İtalya 2019’a Avrupa seçimleri öncesi popülizmin yükselişiyle giriyor

Cenova kentinde Morandi köprüsünün çökmesi İtalya'daki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti (EPA)
Cenova kentinde Morandi köprüsünün çökmesi İtalya'daki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti (EPA)
TT

İtalya 2019’a Avrupa seçimleri öncesi popülizmin yükselişiyle giriyor

Cenova kentinde Morandi köprüsünün çökmesi İtalya'daki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti (EPA)
Cenova kentinde Morandi köprüsünün çökmesi İtalya'daki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti (EPA)

İtalya, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından Benito Mussolini liderliğinde Sosyalist Parti’den ayrılan bir grup muhalif aşırı sağcı politikacı tarafından başlatılan hükümet karşıtı bir protesto dalgasıyla sarıldı. Antik Roma'daki savaşçılar tarafından kullanılan ve Latince'de “Fascis” (Faşist) olarak bilinen askeri sembolün adını taşıyan bu örgüt 1921'de Ulusal Faşist Parti'ye dönüşerek 26-27 Ekim 1922'de Roma'da demokratik hükümeti deviren ve tarihteki ilk faşist diktatörlüğünü kuran büyük bir ilerleyişe imza attı.
O sırada, askeri bir yenilgi yaşayan Alman İmparatorluğu, Fransa’daki Versay Sarayı’nda küçük düşürücü bir antlaşmanın imzalanmasının ardından moralini yerine getirecek bir lider ararken Adolf Hitler adında Avusturya doğumlu genç bir asker ortaya çıktı. Almanya'nın yenilginin küllerinden yeniden doğmasını sağlayacağına ve Avrupa’da Germen ırkının egemenliği için yeni bir rejim kuracağına söz verdi. Ardından tüm dünyaya yayılan savaşı alevlendiren Nazi rejimini kurdu.
Avrupa birliği (AB) projesi bu acı deneyimlerin tekrarlanma korkusundan doğdu. AB, 1951'de AB’nin temellerinin atıldığı Paris Ekonomik Antlaşması’nın hükmünü ortadan kaldıran Roma Anlaşması’nın ardından 1957'de, Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg tarafından İtalya’nın başkentinde imzalanmasıyla kuruldu.
Bilindiği üzere Avrupa, AB projesinin başlangıcına kadar tarihinde uzun bir barış ve refah dönemi görmedi. Dünyada birçok bölge için örnek teşkil eden bu proje gibi ekonomik, politik ve sosyal uyum barındıran başka bir bölgesel proje bilinmiyor. AB yıllar sonra bile kompakt bir yapı ve hızlı genişleme sayesinde büyük küresel zorluklarla başa çıkabilecek gibi görünüyordu. Ancak 2008'deki küresel mali krizin yanı sıra AB projesine olan güveni sarsan ve büyük zorluklarla yüzleşecek dokunulmazlığını etkileyen ekonomik ve sosyal krizler,  AB’de zayıflık belirtilerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Aşırı sağcı ve popülist partilerin tekrar büyümelerini engelleyen AB projesinin değerlerini ve kurallarını kırarak siyasi sahneye girmelerini sağlayanların onlarca yıldır bekledikleri bu durum, özellikle de mali krizle mücadelenin sosyal açıdan pahalıya patladığı ülkelerde yeniden toparlanıp halkın desteğini kazanmalarını sağladı.
Ancak bu güçlerin Avrupa sahnesindeki güçlü yükselişlerine katkıda bulunan eksen kayması, Afrika ve Orta Doğu'daki çatışma bölgeleri ve yaşamsal akut krizlerden kaynaklı göç akınıyla aynı döneme denk geldi. Avrupa hızla faşizmin ve Nazizmin büyüdüğü aşırı milliyetçi eğilimlere hayat veren verimli bir sahaya dönüştü. Aşırı sağcılık ve popülizm artık Avrupa sahnesinde asılı bir fikir olmaktan çıkarak geçmişin hayaletlerini uyandıran ve AB projesinin temellerini sarsan güçlü bir geri dönüş yaşadı. Akın akın devam eden göç dalgası ve artan baskının etkisiyle alev gibi Avrupa’nın dört yanına yayıldı.
Bu durum, Beyaz Saray'da yeni çıkan “sağcı rönesans” olgusuna da yabancı değil. Hatta ilk aşamada dünyaya bakan bir deniz feneri gibiydi. Bu da ona ahlak ve eksik olan politik meşruiyeti kazandırdı. Ancak aşırı sağcı partilerin oluşturduğu İtalya’nın koalisyon hükümeti, popülizmin yayılmasının sembolü ve ciddiyetinin en belirgin göstergesi oldu. AB projesinin beşiği olan İtalya’da büyük bir parlamento çoğunluğuna sahip olan bu ilk popülist hükümet, AB’yi temellerinden sarsarken birliği tehdit etmekten de gurur duyuyor.
Avrupa'daki popülist hareketin ilk büyük zaferi 2008’deki mali krizden sonra AB projesinin üç taraflı en kritik aşaması olan göç, terörizm ve tasarruf politikaları içindeki siyasi tartışmayı sınırlandırmayı başarmasıydı. Bu, sağ ve sol arasında yıllarca uzlaşılan geleneksel rekabet arenasında siyasi çatışmaların ortaya çıkmasına neden oldu. Gelecek bahardaki seçimler, Avrupa Parlamentosu'nun oluşturulmasından bu yana ilk kez yalnızca muhafazakârlarla ilerlemeciler arasında olmayacak. Bu yarış artık AB’nin kalesini içten kuşatmak için safları sıkılaştıran popülistler ile bu kuşatmayı kırmak için ortak bir planı olmayan Avrupalılar arasında da geçecek.
Fransa’da, Avrupa’daki popülist eğilim karşıtlığına liderlik etmesi için seçilen Emmanuel Macron’un politikasına karşı yapılan son protestolar, aşırı sağcıların AB organlarında ve Avrupa siyasi ortamında daha geniş ve daha etkili pozisyonlara doğru ilerlemelerine katkıda bulundu. İngiltere’nin AB’den çıkışı için kesin bir formül beklenirken aşırı sağcı ve popülist partilerin 40 yaşındaki AB’nin denklemini kırmak için bir sonraki birleşik veya müttefik listelerde Avrupa seçimlerini gerçekleştirecekleri neredeyse kesinleşti.



Rusya’da havai fişek fabrikasında çıkan yangında 14 kişi hayatını kaybetti

Rusya'da meydana gelen bir yangın (Arşiv – Reuters)
Rusya'da meydana gelen bir yangın (Arşiv – Reuters)
TT

Rusya’da havai fişek fabrikasında çıkan yangında 14 kişi hayatını kaybetti

Rusya'da meydana gelen bir yangın (Arşiv – Reuters)
Rusya'da meydana gelen bir yangın (Arşiv – Reuters)

Rusya’nın merkezinde bir havai fişek fabrikasında çıkan yangında en az 14 kişi hayatını kaybetti. Rusya devlet medyası, dün acil durum ekiplerine dayandırdığı haberinde bir kişinin de yaralandığını bildirdi.

Rusya devlet televizyonu RT tarafından yayımlanan görüntülerde, alevler içindeki enkaz yığınından yoğun kıvılcımların yükseldiği görüldü.

TASS haber ajansının Rusya Acil Durumlar Bakanlığına dayandırdığı haberinde, “Yaroslavl bölgesindeki havai fişek fabrikasında çıkan yangında hayatını kaybedenlerin sayısı 14’e yükseldi. Bir kişi de yaralandı” ifadelerine yer verildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre olay, Moskova’nın yaklaşık 100 kilometre kuzeyinde bulunan Kuprinsk köyünde meydana geldi.

Rus yetkililer, bu tür ölümcül yangınları çoğunlukla güvenlik standartlarına yeterince uyulmamasına bağlıyor.

Yaroslavl Bölge Savcılığı, sanayi güvenliği kurallarının ihlal edilmiş olabileceği ihtimaline ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı.


İngiltere Fairford üssü yakınında gözaltına alınan 5 kişiyi serbest bıraktı; Burnham "cobra" toplantısına başkanlık etti

İngiliz polisi, patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar planlama şüphesiyle 5 kişinin gözaltına alınmasının ertesi günü, dün Fairford Üssü çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu (EPA)
İngiliz polisi, patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar planlama şüphesiyle 5 kişinin gözaltına alınmasının ertesi günü, dün Fairford Üssü çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu (EPA)
TT

İngiltere Fairford üssü yakınında gözaltına alınan 5 kişiyi serbest bıraktı; Burnham "cobra" toplantısına başkanlık etti

İngiliz polisi, patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar planlama şüphesiyle 5 kişinin gözaltına alınmasının ertesi günü, dün Fairford Üssü çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu (EPA)
İngiliz polisi, patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar planlama şüphesiyle 5 kişinin gözaltına alınmasının ertesi günü, dün Fairford Üssü çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu (EPA)

İngiltere Terörle Mücadele Polisi, ABD güçlerinin İran'a yönelik hava saldırılarında kullandığı Fairford Hava Üssü'nü hedef alan bir komploya karıştıkları şüphesiyle gözaltına alınan 5 kişinin kefaletle serbest bırakılacağını açıkladı.

Emniyet Müdürü Laurence Taylor gazetecilere yaptığı açıklamada, "Ayrıntılı sorgulamalar ve yürütülen soruşturmaların ardından, gözaltındaki 5 kişi bu öğleden sonra kefaletle serbest bırakılacak" dedi. Taylor sözlerini şöyle sürdürdü: "Yanlış anlaşılmaması için belirtmeliyim ki, bu durum soruşturmanın bittiği anlamına gelmiyor. Bu kişilerin hareketleri ve başkalarıyla temasları sıkı kısıtlamalara tabi tutulacak." Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre polis, şüphelilerin bilerek veya bilmeyerek yabancı bir devlet adına hareket etmiş olma ihtimalini incelediklerini belirtti.

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Fairford Üssü'ne yönelik saldırı planı gelişmesi üzerine acil durum toplantısı çağrısında bulundu. Radyo platformlarında açıklamalarda bulunan Burnham, "Resmin tamamını ve durumun ne olduğunu tam anlamıyla netleştirmek adına öğleden sonra COBRA kriz masası toplantısına başkanlık edeceğim," ifadelerini kullandı. Söz konusu kriz komitesi genellikle hükümetin acil durumlara müdahale süreçlerini değerlendirmek üzere toplanıyor; toplantılara bakanlar, polis yetkilileri ve istihbarat birimleri katılıyor.

İngiliz polisi, Fairford Üssü yakınlarında yakalanan 5 şüpheliyi patlayıcı maddeler ve terörle bağlantılı suçlar işleme şüphesiyle dün sorguladı.

Polis, İngiltere'nin batısındaki Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne (RAF) ait Fairford Üssü'ne doğru ilerleyen üç büyük beyaz kamyon görüldüğü ihbarı üzerine pazar gününün ilk saatlerinde 5 kişiyi yakalamıştı. İran Devrim Muhafızları, ABD bombardıman uçakları tarafından kullanılması nedeniyle üssü daha önce "meşru hedef" olarak nitelendirmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin "ciddi zararlar" verme niyetinde olduklarını, İngiliz ve Amerikalı yetkililerin şahısları sorgulamaya devam ettiğini bildirdi.

Silahlı polis ekipleri dün İngiltere'nin Gloucestershire bölgesindeki Fairford Üssü dışında konuşlandı (EPA)
Silahlı polis ekipleri dün İngiltere'nin Gloucestershire bölgesindeki Fairford Üssü dışında konuşlandı (EPA)

Diğer İhtimaller

İngiltere Terörle Mücadele Polisi, gözaltına alınanların tamamının Londra nüfusuna kayıtlı ve 20'li yaşlarda İngiltere vatandaşları olduğunu, soruşturmanın farklı yönlerde de ilerlediğini açıkladı. Şüpheliler, haklarında resmi suçlama yöneltilmeden veya serbest bırakılmadan önce 14 güne kadar gözaltında tutulabiliyor.

Terörle mücadele müfettişleri şüphelilerin kimliklerini henüz açıklamadı; ancak soruşturmaya yakın bir kaynak, olayın arkasındaki ana motivasyonun İran bağlantılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu, bununla birlikte Rusya bağlantısı veya radikal İslamcı unsurların varlığı gibi ihtimallerin de değerlendirildiğini ifade etti.

Aynı kaynak, olay öncesinde üste güvenlik önlemleri artırılmış olmasına rağmen şüphelilerin yakalanmasını sağlayan unsurun istihbarat çalışmaları olmadığını belirtti.

İsmini açıklamak istemeyen bir kadın çiftçi, tarlada koşan "yüzleri maskeli" bir grubu gördükten sonra polisi aradığını söyledi. Çiftçi, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Sanırım 999 acil çağrı merkezini aramam, planlamış olabilecekleri her türlü eylemi boşa çıkardı," dedi.

Savunma Bakanı Wes Streeting, dün BBC'ye verdiği demeçte, halen devam eden bir soruşturmanın iddiaları ve arkasındaki nedenler hakkında spekülasyon yapmayacağını belirtti. Ancak İran'ın ülkeye yönelik tehditlerine genel hatlarıyla değinen Streeting, "İran ve uzantılarının bize zarar vermek istediğinin farkındayız. Demokrasimizden nefret ettiklerini biliyoruz ve çıkarlarımızı ya da müttefiklerimizi tehdit eden İran kaynaklı girişimleri defaatle boşa çıkarmamız gerektiğinin bilincindeyiz" şeklinde konuştu.

Zırhlı bir araç dün İngiltere'nin güneybatısındaki Fairford Üssü içerisinde devriye geziyor (AFP)
Zırhlı bir araç dün İngiltere'nin güneybatısındaki Fairford Üssü içerisinde devriye geziyor (AFP)

Ciddi terör tehdidi

İngiltere, Londra'nın kuzeyinde yaşanan antisemitik olaylar zincirinin ardından nisan ayında ülke genelindeki terör tehdidi seviyesini "yüksek" düzeyinden "ciddi" seviyesine yükseltti. Bu durum, önümüzdeki altı ay içinde bir "terör" saldırısı gerçekleşme olasılığının yüksek olduğuna işaret ediyordu.

Polis ekipleri, Yahudi toplumuna ait mülkleri veya İranlı muhalifleri hedef alan bu olayların birçoğu ile İran arasında bir bağlantı olup olmadığını araştırdıklarını bildirdi.

İngiltere mayıs ayında, İngiltere ve diğer ülkelerin istikrarını bozmayı hedefleyen gruplara finansal destek sağlamak ve saldırı planlamak da dahil olmak üzere düşmanca faaliyetlere karıştıkları gerekçesiyle İran bağlantılı 12 kişi ve kuruluşa yaptırım uyguladı. İran ise İngiltere'de veya başka bir yerde herhangi bir saldırı veya komploya karıştığı iddialarını defaatle reddetti.

"Fairford" gözaltılarına ilişkin bir açıklama da ABD Büyükelçiliği'nden geldi. Yapılan güvenlik uyarısında Amerikan vatandaşları "tedbirli olmaya" ve "kişisel güvenliklerine dikkat etmeye" çağrıldı. Uyarıda, "ABD ile bağlantılı tesisler, toplantılar ve kuruluşlar artan risklerle karşı karşıya kalabilir," ifadesine yer verildi.

İngiltere hükümeti daha önce ABD'ye, Hürmüz Boğazı'nda gemilere saldıran İran füze sahalarını vurmak amacıyla Fairford'da konuşlu bombardıman uçaklarını kullanma izni vermişti. Hükümet yetkilileri, Başbaşkan Andy Burnham'ın olayla ilgili düzenli raporlar aldığını ve pazar günü İşçi Partisi'nin yıllık kongresindeki en az iki programa katılımını iptal ettiğini belirtti.

İran Devrim Muhafızları temmuz ayında İngiltere'yi, ABD bombardıman uçaklarının Fairford Üssü'nden kalkış yapmasına izin vermemesi konusunda uyarmış ve saldırı amacıyla kullanılan her üssün meşru hedef olacağını duyurmuştu.

Fairford'da polis, üs çevresinde 400 metrelik bir güvenlik kordonu oluşturdu ve 85 evde yaşayan sakinleri tahliye etti. Üs çevresindeki güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarılırken pazar günü üç beyaz kamyonun etrafında bir bomba imha robotu görüntülendi. Ana girişte polis ekipleri konuşlandırılırken, diğer geçiş noktalarını kapatmak için ağır iş makineleri kullanıldı.

Sosyal medyada şüphelilerden bazılarına ait olduğu iddia edilen fotoğraflar paylaşıldı. Yakalandıktan sonra üstsüz şekilde görülen şahısların yer aldığı görsellerin gerçekliği henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.


Putin, Rus ordusundaki personel sayısının artırılması talimatını verdi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
TT

Putin, Rus ordusundaki personel sayısının artırılması talimatını verdi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün imzaladığı kararnameyle Rus ordusunun aktif görevdeki asker sayısının 1 milyon 550 bine çıkarılmasına karar verdi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığı habere göre ağustos ayında alınan benzer bir artış kararının ardından gelen bu düzenlemeyle Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin toplam personel sayısı 2 milyon 441 bin 630 kişiye yükselecek. Bu sayının 1 milyon 550 binini aktif görevdeki askerler oluşturacak.

Aktif görevdeki asker sayısında böylece 15 bin 500 kişi artış olacak.