Enerji, sanayi ve madencilikte entegrasyon... Suudi Arabistan'dan ulusal zenginliği artırmaya yönelik yeni adım

Prens Abdülaziz bin Selman, başkent Riyad'daki ulusal fabrikalardan birini ziyareti sırasında. (SPA)
Prens Abdülaziz bin Selman, başkent Riyad'daki ulusal fabrikalardan birini ziyareti sırasında. (SPA)
TT

Enerji, sanayi ve madencilikte entegrasyon... Suudi Arabistan'dan ulusal zenginliği artırmaya yönelik yeni adım

Prens Abdülaziz bin Selman, başkent Riyad'daki ulusal fabrikalardan birini ziyareti sırasında. (SPA)
Prens Abdülaziz bin Selman, başkent Riyad'daki ulusal fabrikalardan birini ziyareti sırasında. (SPA)

Prens Abdülaziz bin Selman'ın enerji bakanlığı görevini sürdürürken aynı zamanda Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı olarak atanması, Suudi Arabistan'ın en önemli üç ekonomik sektörünü daha güçlü şekilde entegre etme yönündeki yeni yaklaşımın göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre enerji, sanayi ve madenciliğin tek bakanlık çatısı altında toplanması, politika uyumunu hızlandıracak, yerel değer zincirlerinin güçlendirilmesini sağlayacak ve ekonomiyi çeşitlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 hedeflerine katkı sunacak.

Bu adım, enerji, sanayi ve madencilik sektörleri arasındaki güçlü bağdan kaynaklanıyor. Birbirini tamamlayan bu sektörler; enerji üretimiyle başlayıp maden kaynaklarının değerlendirilmesi, ardından doğal kaynakların katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve sanayinin yerlileştirilmesine kadar uzanan bütünleşik bir yapıyı oluşturuyor. Bu entegrasyonun Suudi ekonomisinin rekabet gücünü artırması, kaynak kullanımında verimliliği yükseltmesi ve daha çeşitli ile sürdürülebilir bir sanayi altyapısı oluşturması bekleniyor.

Şarku'l Avsat'a konuşan uzmanlar, söz konusu düzenlemenin ulusal stratejilerin sahada uygulanmasında yeni bir dönemi temsil ettiğini belirtti. Uzmanlar, Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı'nın bağımsız bir kurum olarak kurulması ve Ulusal Sanayi Stratejisi'nin hayata geçirilmesinden bu yana sektörün önemli dönüşümler yaşadığına dikkat çekti.

Uzmanlara göre yeni atama, temel ekonomik dosyaların tek elde toplanmasını sağlayarak politika uyumunu güçlendirecek ve değer zincirlerini Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda daha etkin hale getirecek.

Ekonomik çeşitlenme

Suudi Arabistan Şura Konseyi Üyesi Fadl bin Saad el-Buaynin, Vizyon 2030 kapsamında yürütülen ekonomik dönüşümün, ekonominin çeşitlendirilmesini ve bazı sektörlerin gayrisafi yurt içi hasıladaki payının artırılmasını hedefleyen aşamalı stratejilere dayandığını söyledi.

El-Buaynin'e göre ilk aşamalarda yasal altyapının tamamlanması, stratejik hedeflere ulaşacak yol haritasının oluşturulması ve uygulama sürecinin başlatılması ön plana çıktı. Bu süreçte birçok hedef planlanandan önce gerçekleştirildi.

El-Buaynin, "Bence eski Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender el-Hureyf önceki dönemde önemli rol üstlendi. Yasama, düzenleme ve uygulama alanlarında ciddi başarılar elde etti ve bakanlığı hedeflerine ulaşmış, en verimli döneminde devretti." dedi.

sdevrtbgr
Suudi Arabistan'ın Ras el-Hayr Sanayi Şehri'ndeki fabrikalardan biri. (SPA)

Şarku'l Avsat'a yaptığı değerlendirmede El-Buaynin, mevcut aşamada ekonomik etkinin artırılması, Ulusal Sanayi Stratejisi'nin daha hızlı uygulanması ve enerji, madencilik ile sanayi sektörleri arasında daha güçlü uyum sağlanmasına odaklanıldığını belirtti.

El-Buaynin, bu üç sektörün ortak yönetim altında toplanmasının uygulama süreçlerini hızlandıracağını, karşılaşılan sorunların çözümünü kolaylaştıracağını ve daha geniş ekonomik fırsatların önünü açacağını ifade etti.

Şura Konseyi üyesi, "Sanayi ve madenciliğin enerji sektörüyle bütünleştirilmesinden doğacak kazanımların ötesinde, en büyük avantajlardan biri Prens Abdülaziz bin Selman'ın Suudi ekonomisinin kalbi niteliğindeki bu üç sektörden sorumlu olmasıdır. Prens, yalnızca yürütme alanında değil, düzenleyici ve yasal konularda da geniş deneyime sahip. Zorlukları fırsata çevirebilen, fikirleri uygulamaya dönüştürebilen ve birlikte çalıştığı ekipleri motive eden bir liderdir." diye konuştu.

Değer zincirinin bütünleşmesi

El-Buaynin, üç sektörün tek çatı altında toplanmasının özellikle madencilik alanında Ulusal Sanayi ve Madencilik Stratejisi'nin uygulanmasını hızlandıracağını söyledi.

Madencilik sektörünün ekonomiye katkısını önemli ölçüde artırabilecek büyük potansiyele sahip olduğunu belirten El-Buaynin, aynı zamanda Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılması ve ekonomik çeşitlenmenin hızlandırılması için cesur kararların gerekli olduğunu vurguladı.

Yeni yapılanmanın ekonomik değer zincirinde karar alma süreçlerini tek elde toplayacağını ifade eden El-Buaynin, bunun yabancı yatırımlar açısından da önemli avantaj sağlayacağını belirtti.

El-Buaynin'e göre madencilik ile enerji sektörlerinin entegre edilmesi, Enerji Bakanı'nın yabancı yatırımcılarla yürütülen müzakerelerde elini güçlendirecek; yoğun ilgi gören yatırımlarla daha az ilgi gören projelerin birlikte değerlendirilmesine imkân tanıyarak Suudi Arabistan için daha kazançlı yatırım modellerinin oluşturulmasına katkı sağlayacak.

İleri teknoloji sanayileri

Ekonomi uzmanı Ahmed eş-Şehri ise Prens Abdülaziz bin Selman'ın Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı görevini üstlenmesinin önemli ekonomik sonuçlar doğuracağını söyledi.

Şarku'l Avsat'a konuşan Eş-Şehri, bu sonuçların başında ekonomik değer zincirinin bütünleşmesinin geldiğini belirterek, "Enerji sanayinin temel girdisini oluşturuyor, madencilik ham madde sağlıyor, sanayi ise bu kaynakları katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Bu sektörlerin tek çatı altında yönetilmesi, her birinin ayrı ayrı yönetilmesine kıyasla çok daha bütüncül bir planlama yapılmasını sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.

Bu adımın yerli katma değeri de artıracağını belirten Eş-Şehri, ham maddelerin ihraç edilmesi yerine madenlerin ve doğal kaynakların ileri teknolojiye dayalı ulusal sanayi ürünlerine dönüştürülmesine yönelik politikaların geliştirilebileceğini, bunun da ekonomik getiriyi artırırken yüksek nitelikli istihdam oluşturacağını söyledi.

Eş-Şehri ayrıca, politikaların ve karar alma mekanizmalarının tek elde toplanmasının yatırım süreçlerini daha verimli hale getireceğini, bürokratik karmaşıklığı azaltacağını ve yatırım ortamını daha öngörülebilir kılacağını ifade etti.

Ekonomi uzmanına göre enerji, sanayi ve madencilik sektörlerinin entegrasyonu, Suudi Arabistan'ın doğal kaynak ihracatına dayalı ekonomik modelden üretim ve sanayi odaklı bir ekonomiye geçiş sürecini de hızlandıracak.



Suudi Arabistan’dan BRICS’te güçlü mesaj: Topraklarımızın ve stratejik kaynaklarımızın hedef alınmasına izin vermeyiz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan BRICS’te güçlü mesaj: Topraklarımızın ve stratejik kaynaklarımızın hedef alınmasına izin vermeyiz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)

Suudi Arabistan, BRICS Zirvesi’nde ulusal güvenliği, toprak bütünlüğü ve milli kaynaklarının dokunulmaz olduğunu vurguladı. Riyad, Körfez ülkelerinin topraklarının, tesislerinin ve hayati çıkarlarının hiçbir gerekçeyle hedef alınmasını kabul etmeyeceklerini belirtti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı temsilen zirveye katılan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen zirvenin ikinci günündeki oturuma iştirak etti. Suudi Arabistan, zirveye davetli ülke statüsüyle katılıyor.

cd
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, tüm deniz geçişlerinde seyrüsefer özgürlüğünün ve ticari gemilerin güvenliğinin korunmasının önemini vurguladı. (SPA)

Suudi Dışişleri Bakanı, toplantıda yaptığı konuşmada Hürmüz Boğazı ve diğer deniz geçişlerinde seyrüsefer özgürlüğünün ve ticari gemilerin güvenliğinin korunmasının önemini vurguladı. Bu bölgelerde yaşanabilecek herhangi bir istikrarsızlığın küresel piyasalara, tedarik zincirlerine ve ekonomik büyümeye yansıyacağını söyledi.

Prens Faysal bin Ferhan, toplantının başında Suudi Arabistan yönetiminin selamlarını iletti. “Dayanıklılık, Yenilik, İş Birliği ve Sürdürülebilirlik: Kapsayıcı Küresel Büyümenin Geleceğini Şekillendirmek” başlığıyla düzenlenen oturumda Hindistan’a, bu yıl BRICS dönem başkanlığı kapsamında yürüttüğü çalışmalar dolayısıyla teşekkür eden Bakan, Suudi Arabistan’a zirveye katılım daveti gönderilmesini de takdirle karşıladıklarını ifade etti.

Bakan, bölgedeki mevcut gelişmeler ışığında önceliğin gerilimi düşürmeye ve siyasi ve diplomatik girişimlere alan açmaya verilmesi gerektiğini belirtti.

Faysal bin Ferhan, Körfez’in güvenliğinin, bölge ülkelerinin egemenliğine ve bağımsızlığına saygı gösterilmeden, içişlerine müdahaleden kaçınılmadan, iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınmadan ve anlaşmazlıklar barışçıl yollarla çözülmeden sağlanamayacağını vurguladı.

cdderg
BRICS 2026 Zirvesi’nin Yeni Delhi’de düzenlenen ikinci gün toplantısından bir görünüm. (SPA)

Suudi Dışişleri Bakanı ayrıca uluslararası kurumların kurulma amaçlarına dikkat çekerek, bu kurumların sorumluluklarını yerine getirme kapasitesinin güçlendirilmesine acil ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Uluslararası sistemin güvenilirliğinin, kendi kurallarını ve hukukunu ne ölçüde tutarlı biçimde uyguladığıyla bağlantılı olduğunu belirten Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın BRICS grubu ve uluslararası toplumdaki diğer ortaklarla iletişimini sürdürmeyi arzuladığını ifade etti.


Irak'tan kalkan insansız hava araçlarıyla (İHA) "Doğu-Batı" boru hattının hedef alınmasına geniş çaplı kınama

Aramco logosu (Reuters)
Aramco logosu (Reuters)
TT

Irak'tan kalkan insansız hava araçlarıyla (İHA) "Doğu-Batı" boru hattının hedef alınmasına geniş çaplı kınama

Aramco logosu (Reuters)
Aramco logosu (Reuters)

Çok sayıda ülke ve kuruluş, Suudi Arabistan'ın Riyad ve Medine bölgelerinde yer alan "Doğu-Batı" boru hattının Irak'tan gelen çok sayıda insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınmasını, can kayıpları/yaralanmalar ve maddi hasarla sonuçlanan bu saldırıyı en sert ifadelerle kınadı. Ülkeler ve kuruluşlar, Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduklarını ve egemenliğini, güvenliğini ile tesislerini korumak amacıyla aldığı tüm tedbirleri desteklediklerini vurguladı.

Katar

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, sivil ve ekonomik tesislerin hedef alınmasının kınandığı, bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali ve bölgenin güvenlik ve istikrarını baltalayan tehlikeli bir tırmanış olduğu belirtildi.

Doha, Suudi Arabistan'ın kendi topraklarının krallığa ve komşu ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmasını engelleme konusunda Irak hükümetinin çabalarını destekleyen sorumlu tutumunu takdirle karşıladığını ifade etti. Bakanlık, Katar Devletinin Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu ve egemenliğini, güvenliğini ve tesislerini korumak için aldığı bütün önlemleri desteklediğini yineledi.

Bahreyn

Bahreyn, Doğu-Batı petrol boru hattının hedef alınmasını en sert şekilde kınayarak, bunu uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler Şartı'nın ve iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali, enerji arz güvenliğini tehdit eden hayati sivil tesislere yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Bahreyn Krallığı'nın Suudi Arabistan Krallığı ile tam dayanışma içinde olduğunu, Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarının Bahreyn'in güvenlik ve istikrarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Uluslararası hukuk hükümleri uyarınca egemenliğini, güvenliğini, tesislerini, vatandaşlarını ve ülke sakinlerini korumak için gerekli bütün tedbirleri alma hakkının altını çizerek, yaralananlara acil şifalar diledi.

Bakanlık, hiçbir ülke toprağının komşu ülkelere saldırı için sıçrama tahtası olarak kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu tür saldırıların tekrarlanmasını önlemek için Irak Cumhuriyeti'nin yürüttüğü çabaları desteklediğini belirtti ve uluslararası toplumu, enerji güvenliğine zarar vermeyi ve bölgesel güvenlik ve istikrarı bozmayı hedefleyen bu düşmanca saldırılara karşı sorumluluk almaya çağırdı.

Ürdün

Ürdün, saldırıyı Suudi Arabistan Krallığı'nın egemenliğinin açık bir ihlali, güvenliği ve istikrarına yönelik bir tehdit, uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın vahim bir ihlali olarak nitelendirdi.

Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Ürdün'ün Suudi Arabistan ile mutlak dayanışma içinde olduğu, egemenliğini, güvenliğini, kaynaklarını, vatandaşlarının ve ülke sakinlerinin emniyetini korumak için atacağı tüm adımlarda tamamen yanında yer aldığı vurgulandı.

KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi (KİK)
KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, saldırıyı ve sonucunda meydana gelen yaralanmaları ile maddi hasarı en sert ifadelerle kınadı.

El-Budeyvi, bu saldırının tehlikeli bir tırmanışı, Suudi Arabistan'ın güvenliğine, toprak bütünlüğüne ve hayati tesislerine yönelik kabul edilemez bir tehdidi temsil ettiğini ve uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu belirterek, KİK'in krallığın güvenliğini, istikrarını ve ulusal kaynaklarını hedef alan tüm eylemleri kesin bir dille reddettiğini vurguladı.

KİK Genel Sekreteri, Irak hükümetinin kendi topraklarının bu tür saldırılar için çıkış noktası olarak kullanılmasını önlemek amacıyla daha fazla çaba sarf etmesinin, gerekli ve kararlı önlemleri almasının, bu saldırıları durdurmak ve tekrarlanmasını engellemek için çalışmasının önemini vurguladı. El-Budeyvi, KİK'in Suudi Arabistan'ın yanında tam ve sarsılmaz bir şekilde durduğunu, güvenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü, tesislerini, vatandaşlarını ve ülke sakinlerini korumak için aldığı tüm karar ve tedbirleri tamamen desteklediğini yineledi.

Dünya İslam Birliği (Rabıta)

Dünya İslam Birliği (Rabıta), Suudi Arabistan'daki Doğu-Batı boru hattını hedef alan saldırıyı şiddetle kınadı.

Birlik Genel Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada, Dünya İslam Alimleri Birliği Başkanı Şeyh Dr. Muhammed el-İsa, bütün dini değerleri, uluslararası ve insani hukuk ile örfleri ihlal eden bu hain ve kalleşçe suç saldırılarını kınamasını yineledi. El-İsa, Birlik bünyesindeki bütün kurum, kurul ve küresel konseyler ile bunların şemsiyesi altındaki tüm İslam halkları adına, saldırganları caydırmak, güvenliğini, egemenliğini,


Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye bölgesel gerilimi düşürme yollarını görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye bölgesel gerilimi düşürme yollarını görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan; Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ortadoğu'da gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik çabaları görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan'ın dün Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Bakan Fidan ile gerçekleştirdiği iki ayrı telefon görüşmesinde; bölgesel durumdaki son gelişmeler ile bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasına katkı sağlayacak şekilde gerilimin yükselmesini önleme çabaları ele alındı.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre görüşmede ayrıca Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Türk mevkidaşı, bölgesel istikrarı destekleme konusunda iki ülke arasındaki iş birliğini gözden geçirdi.