Başkan Donald Trump’ın Suriye ile ilgili sürpriz çekilme kararı, oluşan boşluğun doldurulması noktasında ABD’nin müttefikleri ile yerel, bölgesel ve uluslararası alandaki rakipleri arasında askeri ve diplomatik iletişim kanalları aktif hale getirdi. Bu iletişimlerin seyrini değiştirme potansiyeline sahip iki randevu bulunuyor: Birincisi, 8 Ocak’ta Washington’da yapılacak ABD-Türkiye görüşmeleri. Diğeri ise çekilmenin tamamlanması için belirlenen 60 günlük mühlet. Bu sürenin 4 aya çıkarılmasını talep eden ülkeler de var.
Şam’da aleni bir sessizlik, dolaylı bir hareketlilik hâkim. Moskova’da çekilmenin tamamlanması beklentisi var. Washington’un Fırat’ın doğusundaki müttefiklerinden Araplar endişeli ve hareketli bir atmosferin içine sürüklenirken, Kürtler ise ‘yeni bir ihanet’in yol açtığı hissiyatla baş başa. Ankara bir yandan duruma ihtiyatlı yaklaşırken, diğer yandan atacağı adımları belirginleştirmeye çalışıyor. Tahran’da açıktan bir bekleyiş zımni bir hareketlilik mevcut. Paris, Londra ve Berlin’de ise çekilme kararının yol açtığı şaşkınlık hâli ve Washington’u kararından vazgeçirme istikametinde atılan bazı adımlar bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 14 Aralık’ta yaptığı telefon görüşmesinin akabinde Suriye ile ilgili kararını ilan etmesiyle, Fırat’ın doğusu, Menbiç ve Tenef Askeri Üssü'nden ‘tam ve hızlı bir çekilmenin’ planlama aşaması başladı. ABD Dışişleri Bakanlığına bağlı personeller saatler içerisinde Suriye’den ayrıldı. Bunları ise, sistematik çekilme hazırlıkları çerçevesinde askerlerin toparlanmasını sağlayacak ve oluşan boşlukla ilgili son düzenlemeleri yapacak olan Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) personelinin takip etmesi bekleniyor.
“Haseke’de dikkat çeken temaslar”
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre bu noktada iki senaryo öne sürülüyor. Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih’in önerdiği birinci senaryoya göre, Kandil Dağı’ndaki PKK’lı yöneticiler Süleymaniye aracılığıyla, eski ilişkilerin yeniden tesisi amacıyla Şam’da birtakım temaslarda bulundu. Şam’daki temaslar kapsamında, PKK’nın Irak ve Türkiye sınır hattının kontrolünü Suriye ordusu ve sınır birliklerine teslim etmesi ve Fırat’ın doğusunda Suriye resmi bayrağının dalgalanması yönünde pazarlıklar yapılıyor. PKK’lı yöneticilerin Şam’daki temaslarını, PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarıldığı 1998 öncesinde Suriye rejimi ile örgüt arasında 20 yıl süren “Türkiye’ye karşı ortak işbirliği” koordinasyonunun yeniden tesis edilmesi şeklinde niteleyen yorumcular da var. Buna paralel olarak son iki gündür Haseke il merkezindeki Güvenlik Karesi ile Kamışlı’nın bazı noktalarında varlık gösteren Esed rejimine bağlı güçler ile YPG birlikleri arasında dikkat çeken temaslar gerçekleşti.
YPG ve Moskova arasında da dolaylı görüşmeler yapılıyor
Öte yandan YPG ve Moskova arasında da dolaylı görüşmeler gerçekleşti. Ancak Rusya, Ankara ve Moskova arasında yapılan anlaşma doğrultusunda İdlib ile Halep’in kuzeyinde oluşturulan güvenlik şeridinin olduğu üzere kalmasını arzulayan Türkiye’yi öfkelendirmemek adına bu görüşmeye pek ilgi göstermedi. Fakat bununla birlikte rejimin sınır noktaları da dahil olmak üzere tüm Suriye topraklarında egemenliği sağlaması gerektiği fikrini savunan Rusya, ülkenin kuzeydoğu ve kuzeybatı kırsalında bir tür adem-i merkeziyetçilik fikrini de kabul ediyor.
20-30 kilometre derinliğinde güvenlik hattı planı
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey de dahil olmak üzere çekilme kararı öncesinde bazı Amerikalı yetkililerin savunuculuğunu üstlendiği ikinci senaryo ise, daha kompleks ve süreç isteyen bir yapı arz ediyor. Şöyle ki, bu senaryoya göre Türkiye’nin, Suriye’nin kuzey sınır hattında Türkiye-Irak-Suriye hattı boyunca uzanan ve derinliği 20-30 kilometre olan bir güvenlik şeridine kavuşması; ABD’nin geçtiğimiz hafta Ayn el-Arap (Kobani) ve Tel Abyad’da kurduğu gözlem noktalarının kaldırılması; YPG’nin sınır hattından uzaklaştırılması; aralarında Suriyeli Kürtlerin de olduğu ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde eğitim alan Rojava Peşmergelerinin sınır noktalarına konuşlandırılması; Arap aşiretlerin DEAŞ’la mücadele kapsamında Halep’in kuzeyi ve Fırat’ın doğusunda kalan bölgelerde toplanması öngörülüyor. Bölgedeki demografik yapının eski dengesine kavuşturulmasının hedeflendiği son şıkkın hayata geçirilmesinde, Ankara-Erbil hattında mekik dokuyan 'Suriye'nin Yarını' adlı muhalif hareketin lideri Ahmet Carba etkili rol oynuyor. Böylece Arap nüfusunun yoğunlukta olduğu Rakka ve Tabaka gibi bölgelerde demografik yapının yeniden eski dengesine kavuşturulması hedefleniyor.
Ayrıca bu senaryonun Moskova ve Şam’dan onay alması için, ülkedeki bütün sınır noktalarına Suriye rejim güçlerinin yerleşmesi öneriliyor. Aynı şekilde, DEAŞ’la mücadelenin Arap aşiretleri tarafından omuzlanması fikri savunuluyor. DEAŞ’la mücadelede Arap aşiretleri ve muhalif güçlerin rol alması gerektiği fikri 2014 yılında Türkiye tarafından dillendirilmişti. Aynı zamanda örgüte karşı verilecek mücadelede, ABD’nin çekilme kararı sonrasında dağılma ihtimaliyle karşı karşıya kalan Tenef Askeri Üssü'ndeki yaklaşık iki bin muhalif savaşçının desteğine başvurulması, bu senaryoda öne sürülen diğer fikirlerden biri.
Gözler 8 Ocak’ta yapılacak toplantılarda olacak
Ankara ve Washington’un Menbiç konusunda vardıkları anlaşma uyarınca YPG güçlerinin tamamen bölgeden çekilmesi, örgüte bağlı unsurların Menbiç Askeri Meclisi'nden geri çekilmeleri, yeni meclisin kurulması ve iki ülkenin bölgedeki ortak devriyelerin bağlı müttefik güçler tarafından sürdürülmesi gibi konularda Türkiye-ABD ilişkilerinde bir sınama görevi görecek.
Tüm bu fikirler ve dahası, ABD ve Türkiye’nin 8 Ocak’ta Washington’da düzenleyeceği diplomatik ve askeri toplantıların görüşme konularını oluşturuyor. Türk tarafı görüşmelere YPG’nin bölgeden tasfiyesi ve DEAŞ’la mücadele dosyasıyla gelecektir. Diğer taraftan ABD ise, iki ay içinde ‘tam çekilme’nin detaylarının yer aldığı dosyası ile katılacaktır. Ayrıca ABD tarafının görüşmesi muhtemel konular arasında DEAŞ Karşıtı Koalisyon tarafından sağlanan hava ambargosunun akıbeti de bulunuyor.
SDG’li yetkililer Paris’te
Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) siyasi kanadı Suriye Demokratik Konseyi'nin eş başkanları İlham Ahmed ve Riyad Darar’ın başında bulunduğu Kürt heyetini, Cuma günü düzenledikleri Paris ziyaretinde, ABD’nin çekilme kararıyla ‘pusulasını şaşırmış’ ve ‘afallamış’ olan Fransız yetkililer karşıladı. Türkiye’nin operasyonu bekletme kararı heyet için sevindirici bir haber olabilir. Ancak bu haber, heyetin, Türkiye’nin ani saldırısı karşısında askeri birliklerin DEAŞ’a karşı verdiği mücadenin Türkiye’nin açacağı cephelere doğru kayacağı yönünde yaptığı uyarıları etkisiz hale getirdi. Heyet açısından üzücü haber ise, ABD’nin çekilme kararına işaret eden Fransız yetkililerin askeri ve hava ambargosu konusunda yardım edemeyeceğini bildirmesiyle geldi.
ABD ve Türkiye, Suriye’deki boşluğu doldurma haritasını görüşecek
Suriye'nin kuzeydoğusundaki ABD ekipleri (AFP)
ABD ve Türkiye, Suriye’deki boşluğu doldurma haritasını görüşecek
Suriye'nin kuzeydoğusundaki ABD ekipleri (AFP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة

