Kuveyt seçimlerinde kadınların oyları kime gidecek?

Kadınların önceki seçimlere katılımı (KUNA)
Kadınların önceki seçimlere katılımı (KUNA)
TT

Kuveyt seçimlerinde kadınların oyları kime gidecek?

Kadınların önceki seçimlere katılımı (KUNA)
Kadınların önceki seçimlere katılımı (KUNA)

Kuveytli kadınlar, önümüzdeki 6 Haziran Salı günü yapılacak Ulusal Meclis (Parlamento) seçimlerinde belirleyici rol oynayacak. Kuveyt'te istatistiklere göre kadınların toplam seçmen sayısının yaklaşık yüzde 52'sini oluşturduğu görülüyor. Ancak bu oyların sadece kadın adayların desteklenmesinden yana olup olmayacağı belirsiz.

Erkek ve kadın adayların, kadınların oylarını alabilmek için yürüttükleri çılgın kampanyanın gölgesinde kadınların oylarının kadın ve erkek adaylar arasında dağılacağı tahmin ediliyor. Birçok kadın, aşiret geleneklerinin hakim olduğu bir ülkede oy verme süreçlerinde genellikle erkek adaylardan yana tavır alır. Kadınların oy tercihlerinde adayların dini eğilimleri de etkili olur.

Kadınların siyasi hakların onaylanması ve ilk kez parlamento seçimlerine katılmalarından yaklaşık 17 yıl sonra yani bugün de kadınların siyasi yolculuğu hâlâ tehlikelerle dolu. Kuveyt'teki Merkezi İstatistik İdaresi'ne göre, 2020'nin başında ülke nüfusu yaklaşık 4 milyon 46 bin kişiydi. Kuveyt vatandaşlarının sayısı ise 1 milyon 365 bin kişi olarak kayıtlara geçti. Bunun yaklaşık yüzde 51'ini kadınlar temsil etti. Önümüzdeki seçimlerde oy kullanma hakkı bulunan Kuveyt vatandaşlarının sayısı ise 793 bin 646. Erkek seçmenlerin sayısı 386 bin 751 iken kadın seçmenlerin sayısı 406 bin 895 oldu. Bu, Kuveyt'te kadın oylarının gücünü gösteriyor.

Kuveyt'te kadınların, temsil ettikleri büyük oy gücüne rağmen siyasi çalışmalara katılımları sendelemeye devam etti. Şu anda 2023 Ulusal Meclis milletvekilliği seçimlerinde toplam 207 aday arasından 15'i kadın. 2022'de yapılan bir önceki seçimlerde toplam 376 adaydan 27'si kadındı. Katılımdaki eksiklik, kadınların yalnızca adaylığı ile de sınırlı değil. Aşiret ve dini geleneklerin egemen olduğu bir ülkede, kadın seçmenlerin oyları genellikle erkek adayların lehine oluyor.

Kuveyt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Dr. Abdullah Seher
Kuveyt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Dr. Abdullah Seher

Baskın kabile güçlerinin etkisini sınırlayan yasalarla desteklenen önceki seçimlere (Meclis 2022) kadınlar yoğun bir şekilde katılmıştı. Ancak sonuçlar yine de beklentilerin altında kaldı. 27 aday arasından sadece iki kadın parlamentoya girebildi: Aliye el-Halid (ikinci seçim bölgesi) ve eski bakan Canan Buşehri (üçüncü seçim bölgesi).

Zorlu yolculuk

17 yıldır kadınlar parlamenter yaşamda kendilerine yer bulamıyor. 30 Haziran 2006'da yapılan Ulusal Meclis seçimlerine Kuveytli kadınlar ilk kez katıldı. 2009 yılında yapılan Ulusal Meclis seçimleri ise 4 kadın adayın zaferiyle sonuçlandı. Ancak sonrasında kadınların talihleri geriledi. 2013 seçimlerinde hiçbir kadın milletvekili seçilmedi. Son seçilen kadın da Mayıs 2014'te istifa etti. 2016 parlamentosunda sadece bir kadın, Safa el-Haşim, parlamentoda bir sandalye kazandı. Kadın aday ve seçmen sayısı açısından kadınların katılımının yüksek olduğu 2020 Ulusal Meclis seçimlerinde kadınlar yeni bir mağlubiyet daha yaşadı.

Başarılı modeller

Kuveyt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Seher, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Kuveytli kadınlar gasp edilmiş siyasi haklarını uzun zaman önce aldılar, ancak ne yazık ki birçok nedenden dolayı Ulusal Meclis'te kendilerine layık bir konuma erişemediler. Erkekler sosyal iletişim sürecinde üstündür. Toplumun geleneksel yönlerini de göz ardı edemeyiz. Bir seçimde kadınlar mecliste dört sandalyeye ulaşmıştı, ancak ardından yapılan seçimde meclis kadın milletvekillerinden yoksun kaldı. Kadınların Ulusal Meclis'te oynayabilecekleri rolle ilgili beklentilerde bir gerileme oldu. Belki de bazılarının (muhafazakar fikirlere sahip olanlar) ortaya attığı geleneksel ve dini fikirlerin bunda etkisi var. Bu fikirler, siyasi haklarda kadın ve erkek eşitliğini şart koşan Kuveyt anayasasına aykırıdır. Genel olarak kadınların deneyimi iyi. Başarılı örnekler arasında Dr. Masume el-Mübarek var. Özellikle Kuveyt hükümetinin ilk kadın bakanıyken öncü bir deneyim elde etti. Ulusal Meclis'in aktif bir üyesi oldu. Bakan olduğu dönemde ise siyasi sorumluluklar üstlendi."

: Kuveytli kadınlar, kadınların siyasi haklarını talep etmek için parlamento önünde toplandı (KUNA)
Kuveytli kadınlar, kadınların siyasi haklarını talep etmek için parlamento önünde toplandı (KUNA)

Kadın sorunları: mevcut pozisyonlar

 Seçime bir haftadan az bir süre kala üçüncü seçim bölgesi adayı, eski bakan ve bakan yardımcısı Canan Buşehri, Kuveyt anayasasının kadın haklarını savunduğunu ve kadınların devlet ve toplum düzeyinde önemli ve aktif bir ortak olduğunu söyledi.

Buşehri Ulusal Meclis seçimlerinde aday olan 8 kadınla birlikte katıldığı, siyasi kültürün geliştirilmesine yönelik bir sempozyumda konuştu: “Seçim sisteminin yeniden gözden geçirilmesi ve Yüksek Seçim Komisyonu yasasının onaylanması gerekiyor. Bu konu bir sonraki aşamada siyasi reformun önceliklerinden biri olacak. Reform gerçekleştirmek için siyasi istikrar önemli. Siyasi istikrar olmadan hiçbir dosyayla ilgilenemeyiz. Bunun için başta Ulusal Meclis içindeki bireysel eylemi güçlendiren ve siyasi eylemin bozulmasının nedenlerinden biri olan seçim yasası olmak üzere birçok konuda siyasi reformlara imza atmak gerekiyor.”

Buşehri konuşmasında kadın sorunlarına da ayrı bir başlık açarak değerlendirmelerde bulundu.

Eski milletvekili ve ikinci bölge adayı Aliye el-Halid, sempozyumda yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Kuveytli kadınlar kalkınma, inşaat ve toplumun refah denklemlerinde önemli bir unsur. Kuveyt erkekler ve kadınlar ile birlikte inşa edildi." dedi.

 

Halid ayrıca seçim çalışmaları kapsamında yaptığı açıklamalarda, ekonomi dosyasına odaklandı. Halid özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemenin gerekliliğine vurgu yaptı.

 "Kadınların Güçlenmesi, Liderliği ve Gelişimi" dosyasını benimsediğini vurgulayan kadın adaylardan Nur el-Mutayri (dördüncü seçim bölgesi), “Adaylığımın ana nedeni, kadınların rolüne ve parlamentodaki varlıklarının önemine olan inancımdır.” dedi.

Birinci bölge adayı Anud el-Anzi, "kalkınmanın bir direği olarak siyasi istikrara ulaşılması gerektiğini" vurguladı. Anzi, konuşmasında ayrıca sosyal kalkınma ve eğitimin önemine de dikkat çekti.

Dördüncü bölge adayı Fehime er-Raşidi, "kadınların yasal ve anayasal haklarını desteklemenin önemini" vurguladı.

İkinci bölge adayı Vedad Habib, "en önemlisi barınma, geçim ve mülkiyet hakkı olmak üzere, ulusal kimlik ve kadın sorunları" alanlarında gerekli çalışmaların yapılması için çağrıda bulundu.

Üçüncü bölge adayı Selva es-Said, "kadınların siyaseten sömürülmesine karşı mücadele" çağrısında bulundu. Said, "kadınların, siyasetçiler tarafından hedeflerine ulaşmaları için kullanılan bir araç haline gelmesine" karşı uyarıda bulundu.

Birinci bölge adayı Azize el-Bennay ise aynı sempozyumda şunları söyledi: “Kadınlar açık ya da belirsiz nedenlerle adaylık mücadelesi veriyor. Eğer toplumun yarısı kadınlardan oluşuyor ise barınma, eğitim ve benzeri konularda kadınların hakları neredeyse kayıp.”

Üçüncü bölge adayı Gade el-Uteybi, dikkatleri kadın sorunlarına çekmeye çağırdı. Medyaya yaptığı açıklamalarda Uteybi, kadınların aile içi şiddetten korunmasına vurgu yaptı ve istihdam hakları, maaş eşitliği ve diğer sorunların çözülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Fatih Yılmaz

https://aawsat.com/%D8%A7%D9%84%D8%B9%D8%A7%D9%84%D9%85-%D8%A7%D9%84%D8%B9%D8%B1%D8%A8%D9%8A/%D8%A7%D9%84%D8%AE%D9%84%D9%8A%D8%AC/4363056-%D9%85%D9%86-%D9%8A%D8%B3%D8%AA%D9%81%D9%8A%D8%AF-%D9%85%D9%86-%D8%B5%D9%88%D8%AA-%D8%A7%D9%84%D9%85%D8%B1%D8%A3%D8%A9-%D9%81%D9%8A-%D8%A7%D9%84%D8%A7%D9%86%D8%AA%D8%AE%D8%A7%D8%A8%D8%A7%D8%AA-%D8%A7%D9%84%D9%83%D9%88%D9%8A%D8%AA%D9%8A%D8%A9%D8%9F



Kuveyt'te sızmaya çalışan Devrim Muhafızları üyelerinin yakalamasının ardından diplomatik kriz çıktı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
TT

Kuveyt'te sızmaya çalışan Devrim Muhafızları üyelerinin yakalamasının ardından diplomatik kriz çıktı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı dün İran Büyükelçisi Muhammed Tutunji'yi çağırdı ve kendisine "İran Devrim Muhafızları'na bağlı bir grubun Bubiyan Adası'na sızması ve Kuveyt silahlı kuvvetleriyle çatışması" ile ilgili bir protesto notası verdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kuveyt’in bu “düşmanca eylemi” en sert şekilde kınadığı belirtilirken, İran’dan bu tür girişimleri derhal ve koşulsuz olarak durdurması talep edildi. Açıklamada ayrıca, Kuveyt’in egemenliğine yönelik bu açık ihlalden İran’ın tamamen sorumlu tutulduğu ifade edildi.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, ülkeye deniz yoluyla girmeye çalışan 4 kişinin yakalandığını duyurmuştu. Açıklamada, şüphelilerin İslam Devrim Muhafızları Ordusu mensubu olduklarını itiraf ettikleri ve Kuveyt güçleriyle çatışmaya girdikleri belirtildi. Çatışmada bir Kuveyt güvenlik görevlisinin yaralandığı, iki şüphelinin ise kaçtığı kaydedildi.

Öte yandan, Bahreyn Yüksek Ceza Mahkemesi, "Devrim Muhafızları" ile casusluk yapmak, Krallığı hedef alan İran saldırılarını desteklemek, şiddet ve sabotaj vakalarıyla ilgili olarak 24 sanığa hapis cezası verdi.


Kuveyt’te sızmaya çalışan 4 İran Devrim Muhafızları mensubu yakalandı... İran büyükelçisi Bakanlığa çağrıldı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
TT

Kuveyt’te sızmaya çalışan 4 İran Devrim Muhafızları mensubu yakalandı... İran büyükelçisi Bakanlığa çağrıldı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)

Kuveyt, Salı günü yaptığı açıklamada, ülkeye deniz yoluyla girmeye çalışan İran Devrim Muhafızları mensubu 4 kişinin yakalandığını ve bu “düşmanca eylem” nedeniyle İran’ın Kuveyt Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığını duyurdu.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kuveyt topraklarına sızan grubun, sorguları sırasında İran Devrim Muhafızları mensubu olduklarını ve mevcut ayın 1 Mayıs Cuma günü Bubiyan Adası’na sızmakla görevlendirildiklerini itiraf ettikleri” belirtildi. Açıklamada, grubun özellikle düşmanca eylemler gerçekleştirmek amacıyla kiralanan bir balıkçı teknesiyle ülkeye giriş yapmaya çalıştığı ifade edildi.

Bakanlık, gözaltına alınan kişilerin Deniz Albay Emir Hüseyin Abdülmuhammed Zirai, Deniz Albay Abdüssamed Yedallah Kanavati, Deniz Yüzbaşı Ahmed Cemşid Gulam Rıza Zülfikari ve Kara Üsteğmen Muhammed Hüseyin Sohrab Furugi Rad olduğunu açıkladı.

Ayrıca sızmacıların Kuveyt Silahlı Kuvvetleri ile çatışmaya girdiği, bu sırada görev başındaki bir askerin yaralandığı belirtildi. Olay sırasında Deniz Yüzbaşı Mansur Gamberi ile tekne kaptanı Abdülali Kazım Siyamari’nin kaçmayı başardığı kaydedildi.

İçişleri Bakanlığı, olayla ilgili gerekli tüm yasal işlemlerin başlatıldığını bildirirken, bakanlığın tüm birimlerinin ve personelinin, ilgili güvenlik kurumları ile Kuveyt Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda, ülkenin güvenlik ve istikrarını hedef alan her türlü plan ve düşmanca girişime karşı hazır durumda olduğunu vurguladı.

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan, 3 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerin Kuveyt kara sularında bir deniz sızma girişimini engellediğini, ülkeye yasa dışı yollarla denizden girmeye çalışan 4 kişinin yakalanarak ilgili makamlara teslim edildiğini duyurmuştu.

Düşmanca eylemlere sert kınama

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, silahlı grubun gerçekleştirdiği eylemi sert şekilde kınadığını belirterek, İran’dan bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden, gerilimi düşürmeye yönelik bölgesel ve uluslararası çabaları baltalayan yasa dışı düşmanca faaliyetlerine derhâl ve koşulsuz olarak son vermesini talep etti.

Bakanlık açıklamasında, Kuveyt’in tarihsel olarak iyi komşuluk ilkelerine bağlı kaldığı ve toprakları ile hava sahasının herhangi bir ülkeye karşı saldırı amacıyla kullanılmasını reddettiği vurgulandı.

cfdgfrbgfr
Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamad el-Meşan, İran’ın Kuveyt Büyükelçisi Muhammed Tutunci’ye protesto notası teslim etti (KUNA)

Açıklamada ayrıca İran’ın eylemlerinin, Kuveyt’in egemenliğine yönelik açık bir ihlal, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ciddi biçimde çiğnenmesi anlamına geldiği ifade edildi. Bunun aynı zamanda 2026 tarihli 2817 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına da meydan okuma niteliği taşıdığı belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, söz konusu düşmanca eylemlerden İran’ı tamamen sorumlu tuttuğunu bildirirken, Kuveyt’in Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi çerçevesinde meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliğini, halkını ve ülkede yaşayan yabancıları korumak amacıyla uluslararası hukuka uygun her türlü tedbiri alma hakkına sahip olduğunu kaydetti.

İran büyükelçisi Dışişleri’ne çağrıldı

Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamad el-Meşan, Salı günü İran’ın Kuveyt Büyükelçisi Muhammed Tutunci ile görüştü. Büyükelçiye, söz konusu sızma girişimine ilişkin resmi protesto notası teslim edildi.

El-Meşan görüşmede, Kuveyt’in bu düşmanca eylemi sert şekilde kınadığını yineleyerek, İran’dan bu tür faaliyetleri derhâl ve koşulsuz biçimde durdurmasını talep etti. Ayrıca İran’ın, Kuveyt’in egemenliğine yönelik açık ihlal, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi kararının ciddi ihlali anlamına gelen bu olaydan tamamen sorumlu olduğunu vurguladı.

Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı, ülkesinin Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi doğrultusunda meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliği ile halkının güvenliğini korumak adına gerekli gördüğü her türlü önlemi alma hakkına sahip olduğunu da sözlerine ekledi.


Kuveyt’te Sabah Halid el-Hamed es-Sabah Veliaht Prens olarak atandı

Kuveyt'in yeni Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid el-Hamed (Reuters)
Kuveyt'in yeni Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid el-Hamed (Reuters)
TT

Kuveyt’te Sabah Halid el-Hamed es-Sabah Veliaht Prens olarak atandı

Kuveyt'in yeni Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid el-Hamed (Reuters)
Kuveyt'in yeni Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid el-Hamed (Reuters)

Kuveyt Emiri Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, dün akşam Şeyh Sabah Halid el-Hamed es-Sabah'ı Veliaht Prens atayan bir kararname yayınladı.

Veliaht Prenslik makamı, mevcut Kuveyt Emiri Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ın 16 Aralık 2023 tarihinde kardeşi Şeyh Nevaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ın yerine geçmesinden bu yana boştu.

Şeyh Sabah Halid el-Hamed es-Sabah, 2019-2022 yılları arasında, 1962'den bu yana ülkede başbakanlık görevini yürüten sekizinci kişi olarak ‘Kuveyt Başbakanlar Kulübü’ne girmişti. Muhafazakâr bir yönetim anlayışına ve sağduyulu, gösterişsiz bir kişiliğe sahip olan Şeyh Sabah Halid el-Hamed, başbakan olarak art arda dört hükümet kurdu. Şeyh Sabah Halid el-Hamed, 42 yılı aşkın bir süreyi siyasi ve diplomatik çalışmalarda geçirmiş ve bu süre zarfında bakanlık sorumlulukları üstlenmiş deneyimli bir siyasetçidir. Özellikle Dışişleri Bakanlığı'ndaki görev süresi boyunca Arap ülkeleri ve uluslararası düzeyde etkili bir isim olmasıyla biliniyor.