Yemen riyali ABD doları karşısında değer kazanıyor

Sana’da pişirme gazı tüpünü ittiren Yemenli bir kadın
Sana’da pişirme gazı tüpünü ittiren Yemenli bir kadın
TT

Yemen riyali ABD doları karşısında değer kazanıyor

Sana’da pişirme gazı tüpünü ittiren Yemenli bir kadın
Sana’da pişirme gazı tüpünü ittiren Yemenli bir kadın

Yabancı para birimleri karşısında büyük bir değer kaybeden Yemen riyali, Suudi mevduatı ile meşru hükümet, ekonomi komitesi ve Yemen Merkez Bankası tarafından alınan önemler sayesinde, dün en yüksek değerine ulaştı.
Yemen Merkez Bankası Başkanı Muhammed Zemam, dün yapılan resmi açıklamada, riyalin dolar karşısındaki kurunun 450 riyale yükseldiğini duyurdu.
Şarku’l Avsat’a konuşan Sana ve Aden’deki sarraflar, bankacılık piyasasının, döviz sahiplerinin Yemen riyali karşısında fiyatlarında daha fazla düşmesi korkusuyla satış için acele etmesi ve fiyatların bir yerden diğer yere farklılık göstermesi nedeniyle henüz sabit bir fiyat üzerinde istikrara kavuşmadığını vurguladılar.
Aynı kaynaklara göre, bazı Yemen illerindeki küçük sarraflar, alım satım işlemlerini devam etmelerinin yol açabileceği kayıplardan kaçınmak için dükkanlarını kapattılar.
Kaynaklar, birçok döviz dükkanının dün doları alışta 400, satışta ise 420 riyale sabitlediğini belirttiler. Bu, Merkez Bankası tarafından 450 riyal olarak belirlenen değerden daha düşük bir seviye.
Merkez Bankası, 4 hafta içinde riyalin değerini kademeli olarak, 1 dolar karşısında 585 riyal olarak belirlenen değerin üzerine çıkarmayı başardı.
Ekonomi gözlemcileri, Yemen para biriminin değerindeki bu hızlı iyileşmenin büyük oranda Suudi Arabistan’ın temel ithalatların Suudi depozitinden karşılanmasına izin vererek, 200 milyon dolarlık doğrudan banka desteği sunarak ve ayda 60 milyon dolar elektrik üretecek petrol türevleri sağlayarak Yemen’e verdiği destekten kaynaklandığını söylediler.
Gözlemciler, Ekonomi Komitesi ve Merkez Bankası aracılığıyla alınan hükümet önlemlerinin Merkez Bankası’na olan güvenin yeniden sağlanmasında ve Merkez Bankası tarafından onaylanan fiyatla ithalat yapmaları için tüccarlara yönelik kredilerin açılmasını sağlamak suretiyle banka ile diğer yerel bankalar arasındaki bankacılık döngüsünün yeniden kurulmasında merkezi bir rol oynadığını kaydettiler.
Yemen riyalinin değerinin kısa bir süre içinde hızlı iyileşmesi, son iki günde aktivistlerin sosyal medya sitelerindeki paylaşımlarının ve sokak konuşmalarının ana konusu haline geldi. Aktivistlerin çoğu, 1 doların yaklaşık altı hafta önce 800 riyale ulaşması sonrasında para birimlerinin tekrar yükselmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
Öte yandan, sosyal medya kullanan Yemenli aktivistler, konut sakinlerini birikimlerini sert para biriminden uzak tutmaya ve para biriminin düşmesi korkusuyla satmak için acele etmemeye teşvik eden nasihatlerde bulundular.
Yemen Merkez Bankası Başkanı Muhammed Zemam dün yaptığı resmi bir açıklamada, Yemen riyalinin dolar karşısındaki değerinin 1 dolar için 450 riyal ve 1 Suudi riyali için 120 riyal olduğunu belirtti. Bu iyileşmenin, nakit bloğunun doğru bir ekonomik şekilde yönetilmesi, 100 milyar riyal değerindeki ilk emisyonla yerel kamu borç araçlarının aktifleştirilmesi, hükümet bütçe açığını kapatmak için durdurulması ve 500 milyar riyal değerinde yerel para rezervi oluşturmak için faiz oranlarını yüzde 28 yükseltilmesi gibi nakdi reformların sonucunda geldiğini söyledi.
Suudi mevduatından gelen temel malzemelerin kapsamının düzenliliğini ve Suudi bağışının bir parçası olan petrol türevlerinin Yemen’in büyük bir kısmına yönlendirildiğini vurguladı.
Merkez Bankası aracılığıyla yardım sağlamak için Birleşmiş Milletler örgütleri ve diğer uluslararası örgütlerle banka düzenlemelerinin başlatıldığına işaret etti.
Zemam, özellikle bankanın 2 milyar dolarlık Suudi mevduatı, 200 milyon dolarlık Suudi bağışı alması ve yaklaşık 60 milyon dolarlık elektrik yakıtı alması sonrasında, nakit operasyonunun işleyişini hızlandırmak için aldığı bir dizi tedbire dikkat çekti. Bu tedbirlerin ekonominin iyileşmesi üzerinde büyük etkiye sahip olduğunu belirtti. Özellikle, bankanın, mevduata ilişkin belgenin hüküm ve koşullarına göre belirli malların finansmanına müdahale dahil olmak üzere yasal parasal araçları harekete geçirmesi ve kullanmasına imkan veren 2 milyar dolarlık depozitoya işaret etti.
Zemam, ilgili tüm taraflara, bütün ekonomik güçlüklerle yüzleşme, yerel para biriminin toparlanmasına katkıda bulunmaya yönelik çabalara katılma ve takım ruhu içinde çalışma konusunda çağrısında bulundu. Bu durumun bütün Yemen halkının çıkarlarını etkileyen en önemli meselelerden biri olduğunu söyledi.
Asılsız haberler hakkında uyarıda bulundu. Yemen Merkez Bankası ve Aden’deki merkezi, ortalama fiyatları 5-10 derece azaltarak temel malların ithalatını kolaylaştırmak için uygun önlemler aldığını da açıkladı. Bu fiyatların yılsonuna kadar sabit kalacağını vurguladı.
Yemen Merkez Bankası, Yemen’de faaliyet gösteren tüm ticari ve İslami bankalara Yemen’in tüm bölgelerine temel malzemeler sağlama çağrısında bulundu ve ticariden ziyade insani olduğunu söylediği bu görevi yerine getirmek için her türlü hizmeti sunma sözü verdi.
Suudi hükümeti, geçtiğimiz dört yıl boyunca milyar dolarlık mevduat, insani yardım müdahaleleri, çeşitli yardımlar ve kurtarılan bölgelerin yeniden yapılandırılmasına yönelik projeler yoluyla Yemen para birimini ve ekonomisini kurtarmak için hemen müdahale eden ilk hükümet oldu.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.