Daha Zilhicce ayının onuncu gününün güneşi doğar doğmaz, milyonlarca hacının tekbir ve dualarla doldurduğu kutsal atmosfer bambaşka bir görünüme bürünüyor. Hacılar, küçük tahallülün (Kurban Bayramı'nın birinci günü tıraş olup ihramdan çıkılması ile gerçekleşir) ardından beyaz ihramlarını çıkararak yerlerine sevinç ve şükran dolu kıyafetler giyiyor; hem hac ibadetlerinin büyük bölümünü tamamlamanın huzurunu hem de Kurban Bayramı’nın gelişini kutluyor.
Sabahın ilk saatlerinden itibaren Mina’daki çadır yolları adeta bayram meydanlarına dönüştü. Hac organizasyonları, hacıları bayram tebriği sözleriyle karşılarken, şekerlemeler dağıtıldı ve misafirperverliğin simgesi olarak sıcak Suudi kahvesi ikram edildi.
Hacılar, ibadetlerini tamamlamalarını kutladılar (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar, ibadetlerinin büyük kısmını tamamlamanın sevincini yaşarken, birçok organizasyon farklı kültürlerden yemeklerin sunulduğu bayram sofraları kurdu. Tekbir ve tehlillerin yankılandığı ortam, son günlerin yorgunluğunu hafifleten manevi ve neşeli bir atmosfer oluşturdu.
Bayram sabahında Mina çadırları rengârenk bir mozaik görünümüne büründü. Hacılar birbirlerini ziyaret ederek bayramlaştı, hayatlarının en özel anlarından birini ölümsüzleştirmek için hatıra fotoğrafları çektirdi.
Hacılar, ibadetlerini tamamlamanı ve mübarek Kurban Bayramı'na ulaşmanın tadını çıkarmanın sevincini ve şükranını yansıtan kıyafetler giymişlerdi (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar, küçük tahallülün ardından beyaz ihram kıyafetlerini çıkarıyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Kültürlerin buluştuğu eşsiz manzara
Dünyanın başka hiçbir yerinde benzeri görülmeyen bir manzarada, Mina’nın yolları ve hacı çadırları açık hava kültür festivaline dönüştü. İhramdan çıkan hacılar, geleneksel kıyafetleriyle kendi kültürel kimliklerini ve milli geleneklerini yansıttı.
Parlak renkleri ve ince işlemeleriyle Mağrip kaftanları ve celabiyeleri; Sudan ve Pakistan’a özgü beyaz sarıklar ve uzun kıyafetler; neşe ve coşkuyu yansıtan Asya sarileri ve geleneksel kıyafetler aynı ortamda buluşarak zengin ve renkli bir tablo oluşturdu.
Geleneksel beyaz Mısır celabiyesi ve sarığıyla dikkat çeken Mısırlı hacı Mustafa Ahmed, Mina’da ilk kez bayram sabahını milyonlarca Müslümanla birlikte yaşadığını söyledi. Ahmed, geleneksel kıyafetinin birçok hacının ilgisini çektiğini ve kıyafeti hakkında sorular sorduklarını belirtti.
Endonezyalı hacı Susilo ise renkli desenleriyle ünlü “batik” gömleği ve geleneksel siyah “peci” başlığıyla kültürünü yansıttı.
Endonezyalı hacı, “Bugün Mina adeta dünya barışı için kurulmuş bir kültür fuarı gibi görünüyor. Afrika, Güney Asya, Arap, Türk ve Endonezya kıyafetlerini bir arada görüyoruz. Herkes birbiriyle konuşuyor, kaynaşıyor. Bu kutsal mekânda kültürlerimizi yaşatmak, çeşitliliğimizin İslam ümmetinin gücü ve güzelliği olduğunu hissettiriyor” ifadelerini kullandı.
Hacılar, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Akabe cemresine taş atıyor. (Reuters)
Hacılar, Kurban Bayramı'nın ilk gününde Cemarat el-Akabe'ye (Büyük Şeytan) doğru ilerliyor (Reuters).
Hacılar, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Cemretü’l-Akabe’ye doğru ilerlerken (Reuters)