Putin’den Batı’ya hem gözdağı hem tavsiye

Putin Rusya'yı zayıflatma girişimlerine karşı meydana okuyor ve Avrupalılara tavsiyede bulunuyor
Putin Rusya'yı zayıflatma girişimlerine karşı meydana okuyor ve Avrupalılara tavsiyede bulunuyor
TT

Putin’den Batı’ya hem gözdağı hem tavsiye

Putin Rusya'yı zayıflatma girişimlerine karşı meydana okuyor ve Avrupalılara tavsiyede bulunuyor
Putin Rusya'yı zayıflatma girişimlerine karşı meydana okuyor ve Avrupalılara tavsiyede bulunuyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün yaptığı yıllık basın toplantısında önemli mesajlar verdi. Yaptırımlara ve Batı baskısına rağmen ekonomik durumun iyileşmeye doğru gittiğini belirten Putin, Avrupalılara çeşitli tavsiyelerde bulundu.
Putin, dört saat süren basın toplantısında yaklaşık 50 soruya verdiği yanıtlarla Rus vatandaşlarını ilgilendirecek çok çeşitli konulara değindi. Soruların çoğunluğu genellikle yolsuzluk ve bölgelerdeki sorunların yanı sıra ülke içindeki duruma, yaşam standartlarının bozulmasına ve yüksek fiyatlara odaklandı. Putin’in ülke içindeki duruma ilişkin birtakım sorular aracılığıyla kasıtlı olarak mesajlarını diğer ülkelere yönlendirerek Avrupa halkının daha iyi bir durumda yaşamadıklarını gösteren karşılaştırmalar yaptı.
Ülkedeki durum hakkında şikâyet
Her yıl olduğu gibi, bu yılki basın toplantısı sırasında da geniş izlenimler bırakan ve yerel medya ve sosyal ağ tartışmalarının önemli bir parçası haline gelmiş olan tutumlar ortaya çıktı. Basın toplantısı, Sovyetler Birliği döneminde önemli bir olay olan “İstihbarat Günü” ile çakıştı. Yaşam koşullarına ilişkin eleştirilerde bulunan bir gazeteci, Putin’e “Rusların Sovyet dönemine özlem duyduklarını hissedip hissetmediğine dair” bir soru yöneltti. Putin, o döneme geri dönmenin mümkün olmadığını, ancak mevcut aşamada sosyalist tecrübedeki birtakım unsurların kullanılabileceğini belirterek cevap verdi.
Bir gazeteci, ülkenin sorunlarını ele almak için fikirler geliştirmesi gerektiğini savunarak, Putin'in bir “düşünce bakanlığı” oluşturması gerektiğini öne sürdü.
Bir diğer gazeteci ise Putin'den zenginler için bir nimet haline gelen ve beş yıldızlı otellerdeymiş gibi yaşadıkları, bunun yanı sıra fakirlerin ise şiddete ve aşağılamaya maruz kaldığı Rus hapishanelerindeki durumun gerçekliğinden haberdar olup olmadığını sordu.
Putin soruya yanıt olarak, bu dosyayı takip eden bir komite oluşturduğunu ve cezaevlerindeki her türlü ihlali reddettiğini ifade etti.
Putin, eski eşinden ayrılmasının üzerinden geçen yılların ardından tekrar evlenme niyeti olup olmadığı hakkında bir soruya, “Bu tabii bir durum, insan bunun üzerine düşünüyor” diyerek yanıt verdi.
Bazılarının “eğlenceli” olarak değerlendirdiği bu tür sorular ile birlikte zorlu yaşam koşullarına ve yüksek fiyatlara ilişkin düzinelerce soru soruldu. Bazıları, yetkililer tarafından vatandaşların yaşadığı koşullar hakkında sunulan verilere dair olan şüphelerini dile getirdi.
Gazetecilerden biri, “Şu an bahsettiğim rakamlar, durumumuzda bir iyileşme olduğunu gösterirken, vatandaş mağazalardaki fiyata şahit olunca hükümetin kendisine yalan söylediğini düşünüyor” diyerek Putin’e bir soru yöneltti.
Putin, resmi istatistiklerin durumu “ortalama” olarak gösterdiğini ve bunun her vatandaş için mutlak bir ölçü olmadığını söyledi. Ayrıca GSYİH’in 2018 yılında yüzde 1,7 oranında büyüdüğünü ve işsizlik oranının geçen yıl yüzde 5,2'den yüzde 4,2'ye düştüğünü belirtti.
Ancak Putin, ekonominin yapısını değiştirmenin gerektiğini belirterek, hükümetin üzerinde çalıştığı ulusal projelere yönelmeye ihtiyaç olduğunu ile getirdi. Rusya ekonomisinin küresel olarak beşinci sırada yer alabileceğini kaydeden Putin, Dmitri Medvedev hükümetinin çalışmalarından memnun olduğunu vurguladı.
Silahlanma yarışı ve Avrupa'ya tavsiyeler
Dış meselelere ilişkin açıklamalarda bulunan Putin, ülkesinin silahlanma yarışını içermeyecek şekilde dağınık bir küresel sistemi gözlemlediğini söyledi. Ayrıca Rusya'nın güvenliğinin bir garantisi olduğunu belirttiği füze savunmasında büyük başarılar elde ettiklerini dile getirerek, Washington'un Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’ndan çekilmesinin riskleri hususundaki tutumunu yineledi ve bu adımın küresel güvenlik için ciddi etkileri olabileceğini söyledi.
Ülkesinin “dünyayı kontrol etme arzusu” hakkındaki Batılı suçlamaları reddeden Putin, Batı ülkelerinin söz konusu tutuma iç politik sorunlarının yanı sıra NATO'nun iç sorunlarını çözme amacı ile ağırlık verdiğini dile getirerek, “Bu, NATO'nun etrafındaki ülkelerin güvenliğini temin etme bahanesi altında bir dış tehdide ihtiyaç duyduğu anlamına gelir. Aynı durum iç politika için de geçerlidir. Çünkü özellikle Doğu Avrupa'daki birçok ülkenin Rus karşıtı duygularında bir artış yaşanıyor ve siyasi çıkarların sağlanması için tarihsel kaygılar sömürülüyor. Bu tutum en nihayetinde bu ülkelerin ve halkların kendilerine zarar vermelerine sebep olur ve ilerlemelerini engeller” dedi.
Putin, meselenin ABD'nin küresel ekonomideki lider rolü ve 700 milyar doları aşan askeri harcamaların hacmi ile ilgili olduğunu belirterek, Rusya'nın dış politikasının temel amacının, ülke ekonomisinin ve toplumunun gelişimine elverişli koşulları sağlamak ve böylece dünyada prestijli bir konuma sahip olmak olduğunu vurguladı.
ABD’ye karşı komplo kurmaktan ötürü tutuklanan Rus Maria Butina’nın dosyasına ilişkin açıklamalarda bulunan Putin, “Maria Butina'yı bir şeyi itiraf etmeye zorladılar. Neyi itiraf edebileceğini anlamıyorum. Çünkü devletin ya da Rusya'daki iktidar organlarının kendisine atadığı herhangi bir görevi yerine getirmedi. 12 ila 15 yıl hapis cezası tehdidi altında ne dediğine bakılmaksızın tüm sorumluluğu kabul ediyorum. ABD’liler Maria Butina ile adli bir anlaşma yaparak içine düştükleri bir çıkmazdan kurtulmak istiyorlar” dedi.
Ukrayna dosyası ile ilgili olarak, Kiev’in Kerç Boğazı’na ilişkin provokasyonlarının Ukrayna seçimleri arifesinde durumu tırmandırmayı hedeflediğini belirten Putin, Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’yu ülkesinin çıkarları pahasına kendi şahsi çıkarlarını ön planda tutmakla itham etti. Putin, Rus yetkililerin Kerç Boğazı’nda olanlara ilişkin soruşturmaların nihayetlenmesinin ardından gözaltına alınan Ukraynalı denizcilerin kaderini tartışacaklarını belirterek, ülkesi ile Ukrayna arasındaki anormal ilişkilerin Kiev'de iktidarda Rusya'nın düşmanları olduğu sürece devam edeceğini vurguladı.
Putin, kuvvet kullanarak Donbass bölgesindeki siyasi meseleleri çözme çabalarının başarısızlığa mahkum olduğunu söyledi. Putin, Rusya'nın Afganistan'daki Taliban hareketini destekleme suçlamasıyla ilgili bir soruya yanıt olarak, Afganistan'daki Taliban hareketi ile müzakerelerin kaçınılmaz olduğunu belirterek, Rusya'nın Tacikistan'dan Afganistan'a kadar askeri üslerini güçlendirmeye devam edeceğine söz verdi. Buralarda toprakları kontrol eden gerçek bir güç olduğu takdirde onun dikkate alınması gerektiğini söyleyen Putin, neler olup bittiğinin gün yüzüne çıkması için, açık ve net bir şekilde hareket edilmesi gerektiğini kaydetti. Putin açıklamasının devamında, çözümün sadece Afganistan'daki siyasi sürecin tarafları arasında anlaşmalar yapılarak gerçekleştirilebileceğini söyledi.
Putin’in Avrupa ülkelerine kasıtlı bir şekilde göndermelerde bulunması dikkat çekiciydi. Fransa'daki son protestolar ile ilgili olarak “Fransız vatandaşların ülkelerindeki genel durum hakkında duydukları kızgınlığın bir ifadesi olduğu” değerlendirmesinde bulunarak, akaryakıt fiyatlarındaki artışın vatandaşların ülkelerindeki durumdan hoşnutsuzluk duyduklarını dile getirdikleri son protesto gösterilerini netice verdiğini belirtti. Putin, Fransız makamlarının protestolar ile başa çıkma konusunda gösterdikleri performans hakkında değerlendirme yapmaktan kaçındı.
Putin, Rusya ve Fransa'daki yüksek yakıt fiyatları arasındaki karşılaştırma ile ilgili olarak bu hususta iki ülke arasında bir fark olduğunu kaydetti. Fransız hükümetinin fiyatları artırmaya karar verdiğini dile getiren Putin, Rus hükümetinin ise yükselen fiyatlara karşı mücadele ettiğini belirtti.
Putin başka bir soruya yanıt olarak ise şunları söyledi:
“İngiltere Başbakanı May, İngiliz halkının Brexit referandumunda ortaya koyduğu iradeye cevap vermek zorunda. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkmasının Avrupa ve dünya ekonomisi ile birlikte Rusya’ya da yansıyan dolaylı etkileri olacak. Londra ile ilişkilerimiz son aylarda önemli ölçüde kötüleşti. İngiltere ile ilişkileri tekrar normale döndürmeye önem veriyorum. Fakat eski ajan Rus Sergey Skripal'in ve kızı Yulia Skripal'in zehirlenmesi hakkında Rusya'ya yöneltilen suçlamaları reddediyorum.”



Nijer’de iki saldırıda 50’den fazla güvenlik görevlisi öldü

Nijer askerleri (Reuters- Arşiv)
Nijer askerleri (Reuters- Arşiv)
TT

Nijer’de iki saldırıda 50’den fazla güvenlik görevlisi öldü

Nijer askerleri (Reuters- Arşiv)
Nijer askerleri (Reuters- Arşiv)

Güvenlik kaynakları Sahra Altı Afrika’nın Sahel bölgesinde yer alan Nijer’in batısında düzenlenen iki ayrı saldırıda 50’den fazla güvenlik gücü mensubunun hayatını kaybettiğini belirtti. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bölgede, terör örgütü DEAŞ’ın bölgesel kolunun da aralarında bulunduğu silahlı gruplar faaliyet gösteriyor.

Kaynaklar Reuters’a, çarşamba günü bir jandarma konvoyunun Abala-Filinge yakınlarında pusuya düşürüldüğünü belirtti. Cumartesi günü ise Birni-N’Konni’de düzenlenen ayrı bir saldırıda 30’dan fazla askerin öldüğünü ifade ettiler. İki saldırının da teröristler tarafından gerçekleştirildiği belirtilirken, olaylara ilişkin ayrıntı verilmedi.

SITE Intelligence Group, dün DEAŞ’ın Batı Afrika’daki kolu olan ve “DEAŞ-Sahel Vilayeti” olarak bilinen örgütün pazar günü yayımladığı iki ayrı açıklamayla saldırıların sorumluluğunu üstlendiğini bildirdi.

Örgüt, ocak ayında başkent Niamey’deki sivil havalimanına ve bir askeri hava üssüne saldırmıştı. Bu saldırı, hükümetin isyancı gruplarla mücadelede kayda değer ilerleme sağlayamadığına ilişkin değerlendirmeleri gündeme getirmişti. Ülkeyi 2023’teki darbenin ardından iktidarı ele geçiren ordu yönetiyor.

Nijer’de isyancı askerler geçen ay havalimanına ve devlet başkanlığı yerleşkesine saldırmış, bunun üzerine hükümete bağlı güçlerle çatışma yaşanmıştı. Hükümet güçlerine Kremlin’in kontrolündeki paramiliter yapı Afrika Kolordusu’na bağlı unsurlar destek verdi.

Analistler ve güvenlik kaynakları, özellikle Nijer’in batısında isyancı gruplar karşısında tekrarlanan kayıpların ardından cephede görev yapan ordu birlikleri arasındaki hoşnutsuzluğun giderek arttığını belirtiyor.


Rusya’da havai fişek fabrikasında çıkan yangında 14 kişi hayatını kaybetti

Rusya'da meydana gelen bir yangın (Arşiv – Reuters)
Rusya'da meydana gelen bir yangın (Arşiv – Reuters)
TT

Rusya’da havai fişek fabrikasında çıkan yangında 14 kişi hayatını kaybetti

Rusya'da meydana gelen bir yangın (Arşiv – Reuters)
Rusya'da meydana gelen bir yangın (Arşiv – Reuters)

Rusya’nın merkezinde bir havai fişek fabrikasında çıkan yangında en az 14 kişi hayatını kaybetti. Rusya devlet medyası, dün acil durum ekiplerine dayandırdığı haberinde bir kişinin de yaralandığını bildirdi.

Rusya devlet televizyonu RT tarafından yayımlanan görüntülerde, alevler içindeki enkaz yığınından yoğun kıvılcımların yükseldiği görüldü.

TASS haber ajansının Rusya Acil Durumlar Bakanlığına dayandırdığı haberinde, “Yaroslavl bölgesindeki havai fişek fabrikasında çıkan yangında hayatını kaybedenlerin sayısı 14’e yükseldi. Bir kişi de yaralandı” ifadelerine yer verildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre olay, Moskova’nın yaklaşık 100 kilometre kuzeyinde bulunan Kuprinsk köyünde meydana geldi.

Rus yetkililer, bu tür ölümcül yangınları çoğunlukla güvenlik standartlarına yeterince uyulmamasına bağlıyor.

Yaroslavl Bölge Savcılığı, sanayi güvenliği kurallarının ihlal edilmiş olabileceği ihtimaline ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı.


İngiltere Fairford üssü yakınında gözaltına alınan 5 kişiyi serbest bıraktı; Burnham "cobra" toplantısına başkanlık etti

İngiliz polisi, patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar planlama şüphesiyle 5 kişinin gözaltına alınmasının ertesi günü, dün Fairford Üssü çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu (EPA)
İngiliz polisi, patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar planlama şüphesiyle 5 kişinin gözaltına alınmasının ertesi günü, dün Fairford Üssü çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu (EPA)
TT

İngiltere Fairford üssü yakınında gözaltına alınan 5 kişiyi serbest bıraktı; Burnham "cobra" toplantısına başkanlık etti

İngiliz polisi, patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar planlama şüphesiyle 5 kişinin gözaltına alınmasının ertesi günü, dün Fairford Üssü çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu (EPA)
İngiliz polisi, patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar planlama şüphesiyle 5 kişinin gözaltına alınmasının ertesi günü, dün Fairford Üssü çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu (EPA)

İngiltere Terörle Mücadele Polisi, ABD güçlerinin İran'a yönelik hava saldırılarında kullandığı Fairford Hava Üssü'nü hedef alan bir komploya karıştıkları şüphesiyle gözaltına alınan 5 kişinin kefaletle serbest bırakılacağını açıkladı.

Emniyet Müdürü Laurence Taylor gazetecilere yaptığı açıklamada, "Ayrıntılı sorgulamalar ve yürütülen soruşturmaların ardından, gözaltındaki 5 kişi bu öğleden sonra kefaletle serbest bırakılacak" dedi. Taylor sözlerini şöyle sürdürdü: "Yanlış anlaşılmaması için belirtmeliyim ki, bu durum soruşturmanın bittiği anlamına gelmiyor. Bu kişilerin hareketleri ve başkalarıyla temasları sıkı kısıtlamalara tabi tutulacak." Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre polis, şüphelilerin bilerek veya bilmeyerek yabancı bir devlet adına hareket etmiş olma ihtimalini incelediklerini belirtti.

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Fairford Üssü'ne yönelik saldırı planı gelişmesi üzerine acil durum toplantısı çağrısında bulundu. Radyo platformlarında açıklamalarda bulunan Burnham, "Resmin tamamını ve durumun ne olduğunu tam anlamıyla netleştirmek adına öğleden sonra COBRA kriz masası toplantısına başkanlık edeceğim," ifadelerini kullandı. Söz konusu kriz komitesi genellikle hükümetin acil durumlara müdahale süreçlerini değerlendirmek üzere toplanıyor; toplantılara bakanlar, polis yetkilileri ve istihbarat birimleri katılıyor.

İngiliz polisi, Fairford Üssü yakınlarında yakalanan 5 şüpheliyi patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar işleme şüphesiyle dün sorguladı.

Polis, İngiltere'nin batısındaki Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne (RAF) ait Fairford Üssü'ne doğru ilerleyen üç büyük beyaz kamyon görüldüğü ihbarı üzerine pazar gününün ilk saatlerinde 5 kişiyi yakalamıştı. İran Devrim Muhafızları, ABD bombardıman uçakları tarafından kullanılması nedeniyle üssü daha önce "meşru hedef" olarak nitelendirmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin "ciddi zararlar" verme niyetinde olduklarını, İngiliz ve Amerikalı yetkililerin şahısları sorgulamaya devam ettiğini bildirdi.

Silahlı polis ekipleri dün İngiltere'nin Gloucestershire bölgesindeki Fairford Üssü dışında konuşlandı (EPA)
Silahlı polis ekipleri dün İngiltere'nin Gloucestershire bölgesindeki Fairford Üssü dışında konuşlandı (EPA)

Diğer İhtimaller

İngiltere Terörle Mücadele Polisi, gözaltına alınanların tamamının Londra nüfusuna kayıtlı ve 20'li yaşlarda İngiltere vatandaşları olduğunu, soruşturmanın farklı yönlerde de ilerlediğini açıkladı. Şüpheliler, haklarında resmi suçlama yöneltilmeden veya serbest bırakılmadan önce 14 güne kadar gözaltında tutulabiliyor.

Terörle mücadele müfettişleri şüphelilerin kimliklerini henüz açıklamadı; ancak soruşturmaya yakın bir kaynak, olayın arkasındaki ana motivasyonun İran bağlantılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu, bununla birlikte Rusya bağlantısı veya radikal İslamcı unsurların varlığı gibi ihtimallerin de değerlendirildiğini ifade etti.

Aynı kaynak, olay öncesinde üste güvenlik önlemleri artırılmış olmasına rağmen şüphelilerin yakalanmasını sağlayan unsurun istihbarat çalışmaları olmadığını belirtti.

İsmini açıklamak istemeyen bir kadın çiftçi, tarlada koşan "yüzleri maskeli" bir grubu gördükten sonra polisi aradığını söyledi. Çiftçi, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Sanırım 999 acil çağrı merkezini aramam, planlamış olabilecekleri her türlü eylemi boşa çıkardı," dedi.

Savunma Bakanı Wes Streeting, dün BBC'ye verdiği demeçte, halen devam eden bir soruşturmanın iddiaları ve arkasındaki nedenler hakkında spekülasyon yapmayacağını belirtti. Ancak İran'ın ülkeye yönelik tehditlerine genel hatlarıyla değinen Streeting, "İran ve uzantılarının bize zarar vermek istediğinin farkındayız. Demokrasimizden nefret ettiklerini biliyoruz ve çıkarlarımızı ya da müttefiklerimizi tehdit eden İran kaynaklı girişimleri defaatle boşa çıkarmamız gerektiğinin bilincindeyiz" şeklinde konuştu.

Zırhlı bir araç dün İngiltere'nin güneybatısındaki Fairford Üssü içerisinde devriye geziyor (AFP)
Zırhlı bir araç dün İngiltere'nin güneybatısındaki Fairford Üssü içerisinde devriye geziyor (AFP)

Ciddi terör tehdidi

İngiltere, Londra'nın kuzeyinde yaşanan antisemitik olaylar zincirinin ardından nisan ayında ülke genelindeki terör tehdidi seviyesini "yüksek" düzeyinden "ciddi" seviyesine yükseltti. Bu durum, önümüzdeki altı ay içinde bir "terör" saldırısı gerçekleşme olasılığının yüksek olduğuna işaret ediyordu.

Polis ekipleri, Yahudi toplumuna ait mülkleri veya İranlı muhalifleri hedef alan bu olayların birçoğu ile İran arasında bir bağlantı olup olmadığını araştırdıklarını bildirdi.

İngiltere mayıs ayında, İngiltere ve diğer ülkelerin istikrarını bozmayı hedefleyen gruplara finansal destek sağlamak ve saldırı planlamak da dahil olmak üzere düşmanca faaliyetlere karıştıkları gerekçesiyle İran bağlantılı 12 kişi ve kuruluşa yaptırım uyguladı. İran ise İngiltere'de veya başka bir yerde herhangi bir saldırı veya komploya karıştığı iddialarını defaatle reddetti.

"Fairford" gözaltılarına ilişkin bir açıklama da ABD Büyükelçiliği'nden geldi. Yapılan güvenlik uyarısında Amerikan vatandaşları "tedbirli olmaya" ve "kişisel güvenliklerine dikkat etmeye" çağrıldı. Uyarıda, "ABD ile bağlantılı tesisler, toplantılar ve kuruluşlar artan risklerle karşı karşıya kalabilir," ifadesine yer verildi.

İngiltere hükümeti daha önce ABD'ye, Hürmüz Boğazı'nda gemilere saldıran İran füze sahalarını vurmak amacıyla Fairford'da konuşlu bombardıman uçaklarını kullanma izni vermişti. Hükümet yetkilileri, Başbaşkan Andy Burnham'ın olayla ilgili düzenli raporlar aldığını ve pazar günü İşçi Partisi'nin yıllık kongresindeki en az iki programa katılımını iptal ettiğini belirtti.

İran Devrim Muhafızları temmuz ayında İngiltere'yi, ABD bombardıman uçaklarının Fairford Üssü'nden kalkış yapmasına izin vermemesi konusunda uyarmış ve saldırı amacıyla kullanılan her üssün meşru hedef olacağını duyurmuştu.

Fairford'da polis, üs çevresinde 400 metrelik bir güvenlik kordonu oluşturdu ve 85 evde yaşayan sakinleri tahliye etti. Üs çevresindeki güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarılırken pazar günü üç beyaz kamyonun etrafında bir bomba imha robotu görüntülendi. Ana girişte polis ekipleri konuşlandırılırken, diğer geçiş noktalarını kapatmak için ağır iş makineleri kullanıldı.

Sosyal medyada şüphelilerden bazılarına ait olduğu iddia edilen fotoğraflar paylaşıldı. Yakalandıktan sonra üstsüz şekilde görülen şahısların yer aldığı görsellerin gerçekliği henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.