Körfez ve Arap ülkeleri, Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve egemenliğini korumaya yönelik tüm önlemlerini destekliyor

Justin Chadwick'in yönettiği Boleyn Kızı, Henry'nin aşkı için rekabet eden iki kız kardeşin, Anne ve Mary Boleyn'in hikayesini anlatıyor (Universal Pictures, Columbia Pictures, Focus Features)
Justin Chadwick'in yönettiği Boleyn Kızı, Henry'nin aşkı için rekabet eden iki kız kardeşin, Anne ve Mary Boleyn'in hikayesini anlatıyor (Universal Pictures, Columbia Pictures, Focus Features)
TT

Körfez ve Arap ülkeleri, Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve egemenliğini korumaya yönelik tüm önlemlerini destekliyor

Justin Chadwick'in yönettiği Boleyn Kızı, Henry'nin aşkı için rekabet eden iki kız kardeşin, Anne ve Mary Boleyn'in hikayesini anlatıyor (Universal Pictures, Columbia Pictures, Focus Features)
Justin Chadwick'in yönettiği Boleyn Kızı, Henry'nin aşkı için rekabet eden iki kız kardeşin, Anne ve Mary Boleyn'in hikayesini anlatıyor (Universal Pictures, Columbia Pictures, Focus Features)

Suudi Arabistan’ın Doğu Bölgesi’ndeki petrol tesislerini hedef alan saldırılara karşı aldığı tedbirler, Körfez ülkelerinden geniş destek gördü. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği, Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu belirterek ülkenin güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak amacıyla aldığı tüm önlemleri desteklediğini açıkladı. Riyad yönetimi ise Irak’taki milis güçlere yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarının meşru müdafaa hakkı kapsamında olduğunu vurgulayarak, gerilimi tırmandırma amacı taşımadıklarını ancak her türlü saldırıya karşılık verileceğini bildirdi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi yaptığı açıklamada, konsey üyesi ülkelerin Suudi Arabistan ile tek vücut olduğunu ve ülkenin egemenliği ile güvenliğini sağlamak adına atacağı her adımı desteklediklerini ifade etti.

Irak’taki İran yanlısı milislerin Suudi Arabistan’a yönelik terör saldırılarını kınayan Budeyvi, bu eylemlerin Suudi egemenliğinin açık bir ihlali, bölgesel güvenlik ile istikrara yönelik doğrudan bir tehdit ve tehlikeli bir tırmanma olduğunu belirtti.

Budeyvi ayrıca, devam eden saldırıların gerilimi düşürmeyi ve bölgede istikrarı sağlamayı hedefleyen uluslararası çabalara zarar verdiğinin altını çizdi.

Öte yandan Kuveyt de Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu duyurdu. Kuveyt yönetimi, Suudi Arabistan’ın güvenliğini, egemenliğini ve kaynaklarını korumak adına alacağı tüm tedbirleri desteklediğini açıklarken, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51. maddesi uyarınca ülkenin doğal meşru müdafaa hakkına vurgu yaptı.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Irak’taki İran yanlısı milislerin Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırılarını sürdürmesinin, bu grupların gerilimi tırmandırma ile bölge güvenlik ve istikrarını bozma konusundaki ısrarını yansıttığı ifade edildi. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın bölgesel tırmanmayı sona erdirmek için çaba harcadığı bir dönemde gerçekleşen son saldırının insansız hava araçları (İHA) ile düzenlendiği kaydedildi.

Bakanlık, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin Kuveyt’in ve KİK ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Öte yandan, Doğu Bölgesi’ndeki petrol tesislerini hedef alan saldırıya yönelik Arap dünyasından gelen tepkiler devam etti. Katar, Irak topraklarından havalanan İHA’lar ile tesislere düzenlenen saldırı girişimini şiddetle kınadığını duyurdu. Katar Dışişleri Bakanlığı, bu eylemin Suudi Arabistan’ın egemenliğinin açık bir ihlali, güvenliği ile toprak bütünlüğüne yönelik doğrudan bir tehdit olmasının yanı sıra uluslararası hukukun, BM Şartı’nın ve iyi komşuluk ilkelerinin de ihlali anlamına geldiğini belirtti.

Katar Dışişleri Bakanlığı, Doha’nın Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu belirterek ülkenin egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak adına aldığı tüm meşru tedbirleri desteklediğini teyit etti.

Bahreyn de Suudi petrol tesislerini hedef alan ve Irak topraklarından havalanan İHA’larla gerçekleştirilen terör saldırısı girişimlerini şiddetle kınadı. Saldırıların bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanma, iyi komşuluk ilkeleri ile uluslararası hukuk kurallarının açık bir ihlali ve bölgedeki gerilimi düşürme çabalarını baltalayan bir eylem olduğunu kaydetti.

Manama yönetimi, BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca saldırı kaynaklarına karşılık verme ve saldırganları caydırma hakkı da dahil olmak üzere, Suudi Arabistan’ın egemenliğini ve güvenliğini korumak için aldığı tüm önlemlere mutlak destek verdiğini ilan etti. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarının Bahreyn’in ulusal güvenliği ile KİK ülkelerinin ortak güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.

Suudi hava savunma sistemlerinin İHA’ları hedeflerine ulaşmadan önce imha etmedeki başarısını takdir eden Bahreyn; Irak hükümetini, kendi topraklarının bölge ülkelerine yönelik saldırılarda kullanılmasını engellemek için gerekli tedbirleri almaya çağırdı. İran’a silahlı milis grubu desteklerini kesme çağrısında bulunan Manama, BM Güvenlik Konseyi’ni de sorumluluk alarak bölge ülkelerini hedef alan bu saldırıları kınamaya, seyrüsefer ile enerji arzı güvenliğini korumaya ve bölgesel barışı tesis etmeye davet etti.

Tepkiler Mısır’a da sıçradı. Kahire yönetimi, Suudi Arabistan’daki petrol tesislerinin ve Ürdün Haşimi Krallığı’nın hedef alınmasını en sert ifadelerle kınadı. Yapılan açıklamada, bu eylemlerin devletlerin egemenliğine ve sivil/hayati tesislerine yönelik kabul edilemez bir saldırı, uluslararası hukukun açık bir ihlali ve bölgesel istikrar ile küresel enerji güvenliğini tehdit eden tehlikeli bir tırmanma olduğu belirtildi.

Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün ile tam dayanışma içinde olduğunu vurgulayarak, her iki ülkenin güvenlik ve istikrarını korumak, egemenlikleri ile kaynaklarını savunmak amacıyla aldığı tüm tedbirleri desteklediğini açıkladı. Kahire, sivil tesisleri, kritik altyapıları veya Arap ülkelerinin egemenliğini hedef alan her türlü saldırıyı kategorik olarak reddettiğini yineledi.

Suudi saldırıları

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı bugün sabaha karşı ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile koordineli olarak Irak topraklarında bulunan milis güçlere ait mevzilere yönelik nokta hava operasyonları düzenlendiğini duyurdu. Bakanlık, hedef alınan unsurların Suudi Arabistan içindeki petrol tesislerine yönelik saldırılarla bağlantılı olduğunu bildirdi.

Operasyonun, Suudi Arabistan’ın kendini ve kaynaklarını koruma yönündeki meşru müdafaa hakkı kapsamında gerçekleştirildiğini vurgulayan Savunma Bakanlığı; Riyad yönetiminin gerilimi tırmandırma amacı taşımadığını, ancak uğrayacağı her türlü saldırıya karşılık vereceğini ve uygun zaman ile yerde yanıt verme hakkını saklı tuttuğunu altını çizdi.

Suudi Arabistan’ın gerçekleştirdiği hava operasyonlarının, İran yanlısı milislerin Irak topraklarından fırlattığı İHA’larla Doğu Bölgesi’ndeki petrol tesislerine yönelik son saldırı girişiminin yetkililerce engellendiğinin açıklanmasının ardından geldiği bildirildi. Bu gelişme, ülkeyi hedef alan saldırılar zincirinin son halkası oldu.

Saldırı, Körfez ülkelerinden ardı ardına gelen kınama mesajlarına yol açtı. Yapılan açıklamalarda, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin KİK ülkelerinin güvenliğinin temel bir unsuru olduğu vurgulanırken; ülkenin egemenliğini ve güvenliğini korumak adına uygun gördüğü her türlü tedbiri alma hakkına tam destek verildiği ifade edildi. Ayrıca, bölge istikrarını tehdit eden ve gerilimi düşürme çabalarını baltalayan her türlü saldırı bir kez daha reddedildi.



BAE: Flydubai uçağının yardımcı pilotu terör eylemi gerçekleştirmeye teşebbüs etti

İsrail’deki Ben Gurion Havalimanı’na gitmekte olan bir Flydubai uçağı; BAE’den İsrail’e seyreden ve Suudi Arabistan’a acil iniş yapan uçuşun yolcularını taşıyor (Reuters)
İsrail’deki Ben Gurion Havalimanı’na gitmekte olan bir Flydubai uçağı; BAE’den İsrail’e seyreden ve Suudi Arabistan’a acil iniş yapan uçuşun yolcularını taşıyor (Reuters)
TT

BAE: Flydubai uçağının yardımcı pilotu terör eylemi gerçekleştirmeye teşebbüs etti

İsrail’deki Ben Gurion Havalimanı’na gitmekte olan bir Flydubai uçağı; BAE’den İsrail’e seyreden ve Suudi Arabistan’a acil iniş yapan uçuşun yolcularını taşıyor (Reuters)
İsrail’deki Ben Gurion Havalimanı’na gitmekte olan bir Flydubai uçağı; BAE’den İsrail’e seyreden ve Suudi Arabistan’a acil iniş yapan uçuşun yolcularını taşıyor (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başsavcısı Hamad Seyf el-Şemsi, Flydubai’nin FZ1073 sefer sayılı uçuşunda yaşanan olayla ilgili soruşturmanın, uçağın yardımcı pilotunun terör eylemi gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğini ortaya koyduğunu açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığına göre Başsavcı, yardımcı pilotun uçuş sırasında planını uygulamaya koyduğunu, kokpitte kaptan pilota acil durum baltasıyla (Crash Axe) saldırdığını ve uçağın kumandalarını ele geçirmeye çalıştığını belirtti.

Başsavcı, olayın bütün ayrıntılarının, nedenlerinin ve bağlantılarının ortaya çıkarılması için soruşturmanın sürdüğünü, ayrıca teknik incelemeler ile fiziki ve dijital delillerin incelenmesine devam edildiğini belirtti. Nihai sonuçların gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından açıklanacağı ifade edildi.

Dubai’den Tel Aviv’e gitmek üzere havalanan uçuş, çarşamba sabahı yardımcı pilotun kaptan pilota saldırmasıyla büyük bir tehlike atlattı.

Uçakta bulunan bazı yolcular, yaptıkları açıklamalarda ağır yaralanan kaptan pilotun kokpit kapısını açmayı başardığını söyledi. Bunun üzerine bazı yolcular ve mürettebat saldırganı etkisiz hale getirdi. Uçakta bulunan iki yedek pilot ise uçağın kontrolünü ele geçirerek, uçağı stabilize etti ve güvenli bir şekilde iniş yaptı.


Koalisyon: Hamis Muşayt yönüne fırlatılan 3 Husi balistik füzesi imha edildi

Yemen'de meşruiyeti destekleme koalisyonu sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l Avsat)
Yemen'de meşruiyeti destekleme koalisyonu sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l Avsat)
TT

Koalisyon: Hamis Muşayt yönüne fırlatılan 3 Husi balistik füzesi imha edildi

Yemen'de meşruiyeti destekleme koalisyonu sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l Avsat)
Yemen'de meşruiyeti destekleme koalisyonu sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l Avsat)

Yemen'de meşru hükümete destek koalisyonu, Husi milisleri tarafından Suudi Arabistan'ın güneyindeki Hamis Muşayt kentine doğru fırlatılan 3 balistik füzenin önlenerek imha edildiğini açıkladı.

Koalisyonun açıklaması, sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki'nin dün akşam sosyal medya platformu X'teki hesabından yaptığı paylaşımda duyuruldu.

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü de Husi milisleri tarafından ülkenin güneybatısındaki Necran kentinde bir okula doğru fırlatılan düşman mühimmatının düşmesi üzerine ekiplerin müdahale ettiğini bildirdi. Olayda maddi hasar meydana geldiği belirtilirken, bu tür durumlarda uygulanan prosedürlerin yerine getirildiği kaydedildi.

Necran'da Husi milisleri tarafından fırlatılan mühimmatın isabet etmesi sonucu hasar gören okul (Sivil Savunma)

Necran'da Husi milisleri tarafından fırlatılan mühimmatın isabet etmesi sonucu hasar gören okul (Sivil Savunma)

Koalisyon, dün sabah Husiler tarafından Hamis Muşayt'a doğru fırlatılan bir balistik füzenin imha edildiğini açıklamıştı.


Suudi Arabistan: Asir bölgesine düşen balistik füze önleme parçaları bir kişinin yaralanmasına yol açtı

Suudi Arabistan: Asir bölgesine düşen balistik füze önleme parçaları bir kişinin yaralanmasına yol açtı
TT

Suudi Arabistan: Asir bölgesine düşen balistik füze önleme parçaları bir kişinin yaralanmasına yol açtı

Suudi Arabistan: Asir bölgesine düşen balistik füze önleme parçaları bir kişinin yaralanmasına yol açtı

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, Asir bölgesine bağlı Ahad Rufeyde'de önlenen bir balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu bir kişinin yaralandığını ve bir mescit ile bazı araçlarda hasar meydana geldiğini açıkladı.

Sivil Savunma Sözcüsü yaptığı açıklamada, “Dün, Asir bölgesindeki Ahad Rufeyde vilayetinde Sivil Savunma ekipleri, terörist Husi milisleri tarafından fırlatılan ve önlenerek imha edilen bir balistik füzenin parçalarının düşmesi üzerine olay yerine müdahale etti. Olayda Asya uyruklu bir kişi yaralandı; bir binanın içindeki mescit ile çok sayıda araçta hasar meydana geldi” ifadelerini kullandı.

Sözcü, olayın ardından bu tür durumlarda uygulanması gereken prosedürlerin yerine getirildiğini belirtti.