Casim el-Budeyvi: Körfez ülkeleri olmadan yapılacak bölgesel düzenlemeler kabul edilemez

Casim el- Budeyvi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatarak “tüm sınırları aştığını” söyledi (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el- Budeyvi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatarak “tüm sınırları aştığını” söyledi (Körfez İşbirliği Konseyi)
TT

Casim el-Budeyvi: Körfez ülkeleri olmadan yapılacak bölgesel düzenlemeler kabul edilemez

Casim el- Budeyvi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatarak “tüm sınırları aştığını” söyledi (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el- Budeyvi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatarak “tüm sınırları aştığını” söyledi (Körfez İşbirliği Konseyi)

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi İran ile ABD ve İsrail arasında süren krizle ilgili yürütülecek herhangi bir müzakere ya da anlaşma sürecine Körfez ülkelerinin mutlaka dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Budeyvi, “Bu kriz sonrasında Ortadoğu’nun haritasını değiştirmeyi amaçlayan her türlü çerçeve, girişim veya bölgesel düzenleme kesin olarak reddedilmektedir” dedi.

Budeyvi, çözümde önceliklerinin diplomatik ve siyasi yollar olduğunu belirterek, bunun “en akılcı ve en başarılı seçenek” olduğunu ifade etti. Bununla birlikte Körfez ülkelerinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi çerçevesinde “tüm seçenekleri değerlendirdiğini” de sözlerine ekledi.

Perşembe günü Riyad’da Arap ve yabancı büyükelçilere verdiği brifingde konuşan Budeyvi, uluslararası ortaklara İran’a yönelik açık ve birleşik bir mesaj verilmesi çağrısında bulundu. Bu mesajın, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını derhal ve koşulsuz olarak durdurmasını içermesi gerektiğini söyledi.

Körfez ülkelerinin hedefinin hiçbir zaman İran’ı zayıflatmak ya da yok etmek olmadığını belirten Budeyvi, amaçlarının karşılıklı saygı, iç işlerine müdahale etmeme ve saldırmazlık ilkelerine dayalı normal ilişkiler kurmak olduğunu dile getirdi.

Mevcut durumun “Ortadoğu’nun karmaşıklığı” çerçevesinde ele alınamayacağını vurgulayan Budeyvi, yaşananların uluslararası hukukun açık ihlali ve herhangi bir çatışmanın tarafı olmayan ülkelere yönelik sistematik saldırılar olduğunu ifade etti. Uluslararası aktörleri gerçekleri doğru değerlendirmeye çağırdı.

Körfez ülkelerinin onlarca yıldır bölgesel ve küresel istikrarın temel unsurlarından biri olduğunu, aynı zamanda güvenilir bir enerji tedarikçisi ve küresel ekonomide sorumlu bir ortak olarak öne çıktığını belirten Budeyvi, buna karşın ülkelerinin saldırı hedefi olmayı ya da bölgesel hesaplaşmaların sahası haline gelmeyi kabul etmeyeceğini söyledi.

brfgb
Casim el-Bedeyvi, mevcut krizin çözümüne yönelik yürütülecek her türlü görüşme ve anlaşmaya Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin mutlaka dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. (KİK)

İran’ın son 25 günde 5 binden fazla balistik füze ve insansız hava aracıyla Körfez ülkelerini hedef aldığını aktaran Budeyvi, savaş süresince fırlatılan füzelerin yüzde 85’inin Körfez’e yöneldiğini kaydetti.

Körfez hava savunma sistemlerinin bu saldırıları “yüksek profesyonellikle” engellediğini belirten Budeyvi, bunun saldırıların ciddiyetini azaltmadığını ve İran’ın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Budeyvi ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, ticari gemiler ve petrol tankerlerinin geçişini engellemesi ve geçişlerden ücret talep etmesini uluslararası deniz hukuku ihlali olarak nitelendirdi. Bölgede gemi kaçırma ve saldırıların da tekrarlandığını ifade etti.

Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların yalnızca Körfez’i değil küresel ekonomiyi de etkilediğini belirten Budeyvi, bazı ülkelerin petrol ve gaz tedarikinde sıkıntı yaşadığını söyledi. Uluslararası deniz yollarının hiçbir tarafça engellenemeyeceğini ya da şartlara bağlanamayacağını vurguladı.

fdvfd
Casim el-Budeyvi’ye göre, İran’ın savaş boyunca fırlattığı füzelerin yüzde 85’i Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini hedef aldı. (KİK)

Boğazın kapatılmasının başlangıçta enerji fiyatlarını artırabileceğini, ancak uzun vadede küresel ekonomi, enerji piyasaları, deniz sigortacılığı ve sivil havacılık üzerinde “yıkıcı sonuçlar” doğuracağını ifade eden Budeyvi, “Hürmüz Boğazı’nda olan, sadece orada kalmaz” dedi.

Körfez ülkelerinin ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından habersiz olduğunu belirten Budeyvi, bu operasyonlara katılmadıklarını ve topraklarının İran’a karşı kullanılmasına izin vermediklerini Tahran’a ilettiklerini söyledi. Buna rağmen İran’ın saldırılarını sürdürdüğünü ifade etti.

Körfez ülkelerinin gerilimi tırmandırmamak için azami ölçüde itidal gösterdiğini ve karşılık vermekten kaçındığını belirten Budeyvi, bunun İran’ın saldırıları durdurması umuduyla yapıldığını dile getirdi.

fvfr
Casim el-Bedeyvi, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin azami ölçüde itidal gösterdiğini ve çatışmanın yayılmasını önlemek amacıyla karşılık vermemeyi tercih ettiğini belirtti. (KİK)

Son olarak Körfez’in küresel ekonomi için stratejik önemine dikkat çeken Budeyvi, bölgenin günlük yaklaşık 16 milyon varil ham petrol üretimiyle dünya üretiminin yüzde 22’sini karşıladığını, küresel petrol ihracatının yüzde 27’sine denk gelen 11,5 milyon varil ihracat yaptığını belirtti. Ayrıca dünya petrol rezervlerinin yüzde 33’üne ve doğal gaz rezervlerinin yüzde 21’ine sahip olduğunu vurguladı.

Bu verilerin Körfez’i küresel ekonomi için vazgeçilmez bir unsur haline getirdiğini belirten Budeyvi, bölgede yaşanacak herhangi bir istikrarsızlığın doğrudan enerji güvenliği ve küresel ekonomik istikrarı etkileyeceğini sözlerine ekledi.



İki Kutsal Caminin Koruyucusu Programı, 104 ülkeden 2 bin 500 hacıyı ağırlıyor

Program katılımcılarına çeşitli hizmet ve olanaklar sağlamaya yönelik entegre bir operasyon planı (Suudi Arabistan İslami İşler Bakanlığı)
Program katılımcılarına çeşitli hizmet ve olanaklar sağlamaya yönelik entegre bir operasyon planı (Suudi Arabistan İslami İşler Bakanlığı)
TT

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Programı, 104 ülkeden 2 bin 500 hacıyı ağırlıyor

Program katılımcılarına çeşitli hizmet ve olanaklar sağlamaya yönelik entegre bir operasyon planı (Suudi Arabistan İslami İşler Bakanlığı)
Program katılımcılarına çeşitli hizmet ve olanaklar sağlamaya yönelik entegre bir operasyon planı (Suudi Arabistan İslami İşler Bakanlığı)

Suudi Arabistan İslami İşler Bakanlığı tarafından yürütülen “Haremeyn-i Şerifeyn Misafirleri Hac Programı” kapsamında ağırlanan misafirlerin tamamı ülkeye ulaştı. Program çerçevesinde dünyanın farklı kıtalarındaki 104 ülkeden toplam 2 bin 500 hacı adayı kabul edildi.

Bu yıl programa, dünyanın 102 ülkesinden İslam dünyasının önde gelen şahsiyetleri, alimler, davetçiler ve çeşitli toplumsal kesimlerden bin 300 kadın ve erkek hacı dahil edildi. Ayrıca Liberya’dan 200 kişi ile “Kararlılık Fırtınası” ve “Umudu Yeniden İnşa” operasyonlarında koalisyon güçleri bünyesinde görev yaparken hayatını kaybeden veya yaralanan Sudanlı askerlerin ailelerinden 1000 kişi de programa katıldı.

Suudi Arabistan İslami İşler Bakanı Dr. Abdullatif Al eş-Şeyh, söz konusu girişimin Suudi Arabistan yönetiminin dünya genelindeki Müslümanlara verdiği önemin somut bir göstergesi olduğunu belirterek, programın İslam kardeşliği ve birlik bağlarını güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti.

Program katılımcılarının rahatlığını sağlamak ve ibadetlerini kolaylıkla ve gönül rahatlığıyla yerine getirebilmelerini mümkün kılmak için sürekli çabalar sarf edilmektedir (Bakanlık).Program katılımcılarının rahatlığını sağlamak ve ibadetlerini kolaylıkla ve gönül rahatlığıyla yerine getirebilmelerini mümkün kılmak için sürekli çabalar sarf edilmektedir (Bakanlık).

Al eş-Şeyh, Suudi yönetiminin İslam’a ve Müslümanlara hizmet konusundaki hassasiyetinin bu programla bir kez daha ortaya konduğunu vurguladı. Bakanlık olarak programın yürütülmesi için tüm insan kaynağı, teknik altyapı ve maddi imkanların seferber edildiğini kaydeden Al eş-Şeyh, misafirlere en iyi hizmetin sunulması için kapsamlı hazırlıklar yapıldığını söyledi.

Bakanlık, resmi talimatların verilmesinin ardından hacı adaylarının kendi ülkelerinden ayrıldıkları andan itibaren hizmet alabilmeleri amacıyla özel komiteler aracılığıyla entegre bir plan uygulandığını açıkladı. Bu kapsamda misafirlerin hac ibadetlerini yerine getirmeleri ve Medine’de Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etmeleri süresince gerekli tüm hizmetlerin sağlandığı belirtildi.

Öte yandan bakanlık, misafirlerin Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’ndan itibaren Mekke’deki konaklama merkezlerine ulaştırılmasına kadar tüm sürecin kapsamlı bir operasyon planı doğrultusunda yürütüldüğünü, böylece hacı adaylarının ibadetlerini huzur ve kolaylık içinde yerine getirmelerinin hedeflendiğini bildirdi.

Konuklar, kendilerine gösterilen ilgi ve alaka için Suudi liderliğine minnettarlıklarını dile getirdiler (Bakanlık)Konuklar, kendilerine gösterilen ilgi ve alaka için Suudi liderliğine minnettarlıklarını dile getirdiler (Bakanlık)

Konaklama yerlerine yerleşmelerinin ardından Mescid-i Haram’a giderek kudüm tavafını gerçekleştiren misafirler, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a gösterilen ilgi ve sağlanan hizmetler dolayısıyla teşekkür etti.

Bakanlık ayrıca Mekke ve Medine’deki konaklama merkezleri ile kutsal bölgelerde tüm hazırlıkların tamamlandığını, misafirler için özel programlar hazırlandığını ve hac ibadetlerinin ardından ülkelerine dönüşlerine kadar tüm süreçlerin planlandığını açıkladı.


Harameyn Hızlı Tren Hattı, Hacıların gelmeye başlamasından bu yana 800 bin yolcu taşıdı

Harameyn Yüksek Hızlı Tren Hattı ile düne kadar 3 bin 649 seferde 800 binden fazla yolcu taşındı (SPA)
Harameyn Yüksek Hızlı Tren Hattı ile düne kadar 3 bin 649 seferde 800 binden fazla yolcu taşındı (SPA)
TT

Harameyn Hızlı Tren Hattı, Hacıların gelmeye başlamasından bu yana 800 bin yolcu taşıdı

Harameyn Yüksek Hızlı Tren Hattı ile düne kadar 3 bin 649 seferde 800 binden fazla yolcu taşındı (SPA)
Harameyn Yüksek Hızlı Tren Hattı ile düne kadar 3 bin 649 seferde 800 binden fazla yolcu taşındı (SPA)

Harameyn Yüksek Hızlı Treni’nin bu yılki Hac dönemi operasyon planının başlamasından bu yana 800 binden fazla yolcu taşıdığı bildirildi. Dün akşama kadar gerçekleştirilen 3 bin 649 seferle sağlanan bu başarı, konukların ulaşımını kolaylaştırmayı, Mekke, Medine ve Cidde arasındaki hareketliliğin verimliliğini artırmayı hedefleyen çalışmalar kapsamında kaydedildi.

Suudi Arabistan Demiryolları Sözcüsü Halid el-Ferhan, trenin Mekke ile Medine arasındaki en hızlı ulaşım aracı olduğunu vurgulayarak, 453 kilometrelik mesafenin yaklaşık 2 saat 15 dakikada katedildiğini belirtti.

El-Ferhan ayrıca, trenin Cidde'deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı ile Mekke istasyonu arasında da en hızlı ulaşım seçeneği olduğunu ifade etti. Bu hattaki yolculuk süresinin yaklaşık 50 dakika sürdüğünü kaydeden sözcü, böylece havalimanı üzerinden gelen hacı ve umrecilerin geçişlerinde büyük bir akıcılık sağlandığını ifade etti.

Harameyn Yüksek Hızlı Tren Hattı, 5 istasyon boyunca 453 kilometre uzunluğundadır (SPA).Harameyn Yüksek Hızlı Tren Hattı, 5 istasyon boyunca 453 kilometre uzunluğundadır (SPA).

Saatte 300 kilometre hız

Hattın teknik özelliklerine ve genel plana dair öne çıkan detaylar ise şöyle:

Dünyanın En Hızlılarından: Saatte 300 kilometre işletme hızına ulaşan Harameyn Treni, dünyanın en hızlı tren hatları arasında yer alıyor.

5 Ana İstasyon: Toplam 453 kilometre uzunluğundaki hat; Mekke, Medine, Cidde (Süleymaniye), Kral Abdullah Ekonomi Şehri ve Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı olmak üzere 5 istasyondan oluşuyor.

Devasa Kapasite: Suudi Arabistan Demiryolları daha önce yaptığı açıklamada, Hac sezonu planı kapsamında 5 bin 300'den fazla sefer düzenleneceğini ve 2,2 milyondan fazla koltuk kapasitesi sunulacağını duyurdu.

Bu adımlar, Suudi Arabistan'ın Hac görevini yerine getiren inananlara hizmet etme ve sezon boyunca ulaşımlarını kolaylaştırma çabalarını desteklemeyi amaçlıyor.


Suudi Arabistan: Haccın amacından sapmasına izin vermeyeceğiz

Korgeneral Muhammed el-Bassami, Hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye hazır olduğunu doğruladı (Fotoğraf: Beşir Salih)
Korgeneral Muhammed el-Bassami, Hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye hazır olduğunu doğruladı (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Suudi Arabistan: Haccın amacından sapmasına izin vermeyeceğiz

Korgeneral Muhammed el-Bassami, Hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye hazır olduğunu doğruladı (Fotoğraf: Beşir Salih)
Korgeneral Muhammed el-Bassami, Hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye hazır olduğunu doğruladı (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan, hac sezonunun dini amaçlarının dışına çıkarılmasına yol açabilecek hiçbir uygulamaya izin verilmeyeceğini belirtti. Yetkililer, cuma ikindi saatlerine kadar yurt dışından gelen hacı sayısının bir buçuk milyonu aştığını açıkladı.

Mekke bölgesindeki Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’nde (911) düzenlenen Hac Güvenlik Güçleri Komutanlığı düzenlediği toplantının ardından basına açıklamalarda bulundu. Toplantıda bu yılki hac sezonuna ilişkin güvenlik, trafik ve organizasyon planları ile ilgili talimat ve rehberler ele alındı.

Suudi Arabistan Kamu Güvenliği Müdürü Muhammed el-Bassami, hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye tam anlamıyla hazır olduğunu söyledi.

Bassami, “Hedefimiz, hacının güvenli şekilde varış noktasına ulaşması, ibadetlerini yerine getirmesi ve ülkesine sağ salim dönmesidir” dedi.

dfbhyju
Cuma günü Mekke'de düzenlenen Hac güvenlik güçleri liderlerinin basın toplantısından bir kare (Fotoğraf: Beşir Salih)

Kalabalık yönetim planlarının; insan akışını düzenleme, yoğunluğu dağıtma ve güzergâhlar arasındaki kesişmeleri mümkün olduğunca azaltmaya odaklandığını belirten Bassami, teknolojinin sahadaki güvenlik personeliyle birlikte önemli bir rol oynadığını ifade etti.

Suudi yetkili ayrıca risk analizlerine göre farklı senaryolara hazırlık yapıldığını, tüm güvenlik kurumlarının hazırlık seviyesini test etmek amacıyla çok sayıda tatbikat ve saha uygulaması gerçekleştirildiğini söyledi.

Devlet Güvenlik Başkanlığı’na bağlı Özel Acil Durum Kuvvetleri Komutanı Muhammed el-Umari ise güvenlik planlarını “bütünleşik, önleyici ve esnek” olarak tanımladı. Umari, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla merkezi bölgede ve kutsal alanlarda güvenlik güçlerinin konuşlandırıldığını belirtti.

Sivil Savunma Müdürü Hamud el-Farac da hac sezonu için hazırlıkların ve koordinasyonun tamamlandığını söyledi. Farac, “Hacılara hizmet veren tüm kurumlara öz savunma konusunda eğitim verdik” dedi. Ayrıca gönüllü kadın ve erkeklerin, tüm görevlerde sivil savunma ekipleriyle birlikte çalıştığını ifade etti.

thy
Korgeneral Muhammed Al-Omari, Mekke'deki Hac güvenlik güçleri liderlerinin basın toplantısında konuşurken (Fotoğraf: Başir Salih)

Öte yandan Hac Pasaport Kuvvetleri Komutanı Salih el-Murabba, “Mekke Yolu Girişimi”nin yurt dışından gelen hacıların yüzde 30’unu kapsadığını söyledi.

Murabba, cuma ikindi saatlerine kadar Suudi Arabistan dışından gelen hacı sayısının 1 milyon 518 bin 153’e ulaştığını açıkladı.