IKBY'de 3. kuşak Barzani dönemi

IKBY'de 3. kuşak Barzani dönemi
TT

IKBY'de 3. kuşak Barzani dönemi

IKBY'de 3. kuşak Barzani dönemi

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Eski Başkanı Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi’nden (KDP), çoğunluk hükümetini kuracak isimlerle ilgili bütün tahmin ve spekülasyonlara son verecek açıklama sonunda geldi. Parti Sözcüsü Mahmud Muhammed, Erbil'de düzenlediği basın toplantısında, IKBY başkanlığı için Neçirvan Barzani'nin, başbakanlık için de IKBY Güvenlik Ajansı Müsteşarı Mesrur Barzani'nin aday gösterileceğini açıkladı.
KDP’nin kurucu ismi Molla Mustafa Barzani’nin oğullarından Mesud Barzani Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) uzun süre başkanlık yaptı. 1987’de hayatını kaybeden Molla Mustafa’nın diğer oğlu İdris ise KDP Merkezi Komite Üyeliği görevini üstlenmişti. Gözlemcilere göre, parti ve aile içi yapılan görüşmeler çerçevesinde alınan kararla, IKBY’de ailenin üçüncü kuşak temsilciliğini İdris Barzani’nin oğlu Neçirvan ve Mesud Barzani’nin oğlu Mesrur yapacak.
Mesrur Barzani’nin adaylığının resmen açıklamasının ardından, yeni hükümetin kurulması hedefiyle Mayıs ayında yapılan Parlamento Seçimlerinde kazanan partilerle doğrudan müzakerelere başlayacak. KDP daha önceki açıklamasında, bir koalisyon hükümetinin kurulacağını ancak bunun geniş tabanlı bir hükümet olmayacağını belirtmişti.
KDP tarafından açıklanan adaylar, akademik ve siyasi çevrelerde farklı tepkilere yol açtı. Bazı kesimler, aday isimlerini parlak bir siyaset için memnuniyet verici bulurken, bazıları ise siyasetin iç dinamiklerinde herhangi bir gelişme kaydedilmemesi nedeniyle adaylara tepkili.
“İki isim de siyasi tecrübeye sahip”
Erbil'deki Selahaddin Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Abdulhekim Husro Goran, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, söz konusu değişimi mecliste 45 sandalyesi bulunan KDP siyasetindeki olumlu gelişmelerin bir yansıması olarak gördüğünü ifade etti. Goran, “Şüphesiz bu büyük bir değişim, hem yerel hem de Irak ve bölge bazında siyasi çevrelerde olumlu etkilere yol açacaktır. Ayrıca KDP içindeki siyasi reformlar çerçevesinde gelen bu değişim, geniş kitlelere ister yönetim isterse önümüzdeki dönemin getireceği problemler olsun ağır sorumlulukların üstesinden gelmeye güç yetirilebileceği mesajını içeriyor. Ben, iki adayın da, özellikle IKBY ve Bağdat arasında askıda duran sorunların çözümü ve iki taraf arasında adil ve iyi ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra IKBY’nin dış dünya ile ilişkilerini  ileriye taşıyabilecek siyasi tecrübeye sahip olduğunu düşünüyorum” dedi.
“Barzani gizli çatışmaları siyasi zekası ile çözdü”
Süleymaniye Üniversitesi Gazetecilik ve Medya Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mehdi Ebubekir, konuya ilişkin Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmeye göre, Mesud Barzani oğlu Mesrur ile yeğeni ve aynı zamanda damadı olan Neçirvan Barzani’yi IKBY’deki en üst makama getirerek, ikisi arasındaki gizli siyasi çatışmaları endişeye yol açmadan diplomatik ve siyasi zekasıyla çözdü.
Ebubekir, değerlendirmesinde, “Baba Barzani soruna sakin ve ihtiyatlı bir şekilde yaklaştı. Barzani geçtiğimiz yıl IKBY Başkanlığından istifa etmesinin ardından yetkilerini, daha sonra oğlunu getireceği başbakanlık makamına devretti. Bu hamleyle, parti ve hükümet içerisinde giderek güçlenmeye başlayan damadının altındaki halıyı tedrici bir biçimde çektiği görülüyor. Zira şu an başkanlığın yetkileri sınırlı birkaç protokolden ibaret. Diğer yandan kurulacak çoğunluk hükümetinin elde edeceği başarılar oğul Mesrur Barzani’nin hanesine yazılacak” diye konuştu.
1969 doğumlu Mesrur Barzani, lise öğrenimini İran’da tamamladı. Oğul Barzani 1997 yılında Washington Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2012 yılında IKBY Güvenlik Ajansı Müsteşarlığı (İstihbarat örgütü) görevine getirildi. İyi derecede İngilizce, Farsça ve Arapça bilen Barzani, evli ve 4 çocuk babası.
1966 doğumlu Neçirvan Barzani ise Başkan Yardımcılığı görevin 1996’da getirildi. 2011 yılında başbakanlık koltuğuna oturan Neçirvan Barzani, iyi derecede İngilizce, Arapça ve Farsça biliyor.



Savaş uçakları Husilerin kayıplarını artırıyor

Taiz kentinin doğusunda Husilere ait mevzilere düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen duman (Reuters)
Taiz kentinin doğusunda Husilere ait mevzilere düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen duman (Reuters)
TT

Savaş uçakları Husilerin kayıplarını artırıyor

Taiz kentinin doğusunda Husilere ait mevzilere düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen duman (Reuters)
Taiz kentinin doğusunda Husilere ait mevzilere düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen duman (Reuters)

Yemen Silahlı Kuvvetleri, 3 gün içinde 2 bin 316 Husi mensubunun öldüğünü veya yaralandığını açıkladı. Açıklamada, bu sayının 8 cephede gerçekleştirilen 706 hedef alma operasyonu sonucunda ortaya çıktığı belirtildi. Operasyonlarda savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA), topçu birlikleri, keskin nişancılar ve roketatarlar kullanıldı. Söz konusu cephelerin Kataf, el-Bak, Aleb, Cevf, Marib, Beyda, Lahic ve Taiz olduğu kaydedildi.

Hükümet güçleri, operasyonlarda personel taşıyıcılar, araçlar, takviye birlikleri, füze fırlatma platformları ve silah depolarının imha edildiğini veya kullanılamaz hâle getirildiğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre çatışmaların en yoğun olduğu bölgeler Taiz ve Lahic olurken, Husilerin saldırıları sürmesine rağmen temas hatlarında büyük ölçüde değişiklik yaşanmadığı belirtildi.

Taiz’de savaş uçakları, vilayetin doğusundaki Husi mevzileri, silah depoları ve silahları hedef aldı. Saldırılar Maviye Kavşağı, Salih Kenti çevresi ve İstikbal Kampı’nı kapsarken, saldırılar Husi grubuna ait takviye birliklerinin bölgeye ulaşmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Ayrıca kentin batısındaki er-Rabii bölgesine bağlı el-Merzam’da Husi takviyelerini hedefleyen hava saldırısında, askeri kaynaklara göre bir tank yandı.

Hükümet güçleri Cebel Habeşi ve el-Aneyn bölgelerindeki saldırıları püskürtürken, topçu birlikleri de çeşitli cephelerde Husi mevzileri ve toplanma noktalarını hedef aldı. Hava savunma sistemlerinin ise gruba ait bir İHA’yı düşürdüğü bildirildi.

Husi grubu Taiz’e farklı yönlerden baskı kurmaya çalışırken, çatışmalar el-Vaziiyye’de ve oradan Lahic’in batısındaki el-Mudâribe, Ras el-Are ve Kahbub bölgelerine kadar devam etti. Bu bölgelerde düzenlenen İHA saldırılarında Husi unsurlarının toplandığı noktalar ve araçları hedef alındı.


Irak’ın “Egemenlik Günü”ne saatler kaldı

Irak güvenlik güçlerine ait araçlar Bağdat’ta (Arşiv-AFP)
Irak güvenlik güçlerine ait araçlar Bağdat’ta (Arşiv-AFP)
TT

Irak’ın “Egemenlik Günü”ne saatler kaldı

Irak güvenlik güçlerine ait araçlar Bağdat’ta (Arşiv-AFP)
Irak güvenlik güçlerine ait araçlar Bağdat’ta (Arşiv-AFP)

Irak’ın, ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin ülkedeki son askerinin bugün ayrılacağı “egemenlik gününe” yalnızca saatler kaldı. Irak makamları “egemenlik günü”nü kutlamaya hazırlanırken, Kürdistan Bölgesi’nde çekilme sürecine ilişkin endişeler artıyor.

Irak makamları, ABD güçlerinin Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki ana karargâhını devraldı. Irak Güvenlik Medya Hücresi Başkanı Korgeneral Saad Mean, hükümetin artık ülkedeki askeri ve güvenlik varlığının niteliğini belirleme konusunda “son sözü söyleyen makam” konumunda olduğunu söyledi.

Koalisyon güçlerinin ülkenin merkezinden çekilmesinin tamamlanmasının ardından, Kürdistan Bölgesi’nden nihai çekilme için son hazırlıklar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Bağdat’ta çekilme süreci sevinçle karşılanırken, Kürdistan Bölgesi’nde ise endişeye yol açıyor. Bölgesel hükümetin başkanı Mesrur Barzani, pazar günü yaptığı açıklamada, “Kürdistan Bölgesi’nin kendisini koruyacak herhangi bir savunma sistemi sağlanmadan açıkta bırakılması endişe verici” ifadelerini kullandı.


Suriye: Şula ile Deyrizor arasındaki doğal gaz hattında sabotaj nedeniyle yangın çıktı

Yangın, gaz akışının durmasına neden oldu (SANA)
Yangın, gaz akışının durmasına neden oldu (SANA)
TT

Suriye: Şula ile Deyrizor arasındaki doğal gaz hattında sabotaj nedeniyle yangın çıktı

Yangın, gaz akışının durmasına neden oldu (SANA)
Yangın, gaz akışının durmasına neden oldu (SANA)

Suriye Petrol Şirketi dün akşam Şula bölgesi ile Deyrizor'u birbirine bağlayan doğal gaz boru hattında yangın çıktığını açıkladı. Şirket, yangının “bir sabotaj eylemi sonucunda hattaki kesme vanasının patlaması” nedeniyle meydana geldiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Suriye Haber Ajansı'ndan aktardığına göre kamuya ait şirket, yangın nedeniyle Cebse Tesisi'nden elektrik üretim santrallerine gaz akışının durduğunu bildirdi.

Şirket ayrıca itfaiye ekiplerinin yangının öncesinde ve sonrasında bölgeyi izole ettiğini ve bölgede gaz basıncının düşmesiyle birlikte “yangını tamamen söndürme çalışmalarının sürdüğünü” açıkladı.