Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları askeri iş birliğini ve İran saldırılarını ele aldı

İİT Terörle Mücadele Koalisyonu New York'taki konferansa katıldı

Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları arasında gerçekleşen Yüksek Askeri Komitesi toplantısından bir kare (BNA)
Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları arasında gerçekleşen Yüksek Askeri Komitesi toplantısından bir kare (BNA)
TT

Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları askeri iş birliğini ve İran saldırılarını ele aldı

Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları arasında gerçekleşen Yüksek Askeri Komitesi toplantısından bir kare (BNA)
Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları arasında gerçekleşen Yüksek Askeri Komitesi toplantısından bir kare (BNA)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin genelkurmay başkanları, dün Bahreyn’in başkenti Manama'da gerçekleştirilen Yüksek Askeri Komite toplantısında ortak askeri çalışmanın güçlendirilmesi yollarını ele aldı.

Bahreyn Haber Ajansı BNA'nın aktardığına göre toplantı, Bahreyn Genelkurmay Başkanı Orgeneral Ziyab el-Nuaymi başkanlığında KİK üyesi ülkelerin genelkurmay başkanları, KİK Genel Sekreterliği Askeri İşler Yardımcı Genel Sekreteri Hava Tümgenerali İsa el-Muhendis ve Konsey Birleşik Askeri Komutanı Tümgeneral Abdülaziz el-Belevi'nin katılımıyla gerçekleşti.

Nuaymi toplantıdaki konuşmasında “Hepimiz ülkelerimize yönelik İran’ın acı verici ve sistematik saldırganlığıyla karşı karşıyayız. Bu saldırganlık sivilleri yoğun biçimde hedef almış, uluslararası Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği güvenliğini ihlal etmiş ve ülkelerimizin ile bölgenin çıkarlarına zarar vererek uluslararası sözleşmelere, anlaşmalara ve hukuka hiçbir saygı göstermeksizin masum insanların hayatını tehlikeye atmıştır” ifadelerini kullandı.

Bu gelişmelerin kapsamlı Körfez dayanışmasını güçlendirmeyi ve bu hain saldırılara karşı tek cephe halinde durulmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Nuaymi, “Bu olağandışı saldırılar, aramızdaki akrabalık bağlarından, amaç birliğinden ve ortak kaderden, ayrıca mevcut anlaşma ve sözleşmelerden hareketle ortak askeri iş birliğimiz için kapsayıcı ve pratik bir çerçeve oluşturmamızı gerektiriyor” dedi. Nuaymi ayrıca ‘bu toplantının söz konusu hain saldırılara karşı koymak, tek cephe halinde durmak, sağlam bir ortak eylem geliştirmek, kolektif tedbirler almak ve KİK üyesi ülkelerin ve bölgenin güvenliği ile istikrarını tehdit eden bu saldırıları sınırlamada hızlı müdahale kapasitesi oluşturmak için sorumlulukları üstlenmenin güçlü bir çıkış noktası olmasını’ temenni ettiğini söyledi.

İİT Terörle Mücadele Koalisyonu

Öte yandan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Terörle Mücadele Koalisyonu, Genel Sekreteri Hava Orgeneral Muhammed bin Said el-Muğeydi başkanlığında New York'taki BM merkezinde düzenlenen Terörle Mücadelede Dördüncü Yüksek Düzeyli Birleşmiş Milletler (BM) Konferansı'na katıldı. ‘Terörden Arınmış Bir Gelecek: Üye Devletlerin Öncülüğünde ve Paydaşların Katılımıyla Kapsamlı Uluslararası Terörle Mücadele İşbirliğinin Güçlendirilmesi’ başlığı altında gerçekleştirilen konferansa üst düzey yetkililer, karar alıcılar, ülke temsilcileri, uluslararası ve bölgesel kuruluş temsilcileri ile terörle mücadele alanında uzmanlaşmış isimler geniş çaplı katılım sağladı.

İİT Terörle Mücadele Koalisyonu’nun bu önemli uluslararası konferansa katılımı, uluslararası iş birliğini güçlendirme ve terörün yanı sıra radikalizmin tüm biçimleriyle mücadelede çabaları birleştirme konusundaki rolünün bir uzantısı niteliğinde. Aynı zamanda uluslararası kuruluşlar ve üye devletlerle stratejik ortaklıkları pekiştirme, terör tehditleriyle başa çıkma konusunda etkili politika ve uygulamaların geliştirilmesine katkıda bulunma ve bölgesel ile uluslararası güvenlik ile istikrarı güçlendirme hedeflerini de taşıyor.

Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA'nın aktardığına göre açılış oturumunda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve çok sayıda bakan ile üst düzey uluslararası yetkili söz aldı. Oturumda ortak uluslararası bağlılığın güçlendirilmesi yolları ve terörle mücadelede kapsamlı çok taraflı bir yaklaşım benimsenmesinin önemi ele alındı; artan güvenlik zorluklarıyla başa çıkılmasında hükümetlerin, uluslararası kuruluşların, sivil toplumun ve özel sektörün rolünün güçlendirilmesi de tartışıldı.

İİT Terörle Mücadele Koalisyonu’nun BM’nin bu platformuna katılımının, küresel terörle mücadele çabalarında etkin bir uluslararası ortak olarak konumunu yansıttığını vurgulayan Orgeneral el-Muğeydi, uluslararası arenada değişen zorlukların, ülkeler ile bölgesel ve uluslararası kuruluşlar arasındaki koordinasyonun ve rol tamamlayıcılığının güçlendirilmesini, terörle mücadelede ortak çalışma mekanizmalarının geliştirilmesini ve yayılmasının önlenmesi ile kök nedenlerinin ele alınmasını zorunlu kıldığını da sözlerine ekledi.



Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
TT

Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)

Kuveyt hükümeti dün, Vatandaşlık Yasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasını öngören bir tasarıyı onayladı. Söz konusu tasarı, sonradan vatandaşlığa geçenlerin seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma gibi siyasi haklarını kullanma hakkının kaldırılmasını öngörüyor. Tasarı bunun yanı sıra, vatandaşlık dosyasına kendi çocuklarından veya soyundan olmayan bir kişiyi kasten ekleyenlerin vatandaşlığını düşürme ve bu durumdan haberdar oldukları kanıtlandığı takdirde söz konusu çocukların ve soyundan olmayan kişilerin vatandaşlığını düşürebilme yetkisini hükümete veriyor.

Başbakan Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında dün toplanan Bakanlar Kurulu, Kuveyt Vatandaşlık Yasası'nı düzenleyen 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin bazı hükümlerinde değişiklik yapılmasına dair kanun hükmünde kararname tasarısını onayladı.

Kanun hükmünde kararname tasarısının birinci maddesinde şu ifadelere yer verildi:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 14. maddesinin 4. bendi ve 19. maddesinin metni, aşağıdaki metinlerle değiştirilmiştir. Madde 14, Bent 4: Bir kişi; kendi vatandaşlık dosyasına veya bir başkasının vatandaşlık dosyasına, kendi çocuklarından ya da soyundan olmayan herhangi bir kişiyi kasten eklerse ve bu durum Kuveyt Vatandaşlığı Tahkik Yüksek Komitesi tarafından yürütülen bir soruşturmayla veya kesinleşmiş bir yargı kararıyla kanıtlanırsa vatandaşlığı düşürülür ve bu durumda, söz konusu durumdan haberdar olduğu kanıtlandığı takdirde çocuklarından veya soyundan olmayan herhangi birinin vatandaşlığı da düşürülebilir.”

Madde 19'da şu ifadelere yer verildi:

“İçişleri Bakanı, bu kanun hükümlerine göre uygunluğu doğrulandıktan sonra her Kuveytliye bir Kuveyt vatandaşlık belgesi verir. Bu belge elektronik formatta düzenlenir. Bakan, elektronik belgenin düzenlenmesi, saklanması, kullanılması, geçerliliğinin doğrulanması, iptal edilmesi veya askıya alınmasına ilişkin teknik kural ve şartları belirleyen bir karar çıkarır.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının ikinci maddesinde ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 7. maddesine aşağıdaki metni içeren yeni bir fıkra eklenir. Madde 7’nin yeni fıkrası, ‘sonradan vatandaşlık alarak Kuveyt vatandaşlığı kazananların seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma hakkı bulunmamaktadır’ der.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının üçüncü maddesinde ise “Bu kanun hükmünde kararnamede belirtilen elektronik belge, vatandaşlık belgesiyle aynı yasal geçerliliğe ve sonuçlara sahiptir. Yürürlükteki kanun, kararname ve yönetmeliklerin uygulanmasında basılı belgenin yerini alır” diyor.

Bakanlar Kurulu, kanun hükmünde kararname tasarısını Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'a sundu.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bölgesel gerilimin arttığı bir dönemde İran’la bütün ticari faaliyetleri, bir sonraki duyuruya kadar durdurduğunu açıkladı. Karar, BAE hava savunmasının İran topraklarından ülkeye doğru gelen iki balistik füze tespit etmesinin sonrasında alındı.

BAE Dışişleri Bakanlığı Stratejik İletişim Direktörü Afra el-Hamli, Abu Dabi’nin İran’la ekonomik ilişkilerin durumuna ilişkin tüm iddiaları reddettiğini belirtti. Hamli, bununla birlikte ülkesinin bölgesel barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için diyalog, iş birliği ve bölgesel bütünleşmeye bağlılığını sürdürdüğünü vurguladı.

Hamli, “Bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği baltalayan bölgesel gerilim çerçevesinde, İran’la bütün ticari faaliyetler, ticari alışverişler ve finansal işlemler bir sonraki duyuruya kadar askıya alınmıştır” dedi.

BAE’li yetkili, ülkesinin “uluslararası hukuka ve küresel en yüksek standartlara uygun şekilde uluslararası finans sisteminin bütünlüğünü korumaya kararlılıkla bağlı kalmaya devam ettiğini” vurguladı.

BAE’nin açıklaması, bölgede yaşanan yeni güvenlik gelişmelerinin ardından geldi. BAE Savunma Bakanlığı daha önce hava savunma sistemlerinin İran’dan ülke topraklarına doğru gelen iki balistik füze tespit ettiğini duyurmuştu.

Bakanlığa göre füzelerden ilki BAE’nin karasuları dışında, ikincisi ise ülkenin karasuları içinde düştü. Olayın herhangi bir hasara yol açtığına ilişkin bilgi verilmedi.

BAE Savunma Bakanlığı, silahlı kuvvetlerin “her türlü tehditle mücadele etmek üzere tam alarm ve hazırlık halinde” olduğunu belirtti. Bakanlık, ülkenin güvenliğini istikrarsızlaştırmaya yönelik her türlü girişime “kararlılıkla karşılık verileceğini” vurgulayarak;  BAE’nin egemenliğinin, güvenliğinin ve istikrarının yanı sıra, ulusal çıkarları ve varlıklarının korunacağını bildirdi.


Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde bölgedeki son gelişmeler ele alındı.

Bakanlar, bölgesel gelişmeler konusunda koordinasyon ve istişarelerin sürdürülmesinin, bölgede güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik diplomatik çabaların güçlendirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.