Suudi Arabistan-Katar Demiryolu Projesi: Daha verimli ve sürdürülebilir bir Körfez ulaşım sistemi geliştirmeye yönelik ortak vizyonların somut bir örneği

Suudi Arabistan-Katar Demiryolu Projesi: Daha verimli ve sürdürülebilir bir Körfez ulaşım sistemi geliştirmeye yönelik ortak vizyonların somut bir örneği
TT

Suudi Arabistan-Katar Demiryolu Projesi: Daha verimli ve sürdürülebilir bir Körfez ulaşım sistemi geliştirmeye yönelik ortak vizyonların somut bir örneği

Suudi Arabistan-Katar Demiryolu Projesi: Daha verimli ve sürdürülebilir bir Körfez ulaşım sistemi geliştirmeye yönelik ortak vizyonların somut bir örneği

Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçiliği Kültür Ateşesi Dr. Faysal b. Abdurrahman Usra

Ortak iş birliğinde yeni bir dönemin tesis edilmesi, bölgede ekonomik ve lojistik entegrasyona yeni bir yapı taşı eklenmesi ve Suudi Arabistan-Katar Koordinasyon Konseyi çalışmaları kapsamında, Körfez ülkeleri arasında modern altyapı alanındaki en büyük adımlardan biri atıldı. Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani’nin himayesinde, Suudi Arabistan ile Katar arasında yolcu taşımacılığına yönelik hızlı tren projesinin hayata geçirilmesine ilişkin bir anlaşma imzalandı. İki ülke ayrıca, Riyad ile Doha’yı birbirine bağlayacak söz konusu tren projesinin resmen başlatıldığını duyurdu. Hayati öneme sahip proje, iki kardeş ülke arasındaki köklü ve tarihi ilişkilerin derinliğini yansıtmasının yanı sıra, kalkınma alanında iş birliği ve entegrasyonu güçlendirmeye yönelik stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Proje, sürdürülebilir kalkınmanın pekiştirilmesi ve bölgede daha geniş bir refah ve gelişim ufkuna yönelik ortak iradeyi de ortaya koyuyor. Suudi Arabistan-Katar Hızlı Tren Projesi’nin ilanı, iki ülke arasındaki ilişkilerin ulaştığı düzeyi teyit eden tarihi bir dönüm noktası olarak öne çıkarken, ulaşım sektöründe ikili iş birliğinin somut bir yansıması ve bölge için ortak gelecek vizyonunun sembolü niteliği taşıyor. Modern ve sürdürülebilir bir ulaşım sisteminin geliştirilmesinde iki ülke arasındaki entegrasyonu temsil eden proje, aynı zamanda turizmin büyümesine önemli katkı sağlamayı hedefliyor. Projenin, Suudi Arabistan ve Katar’daki turistik destinasyonlara erişimi kolaylaştırarak ziyaretçi sayısını artırması ve iki başkent arasında kısa ve sık seyahatleri teşvik etmesi bekleniyor.

Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanı Mühendis Salih el-Casir ile Katar Ulaştırma Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdullah Al Sani tarafından yakın zamanda imzalanan anlaşma, Suudi Arabistan-Katar Hızlı Tren Projesi’nin fiilen başlamasının işaretini veriyor. Proje, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı ve Veliaht Prens ile Katar Emiri’nin doğrudan ilgi ve desteği altında yürütülüyor; bu durum, iki kardeş ülke arasındaki entegrasyon projeleri arasında stratejik önemini ortaya koyuyor. Bu devasa proje, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ve Katar Ulusal 2030 Vizyonu’nun somut bir uygulaması olarak değerlendiriliyor. Proje, iki ülke liderliğinin, daha bağlantılı ve refah dolu bir gelecek yaratma vizyonunu yansıtıyor ve bölgedeki altyapı entegrasyonuna yönelik daha geniş bir çerçevede konumlanıyor; özellikle ulaşım, enerji ve ticaret alanlarında iş birliğini güçlendiriyor. Proje, sürdürülebilir kalkınmanın gerçek bir örneği olarak öne çıkıyor; vatandaşlar arasındaki bağları güçlendirirken, iki ülke arasındaki seyahati daha hızlı, konforlu ve güvenli hâle getiriyor. Ayrıca modern ve sürdürülebilir altyapının geliştirilmesi yoluyla ekonomik büyümeyi destekliyor, yaşam kalitesini artırıyor ve ileri düzeyde ulaşım seçenekleri sunuyor. Hızlı tren hattı, ekonomik çeşitliliğin sağlanmasına, turizmin canlandırılmasına ve ulaşım sektörünün etkinliğinin artırılmasına katkıda bulunacak. Projenin, başta havaalanları ve büyük ekonomik şehirlerle entegrasyonu sayesinde, iki ülke arasındaki ticaret, yatırım ve iş hareketliliğinde önemli değişiklikler yaratması bekleniyor. Böylece proje, iki halk için daha bağlantılı ve refah dolu bir geleceğin inşasında merkezi bir rol oynayacak ve Körfez’deki stratejik bağlantı zincirinin en önemli halkalarından biri olarak değerlendirilecek.

Suudi Arabistan ile Katar arasında inşa edilecek hızlı tren projesi, Riyad ile Doha’yı birbirine bağlamanın ötesinde, iki halk arasındaki tarihi ve kültürel bağların derinliğini de yansıtıyor. Proje, yalnızca bir altyapı yatırımı değil; ortak dini ve kültürel değerleri paylaşan, gelenek ve alışkanlıklarıyla birbirine yakın iki halkın birleşik geleceğini simgeleyen bir sembol niteliği taşıyor. Proje, ülkedeki ulaştırma ve lojistik sektörüne de önemli katkılar sağlayacak. Sektör, Kral Selman bin Abdulaziz’in liderliğinde ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın desteğiyle kapsamlı yapısal reformlar ve 280 milyar Suudi riyalini aşan ulusal ve uluslararası yatırım sözleşmeleriyle güçlendirilmiş durumda. Suudi Arabistan, güçlü ve yatırım çekici ulaşım ile lojistik altyapısına sahip bir ülke olarak öne çıkıyor. Riyad-Doha hızlı tren hattı, toplam 785 kilometrelik uzunluğuyla yolculara hızlı ve sürdürülebilir bir seyahat imkânı sunacak. Proje, Riyad’daki Kral Selman Uluslararası Havalimanı ile Doha’daki Hamad Uluslararası Havalimanı’nı birbirine bağlayarak iş ve turizm amaçlı seyahatlerde esneklik sağlayacak. Hattın güzergâhı Riyad, Hufuf ve Dammam olmak üzere üç önemli Suudi şehrine de uzanacak ve toplamda 5 ana yolcu istasyonu yer alacak. Bu istasyonlar, konfor, hız ve akıllı teknolojileri bir araya getirerek modern bir yolculuk deneyimi sunacak. Trenin saatte 300 kilometreyi aşan hızı, iki başkent arasındaki seyahat süresini yaklaşık iki saate indirecek. Bu sayede ticaret ve turizm hareketliliği artacak, ekonomik büyüme desteklenecek ve yaşam kalitesi yükseltilecek. Proje, yıllık 10 milyondan fazla yolcuya hizmet verecek ve Suudi Arabistan ile Katar’daki önemli turistik ve kültürel noktaların keşfini kolaylaştıracak. Ayrıca proje, hafif ve orta ağırlıktaki yük taşımacılığını geliştirerek sınır ötesi lojistik çözümler sunacak, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artıracak ve teslim sürelerini kısaltarak operasyonel maliyetleri düşürecek. Yapım ve işletme aşamalarında ise Suudi Arabistan ve Katar’da 30 binden fazla doğrudan ve dolaylı istihdam yaratması öngörülüyor. Tüm bu özellikleriyle proje, bölgesel kalkınmayı destekleyen ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasındaki entegrasyonu güçlendiren stratejik bir altyapı yatırımı olarak öne çıkıyor.

Bu stratejik projenin altyapı inşaatları, yerel müteahhitlik şirketleri tarafından gerçekleştirilecek; modern tren teknolojileri ise alanında uzman uluslararası şirketler tarafından sağlanacak. Projenin tamamlanması, altı yıllık bir zaman çizelgesine göre yürütülecek ve en yüksek uluslararası kalite ve güvenlik standartlarına uygun olarak gerçekleştirilecek. Tren hattında en son demiryolu teknolojileri ve akıllı mühendislik çözümleri kullanılacak, böylece güvenli ve sorunsuz bir işletme sağlanacak. Proje, çevresel sürdürülebilirliği destekleyerek karbon emisyonlarını azaltacak ve bölgedeki akıllı ve sürdürülebilir ulaşım çözümlerine geçişi teşvik edecek. Böylece ekonomik ve lojistik entegrasyonda yeni bir dönemin temelleri atılmış olacak. Hızlı tren, iki ülke arasındaki ticaret ve turizm hareketliliğinin haritasını yeniden çizecek. Geleneksel ulaşım yollarının ötesine geçerek bireylerin hareketini kolaylaştıracak, turizm ile büyük spor ve eğlence etkinliklerini canlandıracak ve yaşam kalitesini yükseltecek. Projede tamamen temiz enerji kullanılacak; elektrikli trenler sayesinde çevreye olumlu katkı sağlanacak ve bireysel taşımacılıktan toplu taşımaya geçiş, çevresel yükü büyük ölçüde hafifletecek. Altı yıl içinde tamamlanması planlanan proje, güvenli ve sorunsuz işletmeyi garanti eden en son demiryolu ve akıllı mühendislik teknolojilerini bir araya getirecek. Suudi Arabistan-Katar hızlı tren hattı, hız, sürdürülebilirlik ve benzersiz yolculuk deneyimini bir araya getirerek bölgede ulaşım ve seyahat geleceği için yeni bir standart oluşturacak ve yenilik ile ilerlemenin sembolü olacak.

Başarıyı veren Allah’tır…



Birleşik Arap Emirlikleri, Lana Nusseibeh’i BM Genel Sekreterliği görevine resmen aday gösterdi

Lana Nusseibeh, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun oturumlarından birinde. (Şarku’l Avsat)
Lana Nusseibeh, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun oturumlarından birinde. (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, Lana Nusseibeh’i BM Genel Sekreterliği görevine resmen aday gösterdi

Lana Nusseibeh, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun oturumlarından birinde. (Şarku’l Avsat)
Lana Nusseibeh, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun oturumlarından birinde. (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Devlet Bakanı Lana Zeki Nusseibeh’i, görev süresi bu yılın sonunda sona erecek olan Antonio Guterres’in yerine Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği görevine resmen aday gösterdi. BM Güvenlik Konseyi’nde, Ocak 2027’den itibaren uluslararası örgüte liderlik edecek ismin belirlenmesine yönelik istişareler sürüyor.

Adaylık, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın BM Genel Kurulu Başkanlığına ve Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği resmî mektupla, yeni genel sekreterin seçimine ilişkin prosedürler çerçevesinde duyuruldu.

Şeyh Muhammed bin Zayid, adaylık mektubunda Nusseibeh’in BM bünyesindeki kapsamlı deneyimine, güncel küresel sorunlar karşısında sergilediği sağduyuya ve farklı uluslararası meselelerde yürüttüğü yapıcı diplomatik çalışmalara dikkat çekti.

Nusseibeh’in BM bünyesinde on yılı aşkın diplomatik deneyimi bulunuyor. Nusseibeh, 2013-2024 yılları arasında BAE’nin BM Daimî Temsilcisi olarak görev yaptı. Bu dönemde çeşitli siyasi, güvenlik ve insani meselelerle ilgili çalışmalara katıldı.

Diplomatik kariyeri boyunca BM Genel Kurulu Başkan Yardımcılığı ve BM Kadın Birimi Yürütme Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlenen Nusseibeh, Genel Kurulun çalışmalarının güçlendirilmesi ve Güvenlik Konseyi reformuna yönelik girişimlerde de yer aldı.

BAE’nin 2022 ve 2023 yıllarındaki geçici Güvenlik Konseyi üyeliği sırasında iki kez Konsey Başkanlığını yürüten Nusseibeh; uluslararası barış ve güvenlik, insani yardım, sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliğiyle bağlantılı güvenlik riskleri, kadınların güçlendirilmesi ve çok taraflı iş birliği sisteminin reformu gibi konulardaki görüşmelere katkıda bulundu.

BAE’nin adaylığı, BM’nin çok taraflı uluslararası sistemin geleceğini ve örgütün giderek artan jeopolitik krizler ile ekonomik ve insani sorunlarla başa çıkma kapasitesini tartıştığı bir dönemde geldi.

Bu arada Güvenlik Konseyi, Guterres’in yerine geçecek ismi belirlemek amacıyla adayları gayriresmî oylama turlarıyla değerlendirmeyi sürdürüyor. Son oylamanın 16 Ekim’de gerçekleştirildiği, sürecin Konseyin bir aday üzerinde tavsiye kararı oluşturmasına yönelik olduğu belirtildi.

BM Şartı uyarınca genel sekreter, Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi üzerine Genel Kurul tarafından atanıyor. Yeni genel sekreterin görevine 1 Ocak 2027’de başlaması planlanırken, seçim sürecinin önümüzdeki haftalarda devam etmesi bekleniyor.

BM’nin liderliği için uluslararası rekabet

Nusseibeh, genel sekreterlik yarışında altı adayla daha rekabet ediyor. Öne çıkan isimler arasında Kosta Rika’nın eski devlet başkanı yardımcısı ve mevcut BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri Rebeca Grynspan, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi ve Guyana’nın eski dışişleri bakanı Carolyn Rodrigues-Birkett bulunuyor.

Aday listesinde ayrıca Ekvador’dan María Fernanda Espinosa ve Ivonne Baki ile Uganda’dan Olara Otunnu yer alıyor.

Grynspan, 16 Ekim’de Güvenlik Konseyi’nde yapılan son gayriresmî oylamada dokuz destek oyu alarak ilk sırada yer aldı. Ancak beş daimî üyeden ikisinin itirazıyla karşılaştığı için adaylığı üzerinde uzlaşma sağlanamadı.

Nusseibeh’in yarışa katılması, Senegal’in eski Cumhurbaşkanı Macky Sall’ın adaylıktan çekilmesinin ardından geldi. Guterres’in halefinin belirlenmesine yönelik süreçte büyük güçler arasındaki görüş ayrılıkları ise devam ediyor.


Suudi Arabistan-Fransa görüşmelerinde çabaların koordinasyonu ele alındı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u dün Riyad’da kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u dün Riyad’da kabul etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Fransa görüşmelerinde çabaların koordinasyonu ele alındı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u dün Riyad’da kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u dün Riyad’da kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün Riyad’daki Yemame Sarayı’nda bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ele alınırken taraflar, söz konusu gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Ayrıca mevcut gelişmeler karşısında bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarı güçlendirmek amacıyla yürütülecek çabaların koordinasyonu değerlendirildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmede iki ülke arasındaki tarihî ve stratejik ilişkiler, iş birliği alanları ve ortak çıkarlar doğrultusunda çeşitli alanlarda iş birliğinin geliştirilmesine yönelik imkânlar da ele alındı.

Öte yandan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz’e gönderdiği yazılı mesajı teslim aldı. Mesajı, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati iletti.


Suudi Arabistan: Sudan hükümeti ile milis güçler bir tutulamaz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci, dün Cenevre’de düzenlenen toplantıda. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci, dün Cenevre’de düzenlenen toplantıda. (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Sudan hükümeti ile milis güçler bir tutulamaz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci, dün Cenevre’de düzenlenen toplantıda. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci, dün Cenevre’de düzenlenen toplantıda. (SPA)

Suudi Arabistan, Sudan hükümeti ve Egemenlik Konseyi ile Sudan halkına karşı suç işleyen milis güçlerin bir tutulamayacağını vurguladı. Riyad yönetimi ayrıca, Sudan’ın birliğini zedeleyen ve halkın iradesini yansıtmayan paralel oluşumlara ve resmî kurumlar dışında atılan gayrimeşru adımlara karşı olduğunu yineledi.

Açıklama, Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci’nin, Sudan’daki barış girişimleri ve çabaları arasındaki eş güdümün güçlendirilmesine yönelik altıncı istişare toplantısında yaptığı konuşmada gerçekleşti. El-Hureyci, ülkesinin ateşkesin sağlanması, Sudan’ın birliğinin korunması ve devlet kurumlarının çöküşten korunması yönündeki çabalarını vurguladı.

El-Hureyci, bu çabaların 11 Mayıs 2023’te imzalanan Sivillerin Korunmasına İlişkin Cidde Bildirgesi’ne ve kısa süreli ateşkes anlaşmasına dayandığını belirtti. Suudi Arabistan’ın, Sudan’ın egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü koruyacak siyasi bir çözüme ulaşılması amacıyla Beşli Grup girişimini ve diğer bölgesel ve uluslararası çabaları desteklediğini ifade etti.

Dışişleri Bakan Yardımcısı, Sudan hükümetinin ülke içinde Sudanlılar arasında diyalog ortamı oluşturma çabalarının desteklenmesinin önemine dikkat çekti. El-Hureyci, savaşın sona erdirilmesi ve Sudan’da istikrarın yeniden tesis edilmesi için Suudi Arabistan’ın çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.

Sudan'daki barış girişimleri ve çabalarının koordinasyonunun güçlendirilmesine ilişkin istişare toplantısından, (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Sudan'daki barış girişimleri ve çabalarının koordinasyonunun güçlendirilmesine ilişkin istişare toplantısından, (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

El-Hureyci, Suudi Arabistan’ın Sudan halkının yaşadığı sıkıntıları hafifletmek amacıyla 100 milyon dolar yardım yapacağını açıkladığını ve “Sahem” platformu üzerinden ulusal bir yardım kampanyası başlattığını belirtti. Suudi Arabistan’ın Sudan’a sağladığı toplam yardımın 3,2 milyar doları aştığını, buna ilave olarak 145 milyon dolarlık destek sunulduğunu bildirdi.

Söz konusu yardımların, Suudi Arabistan’ın 15 Nisan 2026’da Berlin’de düzenlenen Sudan Krizi İnsani Yardım Koordinasyon Toplantısı’na katılımı kapsamında, 2026 yılı Sudan İnsani Müdahale Planı çerçevesinde sağlandığı ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre  El-Hureyci, toplantı kapsamında İsviçre Dışişleri Bakanı Alexandre Fasel, Norveç Dışişleri Bakanı Andreas Kravik, BAE Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Şahbut bin Nahyan ve ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos ile ayrı ayrı görüştü.

İkili görüşmelerde Suudi Arabistan ile ilgili ülkeler arasındaki ilişkiler ve ortak iş birliği olanakları ele alındı. Ayrıca Sudan’da güvenlik ve barışın güçlendirilmesine yönelik çabalar ile bölgesel ve uluslararası gelişmeler de değerlendirildi.