Yemen’de hangi konularda Husilerle uzlaşı sağlandı?

El Yemani(solda) ve Husi heyetinin başkanı Muhammed Abdüsselam İsveç'in istişareleri sonrasında el sıkışıyor
El Yemani(solda) ve Husi heyetinin başkanı Muhammed Abdüsselam İsveç'in istişareleri sonrasında el sıkışıyor
TT

Yemen’de hangi konularda Husilerle uzlaşı sağlandı?

El Yemani(solda) ve Husi heyetinin başkanı Muhammed Abdüsselam İsveç'in istişareleri sonrasında el sıkışıyor
El Yemani(solda) ve Husi heyetinin başkanı Muhammed Abdüsselam İsveç'in istişareleri sonrasında el sıkışıyor

Husiler ve meşru hükümet heyetleri arasındaki Yemen barış görüşmelerine ev sahipliği yapan ve 8 gün boyunca oldukça hareketli saatler geçiren İsveç Kraliyet Sarayı’nın ışıkları sonunda söndürüldü.
Husi milisleri, Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’in arabuluculuğunu yaptığı istişarelerin nihayetinde, Hudeyde şehrinden ve BM denetimindeki limanlardan çekilmeyi kabul ettiler. Bu, uluslararası desteğin varlığı ile birlikte 8 gün süren istişarelerde elde edilen en önemli kazanımlardan biri oldu.
Husiler, Hudeyde’den çekilmeyi kabul etti
Husi grubu, hükümetin mahkûmların ve tutukluların mübadelesi için sunulan yürütme mekanizmasını kabul etmesinin ardından Hudeyde’den çekilmeyi kabul etti. İstişareler, ekonomik açıdan, Sana havalimanı ve istişarelerin genel çerçevesi ile ilgili alanlarda başarısız oldu. Bununla birlikte ateşkes ve insani yardım geçişlerinin sağlanmasıyla görevli ortak bir komite kurulması ve Taiz kentindeki kuşatmanın kaldırılmasına yönelik bir ön anlaşmaya varıldı. Ayrıca BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths tarafından önerilen siyasi çözümün genel çerçevesi üzerine varılacak uzlaşı bir sonraki istişare turuna ertelendi.
Uzlaşıya varılamayan konular
Yemen Dışişleri Bakanı Halid el-Yemani kapanış oturumu sırasında yaptığı konuşmada, Husi grubu ile yapılan istişareler kapsamında Sana havaalanının açılması, ekonomik meseleler, merkez bankasına ilişkin dosyalar ve çalışanların maaşlarının ödenmesi gibi hususlarda uzlaşıya varılamadığını ifade etti.
Yemen Dışişleri Bakanı, Hudeyde ve esir mübadelesi konusunda varılan anlaşmanın Husiler tarafından hayata geçirilmesinin öncesinde, meşru hükümetin diğer herhangi bir istişareye gitmeyeceğini açıkladı. Esirlerin serbest bırakılması hususunda yaşanacak herhangi bir gecikmeden BM’nin sorumlu olacağını ifade eden Yemani, darbenin Taiz’deki son tezahürlerini sona erdirmek için güvenli koridorlar açılması üzerine anlaşmaya varıldığını kaydetti.
İstişareler, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ve Yemen'deki siyasi süreci destekleyen ülkelerin büyükelçilerinin katılımıyla dün sona erdi.
Anlaşmaya varılan meseleler
Guterres, Hudeyde’deki durum, ateşkes, birliklerin çekilmesi ve Taiz şehrine bir koridor açılması gibi hususlarda anlaşmaya varıldığını, fakat Sana havaalanı ve ekonomi dosyası ile birlikte kapsamlı bir çözüm için yapılacak çerçeve anlaşmanın bir sonraki istişare turuna ertelendiğini açıkladı.
Riyad’ın Washington Büyükelçisi Prens Halid bin Selman, Twitter’dan yaptığı bir paylaşımda, anlaşmanın Yemen’in ve bölgenin güvenliğini sağlamak için önemli bir adımı temsil ettiğini belirtti. Selman ayrıca bu adımın uluslararası ticaretin hayati koridoru olan Kızıldeniz'in güvenliğini de sağladığını belirterek, Husilerin İran için çalışmayı bırakarak bundan böyle Yemen’in çıkarı doğrultusunda hareket etmelerini ve üç referansa dayalı kapsamlı bir barışı kabul etmelerini temenni ettiğini dile getirdi.
Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Cabir, Yemen’de meşruiyeti destekleyen koalisyonun çabalarının, Husilerin İsveç istişarelerinde Yemen hükümetiyle birlikte aynı masaya oturmalarına katkı sağladığını ifade etti. Büyükelçi, milislerin Hudeyde şehrinden ve limanından çekilmesiyle insani durumun iyileştirilmesini amaçlayan bir anlaşmaya ulaşıldığını, binlerce tutuklu ve mahkûmun bu yolla serbest bırakılacağını vurguladı.
BAE, anlaşmayı memnuniyetle karşıladı
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İsveç'te düzenlenen siyasi istişarelerin nihayetinde tarafların bir anlaşmaya ulaşmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. BAE Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş anlaşmanın, Arap koalisyon güçlerinin ve Yemen güçlerinin Husilere Hudeyde’de uyguladığı askeri baskı sonucunda gerçekleştiğini söyledi.
İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, barış görüşmelerinin gerçekleştiği Kraliyet Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, müzakerelerin bir sonraki adımı üzerine anlaşmaya varıldığını belirterek, istişare sonuçlarının Cuma günü Güvenlik Konseyi'ne sunulacağını belirtti. Wallström, “Bu konuda BM Genel Sekreteri ile birlikte çalışmaktan mutluluk duyuyoruz ve olumlu bir sonuç elde edilirse bir kez daha istişarelere ev sahipliği yapmaya hazırız. Ayrıca gelecekteki herhangi bir istişareyi kolaylaştırmaya çalışacağız” dedi.
Taiz dosyası ile ilgili uzlaşılan durumlar
BM elçilik ofisinin açıklamalarına göre taraflar, şu hususlarda uzlaşıya vardılar:

- Sivil toplum temsilcileri ve BM’nin katılımıyla birlikte iki taraf arasında ortak bir komite oluşturulacak.
- Taraflar temsilcilerini seçecek ve kararlaştırılan isimler İsveç istişarelerinin sona erdiği tarihten sonraki bir hafta içinde elçilik ofisine teslim edilecek.
- Ortak komitenin ilk toplantısının tarihi ve yeri BM tarafından belirlenecek.
- Yetkilerin ve çalışma mekanizmalarının belirlenmesi ortak komitenin sorumluluğunda olacak.
- Ortak komite, bir sonraki istişare toplantısında çalışmaların seyri üzerine bir rapor sunacak.
Stockholm Anlaşması
Yemen’deki elçilik ofisi tarafından 3 belge yayınlanırken, belgelerin resmi adı Stockholm Anlaşması olarak kaydedildi.
Yayınlanan belgelerde şu ifadeler yer aldı:
Taraflar, BM’nin himayesinde 6-12-2018 ve 13-12-2018 tarihleri arasında İsveç’te gerçekleştirilen istişarelerin ardından, istişarelere ev sahipliği yapan, yardımlarını sunan ve misafirperverlik gösteren İsveç Krallığı hükümetine minnettarlığını ifade ediyor. Aynı zamanda istişarelerin başarılı olması için katkıda bulunan tüm devletlere ve organizasyonlara teşekkürlerini iletiyor.
 Taraflar şu hususlar üzerinde uzlaştı:
- Hudeyde şehri ve Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanları
- Esir mübadelesi anlaşmasını etkinleştirmek için bir yürütme mekanizması
- Taiz hakkında varılan uzlaşıların ilan edilmesi
Söz veriyoruz:
- Bu anlaşmanın hükümlerini tam olarak uygulamaya ve uygulanması için herhangi bir engelin ortadan kaldırılması yönünde çalışmaya,
- Anlaşmanın tam olarak uygulanması fırsatlarını baltalayacak herhangi bir karara varmaktan kaçınmaya,
- Daha sonra üzerinde anlaşılacak bir yerde ve 2019 yılının Ocak ayında gerçekleştirilecek istişarelere kayıtsız şartsız devam etmeye…
Hudeyde maddeleri
- Eyalette ve Hudeyde şehrinde derhal bir ateşkes ilan edilmesi ve anlaşmanın imzalanmasından hemen sonra yürürlüğe girmesi
- Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarında bulunan güçlerin, şehir ve limanların dışında bulunan ve üzerine uzlaşılan bölgelerde yeniden konuşlandırılması
- Eyalete, Hudeyde şehrine ve Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarına taraflarca herhangi bir askeri takviye getirilmemesi
- Şehirdeki tüm silahlı askeri görünümlerin kaldırılması
- BM başkanlığında yeniden yerleşim koordinasyonuna ilişkin ortak bir komite kurulması ve tarafların üyelerinin ateşkesi ve yeniden yerleşimi takip etmek üzere komitede yer alması
- Komitenin BM Genel Sekreteri aracılığıyla tarafların anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiklerine dair Güvenlik Konseyi'ne haftalık rapor sunması
- Komite, yeniden konuşlandırmayı ve Hudeyde şehri ile birlikte Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarındaki mayınların çıkarılması sürecini denetleyecek
- BM, Yemen Kızıldeniz Limanları Genel Kurumu’nun Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarını yönetim ve denetimini desteklemekte lider bir rol oynayacak. Buna, Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarındaki BM Doğrulama ve Denetim Mekanizması’nın (UNVIM) güçlendirilmesi de dâhildir.
- BM’nin Hudeyde şehrinde ve Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarındaki varlığının güçlendirilmesi
- Tarafların BM’nin Hudeyde’deki çalışmalarını alışmalarını kolaylaştırması
- Hudeyde şehrinde ve Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarındaki sivil hareketliliğin ve mal alışverişinin serbest bir şekilde gerçekleşmesinin kolaylaştırılması ve insani yardımların engellenmemesi
- Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarının tüm gelirlerinin devlet memurlarının maaşlarının ödenmesine katkı olarak Hudeyde’de bulunan şubesi aracılığıyla Yemen Merkez Bankası'na yatırılması
- Hudeyde şehrinin ve Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarının güvenliği Yemen yasasına uygun olarak yerel güvenlik güçlerinin sorumluluğunda olacak ve yerel kurumların işleyişine engel olacak durumlar ortadan kaldırılacak
- Bu sözleşme müteakip istişarelerde veya müzakerelerde emsal teşkil etmeyecektir.
- Bu anlaşma, Yeniden Yerleşim Koordinasyon Komitesi tarafından belirlenecek aşamalar dâhilinde uygulanacak ve Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarına ilişkin yeniden yerleşim süreci ilk aşaması ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki iki hafta içinde tamamlanacak. Süreç ise ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesi ile birlikte en fazla 21 gün içinde tamamlanacak.



Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)

Mısır’ın başkenti Kahire’de, Hamas ile Filistinli grupların heyetleri, arabulucular ve Gazze’yi “Barış Konseyi”nde temsil eden Nikolay Mladenov’un yanı sıra Amerikalı ve diğer bazı isimlerin katılımıyla yürütülen temaslar sürüyor. Görüşmeler, Filistinli grupların son sunulan öneriye verdiği olumlu yanıtın ardından ateşkes anlaşmasına odaklanıyor.

“Şarku’l Avsat”a konuşan kaynaklar, Kahire’deki müzakerelerin son durumuna ilişkin bilgi verdi.

Hamas’tan üç ve bir Filistinli gruptan bir kaynak, Filistin heyetinin çarşambadan perşembe akşamına kadar Kahire’de yapılan görüşmelerde arabuluculara ve Mladenov’a, 15 maddeden oluşan son teklifin ikinci aşamaya yönelik ciddi müzakerelerin başlatılması için uygun bir zemin teşkil ettiğini ilettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat daha önce “yol haritası” olarak nitelendirilen teklifin detaylarını yayımlamıştı. Söz konusu plan, birinci aşamada kalan hususların tamamlanmasını ve eş zamanlı olarak ikinci aşama maddeleri üzerine müzakerelerin yürütülmesini öngörüyor.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü tutuyor (AFP)

Hamas’tan biri Kahire’de olan iki kaynak, heyetin diğer grupların desteğiyle, birinci aşamanın istisnasız olarak uygulanması gerektiğini vurguladığını belirtti. Buna, Gazze’nin yönetimi için ulusal komitenin derhal göreve başlaması da dâhil.

Aynı kaynaklara göre Filistinli gruplar, arabuluculara ve Mladenov’a beş maddelik bir yanıt metni sundu. Metinde, birinci aşamanın eksiksiz uygulanması, İsrail’in tüm maddelere tam bağlılık göstermesi ve grupların yol haritasını kabul ederek kapsamlı müzakerelere hazır olduğu ifade edildi. Ayrıca planın, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu çerçevenin en iyi şekilde uygulanmasını hedeflediği vurgulandı.

Metinde silah meselesinin, kapsamlı bir Filistin siyasi süreciyle bağlantılı ele alınacağı ve bu konudaki kararın yalnızca Hamas’a ait olmayıp, ulusal çerçevede verileceği belirtildi. Nihai hedefin ise uzun vadeli ateşkes sağlanması ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına kavuşarak devletini kurması olduğu ifade edildi.

Kaynaklara göre Filistin heyeti, müzakerelere başlamadan önce İsrail’in sunulan belgeye ilişkin net bir tutum ortaya koymasını talep etti. Heyet ayrıca Gazze yönetim komitesine görevlerin devredilmesi konusunda tam hazırlık içinde olduğunu bildirdi.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü gösteriyor (AFP)

Filistinli grupların yanıtının ardından Mladenov’un bazı değişiklikler önerdiği ve bu değişikliklerin gruplar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Değişikliklerin; tarafların Trump planı çerçevesinde üzerinde uzlaşacağı bir metni kabul etmesi, Şarm eş-Şeyh’te varılan mutabakatlara tam bağlılık, son yol haritasının kabul edilerek hızlı bir şekilde müzakerelere başlanması ve silah konusunun ilgili plan ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı çerçevesinde ele alınmasını içerdiği kaydedildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in arabulucuların son önerisine verdiği ilk yanıtın olumsuz olduğunu ve özellikle ihlallerin durdurulması, “sarı hat”tan çekilme ve uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması gibi başlıklarda net taahhüt vermediğini ifade etti. Ayrıca İsrail’in günlük 600 yardım tırının girişine izin verme konusunda garanti vermediği de ifade edildi.

Görsel kaldırıldı.Yerinden edilmiş Filistinliler, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir kamyondan su alıyor (AP)

Mladenov’un İsrail’den görüşmelere fırsat tanımak amacıyla Gazze’de 48 saatlik hava saldırısı durdurma talebinde bulunduğu, ancak buna resmi bir yanıt alamadığı da ifade edildi. Buna rağmen son günlerde hava saldırılarında görece bir azalma gözlemlendiği ve insani yardım tırlarının sayısının 200-280 seviyelerine çıktığı, ancak bunun yetersiz olduğu belirtildi.

Kaynaklar, Kahire’deki görüşmelerin planlanandan daha uzun süreceğini ve arabulucuların çözüm bulmak için yoğun çaba harcadığını ifade etti. ABD’nin İsrail üzerinde müzakereleri ilerletmeye yönelik baskı kurmaya başladığı, ancak bunun henüz yeterince etkili olmadığı dile getirildi.

Diğer yandan, Jared Kushner ekibinden bir ABD’li yetkilinin Hamas ile Mladenov arasındaki görüşmeye katıldığı ve Beyaz Saray’ın tarafların anlaşması hâlinde bunu memnuniyetle karşılayacağını bildirdiği iletildi. Yetkilinin, Kushner’in birinci aşamanın tüm maddelerinin uygulanması için İsrail üzerinde baskı kuracağını ifade ettiği de belirtildi.


Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
TT

Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)

Silahlı yerleşimciler bu sabah, Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti kuzeyindeki el-Arub bölgesinde sivillere ait evlere saldırdı. Aynı zamanda İsrail güçleri güney el Halil’de bir çocuğu gözaltına aldı.

Yerel kaynakların aktardığına göre silahlı yerleşimci gruplar, bu sabah erken saatlerde el-Arub’a bağlı Vadi eş-Şeyh bölgesindeki evlere saldırarak yoğun şekilde gerçek mermi kullandı. Filistin Haber Ajansı SAFA’ya göre saldırı, özellikle çocuklar ve kadınlar arasında korku ve paniğe yol açtı. Olayda yaralanma olmadığı bildirildi.

Aynı bağlamda, İsrail güçlerinin ana yoldan geçmekte olan 15 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı, ardından el Halil’lin güneyindeki el-Alka bölgesinde ailesine ait eve baskın düzenlediği ve evi arayarak içindeki eşyaları tahrip ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin ayrıca e Halil kenti ile İdna ve Beyt Ula beldelerinde çok sayıda eve baskın düzenlediği, ev sahiplerine kötü muamelede bulunduğu, evleri aradıktan sonra evleri bilinçli olarak tahrip ettiği, ancak herhangi bir gözaltı yapılmadığı ifade edildi.

Öte yandan, ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın, Batı Şeria’da Filistinli topluluklara yönelik şiddet nedeniyle “radikal İsrailli gruplara” yönelik ilave yaptırımlar uyguladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Batı Şeria’daki yerleşimlerde yaklaşık 500 bin İsraillinin yaşadığı, bu yerleşimlerin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul edildiği ve barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğü belirtiliyor.


Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.