Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)

Suudi Arabistan’a resmi ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin bölgesel barış, istikrar ve refah açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, İran ve ABD arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını belirterek, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel güvenlik mekanizmaları önerisi

Erdoğan, krizlerin önlenmesine yönelik bölgesel güvenlik mekanizmalarının kurulması çağrısında bulundu. Ziyaretinin gündeminde, başta Gazze’deki ateşkes ve Suriye’deki durum olmak üzere bölgesel meselelerin görüşülmesi, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve somut adımlar atılması hedeflerinin bulunduğunu aktardı.

Türkiye-Suudi Arabistan İşbirliği

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ve Suudi Arabistan’ın tarihi ve köklü ilişkilere sahip iki dost ülke olduğunu belirterek, savunma sanayii işbirliğinin güven tesis etmeyi, kapasiteyi artırmayı ve teknolojiyi geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Erdoğan, “Bu ilişkiyi yalnızca ikili gündemle sınırlı görmedik; bu değerli dostluk, bölgemizde barış, istikrar ve refah için stratejik öneme sahiptir” dedi.

fergb
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2022’de Ankara’daki görüşmeleri sırasında (SPA)

Erdoğan, ekonomik ilişkilerin ötesinde, koordinasyon ve ortak akılla istikrar sağlayacak bir yaklaşımın benimsendiğini ifade ederek, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile önceki görüşmelerde bölgesel ve uluslararası meselelerin ele alındığını ve ortak çalışmanın artırılmasına yönelik kararlılığın teyit edildiğini söyledi.

İkili ve bölgesel gündem

Cumhurbaşkanı, ziyaretin temel amacının bölgesel konularla ilgili istişareleri derinleştirmek ve ikili ilişkileri ileriye taşımak olduğunu belirtti. Ziyaret kapsamında iş dünyasıyla toplantıların da yapılacağı, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, sivillerin korunması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve zorunlu göçlerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, ikinci aşama barış planının başarısının ateşkesin güçlendirilmesine ve yeniden imar çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu süreçte aktif rol oynayacağını belirtti.

efgthju
Erdoğan, geçen ekim ayında Gazze’de barış için Şarm El-Şeyh Anlaşması’na katılmıştı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve yerinden edilmeleri sona erdirmeden herhangi bir çözümün mümkün olamayacağını vurguladı. Ateşkesin güçlendirilmesi, insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imarın acilen başlatılması gerektiğini söyledi. BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak İsrail’in Gazze’den kademeli şekilde çekilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte aktif rol oynayacağını ifade etti.

Güvenlik ve insanî önlemler

Erdoğan, barış gücü veya uluslararası misyon tartışmalarına ilişkin olarak, bu tür mekanizmaların yalnızca sivilleri koruma, insani yardımları ulaştırma ve kalıcı barışı sağlama amacıyla anlamlı olacağını ifade etti. Türkiye’nin gerekli koşullar sağlandığında, Gazze’de barışı sağlamak için askerî katkı da dahil olmak üzere her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözümün tek bir ülkenin veya tarafın varlığıyla sınırlandırılamayacağını belirterek, barış planının doğru koşullar, doğru otorite ve doğru hedefler üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, çözümün meşruiyet kaynağının yalnızca Filistin halkının iradesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin rolünün, kalıcı ateşkes, adil barış, insani yardımlara erişim ve yeniden imar ile siyasi çözümü desteklemek olduğunu söyledi.

Suriye’de barış ve birlik

Erdoğan, Suriye’de hükümet ile “Suriye Demokratik Güçleri” arasındaki uzlaşma çabalarına değinerek, ülkenin savaş ve bölünme yıllarının ağır bedellerini ödediğini belirtti. Türkiye’nin önceliğinin Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak, ulusal birliği güçlendirmek ve devlet otoritesini tüm ülkeye yaymak olduğunu vurguladı.

evfedrv
Erdoğan, 24 Mayıs 2025’te Dolmabahçe Sarayı’nda Şara’yi kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı, çatışma bölgelerinin daraltılması ve sağlanan anlaşmaların ilerleme kaydettiğini, ancak saha gelişmelerinin tek başına kalıcı kazanımlar için yeterli olmadığını ifade etti. Toplumsal uzlaşının sağlanması ve merkezi hükümete destek verilmesinin önemine işaret eden Erdoğan, bunun kuzeydoğu Suriye’den güneyine, sahil bölgelerinden tüm ülkeye uygulanması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Suriye’nin komşularına tehdit oluşturmayan, terör örgütlerine alan açmayan ve tüm toplumsal bileşenlerini eşit vatandaşlık temelinde kucaklayan bir ülke olmasının bölgesel istikrar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu sürece Suudi Arabistan ve diğer dost ülkelerle birlikte aktif destek sağlayacağını belirtti.

Sudan’da barış çabaları

Sudan’daki savaşın bininci gününe yaklaşılırken Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik çabalarla barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin Sudan’da güvenilir bir dış aktör olarak mevcut çabaları güçlendirdiğini belirten Erdoğan, TİKA ofisinin ve Türk Ziraat Bankası şubesinin açılması, THY seferleri ile bölgesel bağlantının artırıldığını ifade etti.

Türkiye’nin insani yardımlar kapsamında Sudan’a 12 bin 600 ton malzeme ve 30 bin çadır gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, tarım, madencilik ve enerji alanlarındaki iş birliğinin sürdüğünü ve yeniden imar çalışmalarının değerlendirildiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin Suudi Arabistan, ABD ve Mısır ile iş birliğine de önem verdiğini belirtti.

Somali ve İsrail’in tanıma kararı

Erdoğan, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının meşruiyetinin olmadığını ve Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunmaya devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, Netanyahu hükümetinin eylemlerinin Afrika Boynuzu’nda istikrarı tehdit ettiğini ve bu adımların tüm Afrika kıtasına risk oluşturduğunu belirtti. Erdoğan, bölgesel aktörlerin ve uluslararası kuruluşların bu karara karşı tavır almasını desteklediklerini ifade etti.

İran ve bölgesel arabuluculuk

Erdoğan, ABD-İran geriliminin önlenmesine yönelik olarak Türkiye’nin, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi bölge ülkeleriyle yürüttüğü istişare ve koordinasyon girişimlerine değindi. Türkiye’nin herhangi bir savaşın çıkmasına izin vermeyeceğini, diplomasi ve ortak akılla çözüm üretme ilkesini benimsediğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve istikrarın sağlanmasına önem verdiğini belirtti.



Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bölgede gerginliğin daha da artmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı

(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bölgede gerginliğin daha da artmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı

(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu dün bölgedeki mevcut gelişmeleri değerlendirerek, gerilimin düşürülmesi ve Pakistan’ın arabuluculuk girişimleri ile diplomatik çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Kurul, bölgenin daha fazla gerilim ve güvenlik istikrarsızlığına sürüklenmesini önlemek amacıyla siyasi bir çözüme ulaşılması çağrısında bulundu. Toplantıda ayrıca, 28 Şubat’tan önceki dönemde olduğu gibi uluslararası deniz taşımacılığının Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden kesintisiz ve doğal akışına dönmesinin önemine dikkat çekildi. Gemilerin herhangi bir kısıtlama olmaksızın güvenli şekilde geçiş yapmasının sağlanması gerektiği ifade edildi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de gerçekleştirilen oturumda, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens’e Zimbabve Devlet Başkanı Emmerson Mnangagwa, Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Japonya Başbakanı Sanae Takaichi tarafından gönderilen mesajların içeriği hakkında bilgilendirme yapıldı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed ile yapılan telefon görüşmesinin ayrıntılarını Bakanlar Kurulu’na aktardı. Görüşmede İran’ın BAE’ye yönelik saldırıları kınanırken, BAE’nin güvenlik ve istikrarını koruma çabalarına destek verildiği vurgulandı.

Bakanlar Kurulu toplantısında ayrıca, Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası toplantılara katılım sonuçları ele alındı. Suudi Arabistan’ın, dost ve kardeş ülkelerle iş birliğini sürdürme, çeşitli alanlarda koordinasyonu güçlendirme ve ortak ilgi alanlarına giren konularda birlikte hareket etme kararlılığı bir kez daha teyit edildi. Bu yaklaşımın, küresel zorluklara karşı ortak yanıt mekanizmalarının güçlendirilmesine katkı sağladığı belirtildi.

cdbghyju
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

İç politika başlığında ise Bakanlar Kurulu, temel ve kritik sektörlerde genel performans göstergelerini değerlendirdi. Uygulama ve tamamlanma hızının arttığı strateji ve girişimlerin, kalkınma sürecine çeşitli alanlarda katkı sağladığı; özellikle yerel içeriğin kayda değer şekilde büyümesi, ulusal tedarik zincirlerinin genişlemesi ve rekabet gücünün artırılması gibi gelişmelerin öne çıktığı belirtildi.

Bakanlar Kurulu, 2026 Suudi Arabistan Çevre Haftası’nın başlatılmasını, ülkenin çevrenin korunması ve geliştirilmesi yönündeki ulusal hedeflere toplumsal katılımı artırma çabalarının bir devamı olarak değerlendirdi. Bu kapsamda, korunan alanların dört katına çıkarılması, bir milyondan fazla hektar çölleşmiş arazinin rehabilite edilmesi, yenilenebilir su kaynakları kullanılarak 159 milyon ağacın dikilmesi ve yok olma tehlikesi altındaki binlerce yaban hayvanının doğaya yeniden kazandırılması gibi önemli çevresel kazanımların kaydedildiği aktarıldı. Ayrıca bölgesel ve uluslararası düzeyde sürdürülebilir etki oluşturan çevre girişimlerine liderlik edildiği ifade edildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca bir dizi karar aldı. Kültür Bakanı ve Kral Selman Uluslararası Arap Dili Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı’nın (veya yerine yetkilendireceği kişinin), Ürdün ve Fas ile Arap dili alanında iş birliğine yönelik iki mutabakat zaptı taslağı üzerinde müzakere yürütmesi ve bunları imzalaması için yetkilendirilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca Hindistan ile diplomatik, özel ve resmî pasaport sahipleri için kısa süreli ikamet vizelerinden karşılıklı muafiyet sağlayan iki anlaşma ve Tunus ile gümrük konularında iş birliği ve karşılıklı yardım anlaşması onaylandı.

grthy76
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığındaki Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Bakanlar Kurulu’nun, Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı ile Pakistan Hukuk ve Adalet Bakanlığı arasında iş birliğini öngören mutabakat zaptlarını; ayrıca madencilik alanında Brezilya ile, posta sektörü alanında Tunus ile, endüstriyel güvenlik alanında Yüksek Endüstriyel Güvenlik Kurumu ile Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi arasında yapılacak anlaşmaları onayladığı bildirildi. Kurul ayrıca, Suudi Gıda ve İlaç Kurumu ile Türkiye Helal Akreditasyon Kurumu arasında, Suudi Arabistan Tarımsal Kalkınma Fonu ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu arasında tarım sektörünün geliştirilmesine yönelik iş birliğini, Kral Fahd Ulusal Kütüphanesi ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği arasında bilgi ve yayıncılık alanındaki iş birliğini ve Suudi Arabistan İç Denetçiler Kurumu ile Fransa İç Denetim ve Kontrol Enstitüsü arasında iç denetim, yönetişim, risk ve uyum alanlarında bir mutabakat zaptı imzalanmasına yönelik görüşmeleri de onayladı.

Bakanlar Kurulu ayrıca, Bağış Toplama Yönetmeliği’nin uygulama kurallarını kabul etti. Engelli bireylerin ihtiyaç sahibi olanlarının, çalışma izni, giriş-çıkış vizesi, ikamet izni düzenleme ve yenileme ücretleri ile Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı tarafından onaylanan ev hizmetleri çalışanlarına ilişkin masraflarının devlet tarafından karşılanmasına karar verdi. Ayrıca, Dr. Kâmil Şeyho’nun Suudi Arabistan Ulusal Meteoroloji Merkezi Yönetim Kurulu üyeliğine atanması kararlaştırıldı.

Kurul, Necran, el-Mecma, el-Cevf, Kuzey Sınırları ve Bisha üniversitelerinin geçmiş iki mali yıla ait kesin hesaplarını onayladı. Ayrıca Mekke Bölgesi Kalkınma İdaresi, Küçüklerin ve Vesayet Altındakilerin Mallarının Yönetimi Kurumu ve Şakra Üniversitesi dahil olmak üzere gündemde yer alan çeşitli konulara ilişkin gerekli işlemlerin yapılması talimatını verdi. Bunun yanı sıra 15. ve 14. derece kadrolara yönelik terfiler de onaylandı.


Suudi Arabistan yılın ilk çeyreğinde geliri  69,6 milyar doları aştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
TT

Suudi Arabistan yılın ilk çeyreğinde geliri  69,6 milyar doları aştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)

Suudi Arabistan bütçesi, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde 69,6 milyar doları aşan gelir kaydetti. Açıklanan bütçe verilerine göre hükümet, ulusal stratejilerin uygulanması için gerekli yatırımları hızlandırma yönünde kararlı bir tutum sergiledi. Bu kapsamda toplam harcamalar yaklaşık 387 milyar riyale (103,2 milyar dolar) ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 arttı. Harcamalardaki bu genişleme, ekonomik çeşitlendirme hedeflerini hızlandırmayı amaçlarken mali sürdürülebilirliğin korunması da gözetildi. Bu çerçevede söz konusu dönemde 126 milyar riyal (33,6 milyar dolar) bütçe açığı oluştu.

Gelir tarafında ise toplam devlet gelirleri yaklaşık 261 milyar riyal (69,6 milyar dolar) olarak gerçekleşti. Petrol gelirleri yüzde 3 gerileyerek 145 milyar riyal (38,6 milyar dolar) seviyesine inerken, petrol dışı gelirler artış eğilimini sürdürdü ve 116 milyar riyale (30,9 milyar dolar) ulaştı. Bu kalem, 2025’in ilk çeyreğine kıyasla yüzde 2 büyüme kaydederek bütçenin küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığını güçlendirdi.

Sosyal öncelikler kapsamında ise bütçe, vatandaş odaklı kalkınma yaklaşımının sürdüğünü ortaya koydu. Sağlık ve sosyal kalkınma harcamaları yüzde 12 artarak 81 milyar riyale (21,6 milyar dolar) yükselirken, sosyal yardımlar için ayrılan kaynak da yüzde 2 artışla 31 milyar riyale (8,2 milyar dolar) çıktı.


Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına desteğini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına desteğini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, dün yaptığı açıklamada ülkesinin Birleşik Arap Emirlikleri’nin güvenliği ve istikrarını savunma konusunda yanında olduğunu vurguladı.

Veliaht Prens, Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, İran’ın BAE’yi hedef alan “gerekçesiz saldırılarını” Suudi Arabistan’ın şiddetle kınadığını ifade etti.

Görüşmede taraflar, bölgedeki son gelişmeleri ele alırken, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik yolları da değerlendirdi.

BAE Savunma Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, İran’dan gelen 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 insansız hava aracının (İHA) etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Bu gelişme, bölgede yeni bir güvenlik gerilimini ortaya çıkardı.

Öte yandan İran’dan gönderilen bir İHA’nın Füceyre Petrol Sanayi Bölgesi’ni hedef alması sonucu Hindistan uyruklu 3 kişi orta derecede yaralandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, İran’ın füze ve İHA’larla BAE’deki sivil ve ekonomik tesislerle bir BAE şirketine ait gemiyi hedef almasını en sert ifadelerle kınadı.

Bakanlık, Suudi Arabistan’ın BAE’nin egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için alacağı tüm tedbirlerde yanında olduğunu yineleyerek, İran’a saldırıları durdurma, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyma ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterme çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan ayrıca, bölgede artan askeri gerilimden duyduğu endişeyi dile getirerek, tansiyonun düşürülmesi, itidal çağrıları ve Pakistan arabuluculuğu başta olmak üzere diplomatik çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Ortadoğu’nun daha fazla istikrarsızlığa sürüklenmemesi için siyasi çözümlerin önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistan ayrıca, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz taşımacılığının 28 Şubat öncesindeki normal seyrine dönmesi gerektiğini belirterek, gemilerin güvenli ve engelsiz geçişinin sağlanması çağrısında bulundu.