Filistin’in karşılaştığı zorluklar uzun yıllardır değişmiyor. Her yeni yıla, ‘işgali sonlandırma, bir devlet kurma, hükümetin geleceği, siyasi sürecin sonu’ gibi kapsamlı başlıklarla giriyorlar. Son 10 yıldır gündemlerine ‘uzlaşı ve bölünmeyi sonlandırma’ başlığını da eklediler. Hiçbir şey değişmiyor.
Ancak önümüzdeki yıl, gelecek açısından oldukça önemli olabilir. 2019 yılı Filistinlilerin nasıl bir akıbete sahip olabileceğini belirleyebilir. 25 yıl önce kurulan Filistin hükümeti, Oslo Anlaşması’ndan 5 yıl sonra bağımsız bir Filistin devleti kurmayı bekliyordu. Ancak İsrail’in bulunduğu bölümleri olduğu gibi bırakıp diğer kısımları yıkan anlaşmanın dipnotları hükümet ve Filistinlileri yanılttı. Filistin hükümeti, bugün, İsrail hükümetinin yerleşimcileri, onu tamamen kuşatan ABD karşısında kendini savunmak zorunda kalıyor.
Yeni yılda hükümetin karşı karşıya kalacağı sıkıntılar 3 noktaya odaklanıyor; İsrail ile ilişkiler, ‘Yüzyılın Anlaşması’ da dahil olmak üzere ABD ile ilişkiler ve Hamas ile ilişkiler. Pratikte hükümet, ABD ve İsrail ile ilişkilerini gözden geçirmeye ve ayrıca Hamas konusunda da kapsamlı kararlar almaya başladı.
Fetih Hareketi Merkez Komitesi Üyesi Muhammed İştiyye, Beytüllahim'de yabancı ülke konsolosları ile Arap ve yabancı gazeteciler için düzenlenen Noel yemeğinde, “İşgal devleti ile ilişkilerin değişmesini istiyoruz. İsrail’e, düşmanlığa devam ettikleri takdirde anlaşmalara saygı duymayacağımızı ifade eden bir mektup gönderdik” şeklinde konuştu.
İştiyye, yönetimin, şu an İsrail ile siyasi, ekonomik, hukuki konular üzerinde çalışmalar yürüttüğünü belirterek, “Şu an siyasi düzeyde ilişkimiz bulunmuyor. Şehir merkezlerinde işgal güçlerinin eylemlerine tanık oluyoruz. İsrail’in barış ortağı yok. İsrail, imzalanan anlaşmalara saygı göstermedi” dedi.
Muhammed İştiyye, hukuki bir çalışma grubunun İsrail’i tanımayı feshetme veya askıya alma üzerinde çalıştığını, önümüzdeki günlere gerçekleştirilecek yönetim toplantılarından sonra net bir tavır sergileneceğini ifade etti.
ABD-Filistin çatışması
Filistin-İsrail ilişkisi, ABD-Filistin ilişkisinden ayrılamaz. Hükümet, Filistinlilere ekonomik abluka uygulayan ABD ile olan ilişkisini belirlemek için de çalışıyor. İştiyye, ABD’yi tutumunu Filistin yönetimine dayatmakla suçlayarak, “Trump yönetimi, bizi fikirlerini kabul etmeye zorluyor. Tıpkı bir inek sürüsünün mezbahaya götürüldüğü gibi bizi sürmeye çalışıyorlar. Kudüs konusundaki tutumları ve Kudüs’ü İsrail’in başkenti kabul etmeleri nedeniyle başarısız oldukları doğru. Ancak eylemlerinde başarısız olmalarına rağmen askıda kaldık” dedi.
İştiyye, Filistin yönetiminin, Washington’ın Kudüs ve mülteciler hakkındaki tutumu nedeniyle ‘ABD’nin barış anlaşmasına’ karşı çıkacaklarını vurguladı. Muhammed İştiyye’ye göre ABD’liler Gazze’de bir devlet kurmak istiyor. Öte yandan Filistin hükümeti Hamas’ı Gazze’de tek başında ateşkes anlaşmaları imzalaması nedeniyle bu projeye yardımcı olmakla suçluyor. İştiyye, “Gazze, iki takıma ayrılan 10 oyuncunun vekalet savaşlarını yürüttüğü bir yer haline geldi. Bu takımlardan ilkini İsrail yönetiyor. Mevcut durumu korumayı ve ateşkes sağlamayı istiyor. İkincisi ise, mevcut durumun bozulmasını ve kapsamlı ulusal bir uzlaşıya varılmasını istiyor. Çünkü Gazze olmaksızın bir Filistin devleti kurulamaz. Gazze’de de bir devlet olamaz. Uzlaşıya varmak istiyoruz. Fetih'in uzlaşma perspektifi, tek bir otoritenin, bir yasanın ve bir silahın varlığına dayanıyor. Hamas ise görev dağıtımı açısından bakıyor. Hamas’ın perspektifini kabul etmediğimiz gibi o da bizimkini kabul etmiyor. Bu durumda seçime gideceğiz” şeklinde konuştu. Fetih üyesine göre uzlaşma ve Hamas ile ilgili kararlar bulunuyor. ABD ve İsrail ile ilişkileri belirleyici kararlar da alınacak.
Filistin Merkez Konseyi’nin kararlarını uygulamak için kurduğu komitenin bu süre içerisinde İsrail, ABD ve Hamas ile ilişki konusunda belirleyici kararlar için çeşitli mekanizmalar geliştirmek üzere toplantılarını sürdürmesi bekleniyor. Komiteye daha önce kararlı eylemler yapma taahhüdüne bulunan Mahmud Abbas başkanlık ediyor. Yönetim kurulu Üyesi Ahmed Mecdelani, bu çerçevede çalışan bir komite grubunun, birçok öneri ve adımı büyük ölçüde tamamladığını söyledi. Ayrıca bunların onaya sunulduğunu ifade eden Mecdelani, sorunun ABD, İsrail ve Hamas ile çatışmada ileri ve paralel ilerlemek için yeterince olgunlaştığını ifade etti. İsrail ile güvenlik iletişimi ve bilgi alışverişinin sona ermesi, Paris Ekonomi Anlaşması’nda İsrail’e bağlılığın sona erdirilmesi, toprakların eşitlenmesi ve tescillenmesi, İsrail’den bağımsız olarak nüfusun adli sicil kaydının tutulması hakkında tartışmalar bulunuyor. Komite, ayrıca hükümetin ABD ile ilişkisi üzerine de çalışıyor. Bu, güvenlik anlaşmalarının sona ermesini, uluslararası kurum, kuruluş ve organlara katılımı sürdürmeyi de kapsıyor. Hamas ile ilgili ilişkilerde ise; Gazze’nin finanse edilmesini durdurma, Hamas’ın kontrolü altında bulunan ve işlevsel olmayan Yasama Meclisi hakkında kararlar alma konuları ele alınıyor.
‘Otoriteden’ ‘devlete’ geçiş
Bu kararlar, İsrail ile bir ölçüye kadar açık bir çatışma anlamına geliyor. Bu da hükümetin kararlılık kabiliyeti ile ilgili sorgulamaları ortaya çıkarıyor. Bunlar, Filistin yönetimine kadar ulaşan açık ve meşru sorgulamalardır. Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Konseyi Genel Sekreteri Saib Ureykat, İsrail ve ABD’nin Filistin Otoritesi’ni yıkmak için bir planı bulunduğuna dair endişesini gizlemeyerek, “Otoritenin imha edilmesini hedefleyen açık bir plan var” şeklinde konuştu.
Ureykat, Otorite’nin bu hali fazla sürdüremeyeceğini vurgulayarak, “Bu durum devam etmeyecek, tek çözüm otoriteden devlete geçmekte’ ifadelerini kullandı.
Bu mümkün bir seçenek mi? Bedeli ne?
Siyasi analist Muhammed Hevvaş, bunun mevcut durumda mümkün bir seçenek olmadığını zor ve karmaşık bir seçenek olduğunu ifade etti. Hevvaş, Filistinlilerin bu durumu gerçekleştirmek için, İsrail’in ise gerçekleşmemesi için savaş verdiği bir ‘hayal’ olarak niteledi. En önemli problemin de bu olduğunu belirtti.
2019’da büyük değişiklikler olma ihtimalinin bulunmadığını düşünen Hevvaş, “Hükümetin olağanüstü kararlar almasını beklemiyorum. Belki anlaşmalarda düzenlemeler yapabilir ancak bu da uluslararası bir destek ve anlaşmayla sağlanabilir. Bunun da asıl meselelerle ilgili olacağını düşünmüyorum” şeklinde konuştu.
Hevvaş, “Otorite, politik bir başlık haline geldi. Bu nedenle hükümetteki herhangi bir Filistinli ve ya örgüt otoriteyi dağıtmayı düşünmüyor. Tüm söylenenler İsrail üzerindeki politik baskının bir parçası” dedi.
Siyasi analist Hevvaş, ayrıca, İsrail’in hükümetin çökmesine yardımcı olmasını beklemiyor. Çünkü bu farklı ve bilinmeyen sorunlar doğurabilir. Bölge genelinde huzursuzluk ve istikrarsızlığa yol açabilir diyerek İsrail’in zayıf bir hükümet istediğini söylüyor. Ancak Otorite’nin istediği ile İsrail’in istediği dışında üçüncü bir taraf olarak, genellikle olayların seyrini değiştirebilmesine rağmen çoğu zaman ihmal edilen Filistin halkının istediği var.
2019’da Filistin hükümeti her türlü sürprize açık
Abbas, Ramallah’taki Merkez Konseyi çalışmalarının açılışını yaparken (AFP)
2019’da Filistin hükümeti her türlü sürprize açık
Abbas, Ramallah’taki Merkez Konseyi çalışmalarının açılışını yaparken (AFP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة