Bahreyn: "Devrim Muhafızları" adına casusluk yapmakla suçlanan 3 sanığa ömür boyu hapis cezası verildi

10 sanık, şiddet ve vandalizm eylemleri gerçekleştirmekten dolayı 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı

Bahreyn: "Devrim Muhafızları" adına casusluk yapmakla suçlanan 3 sanığa ömür boyu hapis cezası verildi
TT

Bahreyn: "Devrim Muhafızları" adına casusluk yapmakla suçlanan 3 sanığa ömür boyu hapis cezası verildi

Bahreyn: "Devrim Muhafızları" adına casusluk yapmakla suçlanan 3 sanığa ömür boyu hapis cezası verildi

Bahreyn Yüksek Ceza Mahkemesi, bugün İran Devrim Muhafızları ile casusluk yapmak ve Bahreyn Krallığı'na karşı düşmanca faaliyetlerde bulunmak suçlamasıyla yargılanan üç sanığı müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme ayrıca, İran'ın mart ayında Bahreyn'e yönelik saldırıları sırasında şiddet ve sabotaj eylemlerine karıştıkları gerekçesiyle 10 sanığa 5 yıla kadar hapis cezası verdi.

Müebbet hapis cezasına çarptırılan üç sanıkla ilgili açıklama yapan Bahreyn Terör Suçları Başsavcısı, Yüksek Ceza Mahkemesi'nin bugünkü duruşmasında yabancı bir düşman devlet adına casusluk yapılmasına ilişkin iki ayrı davada karar verdiğini belirtti.

Başsavcı, üç sanığın İran Devrim Muhafızları ve bu yapı adına faaliyet gösteren kişilerle iş birliği yaparak, Bahreyn'e yönelik düşmanca ve terör amaçlı faaliyetlere destek vermek ve ülkenin çıkarlarına zarar vermekle suçlandığını, mahkemenin sanıkların tamamını müebbet hapis cezasına mahkûm ettiğini ve ele geçirilen materyallere el konulmasına hükmettiğini ifade etti.

İlk olayla ilgili olarak Başsavcı, Genel İstihbarat ve Kriminal Deliller Müdürlüğü'nün yürüttüğü soruşturma kapsamında güvenlik güçlerince aranan ve yurt dışında firari durumda bulunan birinci sanığın, İran Devrim Muhafızları adına faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini belirtti. Buna göre söz konusu kişi, Bahreyn'de bulunan ikinci sanığı ülke içindeki kritik tesislere ilişkin bilgi toplaması ve bu bilgileri İran'ın saldırıları sırasında hedef alınmak üzere iletmesi amacıyla görevlendirdi.

İkinci olayda ise bir sanığın, İran Devrim Muhafızları tarafından yönetildiği belirtilen bir sosyal medya hesabıyla iletişime geçtiği, Bahreyn'deki kritik altyapı tesislerine yönelik İran saldırılarına ait video kayıtları gönderdiği ve ayrıca ülke içindeki önemli noktalara ilişkin konum bilgileri ile koordinatları paylaşarak bu bölgelerin hedef alınmasına katkı sağladığı öne sürüldü.

Savcılık, her iki ihbarın alınmasının ardından derhal soruşturma başlatıldığını, ülkede bulunan iki sanığın sorgulandığını, tanıkların ifadelerinin alındığını ve ele geçirilen elektronik cihazların teknik incelemeye tabi tutulduğunu bildirdi.

Soruşturma sonucunda, sanıkların İran Devrim Muhafızları'na ilettiği bilgi ve verilerin, Bahreyn'deki kritik tesis ve altyapılara yönelik saldırılarda temel unsurlardan biri olduğu ve ülkenin güvenliği ile istikrarını tehlikeye attığı sonucuna varıldığı belirtildi.

Başsavcı, bunun üzerine sanıkların Yüksek Ceza Mahkemesi'ne sevk edildiğini, iki davanın ayrı ayrı görüldüğünü ve yargılama sürecinde sanıkların avukatlarının hazır bulunduğunu, savunma hakları da dahil olmak üzere tüm yasal güvencelerin sağlandığını ifade etti.

Bahreyn Başsavcılığı, yabancı düşman devletler adına casusluk suçunun ulusal güvenliğe karşı işlenen en ağır suçlardan biri olduğunu belirterek, bu tür eylemlerin düşman devletlerin Bahreyn'e karşı kullanılabilecek hassas bilgilere erişmesini sağladığını vurguladı. Açıklamada, savcılığın ülkenin güvenlik ve istikrarını korumak amacıyla bu tür suçlarla kararlılıkla mücadele etmeyi sürdüreceği kaydedildi.

10 sanığa hapis cezası

Terör Suçları Başsavcısı ayrıca, Yüksek Ceza Mahkemesi'nin bugün görülen iki ayrı davada, İran'ın geçen mart ayında Bahreyn'e yönelik saldırıları sırasında şiddet ve sabotaj eylemlerine karıştıkları belirtilen 10 sanık hakkında da karar verdiğini açıkladı.

Mahkeme, sanıkları 5 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırırken, ele geçirilen materyallere de el konulmasına hükmetti.

Savcılığın açıklamasına göre iki olayın ayrıntıları, İçişleri Bakanlığı'na bağlı ilgili güvenlik birimlerinin savcılığa yaptığı ihbarlarla ortaya çıktı. İhbarlarda, sanıkların İran saldırılarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşen şiddet ve sabotaj eylemlerine katıldıkları sırada suçüstü yakalandıkları ve haklarında yasal işlem başlatılmak üzere savcılığa sevk edildikleri belirtildi.



KİK Genel Sekreteri Budeyvi: Bölgedeki gerginliğin artması, güvenliği sağlamak için bölgesel ve uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor

Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)
TT

KİK Genel Sekreteri Budeyvi: Bölgedeki gerginliğin artması, güvenliği sağlamak için bölgesel ve uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor

Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, dün bölgede yaşanan benzeri görülmemiş gerilimin güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi için bölgesel ve uluslararası iş birliğini zorunlu kıldığını belirterek, Avrupa ile ilişkilerin gerçek bir ortaklığa dönüştürülmesi amacıyla altı öncelik önerdi.

El-Budeyvi, bu açıklamaları Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen Bölgesel Güvenlik Forumu'nda yaptı. Forumda Körfez ülkeleri ile Avrupa Birliği arasındaki güvenlik ve stratejik iş birliğinin geliştirilmesi ile uluslararası güvenlik ve barışın güçlendirilmesine yönelik çabalar ele alındı.

Foruma, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan adına Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci katıldı. Toplantıda ayrıca, mevcut dönem KİK Bakanlar Konseyi Başkanı sıfatıyla Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyani ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas da yer aldı.

cdfrthyj
Mühendis Valid el Hureyci, Brüksel'deki Bölgesel Güvenlik Forumu'nda Kaja Kallas ile tokalaşıyor (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı).

Konuşmasında forumun, İran'ın diplomasi ve diyalog yerine gerilimi artırmayı tercih ettiği bir dönemde düzenlenmesinin önemine dikkat çeken El-Budeyvi, Körfez ülkelerinin diyalog ve diplomasi yolunu desteklediğini, Avrupa tarafıyla da İran'ın bölge için tehlikeli olarak nitelendirdiği politikalarına karşı samimi istişare ve yakın koordinasyonun nasıl geliştirilebileceğini görüşmeyi hedeflediklerini söyledi.

El-Budeyvi, Körfez-Avrupa stratejik ortaklığının, 1988 yılında atılan temeller üzerine yeni bir aşamaya taşınmasının zamanının geldiğini belirterek, özellikle son aylarda yaşanan gelişmelerin bunu gerekli kıldığını ifade etti.

İran'ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini dile getiren El-Budeyvi, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 2026 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 3,1'e düşürdüğünü hatırlattı.

IMF'nin bu revizyonu savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklara bağladığını kaydeden El-Budeyvi, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazdaki gelişmelerin Avrupa'yı da etkilediğini, kıtanın son dört yıl içinde ikinci kez enerji şokuyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

scdf
Bölgesel güvenlik forumunda Körfez ülkeleri ile Avrupa Birliği arasında güvenlik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesi ele alındı ​​(Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Yaşanan bölgesel krizin küresel krize dönüştüğünü vurgulayan El-Budeyvi, bunun hem Körfez hem de Avrupa ekonomilerini etkilediğini ifade ederek, savaşın ortaya çıkardığı yeni tehditlerin iki taraf arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesini zorunlu kıldığını, bu durumda sorunlara tek tek değil ortak hareket ederek karşılık verilebileceğini ifade etti.

KİK Genel Sekreteri, Körfez-Avrupa ilişkilerinin geliştirilmesi için altı öncelik önerdi. Bunlar; siyasi ve diplomatik koordinasyonun güçlendirilmesi, bölgesel güvenlik ve enerji alanlarında iş birliğinin artırılması, ticaret koridorları ve alternatif ulaşım güzergâhlarının hızla hayata geçirilmesi, mevcut krizden ders çıkarılması, halklar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve vize serbestisi sürecinin hızlandırılması olarak sıralandı.

El-Budeyvi, konuşmasını Avrupa ile ortaklığın yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Halklarımızı daha güvenli, ekonomilerimizi ise daha dirençli ve istikrarlı hale getirecek gerçek bir ortaklığa ihtiyacımız var" diyerek tamamladı.


Suudi Arabistan-İtalya görüşmelerinde son gelişmeler, seyrüsefer özgürlüğü ve iki devletli çözüm ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan-İtalya görüşmelerinde son gelişmeler, seyrüsefer özgürlüğü ve iki devletli çözüm ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, dün yaptıkları görüşmede bölgedeki son gelişmeleri ve deniz ulaşımının güvenliği ile serbest dolaşımın önemini ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Prens Faysal bin Ferhan'ın Tajani ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde iki bakan, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve adil, kalıcı bir barışa ulaşılması için yürütülen uluslararası çabaları da değerlendirdi.

Görüşmede ayrıca Riyad ile Roma arasındaki ikili ilişkiler ve bu ilişkilerin geliştirilmesine yönelik adımlar ele alındı.


BAE: İran füzeleri Hürmüz Boğazı'nda iki tankeri hedef aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)
TT

BAE: İran füzeleri Hürmüz Boğazı'nda iki tankeri hedef aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, bu sabah yaptığı açıklamada, Umman karasularında Hürmüz Boğazı'nın güney geçidinde seyreden "Mombasa" ve "Al Bahiyah" adlı iki ulusal petrol tankerinin İran'a ait seyir füzeleriyle hedef alındığını duyurdu.

Bakanlığın açıklamasına göre saldırıda, Mombasa tankerinde görev yapan Hindistan vatandaşı bir mürettebat hayatını kaybetti. Olayda 6’sı Hindistan, 2’si Ukrayna vatandaşı olmak üzere 8 kişi yaralandı. Yaralılardan dördünün durumunun ağır olduğu belirtilirken, çıkan yangın nedeniyle her iki tankerde de maddi hasar meydana geldi. Yangınların kontrol altına alındığı ifade edildi.

BAE Savunma Bakanlığı, saldırıyı uluslararası hukukun ciddi bir ihlali ve bölgenin güvenlik ile istikrarını tehdit eden açık bir eylem olarak nitelendirerek kınadı.

Açıklamada, BAE'nin bu saldırıya karşılık verme ve topraklarını, halkını, ülkede yaşayanları, egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve ulusal çıkarlarını korumak için gerekli tüm tedbirleri alma hakkını saklı tuttuğu vurgulandı.

Bakanlık ayrıca, her türlü tehdide karşı tam hazırlık ve teyakkuz halinde olduğunu belirterek, ülkenin güvenliğini ve istikrarını hedef alan girişimlere kararlılıkla karşılık verileceğini bildirdi. Kamuoyuna da yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamalara itibar etmeleri, doğrulanmamış bilgi ve söylentileri paylaşmamaları çağrısında bulunuldu.