Kuveyt, İran'a karşı yürütülen operasyonlara katıldığı iddiasını reddetti

Kuveyt'in ABD Büyükelçisi Şeyha Zelin al-Sabah, (KUNA)
Kuveyt'in ABD Büyükelçisi Şeyha Zelin al-Sabah, (KUNA)
TT

Kuveyt, İran'a karşı yürütülen operasyonlara katıldığı iddiasını reddetti

Kuveyt'in ABD Büyükelçisi Şeyha Zelin al-Sabah, (KUNA)
Kuveyt'in ABD Büyükelçisi Şeyha Zelin al-Sabah, (KUNA)

Kuveyt'in ABD Büyükelçisi Şeyha Zelin al Sabah, dün yaptığı açıklamada, bir gazete haberinde ülkesinin İran'a karşı askeri operasyonlara katıldığı yönünde yer alan iddiaları yalanladı. Bu iddiaların "tamamen asılsız olduğunu ve gerçeklerle hiçbir bağının bulunmadığını" vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın KUNA'dan aktardığına göre, Büyükelçi, cuma günü yayımlanan habere yanıt olarak "Wall Street Journal" gazetesinin yazı işlerine resmi bir mektup gönderdi. Mektupta, Kuveyt'in İran'a karşı herhangi bir askeri operasyona katılmadığı ve topraklarının, hava sahasının veya karasularının komşu ülkelere yönelik hiçbir saldırı operasyonunda kullanılmasına izin vermediği kesin bir dille ifade edildi.

Büyükelçi Şeyha Zelin al Sabah, Kuveyt'in mevcut bölgesel kriz boyunca tutumunun her zaman sabit, net ve açık olduğunu yineleyerek şu ilkelerin altını çizdi:

  • Uluslararası hukuka saygı duyulması
  • Devletlerin egemenliğinin korunması
  • İyi komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesi
  • Anlaşmazlıkların diyalog ve diplomasi yoluyla barışçıl olarak çözülmesi

Bölgesel çatışmaların insani ve ekonomik bedellerini onlarca yıldır tecrübe eden bir bölgede yer aldıklarını hatırlatan Büyükelçi, Kuveyt'in bölgesel güvenliğin gerilim yoluyla değil; gerginliği düşürme, itidal ve ciddi, sürdürülebilir bir diplomatik diyalogla sağlanacağına inandığını kaydetti. Bu ilkelerin, Kuveyt dış politikasının temelini oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

Şeyha Zelin al Sabah, haberde yer alan ifadelerin Kuveyt'in tutumunu ve politikasını doğru yansıtacak şekilde düzeltilmesi çağrısında bulundu.

Özellikle bölgesel gerilimlerin hâkim olduğu bir dönemde olayları aktarırken gösterilecek hassasiyetin sadece mesleki bir sorumluluk olmadığını, aynı zamanda barış ve güvenlikle ilgili konularda kamuoyunun yanlış yönlendirilmesini önlemek adına bölgesel istikrar için bir zorunluluk olduğunu vurguladı.