Bahreyn Dışişleri Bakanı: İran saldırıları tesadüfi değil planlı ve kasıtlıdır

Körfez İşbirliği Konseyi, Güvenlik Konseyi'ni buna karşı kararlı bir tavır almaya çağırdı

Abdullatif al-Zayani, İran'ın sivillere ve hayati önem taşıyan tesislere yönelik saldırılarını belgeleyen görüntüleri Güvenlik Konseyi'ne sundu (BNA)
Abdullatif al-Zayani, İran'ın sivillere ve hayati önem taşıyan tesislere yönelik saldırılarını belgeleyen görüntüleri Güvenlik Konseyi'ne sundu (BNA)
TT

Bahreyn Dışişleri Bakanı: İran saldırıları tesadüfi değil planlı ve kasıtlıdır

Abdullatif al-Zayani, İran'ın sivillere ve hayati önem taşıyan tesislere yönelik saldırılarını belgeleyen görüntüleri Güvenlik Konseyi'ne sundu (BNA)
Abdullatif al-Zayani, İran'ın sivillere ve hayati önem taşıyan tesislere yönelik saldırılarını belgeleyen görüntüleri Güvenlik Konseyi'ne sundu (BNA)

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyani, İran'ın ülkesine yönelik saldırılarının rastgele ya da tesadüfi olmadığını, önceden planlanmış kasıtlı hedef alma stratejisinin bir parçası olduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, İran'ın Bahreyn'e yönelik tekrarlanan saldırılarını görüşmek üzere perşembe günü düzenlediği olağanüstü oturumda konuştu. Zayani, balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) sivil yerleşim alanları ile kritik altyapının hedef alındığını belirtti.

Söz konusu saldırıların geçici bir olay olmadığını ifade eden Zayani, bunların 28 Şubat'tan bu yana devam eden saldırı zincirinin devamı olduğunu, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından da sürdüğünü söyledi.

Bahreyn'in, Güvenlik Konseyi'nin uluslararası barış ve güvenliği koruma sorumluluğuna duyduğu güven nedeniyle olağanüstü toplantı talep ettiğini belirten Zayani, Konsey'in daha önce İran'ın Körfez ülkeleri ve Ürdün'e yönelik saldırılarını 2817 sayılı kararla kınadığını hatırlatarak, bu kez de yaşanan ihlaller karşısında sessiz kalmaması gerektiğini ifade etti.

 Al-Zayani, saldırıların gerçekte kendiliğinden gelişen tepkiler değil, kasıtlı ve önceden planlanmış bir hedefleme olduğunu vurguladı (BNA)Al-Zayani, saldırıların gerçekte kendiliğinden gelişen tepkiler değil, kasıtlı ve önceden planlanmış bir hedefleme olduğunu vurguladı (BNA)

Zayani, savaşın başlangıcından bu yana Bahreyn topraklarının toplam 808 saldırıya maruz kaldığını, bunların 203'ünün balistik füze, 605'inin ise İHA saldırısı olduğunu açıkladı. Saldırıların sivil tesisleri, kritik altyapıyı ve yerleşim bölgelerini hedef aldığını belirten Bahreynli bakan, olaylarda 3 sivilin hayatını kaybettiğini, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 465 kişinin yaralandığını söyledi.

Yetkili makamların aldığı önleyici tedbirler sayesinde can kaybının daha ağır boyutlara ulaşmasının önlendiğini kaydeden Zayani, saldırıların yalnızca maddi ve insani kayıplara yol açmadığını, aynı zamanda siviller arasında korku ve paniğe neden olarak günlük yaşamı olumsuz etkilediğini ifade etti. Bunun uluslararası insancıl hukuka göre yasaklanan ve siviller arasında terör yaratmayı amaçlayan eylemler kapsamında değerlendirildiğini dile getirdi.

Hedef seçiminin hassasiyeti ve aynı tesislerin tekrar tekrar vurulmasının saldırıların rastgele olmadığını gösterdiğini söyleyen Zayani, "Sahadaki gerçekler, bunların önceden planlanmış ve sistematik şekilde yürütülen kasıtlı saldırılar olduğunu ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.

Bir deniz suyu arıtma tesisinin, yerleşim bölgelerinin ve sivil altyapının neden hedef alındığını sorgulayan Zayani, Bahreyn'in gerçekleşen bütün saldırıları belgelediğini, ilgili tüm dokümanları Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile Güvenlik Konseyi Başkanlığı'na resmi yazılarla ilettiğini ve böylece olayların abartıldığı ya da siyasallaştırıldığı yönündeki iddiaların geçersiz kaldığını söyledi.

Bahreyn Dışişleri Bakanı, İran ve vekillerinin saldırılarının bütün bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı (BNA)Bahreyn Dışişleri Bakanı, İran ve vekillerinin saldırılarının bütün bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı (BNA).

İran ve desteklediği grupların saldırılarının yalnızca Bahreyn'i değil, tüm bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini vurgulayan Zayani, bunların Birleşmiş Milletler Şartı ile 136 ülkenin destek verdiği 2817 sayılı Güvenlik Konseyi kararının açık ihlali olduğunu ifade etti.

İran'ın mutabakat zaptı kapsamında askeri operasyonları kalıcı olarak durdurma taahhüdünde bulunmasına rağmen bunu birkaç gün içinde ihlal ettiğini belirten Bahreyn Dışişleri Bakanı, bunun münferit bir olay değil, uluslararası yükümlülüklere uymama yönündeki tekrar eden bir yaklaşımın devamı olduğunu söyledi.

Zayani, Güvenlik Konseyi'ne İran'ın saldırılarını yeniden kınama, Tahran yönetimini bu eylemleri derhal durdurmaya ve 2817 sayılı kararla uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya zorlayacak adımlar atma çağrısında bulundu. Ayrıca kararların uygulanmasını denetleyecek etkili bir mekanizmanın oluşturulmasını istedi.

Konsey'in güvenilirliğinin saldırıya uğrayan ülkeleri koruma ve saldırganı caydırma kapasitesiyle ölçüleceğini belirten Zayani, kararların değerinin yalnızca kabul edilmelerinde değil, uygulanmalarında yattığını ifade ederek, öncelikli hedefin saldırıların derhal sona erdirilmesi olduğunu söyledi.

Bahreyn'in, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu vurgulayan Zayani, buna karşın ülkesinin azami ölçüde itidalli davranmayı ve barışçıl çözüm yollarını sürdürmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi de Bahreyn'e tam destek verdiklerini belirterek, ülkenin güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya yönelik bütün tedbirlerini desteklediklerini açıkladı.

Körfez ülkelerinin güvenliğinin bölünmez bir bütün olduğunu ifade eden Budeyvi, üye ülkelerden birine yönelik saldırının tamamına yapılmış sayılacağını söyledi.

Bahreyn'in Güvenlik Konseyi'ne yaptığı başvurunun diplomatik ve hukuki yöntemlere bağlılığını ortaya koyduğunu belirten Budeyvi, bunun uluslararası toplumu bölgedeki gelişmeler konusunda bilgilendirmeyi ve uluslararası hukuk ile Birleşmiş Milletler Şartı çerçevesinde hareket etme kararlılığını yansıttığını ifade etti.

Budeyvi, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası topluma, uluslararası barış ve güvenliğin korunması yönündeki sorumluluklarını yerine getirme, bölge güvenliğini tehdit eden saldırılar karşısında kararlı bir tutum sergileme ve uluslararası hukuk ilkelerine bağlı kalma çağrısında bulundu.



Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
TT

Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)

Kuveyt hükümeti dün, Vatandaşlık Yasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasını öngören bir tasarıyı onayladı. Söz konusu tasarı, sonradan vatandaşlığa geçenlerin seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma gibi siyasi haklarını kullanma hakkının kaldırılmasını öngörüyor. Tasarı bunun yanı sıra, vatandaşlık dosyasına kendi çocuklarından veya soyundan olmayan bir kişiyi kasten ekleyenlerin vatandaşlığını düşürme ve bu durumdan haberdar oldukları kanıtlandığı takdirde söz konusu çocukların ve soyundan olmayan kişilerin vatandaşlığını düşürebilme yetkisini hükümete veriyor.

Başbakan Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında dün toplanan Bakanlar Kurulu, Kuveyt Vatandaşlık Yasası'nı düzenleyen 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin bazı hükümlerinde değişiklik yapılmasına dair kanun hükmünde kararname tasarısını onayladı.

Kanun hükmünde kararname tasarısının birinci maddesinde şu ifadelere yer verildi:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 14. maddesinin 4. bendi ve 19. maddesinin metni, aşağıdaki metinlerle değiştirilmiştir. Madde 14, Bent 4: Bir kişi; kendi vatandaşlık dosyasına veya bir başkasının vatandaşlık dosyasına, kendi çocuklarından ya da soyundan olmayan herhangi bir kişiyi kasten eklerse ve bu durum Kuveyt Vatandaşlığı Tahkik Yüksek Komitesi tarafından yürütülen bir soruşturmayla veya kesinleşmiş bir yargı kararıyla kanıtlanırsa vatandaşlığı düşürülür ve bu durumda, söz konusu durumdan haberdar olduğu kanıtlandığı takdirde çocuklarından veya soyundan olmayan herhangi birinin vatandaşlığı da düşürülebilir.”

Madde 19'da şu ifadelere yer verildi:

“İçişleri Bakanı, bu kanun hükümlerine göre uygunluğu doğrulandıktan sonra her Kuveytliye bir Kuveyt vatandaşlık belgesi verir. Bu belge elektronik formatta düzenlenir. Bakan, elektronik belgenin düzenlenmesi, saklanması, kullanılması, geçerliliğinin doğrulanması, iptal edilmesi veya askıya alınmasına ilişkin teknik kural ve şartları belirleyen bir karar çıkarır.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının ikinci maddesinde ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 7. maddesine aşağıdaki metni içeren yeni bir fıkra eklenir. Madde 7’nin yeni fıkrası, ‘sonradan vatandaşlık alarak Kuveyt vatandaşlığı kazananların seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma hakkı bulunmamaktadır’ der.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının üçüncü maddesinde ise “Bu kanun hükmünde kararnamede belirtilen elektronik belge, vatandaşlık belgesiyle aynı yasal geçerliliğe ve sonuçlara sahiptir. Yürürlükteki kanun, kararname ve yönetmeliklerin uygulanmasında basılı belgenin yerini alır” diyor.

Bakanlar Kurulu, kanun hükmünde kararname tasarısını Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'a sundu.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bölgesel gerilimin arttığı bir dönemde İran’la bütün ticari faaliyetleri, bir sonraki duyuruya kadar durdurduğunu açıkladı. Karar, BAE hava savunmasının İran topraklarından ülkeye doğru gelen iki balistik füze tespit etmesinin sonrasında alındı.

BAE Dışişleri Bakanlığı Stratejik İletişim Direktörü Afra el-Hamli, Abu Dabi’nin İran’la ekonomik ilişkilerin durumuna ilişkin tüm iddiaları reddettiğini belirtti. Hamli, bununla birlikte ülkesinin bölgesel barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için diyalog, iş birliği ve bölgesel bütünleşmeye bağlılığını sürdürdüğünü vurguladı.

Hamli, “Bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği baltalayan bölgesel gerilim çerçevesinde, İran’la bütün ticari faaliyetler, ticari alışverişler ve finansal işlemler bir sonraki duyuruya kadar askıya alınmıştır” dedi.

BAE’li yetkili, ülkesinin “uluslararası hukuka ve küresel en yüksek standartlara uygun şekilde uluslararası finans sisteminin bütünlüğünü korumaya kararlılıkla bağlı kalmaya devam ettiğini” vurguladı.

BAE’nin açıklaması, bölgede yaşanan yeni güvenlik gelişmelerinin ardından geldi. BAE Savunma Bakanlığı daha önce hava savunma sistemlerinin İran’dan ülke topraklarına doğru gelen iki balistik füze tespit ettiğini duyurmuştu.

Bakanlığa göre füzelerden ilki BAE’nin karasuları dışında, ikincisi ise ülkenin karasuları içinde düştü. Olayın herhangi bir hasara yol açtığına ilişkin bilgi verilmedi.

BAE Savunma Bakanlığı, silahlı kuvvetlerin “her türlü tehditle mücadele etmek üzere tam alarm ve hazırlık halinde” olduğunu belirtti. Bakanlık, ülkenin güvenliğini istikrarsızlaştırmaya yönelik her türlü girişime “kararlılıkla karşılık verileceğini” vurgulayarak;  BAE’nin egemenliğinin, güvenliğinin ve istikrarının yanı sıra, ulusal çıkarları ve varlıklarının korunacağını bildirdi.


Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde bölgedeki son gelişmeler ele alındı.

Bakanlar, bölgesel gelişmeler konusunda koordinasyon ve istişarelerin sürdürülmesinin, bölgede güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik diplomatik çabaların güçlendirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.