​Mısır, 2019’da anayasa değişikliğini bekliyor

Sina’nın kuzeyinde, el-Ariş sokaklarındaki ordu güçleri (EPA)
Sina’nın kuzeyinde, el-Ariş sokaklarındaki ordu güçleri (EPA)
TT

​Mısır, 2019’da anayasa değişikliğini bekliyor

Sina’nın kuzeyinde, el-Ariş sokaklarındaki ordu güçleri (EPA)
Sina’nın kuzeyinde, el-Ariş sokaklarındaki ordu güçleri (EPA)

Görünüşe bakılırsa Mısır’da yeni yıl öncekilerden farklı olacak. Zira gelecek yıl için yapılan planlamalara bakılırsa ülkenin çehresinde, farklı alanlarda meydana gelebilecek büyük bir değişim göze çarpıyor. Mısırlılar 2019 yılında anayasanın değiştirilme ihtimali başta olmak üzere dikkat çekici siyasi ve ekonomik eğimler, Başkan’ın yeniden seçilmesi sürecine yönelik hazırlık, idari binaların (devlet başkanlığı ve bakanlıklar) yeni yönetim merkezine (Kahire’nin doğusu) taşınması, yerel paranın akıbeti ve petrol fiyatlarındaki küresel dalgalanmaların ülke ekonomisine etkisi ile meşgul olacak.
Siyasi dosyalar her ne kadar sınırlı ve açık bir şekilde kapanmaya yakınsa da ekonomi dosyası, gündemin başında yer alıyor. Bunun başlıca nedenlerinden biri ise enflasyon oranındaki istikrarsızlık. Genel Seferberlik ve İstatistik Genel Merkezi’nin (CAPMAS) verilerine göre enflasyon geçen kasım ayında yüzde 15,6 iken bu oran 2017’nin aynı ayında yüzde 26,7 olarak verilmişti. Ekonomi dosyasını önemli kılan diğer etkenler arasında hükümetin petrol ve elektrik sektörlerinde enerjiye desteğin azaltılmasına yönelik planını uygulamaya devam etmesi ve ikiden fazla çocuğa sahip ailelerin ihtiyaç sahiplerine nakit destek saplayan programdan payının azaltılması yer alıyor.
Siyasi olarak ilk sırasında ise Ehram Siyasi ve Stratejik Araştırmaları Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Amr Haşim Rebi’nin gözlemlerine göre önümüzdeki yıl değişeceği yönünde ‘ciddi belirtiler’ olduğu söylenen anayasa konusu yer alacak gibi duruyor. Rebi ayrıca Meclis Başkanı’nın yeniden seçilmesinin önünü açmak ve şimdi olduğu gibi iki dönemle sınırlı tutmamak adına anayasayı değiştirmeye mecbur etmek adına bazı kişiler tarafından Acil Durumlar Mahkemesi’nde dava açıldığını söyledi. Meclis Başkanı Ali Abdulâl olmak üzere ülkenin önde gelen iki milletvekilinin de ‘genel değişikliğin engellenmemesi” ve ‘anayasanın geçiş döneminde yazıldığı ve metinlerinin gözden geçirilmesi gerektiği’ konularında açıklamaları mevcut.
Mısır Anayasası’nın 140’ıncı maddesinde ‘Cumhurbaşkanı, selefinin görev süresinin bittiği günden başlayarak dört seneliğine seçilir ve yalnızca bir kez daha seçilme hakkına sahiptir’ ibaresi yer alıyor. Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, geçen haziran ayında Temsilciler Meclisi huzurunda ikinci dönem için yemin etti.
Buna karşılık araştırmacılar ve siyasetçiler, anayasanın değiştirilerek başkanlık süresinin uzatılmasının, Sisi’ye iktidara geldiği zamandan itibaren başlattığı büyük projeleri tamamlama fırsatı sunacağı görüşünde. Bazılarına göre ise söz konusu dört yıl, uzun vadeli programların uygulanması için yeterli değildir. Bu görüşü benimseyenlerden olan Siyaset Bilimi Profesörü Dr. Mutezbillah Abdulfettah, geçen kasım ayında sosyal medyadaki takipçileri ile paylaştığı bir videoda mevcut durum için ‘doktorun ameliyat odasında yarasını açık bir şekilde bırakıp terk ettiği bir hasta’ benzetmesini yapmıştı. Abdulfettah, Cumhurbaşkanlığı süresinin 6 yıla çıkarılarak bu önerinin ikinci görev döneminin bitmesinin ardından uygulanması çağrısında bulunmuştu.
Rebi’nin siyaset arenasında önemli gördüğü bir diğer başlık ise meclis seçim yasaları… İlk toplantısını 2016 yılında gerçekleştiren ve anayasaya göre üyelik süresi beş yıl olarak belirlenen Temsilciler Meclisi’nin gündeminde seçim yasasındaki değişiklik olacak. Yapılacak değişikliklerden bir diğeri ise bölge temsilcilerinin, bireysel ve liste sistemi arasında bölünmüş mevcut sistemde olduğu gibi değil mutlak listenin oylanması ile seçilmesi var.
Mısır Meclisi’nde 590’dan fazla milletvekili bulunuyor. Bunların yüzde 60’ı bağımsızlardan oluşurken diğer partiler ve sahip oldukları sandalye sayısı şöyle sıralanıyor:
 Özgür Mısırlılar Partisi: 65 milletvekili
Vatan’ın Geleceği Partisi: 64 milletvekili  
Vefd Partisi: 36 milletvekili
2019 yılında Anayasa ve Meclis planında gerçekleştirilmesi beklenen temel değişikliğe yönetim merkezi ile ilişkili bir başka değişiklik eşlik edecek. Buna göre bakanlıklar ve devlet başkanlığı, ülkenin tarihi başkentinden ayrılarak Kahire’nin merkezinden yaklaşık 65 km uzaklıktaki ‘yeni idare merkezine’ taşınacak.
Yeni merkeze taşınacak olan Mısırlılar ile şehirlerde ve bölgelerde kalacak olanlar, yeni yıldaki ekonomik durumdan eşit oranda etkilenecek. Ekonomi Uzmanı Ömer eş-Şeneti, 2019 yılının ikinci yarısının Mısır’ın farklı uluslararası taraflardan aldığı kredi ve finansman desteklerinin ilk taksit ödemeleri ile devam edeceğini ancak IMF kredisinin bunlar arasında yer almadığını aktardı. 
IMF, 2016 yılında Mısır’a 12 milyar dolar borç vermeyi kabul etti. Kahire, ödemeleri, uluslararası kurumun yetkilileri tarafından hükümetin ‘reform’ uygulamalarına ilişkin yapılan dönemsel incelemelerle bağlantılı olarak alıyor. Son ödeme ise 2019’un mart ayında yapılacak.
Eş-Şeneti, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bu borçların ödenmesinin önümüzdeki yıl süresince vatandaşlar üzerinde gözle görülür doğrudan bir etkisi olmayabilir. Ancak bu, yeni yılda doğrudan olmasa da devletin diğer ekonomi kararlarını ister istemez etkileyecektir.”
Eş-Şeneti açıklamasında petrolün küresel fiyatı ve mevcut istikrarsızlık halinin doğuracağı sonuçlar ile Mısır’da yakıt desteğinin kaldırılmasına yönelik muhtemel kararlar arasındaki ilişkiye dair de açıklamalarda bulundu:
“Şayet küresel fiyat ortalaması varil başına 50-60 dolar arasında seyretmeye devam ederse Mısır, yıl boyunca bir defalığına desteği azaltacak. Bu, en olası senaryodur. Artış beklentileri değişirse de hükümet, aynı sene içerisinde fiyatlarda ikinci bir artışa başvuracak ve bu da birçok üründe fiyat artışına yol açacaktır”.
Amerikan dolarının Mısır cüneyhi karşısında değerlenmesinin olumsuz sonuçlar doğurmasını bekleyen eş-Şeneti, ‘yükselen para krizi’ olarak bilinen duruma ve doğrudan yabancı yatırımları çekme konusundaki yerel gücün zayıflamasına ilişkin yaptığı değerlendrmede dolar kurunun cüneyh karşısındaki durumunun ‘takip edilmesi gereken bir gösterge’ olduğunu söyledi.
Eş-Şeneti, ekonomik durumun önümüzdeki yıl Mısırlılar üzerinde beklenen ekonomik etkileri hakkında da şunları söyledi:
“Ailelerin çoğunun önümüzdeki yıl süresince harcamalarını kısmaya yönelmesi muhtemeldir. Özellikle de enflasyon oranlarının arttığına dair göstergelerin varlığında... Devletin inşaat sektörünün gelişimine odaklanması ve bunun sürdürülebilir kalkınma sürecine yansımamasının yanı sıra işsizliğin azaldığı veya kalkınmanın meyvelerinin vatandaşların daha geniş kesimlerine dağıtıldığı görülüyor.”
Uluslararası ilişkiler alanında ise Kahire’nin dış politikası, önümüzdeki yılda büyük oranda ülke için ‘stratejik bir hedef’ gerçekleştirmeye odaklanacak gibi görünüyor. Bu hedef, Afrika’nın derinliğindeki varlığı ve etkiyi pekiştirmeyi temel alıyor. Bilindiği üzere Mısır, 2019’un şubat ayında Afrika Birliği’ne başkanlık yapacak. Aynı şekilde Kalkınma İçin Ortaklık Ajansı ile bazı Mısırlı şirketlerin Kıta ülkelerinde yürüttüğü birçok proje bulunuyor. Bunlar, yeni yılın gündeminde de kendine yer edinecek.
Diğer yandan Etiyopya’nın ‘Kalkınma Barajı’na ilişkin müzakerelerin de daha ileri bir aşamaya taşınması bekleniyor. Nitekim Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, geçen haziran ayında kendisinin altyapı projeleri için Mısır, Etiyopya ve Sudan arasında üçlü bir fon oluşturmaya ‘özel bir önem’ atfettiğini söyledi. Aynı şekilde barajın etkilerinin araştırılmasından sorumlu Fransız Danışma Ofisi, barajın suların döküldüğü iki ülke olan Mısır ve Sudan’da yaptığı çevre ve hidrolik araştırmalarını sonlandıracağını duyurdu.
Arap dünyası meselesine gelince… Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Said Ellavindi, Mısır ile Körfez arasında; Körfez’de de özellikle Suudi Arabistan ve BAE arasında işbirliğinin ‘daima ve sürdürülebilir bir gelişme kaydettiğine, önümüzdeki yıl da aynı yaklaşımla devam edeceğine’ inanıyor. Ellavindi, Doha yakınlarındaki Müslüman Kardeşler cemaatinin otoritesinin ortadan kaldırılmasından sonra Mısır liderinin Riyad ve Abu Dabi ile birlikte yürüttüğü ‘hava temizleme politikasına işaret ediyor. Ellavindi’ye göre tutumların uyumu ile karşılıklı ve ortak dosyaları yöneten yetkililer düzeyindeki ziyaretler de Arap ve Körfez ilişkilerinin özellikle Mısır için ifade ettiği stratejik öneme büyük oranda açıklık getiriyor. Sisi de ‘Körfezin güvenliği Mısır’ın güvenliğidir’ diyerek bu noktayı birkaç kez dile getirmişti.
Ellavindi, ‘Arap dörtlüsünün yeni yılda güçlü bir ittifak olarak yoluna devam edeceğine ve Doha’nın politikasında bir değişiklik yapmaması halinde krizde rahatlama olmasının zorluğuna işaretle şunları söyledi:
“Katar rejiminin tutum ve faaliyetleri, İran ve Türkiye’ye nasıl yaklaşarak Arapların taleplerine cevap vermek için herhangi bir adım atmadığını büyük oranda ortaya koyuyor. Arapların istediği terör oluşumlarını desteklemekten veya komşu ülkelerin içişlerine karışmaktan vazgeçmesidir.”



Savaş uçakları Husilerin kayıplarını artırıyor

Taiz kentinin doğusunda Husilere ait mevzilere düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen duman (Reuters)
Taiz kentinin doğusunda Husilere ait mevzilere düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen duman (Reuters)
TT

Savaş uçakları Husilerin kayıplarını artırıyor

Taiz kentinin doğusunda Husilere ait mevzilere düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen duman (Reuters)
Taiz kentinin doğusunda Husilere ait mevzilere düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen duman (Reuters)

Yemen Silahlı Kuvvetleri, 3 gün içinde 2 bin 316 Husi mensubunun öldüğünü veya yaralandığını açıkladı. Açıklamada, bu sayının 8 cephede gerçekleştirilen 706 hedef alma operasyonu sonucunda ortaya çıktığı belirtildi. Operasyonlarda savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA), topçu birlikleri, keskin nişancılar ve roketatarlar kullanıldı. Söz konusu cephelerin Kataf, el-Bak, Aleb, Cevf, Marib, Beyda, Lahic ve Taiz olduğu kaydedildi.

Hükümet güçleri, operasyonlarda personel taşıyıcılar, araçlar, takviye birlikleri, füze fırlatma platformları ve silah depolarının imha edildiğini veya kullanılamaz hâle getirildiğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre çatışmaların en yoğun olduğu bölgeler Taiz ve Lahic olurken, Husilerin saldırıları sürmesine rağmen temas hatlarında büyük ölçüde değişiklik yaşanmadığı belirtildi.

Taiz’de savaş uçakları, vilayetin doğusundaki Husi mevzileri, silah depoları ve silahları hedef aldı. Saldırılar Maviye Kavşağı, Salih Kenti çevresi ve İstikbal Kampı’nı kapsarken, saldırılar Husi grubuna ait takviye birliklerinin bölgeye ulaşmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Ayrıca kentin batısındaki er-Rabii bölgesine bağlı el-Merzam’da Husi takviyelerini hedefleyen hava saldırısında, askeri kaynaklara göre bir tank yandı.

Hükümet güçleri Cebel Habeşi ve el-Aneyn bölgelerindeki saldırıları püskürtürken, topçu birlikleri de çeşitli cephelerde Husi mevzileri ve toplanma noktalarını hedef aldı. Hava savunma sistemlerinin ise gruba ait bir İHA’yı düşürdüğü bildirildi.

Husi grubu Taiz’e farklı yönlerden baskı kurmaya çalışırken, çatışmalar el-Vaziiyye’de ve oradan Lahic’in batısındaki el-Mudâribe, Ras el-Are ve Kahbub bölgelerine kadar devam etti. Bu bölgelerde düzenlenen İHA saldırılarında Husi unsurlarının toplandığı noktalar ve araçları hedef alındı.


Irak’ın “Egemenlik Günü”ne saatler kaldı

Irak güvenlik güçlerine ait araçlar Bağdat’ta (Arşiv-AFP)
Irak güvenlik güçlerine ait araçlar Bağdat’ta (Arşiv-AFP)
TT

Irak’ın “Egemenlik Günü”ne saatler kaldı

Irak güvenlik güçlerine ait araçlar Bağdat’ta (Arşiv-AFP)
Irak güvenlik güçlerine ait araçlar Bağdat’ta (Arşiv-AFP)

Irak’ın, ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin ülkedeki son askerinin bugün ayrılacağı “egemenlik gününe” yalnızca saatler kaldı. Irak makamları “egemenlik günü”nü kutlamaya hazırlanırken, Kürdistan Bölgesi’nde çekilme sürecine ilişkin endişeler artıyor.

Irak makamları, ABD güçlerinin Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki ana karargâhını devraldı. Irak Güvenlik Medya Hücresi Başkanı Korgeneral Saad Mean, hükümetin artık ülkedeki askeri ve güvenlik varlığının niteliğini belirleme konusunda “son sözü söyleyen makam” konumunda olduğunu söyledi.

Koalisyon güçlerinin ülkenin merkezinden çekilmesinin tamamlanmasının ardından, Kürdistan Bölgesi’nden nihai çekilme için son hazırlıklar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Bağdat’ta çekilme süreci sevinçle karşılanırken, Kürdistan Bölgesi’nde ise endişeye yol açıyor. Bölgesel hükümetin başkanı Mesrur Barzani, pazar günü yaptığı açıklamada, “Kürdistan Bölgesi’nin kendisini koruyacak herhangi bir savunma sistemi sağlanmadan açıkta bırakılması endişe verici” ifadelerini kullandı.


Suriye: Şula ile Deyrizor arasındaki doğal gaz hattında sabotaj nedeniyle yangın çıktı

Yangın, gaz akışının durmasına neden oldu (SANA)
Yangın, gaz akışının durmasına neden oldu (SANA)
TT

Suriye: Şula ile Deyrizor arasındaki doğal gaz hattında sabotaj nedeniyle yangın çıktı

Yangın, gaz akışının durmasına neden oldu (SANA)
Yangın, gaz akışının durmasına neden oldu (SANA)

Suriye Petrol Şirketi dün akşam Şula bölgesi ile Deyrizor'u birbirine bağlayan doğal gaz boru hattında yangın çıktığını açıkladı. Şirket, yangının “bir sabotaj eylemi sonucunda hattaki kesme vanasının patlaması” nedeniyle meydana geldiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Suriye Haber Ajansı'ndan aktardığına göre kamuya ait şirket, yangın nedeniyle Cebse Tesisi'nden elektrik üretim santrallerine gaz akışının durduğunu bildirdi.

Şirket ayrıca itfaiye ekiplerinin yangının öncesinde ve sonrasında bölgeyi izole ettiğini ve bölgede gaz basıncının düşmesiyle birlikte “yangını tamamen söndürme çalışmalarının sürdüğünü” açıkladı.