Mina'daki Ramazan Bayramı'nın özellikleri... Tamamlanmanın sevinci, Ramazan Bayramı ruhuyla tek bir yerde buluşuyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5277942-minadaki-ramazan-bayram%C4%B1n%C4%B1n-%C3%B6zellikleri-tamamlanman%C4%B1n-sevinci-ramazan-bayram%C4%B1
Mina'daki Ramazan Bayramı'nın özellikleri... Tamamlanmanın sevinci, Ramazan Bayramı ruhuyla tek bir yerde buluşuyor
Hacılar Mina'da ibadetlerini tamamlarken Kurban Bayramına kavuştu (Fotoğraf: Beşir Salih)
Daha Zilhicce ayının onuncu gününün güneşi doğar doğmaz, milyonlarca hacının tekbir ve dualarla doldurduğu kutsal atmosfer bambaşka bir görünüme bürünüyor. Hacılar, küçük tahallülün (Kurban Bayramı'nın birinci günü tıraş olup ihramdan çıkılması ile gerçekleşir) ardından beyaz ihramlarını çıkararak yerlerine sevinç ve şükran dolu kıyafetler giyiyor; hem hac ibadetlerinin büyük bölümünü tamamlamanın huzurunu hem de Kurban Bayramı’nın gelişini kutluyor.
Sabahın ilk saatlerinden itibaren Mina’daki çadır yolları adeta bayram meydanlarına dönüştü. Hac organizasyonları, hacıları bayram tebriği sözleriyle karşılarken, şekerlemeler dağıtıldı ve misafirperverliğin simgesi olarak sıcak Suudi kahvesi ikram edildi.
Hacılar, ibadetlerinin büyük kısmını tamamlamanın sevincini yaşarken, birçok organizasyon farklı kültürlerden yemeklerin sunulduğu bayram sofraları kurdu. Tekbir ve tehlillerin yankılandığı ortam, son günlerin yorgunluğunu hafifleten manevi ve neşeli bir atmosfer oluşturdu.
Bayram sabahında Mina çadırları rengârenk bir mozaik görünümüne büründü. Hacılar birbirlerini ziyaret ederek bayramlaştı, hayatlarının en özel anlarından birini ölümsüzleştirmek için hatıra fotoğrafları çektirdi.
Hacılar, ibadetlerini tamamlamanı ve mübarek Kurban Bayramı'na ulaşmanın tadını çıkarmanın sevincini ve şükranını yansıtan kıyafetler giymişlerdi (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar, küçük tahallülün ardından beyaz ihram kıyafetlerini çıkarıyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Kültürlerin buluştuğu eşsiz manzara
Dünyanın başka hiçbir yerinde benzeri görülmeyen bir manzarada, Mina’nın yolları ve hacı çadırları açık hava kültür festivaline dönüştü. İhramdan çıkan hacılar, geleneksel kıyafetleriyle kendi kültürel kimliklerini ve milli geleneklerini yansıttı.
Parlak renkleri ve ince işlemeleriyle Mağrip kaftanları ve celabiyeleri; Sudan ve Pakistan’a özgü beyaz sarıklar ve uzun kıyafetler; neşe ve coşkuyu yansıtan Asya sarileri ve geleneksel kıyafetler aynı ortamda buluşarak zengin ve renkli bir tablo oluşturdu.
Geleneksel beyaz Mısır celabiyesi ve sarığıyla dikkat çeken Mısırlı hacı Mustafa Ahmed, Mina’da ilk kez bayram sabahını milyonlarca Müslümanla birlikte yaşadığını söyledi. Ahmed, geleneksel kıyafetinin birçok hacının ilgisini çektiğini ve kıyafeti hakkında sorular sorduklarını belirtti.
Endonezyalı hacı Susilo ise renkli desenleriyle ünlü “batik” gömleği ve geleneksel siyah “peci” başlığıyla kültürünü yansıttı.
Endonezyalı hacı, “Bugün Mina adeta dünya barışı için kurulmuş bir kültür fuarı gibi görünüyor. Afrika, Güney Asya, Arap, Türk ve Endonezya kıyafetlerini bir arada görüyoruz. Herkes birbiriyle konuşuyor, kaynaşıyor. Bu kutsal mekânda kültürlerimizi yaşatmak, çeşitliliğimizin İslam ümmetinin gücü ve güzelliği olduğunu hissettiriyor” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü 1 milyon sözleşmeyi aşarak yüzde 70 hedefine yaklaştı
Riyad’daki konut programının bir parçası olan Şems ed-Diyar projesindeki inşaat çalışmaları (SPA)
Suudi Arabistan, gayrimenkul sektörünü hızla yeniden şekillendirmeyi sürdürürken, ‘yaşam kalitesi’ kavramını kentsel kalkınmanın merkezine yerleştiren yapısal dönüşümlere imza atıyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yaklaşık 33 bin Suudi ailenin ilk konutuna sahip olmasının sağlanması, düzenleyici sürecin Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda etkin biçimde ilerlediğini ve konut sahipliği oranının yüzde 70’e çıkarılması hedefine kararlılıkla yaklaşıldığını ortaya koydu. 2025 yılı sonu itibarıyla konut sahipliği oranının yüzde 66,24’e yükselmesini sağlayan bu hareketlilik, Suudi Arabistan Gayrimenkul Kalkınma Fonu ile ‘Sakani’ programının destekli sözleşme sayısında 1 milyon eşiğini aşmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Bu gelişme, gayrimenkul piyasasının yapısında derin bir dönüşüm yaşandığını ve finansman ile düzenleme alanlarındaki tüm paydaşların daha bütünleşik bir sistem içerisinde faaliyet gösterdiğini gösteriyor.
Kapsamlı bir yasal çerçeve
2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin verileri değerlendiren Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanlığı Sözcüsü Muhammed er-Resaseme, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, yalnızca üç ay içinde 32 bin 983 Suudi ailenin ilk konutuna sahip olmasının, konut sektöründeki tüm bileşenlerin uyum içinde çalıştığını gösterdiğini söyledi. Resaseme, bu başarının düzenleyici ve yasal altyapının geliştirilmesinden konut seçeneklerinin çeşitlendirilmesine, finansman çözümlerinin genişletilmesinden özel sektörle kurulan ortaklıklara kadar uzanan kapsamlı bir sistemin ürünü olduğunu belirtti.
Riyad’daki Suudi Arabistan Gayrimenkul Kalkınma Fonu Genel Merkezi (Fonun internet sitesi)
Planlı biçimde genişletilen konut projeleri ile gayrimenkul ürünlerindeki çeşitliliğin, Suudi ailelerin farklı ihtiyaçlarına cevap verilmesine katkı sağladığını ifade eden Resaseme, dijital dönüşümün de süreçlerin verimliliğini artırmada ve hak sahiplerinin uygun konut çözümlerine daha hızlı ulaşmasında belirleyici rol oynadığını vurguladı. Resaseme ayrıca, söz konusu başarının, Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanı Macid el-Hukayl’in yılın başında açıkladığı verilere dayandığını hatırlattı. Buna göre, Suudi aileler arasındaki konut sahipliği oranı 2025 yılı sonunda yüzde 66,24 seviyesini aşarken, bu sonuç konut sisteminin Krallığın farklı bölgelerinde mülk edinme fırsatlarını artırma konusunda başarılı olduğunu ortaya koydu.
Özel sektörle ortaklık
Bu kalkınma sürecinin bir parçası olarak Resaseme, özel sektörle kurulan ortaklıkların konut sektörünün büyümesindeki temel itici güçlerden biri olduğunu belirterek, bu iş birliklerinin gayrimenkul arzının artırılmasına ve projelerin daha hızlı hayata geçirilmesine doğrudan katkı sağladığını söyledi.
Resaseme, gayrimenkul geliştiricilerinin artık ailelerin beklenti ve ihtiyaçlarına uygun, daha çeşitli konut ürünleri sunduğunu ifade ederken, bakanlığın da yatırım ortamını geliştirmeyi ve sektörde rekabetçiliği teşvik etmeyi sürdürdüğünü kaydetti.
Konut sektöründe yaşanan dönüşümün artık yalnızca bağımsız konut birimlerinin inşasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Resaseme, sürecin hizmetler, sosyal donatılar, altyapı ve yaşam kalitesini destekleyen unsurları içeren entegre yerleşim alanlarının oluşturulmasına doğru evrildiğini belirtti. Bu yaklaşımın şehirlerin cazibesini artırdığını ve uzun vadede ekonomik kalkınmanın verimliliğine önemli katkılar sağladığını ifade etti.
Yapım aşamasındaki gayrimenkul satış projeleri
Resaseme, ‘harita üzerinden satış’ projelerine ilişkin değerlendirmesinde, bu modelin son yıllarda konut arzını artıran ve gayrimenkul geliştirme faaliyetlerini hızlandıran en önemli araçlardan biri haline geldiğini söyledi. Söz konusu projelerin daha büyük ölçekli ve daha çeşitli yatırımların hayata geçirilmesine imkân tanıdığını belirten Resaseme, bunun da konut sahibi olmak isteyenler için daha geniş fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Resaseme, bakanlık tarafından uygulanan sıkı düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların, bu projelerin güvenilirliğini artırdığını ve alıcıların haklarının korunmasına katkı sağladığını vurguladı. Bu sayede piyasadaki güven düzeyinin yükseldiğini ve söz konusu projelere olan talebin belirgin şekilde arttığını kaydeden Resaseme, harita üzerinden satış modelinin ilk kez konut sahibi olmak isteyenler için en önemli alternatiflerden biri haline geldiğini belirtti.
Uzun vadeli stratejik vizyon
Aynı kapsamda değerlendirmelerde bulunan Resaseme, bakanlığın konut talebi dosyasını uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısıyla ele aldığını belirterek, temel hedefin konut arzını artırmak ve gayrimenkul piyasasının verimliliğini yükseltmek olduğunu söyledi. Bu hedef doğrultusunda gayrimenkul geliştiricilerinin desteklendiğini, arsa ve imar planlarının geliştirildiğini, yatırım akışlarının teşvik edildiğini ve talebin yoğun olduğu bölgelerde konut projelerinin yaygınlaştırıldığını ifade eden Resaseme, konut arzındaki artış ve seçeneklerin çeşitlenmesinin piyasa dengesine olumlu yansıdığını kaydetti.
Resaseme, bu gelişmelerin hak sahiplerine daha uygun çözümler sunulmasına katkı sağladığını, aynı zamanda bakanlığın şeffaflığı artırma, gayrimenkul göstergelerini geliştirme ve piyasayı daha istikrarlı ve yatırım açısından cazip hâle getirme yönündeki çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Açıklamalarının sonunda gayrimenkul finansmanı sektörüne de değinen Resaseme, bu alanın son yıllarda konut sahipliği oranındaki yükselişin temel dayanaklarından biri olduğunu belirtti. Çeşitli ve erişilebilir finansman çözümlerinin Suudi ailelerin satın alma gücünü artırdığını ifade eden Resaseme, yalnızca 2026 yılının ilk çeyreğinde konut destek hizmetlerinden yararlanan aile sayısının 23 bin 222’ye ulaştığını söyledi.
Konut sektörü, finans kuruluşları ve Gayrimenkul Kalkınma Fonu arasındaki entegrasyonun mart ayı sonu itibarıyla destekli sözleşme sayısının 1 milyon 20 bini aşmasında önemli rol oynadığını kaydeden Resaseme, sektörün bugün yaşadığı dönüşümün gayrimenkul piyasasının sürdürülebilirliğini destekleyen kapsamlı bir yapısal değişimi yansıttığını belirtti. Resaseme, söz konusu dönüşümün aynı zamanda vatandaşların yaşam kalitesini yükselttiğini ve ülkenin ulusal kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde ilerlediğini sözlerine ekledi.
Körfez İşbirliği Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a yönelik medya iddialarını kınadıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5283834-k%C3%B6rfez-i%CC%87%C5%9Fbirli%C4%9Fi-konseyi-birle%C5%9Fik-arap-emirlikleri-ve-katara-y%C3%B6nelik-medya
Körfez İşbirliği Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a yönelik medya iddialarını kınadı
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, dün yaptığı açıklamada, “Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ı hedef alan, asılsız ve doğrulanmamış medya iddialarını” kınadığını ve bunları reddettiğini bildirdi.
Budeyvi, söz konusu iddiaların, iki ülkenin bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrara katkı sağlayan yapıcı rollerini sorgulamayı amaçladığını belirtti.
Yazılı açıklamasında Budeyvi, bu tür iddiaların “güvenilirlikten ve nesnel temellerden yoksun olduğunu” vurgulayarak, Körfez ülkelerinin bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme, diyalog ve iş birliğini geliştirme yönündeki çabalarını zayıflatmayı hedeflediğini ifade etti.
Genel Sekreter ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın son yıllarda bölgesel istikrara destek veren politikalar izlediğini, diplomatik girişimleri destekleyerek ve uluslararası iş birliğini güçlendirerek krizlerin çözümüne katkı sunduğunu kaydetti.
Budeyvi, Körfez ülkelerinin istikrar ve iş birliğini artırma yönündeki ortak yaklaşımını sürdürdüğünü belirterek, KİK üyelerinden herhangi birine yönelik medya kampanyalarını kesin bir dille reddettiklerini vurguladı.
Açıklamada ayrıca, bu tür kampanyaların Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri arasındaki uyumu ve birliği etkilemeyeceği, bölgesel ve küresel düzeyde güvenlik, istikrar ve refahı destekleme rollerinin devam edeceği ifade edildi.
Suudi Arabistan ve Lübnan arasındaki iş birliği yaklaşık 4 milyon uyuşturucu hap kaçakçılığını engelledihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5283550-suudi-arabistan-ve-l%C3%BCbnan-aras%C4%B1ndaki-i%C5%9F-birli%C4%9Fi-yakla%C5%9F%C4%B1k-4-milyon-uyu%C5%9Fturucu-hap
Suudi Arabistan ve Lübnan arasındaki iş birliği yaklaşık 4 milyon uyuşturucu hap kaçakçılığını engelledi
Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığına bağlı "Narkotik Suçlarla Mücadele Genel Müdürlüğü" tarafından sağlanan kritik istihbarat sayesinde Lübnan makamları, yaklaşık 3 milyon 900 bin adet amfetamin uyuşturucu hapın kaçakçılık girişimini çökertti.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal bin Şalhub, dün yaptığı açıklamada, söz konusu operasyonun uyuşturucu kaçakçılığını meslek edinen suç şebekelerinin faaliyetlerine yönelik yürütülen proaktif güvenlik takibinin sonucu olduğunu belirtti.
Bin Şalhub, uyuşturucu maddelerin takibi ve ele geçirilmesi konusunda Lübnanlı muhataplarıyla yürütülen mevcut iş birliğine övgüde bulunarak; bu operasyonun, sınır ötesi suç şebekeleriyle mücadelede iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunun ve entegrasyonunun düzeyini açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
Güvenlik Sözcüsü, Suudi Arabistan’ın, ülkenin güvenliğini ve gençlerini uyuşturucuyla hedef alan kriminal faaliyetleri takip etme, bu planları boşa çıkarma ve suç ortaklarını yakalama konusundaki kararlılığını yineleyerek, bu tür operasyonların toplumları uyuşturucu belasından korumaya katkı sağladığını ifade etti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة