Katar, Husilerin askeri sözcüsünün Suudi Arabistan'ı Yemen halkına abluka uygulamak ve deniz ulaşımını engellemekle suçlayan açıklamalarını sert bir dille kınadı. Doha, Suudi Arabistan'la tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin güvenliğini ve egemenliğini korumak için aldığı tedbirleri desteklediğini bildirdi.
Katar Dışişleri Bakanlığı, salı günü yaptığı açıklamada, söz konusu açıklamaları kınadığını belirterek uluslararası topluma, başta Yemen'e ilişkin 2216 sayılı karar ile Kızıldeniz'de seyrüsefer hakları ve özgürlüğüne ilişkin 2722 sayılı karar olmak üzere ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanması konusunda sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.
Bakanlık, uluslararası su yollarında seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olduğunu ve 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nde güvence altına alındığını vurguladı.
Katar, Suudi Arabistan'la tam dayanışmasını yineleyerek Riyad'ın egemenliğini ve güvenliğini korumak için aldığı tüm tedbirleri desteklediğini belirtti. Açıklamada ayrıca Suudi Arabistan'ın güvenliğinin Katar'ın ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.
Bu kapsamda, Dünya Müslüman Birliği de Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik açıklamalarını en sert ifadelerle kınadı. Birlik, söz konusu açıklamaları, Yemen'deki kötüleşen durumdan Husilerin sorumluluğunu gizlemeyi amaçlayan iftiralar olarak nitelendirdi.
Birliğin Genel Sekreteri ve Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Şeyh Dr. Muhammed bin Abdülkerim el-İsa, açıklamaların, Husilerin Yemen halkına karşı işlediği suçlar ve gerçekleştirdiği ihlallerin üzerini örtmek için yapılan çaresiz bir girişim olduğunu söyledi. El-İsa, söz konusu ihlaller arasında altyapının, sivil havalimanlarının, petrol ihracat limanlarının ve devlet kurumlarının hedef alınmasının yanı sıra Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıların da bulunduğunu belirtti.
El-İsa, Yemen halkının bu iddiaların, Husilerin kontrolündeki bölgelerde yol açtığı insani felaketten sorumluluktan kaçma girişiminden ibaret olduğunu bildiğini ifade etti. El-İsa, bu durumun Husilerin ihlalleri, kötü yönetimi ve Yemenlilerin kaynakları üzerinde kontrol kurmasından kaynaklandığını savundu.
El-İsa, gerçeklerin bu iddiaları yalanladığını belirterek Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'nın, Riyad'ın meşru Yemen hükümetiyle iş birliği içinde Yemen halkının çektiği sıkıntıları hafifletmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğüne ilişkin açıklamasına dikkati çekti. Bu çalışmalar arasında kalkınma projelerinin hayata geçirilmesi, hükümet bütçesine destek verilmesi, elektrik santrallerinin işletilmesi için akaryakıt sağlanması ve Yemen'de barışın tesis edilmesini amaçlayan Birleşmiş Milletler öncülüğündeki çabaların sürekli desteklenmesi yer alıyor.
Suudi Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Husilerin uygulamalarının Yemen halkının çektiği sıkıntıları artırdığını, halkın seyahat etmesini engellediğini ve özellikle Husilerin kontrolündeki bölgelerde ekonomik sorunları derinleştirdiğini belirtmişti. Bakanlık, Husilerin Sana Havalimanı'ndan uçuşların yeniden başlatılması yönündeki tüm girişimleri, son olarak Ürdün'ün girişimini reddettiğine ve Yemen vatandaşlarına yönelik devam eden insani ihlallere dikkati çekmişti.
Suudi Dışişleri Bakanlığı, Husilerin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunları ve işledikleri suçlar ile ihlaller nedeniyle halk desteğindeki kaybı, asılsız suçlamalar uydurarak Suudi Arabistan'a yöneltmeye çalıştığını ifade etti. Bakanlık, Riyad'ın tutumunun Yemen'de barışın tesis edilmesini ve Yemen halkının çektiği acıların sona erdirilmesini amaçladığını vurguladı.
Suudi Arabistan, uluslararası topluma ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanması konusunda sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu. Riyad, bunların başında Yemen'e ilişkin 2216 sayılı karar ile Kızıldeniz'de seyrüsefer hakları ve özgürlüğüne ilişkin 2722 sayılı kararın geldiğini belirtti.
Suudi Arabistan ayrıca gemilerini korumak için uluslararası hukuka ve 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne uygun şekilde gerekli tüm tedbirleri alacağını vurguladı. Riyad, Yemen halkına ve meşru hükümetine desteğini sürdüreceğini de yineledi.