Her yıl tekrarlanan ancak her seferinde daha da olgunlaşan ve genişleyen bir tablo içinde, hac yolculuğu artık yalnızca coğrafi bir hareket olmaktan çıkıp, yararlanıcı ülkelerin havalimanlarından başlayan bütüncül bir insani deneyime dönüşüyor. Bu süreçte mesafeler kısaltılırken, bürokratik zorluklar ortadan kaldırılıyor ve yerini, hacı adaylarına sunulan gelişmiş bir hizmet sistemi alıyor. Bu çerçevede Mekke Yolu Projesi, hac yolculuğunu ilk andan itibaren yeniden tanımlayan özgün modelini güçlendirmeyi sürdürüyor. Akıcılığı temel ilke haline getiren, insan onurunu önceliklendiren ve teknolojiyi sürecin her aşamasında etkin bir unsur olarak kullanan bu yaklaşım, hac deneyimini daha düzenli ve erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı kapsamında yer alan ve Vizyon 2030 projelerinden biri olan Mekke Yolu Projesi’ni sekizinci yıl üst üste uygulamayı sürdürüyor. Program, 10 ülkede yer alan 17 noktada hayata geçiriliyor. Bu ülkeler arasında Fas, Endonezya, Malezya, Pakistan, Bangladeş, Türkiye, Fildişi Sahili ve Maldivler’in yanı sıra, bu yıl ilk kez katılan Senegal ve Brunei de bulunuyor.
Proje, hac yolculuğunu kolaylaştırmayı hedefleyen entegre ve yüksek standartlı hizmetler sunuyor. Bu kapsamda süreç, hac vizelerinin elektronik ortamda düzenlenmesiyle başlıyor. Ardından, yolcuların çıkış yaptıkları ülkelerdeki havalimanlarında pasaport işlemleri tamamlanıyor; sağlık şartları kontrol ediliyor, biyometrik veriler alınıyor ve bagajlar Suudi Arabistan’daki ulaşım ve konaklama planlarına göre etiketlenip ayrıştırılıyor. Hacı adayları Suudi Arabistan’a ulaştıklarında ise özel güzergâhlardan doğrudan otobüslere yönlendirilerek Mekke ve Medine’deki konaklama yerlerine taşınıyor. Bagajların teslimi ise ilgili kurumlar tarafından organize edilerek hacı adaylarının kaldıkları yerlere ulaştırılıyor.

Bu yılki hac sezonunun başlamasıyla birlikte, girişimden yararlanan ilk kafileler çeşitli ülkelerden yola çıktı. İlk uçaklardan biri, Bangladeş’te Dakka’daki Hazrat Şah Celal Uluslararası Havalimanı’nda bulunan özel terminalden kalkarak Cidde’deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’na ulaştı. Uğurlama törenine çok sayıda yetkili katılırken, bu adım hazırlık düzeyinin yüksekliğini ve kurumlar arası koordinasyonu yansıttı.
Pakistan’ın Karaçi kentinde de Cinnah Uluslararası Havalimanı’ndan hareket eden ilk uçak, Medine’deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’na yöneldi. Aynı şekilde Malezya’da Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan ilk kafileler de Medine’ye doğru yola çıktı. Bu uçuşlar, girişimin hacı adaylarının seyahat deneyimini geliştirmedeki rolünü ortaya koyan resmi katılımla gerçekleşti.
Uygulama Türkiye’yi de kapsarken, Ankara’daki Esenboğa Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan ilk uçaklar Medine’ye ulaştı. Tüm bu operasyonların, ilgili kurumlar arasında sağlanan koordinasyonla yürütülen entegre bir sistem çerçevesinde gerçekleştirildiği belirtildi.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Mekke Yolu Projesi’ni; Dışişleri, Sağlık, Hac ve Umre ile Enformasyon bakanlıklarının yanı sıra Sivil Havacılık Genel Otoritesi, Zekât, Vergi ve Gümrük Otoritesi, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), Vakıflar Genel Müdürlüğü, Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı ve Pasaport Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde yürütüyor. Uygulama ayrıca dijital ortak olarak stc Grubu ile entegre şekilde hayata geçiriliyor.
Mekke Yolu Projesi, 2017 yılında başlatılmasından bu yana, 1,25 milyondan fazla hacı adayına hizmet sundu. Bu rakam, projenin hedeflerine ulaşmadaki başarısını ortaya koyarken, Suudi Arabistan’ın hac organizasyonunda sunduğu hizmet kalitesini artırma vizyonuyla uyumlu bir gelişim sürecine işaret ediyor. Projenin, hac ibadetinin daha düzenli, erişilebilir ve yüksek standartlarda gerçekleştirilmesini sağlarken, kalabalık yönetimi ve lojistik hizmetlerde modern ve küresel ölçekte bir model sunduğu değerlendiriliyor.