El Hureyci, Suudi liderliğinin eski Yüksek Liderin vefatı nedeniyle İran Cumhurbaşkanına taziyelerini iletti

 Mühendis Velidd el- Hureyci, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a taziyelerini iletti (SPA)
Mühendis Velidd el- Hureyci, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a taziyelerini iletti (SPA)
TT

El Hureyci, Suudi liderliğinin eski Yüksek Liderin vefatı nedeniyle İran Cumhurbaşkanına taziyelerini iletti

 Mühendis Velidd el- Hureyci, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a taziyelerini iletti (SPA)
Mühendis Velidd el- Hureyci, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a taziyelerini iletti (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci, Kral Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman'ın taziye ve başsağlığı mesajlarını, eski dini lider Ali Hamaney'in vefatı dolayısıyla İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a iletti.

Mühendis Velid el-Hureyci, dün düzenlenen anma törenine katılımı sırasında (SPA)Mühendis Velid el-Hureyci, dün düzenlenen anma törenine katılımı sırasında (SPA)

Suudi Arabistan resmi haber ajansının (SPA) aktardığına göre El-Hureyci, cuma günü İran'ın başkenti Tahran'da düzenlenen taziye törenine katılarak Suudi yönetiminin başsağlığı dileklerini iletti.



Suudi Havayolları: Yaptırım uygulanan kuruluşun uçağıyla hiçbir bağlantımız yok

Açıklamada uçağın 2023 yılında ülke dışında kayıtlı başka bir şirkete satışı doğrulandı, (Suudi Havayolları)
Açıklamada uçağın 2023 yılında ülke dışında kayıtlı başka bir şirkete satışı doğrulandı, (Suudi Havayolları)
TT

Suudi Havayolları: Yaptırım uygulanan kuruluşun uçağıyla hiçbir bağlantımız yok

Açıklamada uçağın 2023 yılında ülke dışında kayıtlı başka bir şirkete satışı doğrulandı, (Suudi Havayolları)
Açıklamada uçağın 2023 yılında ülke dışında kayıtlı başka bir şirkete satışı doğrulandı, (Suudi Havayolları)

Suudi Arabistan Havayolları, yaptırım uygulanan bir kuruluşa teslim edildiği iddia edilen uçaklarla herhangi bir bağlantısının olduğu iddialarını yalanladı.

Şirketten bugün yapılan açıklamada, bazı medya organları ile sosyal medya platformlarında, daha önce Saudia filosunda bulunan Boeing 777-200 tipi uçakların yaptırım altındaki bir kuruluşa devredildiğine ilişkin haber ve paylaşımların takip edildiği belirtildi.

Açıklamada, söz konusu uçakların 7 Haziran 2023 tarihinde, bu tür işlemlerde geçerli ticari ve hukuki prosedürler çerçevesinde, ülke dışında kayıtlı başka bir şirkete satıldığı ifade edildi.

Saudia, satış işleminin tamamlanmasının ardından söz konusu uçaklarla ilgili tüm ticari ve operasyonel bağının sona erdiğini vurguladı.


Koalisyon: Husilerin açıklamaları, Yemenlilere karşı işledikleri ihlallerden dikkatleri dağıtma girişimidir

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen'de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon: Husilerin açıklamaları, Yemenlilere karşı işledikleri ihlallerden dikkatleri dağıtma girişimidir

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen'de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen'de meşru hükümete destek veren koalisyon, Husilerin dün Suudi Arabistan'a yönelik yaptığı açıklamaların, Yemen halkına karşı işledikleri ağır ihlalleri gündemden düşürmeye yönelik bir girişim olduğunu bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü Tuğgeneral Türki el-Maliki, Husilerin açıklamalarıyla neden oldukları ekonomik sorunları ve Yemen halkının yaşadığı sıkıntıları bölge ülkelerine yansıtmaya çalıştığını belirterek, örgütün aynı zamanda kabileler ve toplum nezdinde karşı karşıya kaldığı tepkiyi örtbas etmeyi amaçladığını söyledi.

El-Maliki, söz konusu açıklamaların Husilerin gerilimi artıran tutumunun, bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit eden düşmanca politikalarının devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.

Suudi Arabistan, koalisyon güçleri ve uluslararası ortakların, Husilerin darbesi nedeniyle mağdur olan Yemen halkının yaşadığı sıkıntıları hafifletmek amacıyla çok sayıda girişimde bulunduğunu kaydeden El-Maliki, Riyad yönetiminin Yemen krizinin çözümü için hükümet tarafından kabul edilen bir yol haritası sunduğunu, ancak Husilerin bu öneriyi reddettiğini söyledi.

Husilerin kalıcı barış girişimlerini de geri çevirdiğini belirten El-Maliki, grubun ayrıca Kızıldeniz'in güneyi ile Babülmendeb Boğazı'nda deniz ulaşımını ve küresel ticareti hedef alan saldırılar düzenlediğini ifade etti.

El-Maliki, Husilerin Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanları ile Sana Uluslararası Havalimanı'nın yanı sıra elektrik santralleri, fabrikalar ve Yemen ekonomisinin temel altyapı unsurlarını hedef haline getirerek, ülkenin ekonomik kaynaklarını büyük bir yıkım riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Koalisyon Sözcüsü, Suudi Arabistan'ı, vatandaşlarını, ulusal çıkarlarını ya da Yemen'in egemenliğini hedef alacak herhangi bir girişime karşı koalisyonun kararlı ve daha önce görülmemiş bir güçle karşılık vereceğini, bunun uluslararası insancıl hukuk ve ilgili teamül kuralları çerçevesinde gerçekleştirileceğini vurguladı.


Bahreyn Dışişleri Bakanı: İran saldırıları tesadüfi değil planlı ve kasıtlıdır

Abdullatif al-Zayani, İran'ın sivillere ve hayati önem taşıyan tesislere yönelik saldırılarını belgeleyen görüntüleri Güvenlik Konseyi'ne sundu (BNA)
Abdullatif al-Zayani, İran'ın sivillere ve hayati önem taşıyan tesislere yönelik saldırılarını belgeleyen görüntüleri Güvenlik Konseyi'ne sundu (BNA)
TT

Bahreyn Dışişleri Bakanı: İran saldırıları tesadüfi değil planlı ve kasıtlıdır

Abdullatif al-Zayani, İran'ın sivillere ve hayati önem taşıyan tesislere yönelik saldırılarını belgeleyen görüntüleri Güvenlik Konseyi'ne sundu (BNA)
Abdullatif al-Zayani, İran'ın sivillere ve hayati önem taşıyan tesislere yönelik saldırılarını belgeleyen görüntüleri Güvenlik Konseyi'ne sundu (BNA)

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyani, İran'ın ülkesine yönelik saldırılarının rastgele ya da tesadüfi olmadığını, önceden planlanmış kasıtlı hedef alma stratejisinin bir parçası olduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, İran'ın Bahreyn'e yönelik tekrarlanan saldırılarını görüşmek üzere perşembe günü düzenlediği olağanüstü oturumda konuştu. Zayani, balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) sivil yerleşim alanları ile kritik altyapının hedef alındığını belirtti.

Söz konusu saldırıların geçici bir olay olmadığını ifade eden Zayani, bunların 28 Şubat'tan bu yana devam eden saldırı zincirinin devamı olduğunu, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından da sürdüğünü söyledi.

Bahreyn'in, Güvenlik Konseyi'nin uluslararası barış ve güvenliği koruma sorumluluğuna duyduğu güven nedeniyle olağanüstü toplantı talep ettiğini belirten Zayani, Konsey'in daha önce İran'ın Körfez ülkeleri ve Ürdün'e yönelik saldırılarını 2817 sayılı kararla kınadığını hatırlatarak, bu kez de yaşanan ihlaller karşısında sessiz kalmaması gerektiğini ifade etti.

 Al-Zayani, saldırıların gerçekte kendiliğinden gelişen tepkiler değil, kasıtlı ve önceden planlanmış bir hedefleme olduğunu vurguladı (BNA)Al-Zayani, saldırıların gerçekte kendiliğinden gelişen tepkiler değil, kasıtlı ve önceden planlanmış bir hedefleme olduğunu vurguladı (BNA)

Zayani, savaşın başlangıcından bu yana Bahreyn topraklarının toplam 808 saldırıya maruz kaldığını, bunların 203'ünün balistik füze, 605'inin ise İHA saldırısı olduğunu açıkladı. Saldırıların sivil tesisleri, kritik altyapıyı ve yerleşim bölgelerini hedef aldığını belirten Bahreynli bakan, olaylarda 3 sivilin hayatını kaybettiğini, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 465 kişinin yaralandığını söyledi.

Yetkili makamların aldığı önleyici tedbirler sayesinde can kaybının daha ağır boyutlara ulaşmasının önlendiğini kaydeden Zayani, saldırıların yalnızca maddi ve insani kayıplara yol açmadığını, aynı zamanda siviller arasında korku ve paniğe neden olarak günlük yaşamı olumsuz etkilediğini ifade etti. Bunun uluslararası insancıl hukuka göre yasaklanan ve siviller arasında terör yaratmayı amaçlayan eylemler kapsamında değerlendirildiğini dile getirdi.

Hedef seçiminin hassasiyeti ve aynı tesislerin tekrar tekrar vurulmasının saldırıların rastgele olmadığını gösterdiğini söyleyen Zayani, "Sahadaki gerçekler, bunların önceden planlanmış ve sistematik şekilde yürütülen kasıtlı saldırılar olduğunu ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.

Bir deniz suyu arıtma tesisinin, yerleşim bölgelerinin ve sivil altyapının neden hedef alındığını sorgulayan Zayani, Bahreyn'in gerçekleşen bütün saldırıları belgelediğini, ilgili tüm dokümanları Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile Güvenlik Konseyi Başkanlığı'na resmi yazılarla ilettiğini ve böylece olayların abartıldığı ya da siyasallaştırıldığı yönündeki iddiaların geçersiz kaldığını söyledi.

Bahreyn Dışişleri Bakanı, İran ve vekillerinin saldırılarının bütün bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı (BNA)Bahreyn Dışişleri Bakanı, İran ve vekillerinin saldırılarının bütün bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı (BNA).

İran ve desteklediği grupların saldırılarının yalnızca Bahreyn'i değil, tüm bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini vurgulayan Zayani, bunların Birleşmiş Milletler Şartı ile 136 ülkenin destek verdiği 2817 sayılı Güvenlik Konseyi kararının açık ihlali olduğunu ifade etti.

İran'ın mutabakat zaptı kapsamında askeri operasyonları kalıcı olarak durdurma taahhüdünde bulunmasına rağmen bunu birkaç gün içinde ihlal ettiğini belirten Bahreyn Dışişleri Bakanı, bunun münferit bir olay değil, uluslararası yükümlülüklere uymama yönündeki tekrar eden bir yaklaşımın devamı olduğunu söyledi.

Zayani, Güvenlik Konseyi'ne İran'ın saldırılarını yeniden kınama, Tahran yönetimini bu eylemleri derhal durdurmaya ve 2817 sayılı kararla uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya zorlayacak adımlar atma çağrısında bulundu. Ayrıca kararların uygulanmasını denetleyecek etkili bir mekanizmanın oluşturulmasını istedi.

Konsey'in güvenilirliğinin saldırıya uğrayan ülkeleri koruma ve saldırganı caydırma kapasitesiyle ölçüleceğini belirten Zayani, kararların değerinin yalnızca kabul edilmelerinde değil, uygulanmalarında yattığını ifade ederek, öncelikli hedefin saldırıların derhal sona erdirilmesi olduğunu söyledi.

Bahreyn'in, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu vurgulayan Zayani, buna karşın ülkesinin azami ölçüde itidalli davranmayı ve barışçıl çözüm yollarını sürdürmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi de Bahreyn'e tam destek verdiklerini belirterek, ülkenin güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya yönelik bütün tedbirlerini desteklediklerini açıkladı.

Körfez ülkelerinin güvenliğinin bölünmez bir bütün olduğunu ifade eden Budeyvi, üye ülkelerden birine yönelik saldırının tamamına yapılmış sayılacağını söyledi.

Bahreyn'in Güvenlik Konseyi'ne yaptığı başvurunun diplomatik ve hukuki yöntemlere bağlılığını ortaya koyduğunu belirten Budeyvi, bunun uluslararası toplumu bölgedeki gelişmeler konusunda bilgilendirmeyi ve uluslararası hukuk ile Birleşmiş Milletler Şartı çerçevesinde hareket etme kararlılığını yansıttığını ifade etti.

Budeyvi, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası topluma, uluslararası barış ve güvenliğin korunması yönündeki sorumluluklarını yerine getirme, bölge güvenliğini tehdit eden saldırılar karşısında kararlı bir tutum sergileme ve uluslararası hukuk ilkelerine bağlı kalma çağrısında bulundu.