı mülkiyet oranının yüzde 70 ile yüzde 90 arasında olması beklendiğini aktardı. Kutsal şehirlerde satın alma yapacak kişilerin Müslüman olması gerektiğini vurgulayan Bin Süleyman, bunun dışında büyük bir kısıtlama bulunmayacağını ifade etti. Bin Süleyman, “Büyük şartlar yok ve sınırlamalar getirmek istemiyoruz; mevcut yasa ile güncellenmiş yasa karşılaştırıldığında belirgin bir fark görülecek” dedi.

Piyasa tahmini

Uzmanlar ve gayrimenkul sektörü profesyonelleri, güncellenmiş yabancı mülkiyet yasasının yürürlüğe girmesine kısa süre kala, söz konusu sistemin hazır konutlara yönelik ek bir talep yaratacağını ve gayrimenkul piyasasındaki likiditeyi artıracağını belirtti. Uzmanlar, uluslararası şirketlerin Suudi Arabistan’da ofis ve projeler kurmasını teşvik edecek bu sistemin ekonomik aktiviteyi canlandıracağını ve gayrimenkul sektöründe daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyüme dönemini başlatacağını öngörüyor. Etkinin özellikle Riyad, Cidde, Mekke, Taif, Medine ve turistik bölgelere yakın şehirlerde hissedileceği, yasanın etkilerinin 2026’nın üçüncü ve dördüncü çeyreği ile 2027 yılı boyunca netleşmeye başlayacağı tahmin ediliyor.

Gayrimenkul uzmanı ve pazarlamacı Sakr ez-Zehrani, konuyla ilgili açıklamasında, yasanın uygulanmaya başlamasının Suudi Arabistan gayrimenkul piyasasında dönüm noktası oluşturacağını belirtti. Zehrani, sistemin, geniş bir kesimin kiralamadan mülkiyete geçmesine yol açarak işlem yapan kullanıcı tabanını genişleteceğini vurguladı.

Zehrani, bu dönüşümün hazır konutlar ve planlı konut projelerine yönelik ek talep yaratacağını, satış ve alım hareketliliğini artıracağını ve piyasadaki likiditeyi güçlendireceğini kaydetti.

Gayrimenkul kalitesinin iyileştirilmesi

Zehrani, yabancıların ticari, sanayi ve tarım sektörlerinde tüm şehirlerde mülkiyet edinmesine izin verilmesinin, uluslararası şirketler için Suudi Arabistan’da ofis ve projeler kurma motivasyonunu artıracağı ve bunun ekonomik faaliyetleri canlandırarak gayrimenkul sektöründe daha istikrarlı bir büyüme dönemini başlatacağı öngörüsünde bulundu.

Zehrani’ye göre piyasadaki ilk değişiklikler, gayrimenkul ürünlerinin kalitesinin yükselmesi, geliştiricilerin daha yüksek standartlı ve iyi planlanmış projeler üretmesiyle daha geniş bir alıcı kitlesinin taleplerini karşılamaya yönelik olacak. Ayrıca, yerli ve yabancı yatırımcıların pazara girmesiyle organize arz hacminde de artış yaşanacak.

Yeni sistemin fiyat istikrarını da destekleyeceğini belirten Zehrani, çünkü hem yerleşiklerin hem de yabancıların mülkiyeti genellikle uzun vadeli olup kısa vadeli spekülasyonları sınırlayacağını ifade etti. Yasa ile birlikte uygulanacak yasal ve denetim mekanizmalarının şeffaflığı artıracağını ve finans sektörüne, hem yerleşikler hem de yabancılar için özel finansal ürünler sunma fırsatı sağlayacağını söyledi. Bu durumun kredi hacmi ve piyasa likiditesi üzerinde olumlu etkisi olacağı kaydedildi.

Zehrani, yasanın yürürlüğe girmesinin ilgiyi ve sorgulamaları doğrudan artıracağını, ancak piyasadaki işlemler üzerindeki gerçek etkinin kademeli olarak hissedileceğini belirtti. İlk sinyallerin 2026’nın ikinci çeyreğinde, yabancılar ve yerleşikler için ilk işlemlerin tamamlanmasıyla ortaya çıkmasının beklendiğini söyledi.

Açık göstergelerin 2026’nın üçüncü ve dördüncü çeyreğinde netleşeceğini belirten Zehrani, uygulamanın ilk yılının geçiş dönemi olacağını, en somut etkilerin ise 2026’nın ikinci yarısı ve sonrasında gözlemleneceğini vurguladı.

Coğrafi konuma bağlı olarak değişen etki

Gayrimenkul ve değerleme uzmanı Mühendis Ahmed el-Fekih, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, yeni mülkiyet yasasının etkisinin coğrafi konuma göre farklılık göstereceğini belirterek, en olumlu etkilerin Mekke ve çevresindeki şehirler (Cidde ve Taif) ile Medine’de hissedileceği öngörüsünde bulundu. Riyad’daki gayrimenkul piyasasının ise gayrimenkul mülkiyeti ve yatırımı için yabancı sermayeyi çekmede önemli bir rol oynayacağını ifade etti.

El-Fekih, turizm sektörüne yatırım yapmayı hedefleyen sermayenin, Mekke’ye yakınlığı nedeniyle Taif gibi turistik bölgelere, ayrıca Abha ve Cizan ile Neom projesine yakınlığı sebebiyle Tebük’e yönelmesinin muhtemel olduğunu belirtti.

Uzman, yeni sistemin uygulanmasının ilk yılının piyasanın test edilmesi ve fırsatların değerlendirilmesi açısından bir geçiş dönemi olacağını, gerçek etkinin ise 2027’de, yani ikinci yıl itibarıyla hissedilmeye başlanacağını vurguladı. Ayrıca, yasanın Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda ulusal ekonomide gelir kaynaklarını çeşitlendirmeye ve petrol bağımlılığını azaltmaya katkı sağlayacağını, bu yatırımların Suudi vatandaşlar için yüzbinlerce yeni istihdam fırsatı yaratacağını kaydetti.

Sistem teşvikleri

Suudi Arabistan, Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek olan yeni yabancı mülkiyet yasasıyla gayrimenkul sektöründe kapsamlı bir açılım gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Yasayla, Suudi Arabistan’da yabancıların belirlenen coğrafi alanlarda taşınmaz mülkiyeti edinmeleri yasal olarak düzenlenecek. Bu adım, Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda yabancı yatırımları çekmeyi, gayrimenkul sektörünün GSYİH’ye katkısını artırmayı ve ulusal ekonomide petrol dışı gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi amaçlıyor. Yasa ayrıca uluslararası yeteneklerin ülkede istikrarlı şekilde kalmasını ve yaşam kalitesinin yükselmesini hedefliyor.

Yasa kapsamında, yabancılar yalnızca Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği coğrafi alanlarda mülk edinme yetkisine sahip olacak. Bu alanlar, Gayrimenkul Genel Otoritesi’nin önerisi ve Suudi Arabistan Ekonomi ve Kalkınma İşleri Konseyi onayıyla belirlenecek.

Buna göre, Suudi Arabistan’da ikamet eden yabancılar, belirlenen coğrafi alan dışında sadece bir adet konut satın alabilecek. Mekke ve Medine’de mülk edinmek isteyenlerin ise Müslüman olması zorunlu.

Şirketler açısından ise Suudi şirketler yasasına göre kurulan ve hisselerinde yabancı ortak bulunan şirketlere, belirlenen coğrafi alanlarda mülk edinme hakkı tanınıyor; alan dışında ise faaliyet veya çalışan konutları için mülk edinilebilecek.

Yasa, borsaya kayıtlı şirketler, yatırım fonları ve özel amaçlı kuruluşlar için ise Suudi Arabistan genelinde mülk edinme imkânı sağlıyor. Bu haklar, Sermaye Piyasası Kurumu (CMA) tarafından Gayrimenkul Genel Otoritesi ve ilgili kurumlarla koordineli olarak belirlenen düzenlemelerle uygulanacak.

Yasa, özel ikamet programları veya Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleriyle yapılan anlaşmalarla tanınan hakları etkilemiyor ve yabancı mülkiyetine ekstra ayrıcalık sağlamıyor.

Ayrıca, yabancılardan yapılacak taşınmaz işlemleri için değerinin yüzde 5’ini aşmayan bir harç alınacak; detaylar yürütme yönetmeliğinde belirlenecek. Kurallara uymayanlar para cezası veya uyarı ile karşı karşıya kalacak; yanlış beyanda bulunanlara 10 milyon riyale kadar ceza uygulanabilecek ve mahkeme kararıyla gayrimenkulün satışı sağlanabilecek.



Suudi Arabistan’dan BRICS’te güçlü mesaj: Topraklarımızın ve stratejik kaynaklarımızın hedef alınmasına izin vermeyiz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan BRICS’te güçlü mesaj: Topraklarımızın ve stratejik kaynaklarımızın hedef alınmasına izin vermeyiz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)

Suudi Arabistan, BRICS Zirvesi’nde ulusal güvenliği, toprak bütünlüğü ve milli kaynaklarının dokunulmaz olduğunu vurguladı. Riyad, Körfez ülkelerinin topraklarının, tesislerinin ve hayati çıkarlarının hiçbir gerekçeyle hedef alınmasını kabul etmeyeceklerini belirtti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı temsilen zirveye katılan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen zirvenin ikinci günündeki oturuma iştirak etti. Suudi Arabistan, zirveye davetli ülke statüsüyle katılıyor.

cd
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, tüm deniz geçişlerinde seyrüsefer özgürlüğünün ve ticari gemilerin güvenliğinin korunmasının önemini vurguladı. (SPA)

Suudi Dışişleri Bakanı, toplantıda yaptığı konuşmada Hürmüz Boğazı ve diğer deniz geçişlerinde seyrüsefer özgürlüğünün ve ticari gemilerin güvenliğinin korunmasının önemini vurguladı. Bu bölgelerde yaşanabilecek herhangi bir istikrarsızlığın küresel piyasalara, tedarik zincirlerine ve ekonomik büyümeye yansıyacağını söyledi.

Prens Faysal bin Ferhan, toplantının başında Suudi Arabistan yönetiminin selamlarını iletti. “Dayanıklılık, Yenilik, İş Birliği ve Sürdürülebilirlik: Kapsayıcı Küresel Büyümenin Geleceğini Şekillendirmek” başlığıyla düzenlenen oturumda Hindistan’a, bu yıl BRICS dönem başkanlığı kapsamında yürüttüğü çalışmalar dolayısıyla teşekkür eden Bakan, Suudi Arabistan’a zirveye katılım daveti gönderilmesini de takdirle karşıladıklarını ifade etti.

Bakan, bölgedeki mevcut gelişmeler ışığında önceliğin gerilimi düşürmeye ve siyasi ve diplomatik girişimlere alan açmaya verilmesi gerektiğini belirtti.

Faysal bin Ferhan, Körfez’in güvenliğinin, bölge ülkelerinin egemenliğine ve bağımsızlığına saygı gösterilmeden, içişlerine müdahaleden kaçınılmadan, iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınmadan ve anlaşmazlıklar barışçıl yollarla çözülmeden sağlanamayacağını vurguladı.

cdderg
BRICS 2026 Zirvesi’nin Yeni Delhi’de düzenlenen ikinci gün toplantısından bir görünüm. (SPA)

Suudi Dışişleri Bakanı ayrıca uluslararası kurumların kurulma amaçlarına dikkat çekerek, bu kurumların sorumluluklarını yerine getirme kapasitesinin güçlendirilmesine acil ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Uluslararası sistemin güvenilirliğinin, kendi kurallarını ve hukukunu ne ölçüde tutarlı biçimde uyguladığıyla bağlantılı olduğunu belirten Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın BRICS grubu ve uluslararası toplumdaki diğer ortaklarla iletişimini sürdürmeyi arzuladığını ifade etti.


Irak'tan kalkan insansız hava araçlarıyla (İHA) "Doğu-Batı" boru hattının hedef alınmasına geniş çaplı kınama

Aramco logosu (Reuters)
Aramco logosu (Reuters)
TT

Irak'tan kalkan insansız hava araçlarıyla (İHA) "Doğu-Batı" boru hattının hedef alınmasına geniş çaplı kınama

Aramco logosu (Reuters)
Aramco logosu (Reuters)

Çok sayıda ülke ve kuruluş, Suudi Arabistan'ın Riyad ve Medine bölgelerinde yer alan "Doğu-Batı" boru hattının Irak'tan gelen çok sayıda insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınmasını, can kayıpları/yaralanmalar ve maddi hasarla sonuçlanan bu saldırıyı en sert ifadelerle kınadı. Ülkeler ve kuruluşlar, Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduklarını ve egemenliğini, güvenliğini ile tesislerini korumak amacıyla aldığı tüm tedbirleri desteklediklerini vurguladı.

Katar

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, sivil ve ekonomik tesislerin hedef alınmasının kınandığı, bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali ve bölgenin güvenlik ve istikrarını baltalayan tehlikeli bir tırmanış olduğu belirtildi.

Doha, Suudi Arabistan'ın kendi topraklarının krallığa ve komşu ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmasını engelleme konusunda Irak hükümetinin çabalarını destekleyen sorumlu tutumunu takdirle karşıladığını ifade etti. Bakanlık, Katar Devletinin Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu ve egemenliğini, güvenliğini ve tesislerini korumak için aldığı bütün önlemleri desteklediğini yineledi.

Bahreyn

Bahreyn, Doğu-Batı petrol boru hattının hedef alınmasını en sert şekilde kınayarak, bunu uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler Şartı'nın ve iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali, enerji arz güvenliğini tehdit eden hayati sivil tesislere yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Bahreyn Krallığı'nın Suudi Arabistan Krallığı ile tam dayanışma içinde olduğunu, Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarının Bahreyn'in güvenlik ve istikrarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Uluslararası hukuk hükümleri uyarınca egemenliğini, güvenliğini, tesislerini, vatandaşlarını ve ülke sakinlerini korumak için gerekli bütün tedbirleri alma hakkının altını çizerek, yaralananlara acil şifalar diledi.

Bakanlık, hiçbir ülke toprağının komşu ülkelere saldırı için sıçrama tahtası olarak kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu tür saldırıların tekrarlanmasını önlemek için Irak Cumhuriyeti'nin yürüttüğü çabaları desteklediğini belirtti ve uluslararası toplumu, enerji güvenliğine zarar vermeyi ve bölgesel güvenlik ve istikrarı bozmayı hedefleyen bu düşmanca saldırılara karşı sorumluluk almaya çağırdı.

Ürdün

Ürdün, saldırıyı Suudi Arabistan Krallığı'nın egemenliğinin açık bir ihlali, güvenliği ve istikrarına yönelik bir tehdit, uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın vahim bir ihlali olarak nitelendirdi.

Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Ürdün'ün Suudi Arabistan ile mutlak dayanışma içinde olduğu, egemenliğini, güvenliğini, kaynaklarını, vatandaşlarının ve ülke sakinlerinin emniyetini korumak için atacağı tüm adımlarda tamamen yanında yer aldığı vurgulandı.

KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi (KİK)
KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, saldırıyı ve sonucunda meydana gelen yaralanmaları ile maddi hasarı en sert ifadelerle kınadı.

El-Budeyvi, bu saldırının tehlikeli bir tırmanışı, Suudi Arabistan'ın güvenliğine, toprak bütünlüğüne ve hayati tesislerine yönelik kabul edilemez bir tehdidi temsil ettiğini ve uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu belirterek, KİK'in krallığın güvenliğini, istikrarını ve ulusal kaynaklarını hedef alan tüm eylemleri kesin bir dille reddettiğini vurguladı.

KİK Genel Sekreteri, Irak hükümetinin kendi topraklarının bu tür saldırılar için çıkış noktası olarak kullanılmasını önlemek amacıyla daha fazla çaba sarf etmesinin, gerekli ve kararlı önlemleri almasının, bu saldırıları durdurmak ve tekrarlanmasını engellemek için çalışmasının önemini vurguladı. El-Budeyvi, KİK'in Suudi Arabistan'ın yanında tam ve sarsılmaz bir şekilde durduğunu, güvenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü, tesislerini, vatandaşlarını ve ülke sakinlerini korumak için aldığı tüm karar ve tedbirleri tamamen desteklediğini yineledi.

Dünya İslam Birliği (Rabıta)

Dünya İslam Birliği (Rabıta), Suudi Arabistan'daki Doğu-Batı boru hattını hedef alan saldırıyı şiddetle kınadı.

Birlik Genel Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada, Dünya İslam Alimleri Birliği Başkanı Şeyh Dr. Muhammed el-İsa, bütün dini değerleri, uluslararası ve insani hukuk ile örfleri ihlal eden bu hain ve kalleşçe suç saldırılarını kınamasını yineledi. El-İsa, Birlik bünyesindeki bütün kurum, kurul ve küresel konseyler ile bunların şemsiyesi altındaki tüm İslam halkları adına, saldırganları caydırmak, güvenliğini, egemenliğini,


Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye bölgesel gerilimi düşürme yollarını görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye bölgesel gerilimi düşürme yollarını görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan; Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ortadoğu'da gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik çabaları görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan'ın dün Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Bakan Fidan ile gerçekleştirdiği iki ayrı telefon görüşmesinde; bölgesel durumdaki son gelişmeler ile bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasına katkı sağlayacak şekilde gerilimin yükselmesini önleme çabaları ele alındı.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre görüşmede ayrıca Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Türk mevkidaşı, bölgesel istikrarı destekleme konusunda iki ülke arasındaki iş birliğini gözden geçirdi.