İran'dan uranyumu zenginleştirme adımı

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi geçen kasım ayında Brüksel’de (Reuters)
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi geçen kasım ayında Brüksel’de (Reuters)
TT

İran'dan uranyumu zenginleştirme adımı

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi geçen kasım ayında Brüksel’de (Reuters)
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi geçen kasım ayında Brüksel’de (Reuters)

Tahran, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Şubat ayı ortasında Polonya’da İran hakkında çeşitli düzeylerde gerçekleştirilmesi planlanan Ortadoğu Zirvesi hamlesine karşılık veriyor.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, nükleer anlaşmaya yönelik yeni bir meydan okuma ile uranyumu yüzde 20 oranında zenginleştireceklerini açıkladı.
Tahran, başta İran olmak üzere Ortadoğu'ya odaklanan ABD’nin gözetiminde gerçekleştirilecek küresel bir zirveye ev sahipliği yapacak olan Polonya’yı resmi olarak protesto etti ve bundan geri dönmedikleri takdirde kendilerine karşılık verme tehdidinde bulundu.
İran Atom Enerjisi Teşkilatı (AEOI) Başkanı Ali Ekber Salihi dün yaptığı açıklamada, İran’ın Tahran’daki 50 yıllık araştırma reaktörü için yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyum için çalışmalara başlandığını açıkladı. Salihi’nin bu açıklaması,  İran devriminin 40. yıldönümünde, İran'ın nükleer anlaşmadan çekilme planıyla ilgili son günlerde dolaşan raporları destekliyor.
İran hükümeti daha önce yaptığı açıklamada, devrimin yıldönümü münasebetiyle sürpriz bir şekilde nükleer anlaşmadan çekileceklerine ve uranyum zenginleştirme sürecine gireceklerine dair raporları reddetmiş ve ayrıca Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in görevinden istifa edeceğine dair gelen haberlerin doğru olmadığını söylemişti.
AEOI başkanı Ali Ekber Salihi, İran Radyo ve Televizyon Ajansı'na yaptığı açıklamada, yabancı tasarımları kopyalamak yerine kendi yerli tasarımlarını yapacaklarına değinerek, “Ülkede modern nükleer yakıtın (yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyum) tasarımı için ilk çalışmalar başlatıldı. Sözü geçen yakıt önceki yakıtlardan çok farklıdır” ifadelerini kullandı.
Bu seviyedeki bir uranyum zenginleştirmesi, İran’ın 2015’te dünya güçleriyle imzaladığı nükleer anlaşmadan çekilmesi anlamına geliyor. Yarın, nükleer anlaşmanın yürürlüğe girmesinin 3’üncü yıl dönümü. Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararına göre, İran'ın yüzde 20 oranında uranyum zenginleştirmesinden vazgeçmesi gerekiyor. Aksi halde bu durum, İran'ın taahhütlerinin aksi istikametinde bir yola girdiği anlamına gelecek.
İran hükümeti, ABD’nin 1967’de tıbbi amaçlar için verdiği reaktörü kullandığını ve nükleer anlaşmanın İran’ın reaktörü işletmesi için Rusya’dan yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş yakıt elde etmesine izin verdiğini söylüyor. Ancak anlaşma 15 yıllık bir süre boyunca İran’ın uranyumu 3.67'den fazla zenginleştirmesini engelliyor. BM müfettişleri ise şu ana kadar İran’ın anlaşma şartlarına uymaya devam ettiğini söylüyor.
İran nükleer reaktörlerinin geliştirilmesinde ilerleme kaydedildiğine işaret eden Salihi, Tahran nükleer reaktöründeki yüzde 20 oranındaki yakıtın, reaktörün verimliliğini arttırdığını ve öncekilerden farklı olduğunu söyledi.
Associated Press haber ajansı tarafından yapılan açıklamada, Ali Ekber Salihi’nin devlet televizyonuna yaptığı açıklamaların dünyaya “İran'ın yavaşça nükleer programına yeninden başlayacağını söylemeyi amaçladığı” belirtildi.
İran bunu yapmayı tercih ettiği takdirde, Natanz'daki ana zenginleştirme reaktöründe kapsamlı bir zenginleştirme faaliyetine başlayabilecek.
İran Atom Enerjisi Teşkilatı daha önce, nükleer anlaşmaya ilişkin kazanımlarına dair umutlarını canlandıracak bir çözüme ulaşılmadığı takdirde yüzde 20 oranında uranyum zenginleştirme faaliyetine başlayacaklarını ima etmişti. Ayrıca İran Haziran ayında,  Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) 2015 yılında dünya güçleri ile belirlenen anlaşma çerçevesinde uranyumu zenginleştirme kapasitesini artıracağını bildirmişti. Anlaşmaya göre İran, 10 yıl içinde faaliyete geçirmemesi durumunda santrifüj parçaları üretebiliyor.
İran rejimi lideri Ali Hamaney ise haziran ayında yaptığı açıklamada, İran Atom Enerjisi Kurumu'na '190 bin santrifüj üretilmesi hazırlıklarına başlanması' talimatını vermişti.
İran televizyonu, Salihi ile yaptığı röportaj sırasında Tahran'ın 190 bin santrifüjü zenginleştirmeyi planladığı üç kuşak IR-2, IR-4 ve IR-6’ın görüntüleri gösterdi. Salihi açıklamasının devamında, nükleer anlaşmadan çekilmek zorunda kaldıkları takdirde daha yüksek bir konuma yükseleceklerini dile getirdi.
Geçtiğimiz günlerde Tahran ile Washington arasında yaşanan bir gerilime tanık olunmuştu. ABD tarafından yapılan açıklamada, Tahran'ın 2231 sayılı kararı görmezden gelerek 3 uzay aracı fırlatmayı planladığı kaydedilmiş ve uzaya fırlatılacak füzelerin balistik füzelerde kullanılanlara benzer bir teknolojiyi içerdiği ve söz konusu icraatlar arasında ABD'ye ulaşabilecek 10 bin kilometre menzilinde olan kıtalararası balistik füzelerin de bulunduğu belirtilmişti. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani birkaç hafta içerisinde yaptığı açıklamalar ile bunu teyit etmişti.
Fransa, birkaç gün önce yaptığı açıklamada İran'a nükleer silah taşıyabilecek balistik füzelerle bağlantılı tüm faaliyetlerini acilen durdurması çağrısında bulundu ve Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararını ihlal etmemesi yönünde uyarıdı.
Salihi’nin açıklamaları, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Şubat ayı ortasında Polonya’da İran hakkında ABD’nin gözetiminde küresel bir zirve gerçekleştirileceğini açıklaması ile eş zamanlı olarak geldi. İran haber ajanslarının Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nden aktardığına göre İran, gelecek ay ABD tarafından düzenlenecek olan İran karşıtı uluslararası konferansa ev sahipliği yapacak olan Polonya’nın maslahatgüzarını çağırarak uyardı. İran Dışişleri Bakanlığı, Polonya tarafından durumu telafi etmeye yönelik herhangi bir adım atılmadığı takdirde, İran’ın gerekli adımları atmak zorunda kalacağını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo cuma günü yaptığı açıklamada, 3-14 Şubat tarihlerinde Varşova’da gerçekleştirilecek zirvenin Ortadoğu’daki istikrar ve güvenliğe odaklanacağını dile getirerek, bu zirvenin İran'ın bölgeyi istikrarsızlaştırıcı etkilerinin önüne geçmek için önemli olduğunu belirtti.
Reuters’in İran İslam Cumhuriyeti Haber Ajansı'ndan (IRNA) aktardığına göre, İran Dışişleri Bakanlığı, Polonya’nın Tahran’daki maslahatgüzarını çağırarak Polonya’nın söz konusu konferansa ev sahipliği yapmasını İran’a karşı düşmanca bir hareket olarak değerlendirdiklerini ve Tahran’ın karşılık verebileceğini bildirdi. Ajans’ın bildirdiğine göre, Polonya maslahatgüzarı konferansla ilgili açıklamalarda bulunarak toplantının İran karşıtı niteliği olmadığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Mayıs ayında İran’ın 2015’te altı büyük güçle imzaladığı bir nükleer anlaşmadan çekilmesi ve petrol sektörü de dahil olmak üzere İran’a yaptırım uygulama kararını açıklamasının ardından Tahran’la Washington arasındaki ilişkiler sert bir şekilde gerildi.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Polonya’yı toplantıya ev sahipliği yapmayı kabul ettiği için eleştirdi ve Twitter hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımda, İran’ın 2. Dünya Savaşı'nda Polonyalıları kurtardığını ancak bu ülkenin şimdi 'İran karşıtı umutsuz bir sirke ev sahipliği yaptığını' dile getirerek, "Polonya, alnına sürülen bu utanç lekesini temizleyemez" dedi. Zarif ayrıca 2. Dünya Savaşı sırasında İran'ın 100 binden fazla Polonyalı mülteciye ev sahipliği yaptığını gösteren resimler yayınladı.
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı İshak Cihangiri ise yaptığı açıklamada, zirvenin gerçekleştirilmesinin nedeninin, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının başarısızlığı olduğunu belirtti.
İran Devrim Muhafızları'na bağlı Fars haber ajansının aktardığına göre, ABD’nin yaptırımlarla Tahran’a diz çöktüremediği için böyle bir konferansa ihtiyaç duyduğunu dile getiren Cihangiri “Amerikalılar baskıların ekonomimizi yıkacağını düşündü. Petrol ihracatımızı sıfıra indirmek istediler ama başarısız oldular. Şimdi Avrupa’da bir İran karşıtı konferans düzenlemeye karar verdiler” dedi.
Öte yandan İran Sinema Kurumu Başkanı Hüseyin İntizami, Polonya’nın zirveye ev sahipliği yapma planından dönmemesi durumunda gelecek ay düzenlenmesi planlanan Polonya filmlerinin gösterileceği etkinliğin iptal edildiğini duyurdu. Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “İranlılar birçok ülkeye ev sahipliği yaptı ve etnik grupları memnuniyetle karşıladı” diyen İntizami, İsfahan, Şiraz, Meşhed ve Tahran'daki Polonya Film Haftası etkinliğinin Varşova yönetimi uygun bir şekilde davranıncaya kadar askıya alındığını ifade etti.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.