Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sandıktan çıkana saygı duyacaksınız

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sandıktan çıkana saygı duyacaksınız
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sandıktan çıkana saygı duyacaksınız

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sandıktan çıkana saygı duyacaksınız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sandıktan çıkana saygı duyacaksınız. Sandıktan çıkana eğer saygı duymuyorsanız bunun adı demokrasi değildir" dedi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Malta Cumhurbaşkanı Marie-Louise Coleiro Preca, baş başa ve heyetler arası gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ortak basın toplantısı düzenledi. 
Mevkidaşı Preca'yı Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan ilk Malta Devlet Başkanı sıfatıyla ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Preca ve heyetine "Hoş geldiniz." dedi.
"Bu tarihi ziyaret vesilesiyle inşallah siyasi ilişkilerimizde yeni bir dönemin başladığına inanıyorum." ifadesini kullanan Erdoğan, iki ülke ilişkilerinin son yıllarda her alanda hızlı bir gelişme kaydettiğini ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Binali Yıldırım'ın Başbakanlığı döneminde yaptığı ziyaretle üst düzeyde bu gelişmelerin başladığını, bakanlar arası ziyaretlerle de bu durumun devam ettiğini anımsattı. 
Siyasi ilişkilerle orantılı olarak iş çevreleri arasındaki temasların da gün geçtikçe arttığına işaret eden Erdoğan, dün İstanbul'da düzenlenen iş konseyi ile iş adamlarının tekrar bir araya geldiğini ve ticari iş birliği imkanlarını değerlendirdiklerini aktardı.
Her iki ülkenin de kendine özgü ekonomik avantajlarıyla müteşebbisler için farklı avantajlar sunduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke iş adamlarının bu imkanları değerlendirmelerini, daha fazla yatırıma, ticarete ve güçlü iş birliklerine bunu dönüştürmelerinde büyük fayda olduğuna inandığını vurguladı.
Erdoğan, "Özellikle karşılıklı iş birliği yatırımlar, bunun yanında üçüncü ülkelere müşterek yatırımlar olarak bunu ifade edebilirim. İkili ticaret hacmimizi önce eski düzey olan, hedeflerimiz olan 2 milyar dolara çıkarma noktasında bu irade mevcut. Heyetler arası ve ikili görüşmede de bunu aramızda konuştuk ve bu mutabakatımız aramızda var. Bunu 1 milyar dolara ilk etapta çıkarmanın kararlılığı içerisindeyiz." diye konuştu. 
Son yıllarda Türk şirketlerinin Malta'da inşaat, altyapı, turizm ve mali hizmetler gibi alanlarda önemli yatırımlara imza attığını anımsatan Erdoğan, "Firmalarımız, pek çok projeyi başarıyla hayata geçirdiler. Fırsat verilmesi halinde Türk şirketleri tüm dünyanın takdir ettiği birikim ve hizmetleriyle Malta'ya da önemli katkılarda bulunabileceklerdir. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı'nın firmalarımıza gereken desteği vermesini özellikle temenni ediyorum" dedi. 
Erdoğan, Türk Hava Yollarının (THY) her gün iki kez düzenlediği İstanbul-Malta uçuşlarının da iki ülkeyi birbirine daha yakınlaştırdığını ve bunların daha da artması noktasındaki talepleri de gündeme getirmek istediğini belirtti. 
Mevkidaşı ile iki ülke ilişkilerini tüm yönleriyle ele alma imkanı bulduklarını ifade eden Erdoğan, "İlişkilerimizi kültür, turizm, eğitim, sağlık ve denizcilik gibi birçok alanda özellikle de enerji konusu başta olmak üzere daha ileriye götürme konusunda mutabık kaldık" diye konuştu.
Görüşmelerinde bölgesel ve uluslararası konuları da ele aldıklarına vurgu yapan Erdoğan, "Akdeniz coğrafyasında farklı kültür ve medeniyetlerin kesişim noktasında yer alan ülkelerimizin bölgemize yönelik birçok risk, tehdit ve sınamada benzer yaklaşımlara sahip olduğunu görmüş olduk. Önümüzdeki dönemde bölgedeki siyasi, ekonomik ve insanı sorunların menfi etkileri karşısında gerek ikili düzeyde gerekse ortak platformlarda birlikte hareket etme yönündeki arzumuzu da ifade ettik." değerlendirmesinde bulundu. 
Malta'nın Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin güçlü savunucularından biri olduğunu söyleyen ve bundan dolayı teşekkürlerini ifade eden Erdoğan, "Bu vesileyle özellikle bundan sonraki süreçte de Avrupa Birliği ile ilişkilerimizde bu desteklerinin devam edeceğine inanıyorum. Burada Avrupa Birliği ile vize serbestisi ve gümrük birliği güncellenmesi, Malta ile ilişkilerimize daha fazla hizmet, yatırım ve turizm olarak yansıyacaktır" dedi.
"Bu süreçlerin hızlandırılmasında Malta'nın desteğini özellikle kendilerinden rica ediyorum." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye göç sorunu noktasında vermiş olduğu söz tabii yerine gelmiyor. Daha önce bizlere 3 artı 3, 6 milyar avro olarak verilmiş olan sözün ne yazık ki şu anda adeta bir çeyreği verilmiş durumda, o da 1,750 milyar avro gibi bir destek. Bu bizim bütçemize zaten gelmiyor, bu uluslararası kuruluşlar vasıtasıyla gelen bir destektir. Bizim ise yaptığımız harcama 35 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu konuda Avrupa Birliği'nde bunun gündeme getirilmesi ve bununla birlikte de bu desteğin verilmesi suretiyle bizim gerek Suriye'den, gerek Irak'tan ülkemize göç edenler konusunda bizler onların daha insani şartlarda yaşaması konusunda çabalarımızı artıralım istiyoruz. 
Bu konudaki hassasiyetimiz şu anda mevcut bütçemizde tabii ki devam ediyor. Gelse de gelmese de biz bunu devam ettireceğiz, bunu kesemeyiz. Çünkü o insanların oradaki yaşam koşullarını, eğitimden sağlığa ve bütün oradaki konteyner kentlerde olsun, çadır kentlerde olsun yaşayan insanların daha ideal şartlarda yaşaması için de çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Onları kendi haline terk etmek bizim haddimize değil." 
Konuşmaların ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Malta'dan gelen bir gazetecinin, iki ülke arasında ileriye dönük hangi yeni alanlarda yatırım ve ticari faaliyetlerin olabileceğine ilişkin sorusu üzerine, bu konuda bazı sektörlerin iki ülkenin ortak alanları olduğunu ifade etti.
Bunlardan birinin altyapı, üst yapı alanındaki yatırımlar olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'deki müteahhitlik sektörünün çok güçlü olduğunu ve dünyada 2. sırada yer aldığını vurguladı. Erdoğan, Türkiye'nin bu alanda her türlü adımı atabilecek güce ve kabiliyete sahip olduğunu söyledi.
Türkiye ile Malta arasında paket turizmin yapılması mümkündür"
Bir diğer önemli adımın turizm olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Turizm noktasında da Türkiye'nin bu konuda ispat edilmiş başarısı var. Malta da turizme çok açık bir ülke olması hasebiyle Türkiye ile Malta arasında paket turizmin yapılması, o da mümkündür. Buna belki üçüncü ülke de dahil edilmek suretiyle bu tür adımlar atılabilir" diye konuştu. 
Bu konuda ilgili bakanların müşterek çalışmalarını çok önemsediğini dile getiren Erdoğan, "Bu yıl bildiğiniz gibi bizim turist sayısı 40 milyonu yakaladı ve sektör olarak da altyapısıyla turizmde çok çok iyi bir konumdayız." ifadesini kullandı. 
Dil eğitiminde Malta'nın başarısının önemli olduğunu aktaran Erdoğan, Türkiye'den gençlerin Malta'ya gittiğini, bu konuda iş birliği içinde olmanın faydalı olacağını ifade etti. 
"Sağlık turizminde güçlü bir Türkiye inşa ediyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde de Türkiye'nin çok çeşitli alanlarda kendini ispat ettiğini belirterek, şöyle devam etti: 
"Savuna sanayine yönelik de iş birliğine gidebiliriz. Bu konuda çok şeyleri ispatlayan bir Türkiye var ama çok daha farklı bir şey bu ilaç sektöründe yine Malta ile iş birliğine girmemizi çok anlamlı buluyorum. Gerek jenerik, lisans vesaire bu konularda atabileceğimiz adımlar var. Bizim fiziki altyapımız özelikle sağlık sektöründe çok çok iyi. Şimdi bu fiziki yapımızı daha da güçlendiriyoruz. Özellikle şehir hastaneleri zincirimiz varki bu dünyada örnek bir yapılanma olarak gelişiyor. Bunun için de sağlık turizminde güçlü bir Türkiye inşa ediyoruz, bu da devam ediyor."
Bir diğer önemli adımın da enerji noktasında, Türkiye ile Malta arasındaki iş birliğini "yenilenebilir enerji" başta olmak üzere yapabileceklerine işaret eden Erdoğan, "Bunu Sayın Başkanla da ikili olarak görüştük. Bu rüzgar enerjisinde, güneş enerjisinde olabilir, bütün bunlarda altyapısı olan bir ülke konumundayız ve bizler bu dayanışmaya her zaman hazırız. İnanıyorum ki bu dayanışmayı yapacağımız ilk Malta ziyaretinde de sektörel bazda görüşmelerle de kayıt altına alacağız" değerlendirmesinde bulundu. 
Erdoğan bir Türk gazetecinin, Venezuela'da yaşanan gelişmelere ilişkin ABD Başkanı Trump'ın açıklamaları, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile telefon görüşmesini ve Venezuela'da yaşananlara ilişkin görüşlerini sorması üzerine Maduro ile tanışmalarını şöyle anlattı:
"Bizim malum 15 Temmuz darbe girişimi bize yapılmıştı, hatırlayın. Bu darbe girişimde Sayın Maduro bizi hiç gecikmeden aramış, ardından da çıkıp gelmişti. Halbuki biz o ana kadar da Maduro ile hiç tanışmıyorduk. O darbe girişimiyle biz Maduro ile tanışmış olduk, o güzel de bir başlangıç oldu."
Böylece bazı sektörlerde de müşterek adımlar atma yoluna gittiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti: 
"Ben demokrasiyi bu güne kadar şöyle tanıdım; 40 yıllık bir siyasi geçmişim var. 40 yıllık siyasi geçmişimde sandıktan çıkana saygı duyacaksınız. Sandıktan çıkana eğer saygı duymuyorsanız bunun adı demokrasi değildir. Bu totaliter bir zihniyettir, totaliter bir yapıdır, anlayıştır. Dolayısıyla Maduro, sandıktan çıkmıştır ama onu hazmedemeyen başta tabi Lima ülkeleri olmak üzere, son anda tabi Sayın Trump'ın bu tür bir açıklaması demokrasiye inanmış bir insan açısından beni de şoke etmiştir ve ben de doğrusu Rusya'dan dönerken Maduro'yu aradım ve kendisine, bu noktada çok açık, net; demokrasi noktasında antidemokratik girişimlere asla prim verme, dik dur dedim. 
Eğer, demokrat isek biz de demokratların yanında yerimizi almamız gerekir. Bu konuda çekinmeye de gerek yok. Demokrasinin mücadelesini verenler, dünyada demokrasi mücadelesi verenlerin ve sandıkta çıkanların yanında yer alması gerekir diye düşünüyorum ve bu konuda milli iradeye aykırı yollarla bazı yöntemlerin denenmesini doğru bulmuyorum ve şu anda yapılan da budur. Bunu doğru bulmamız mümkün değil."
"Kim demokrat, kim demokrat değil bunları biliyoruz"
Erdoğan, Maduro'nun kendisine inananlarla beraber bu yolda yürürken, bu sıkıntılı anı da aşacağına olan inancını da dile getirerek, "Bize 15 Temmuz darbe girişimi yapıldığı zaman inanır mısınız, Avrupa Birliği bizi aramadı. Bakın müzakere masasında olan Türkiye'yi Avrupa Birliği aramamıştır. Aradan günler, haftalar geçmiştir. Sadece İngiltere bizi aradı, bunun dışında bizi arayan olmadı. Bunu da biz biliyoruz tabi. Bunlar da bizim kayıtlara giriyor. Yani kim demokrat, kim demokrat değil bunları biliyoruz. Bir ziyaretçi olarak biz de bunları kayıtlarımıza gireceğiz fakat Maduro inandığı yolda dik durur, devam ederse ben Venezuela halkının desteklediği ve sandıktan çıkardığı liderinin arkasında duracağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımını desteklemeye devam edeceğiz"
Malta Cumhurbaşkanı Preca, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, devlet başkanları nezdinde ilk kez bir araya gelmiş olmaktan onur duyduğunu söyledi. 
Türkiye'nin AB'ye üyeliğine ilişkin Preca, "Türkiye ve Avrupa Birliği arasında devam eden diyalog konusunda da destekçiyiz. Malta olarak Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımını desteklemeye devam edeceğiz. Malta'nın hem vizyonu hem misyonu gereğince AB'nin genişleme sürecini destekliyoruz. Malta olarak inanıyoruz ki barışçıl, kapsayıcı müreffeh bir Avrupa ve bölge için bu gerekli" ifadelerini kullandı.
"Türkiye bölgedeki barış için bir katalizör görevi üstlenmeye çalışıyor"
Türkiye'nin bölgede diyalog tesisine yönelik gayretlerini memnuniyet ve takdirle karşıladıklarını belirten Preca, "Türkiye güvenlik ve bölgedeki barış için bir katalizör görevi üstlenmeye çalışıyor. Hükümetiniz ve sizin gayretlerinizle ülkeniz milyonlarca sığınmacı, göçmen ve mültecinin sığındığı bir yer oldu" diye konuştu. 
Preca, mülteci krizine Türkiye'nin verdiği cevabın siyasi kazanım gözetmeyen bir tarzda olduğunun altını çizerek, Malta olarak bu göç krizini onurlu bir şekilde yürütmeye çalıştıklarını kaydetti.
"İlişkilerimizi daha da geliştirme konusunda kararlıyız"
Preca, son yıllarda geliştirilen ilişkilerin karşılıklı fayda getiren ortaklıklar doğurduğuna dikkati çekerek, "Bu ortaklıkları zaman içinde iki halkın faydasına olacak şekilde daha da güçlendirdik." ifadesini kullandı.
İki ülke arasındaki mevcut mükemmel iş birliğinin özellikle ekonomik anlamda daha da güçlendirilebileceğine işaret eden Preca, "Malta olarak biz zaten mükemmel olan ikili ilişkilerimizi daha da geliştirme konusunda kararlılık sergiliyoruz." dedi. Preca, dün İstanbul'da gerçekleştirilen İş Forumu'nun bu minvalde önem arz ettiğini vurguladı. 
Preca, Türkiye-Malta Ekonomi ve Ticaret Ortaklık Komitesinin (JETCO) bir sonraki toplantısının Türkiye'de yapılacağını ve bu kapsamda daha fazla iş birliği alanları keşfetmeyi hedeflediklerini söyledi.  
"Türk yatırımı ülkemizin ikinci en büyük yabancı yatırımı"
Preca, görüşmelerde finansal hizmetler, blok zincir teknolojisi, eğitim, sağlık, bakım hizmetleri, ilaç sektörü, doğa bilimleri, ulaştırma, lojistik, turizm, inşaat, altyapı hizmetleri, alternatif enerji, havacılık hizmetleri ve İngilizcenin yabancı dil olarak öğretilmesi gibi konu başlıklarında muhtemel iş birliklerini ele aldıklarını söyledi.
"Türkiye ve Malta olarak çok çeşitli seviyelerde rakip değil ortak olabileceğimizi gördük. Mükemmel birer iş ortağı olabileceğimizi gördük. Türk yatırımı şu anda ülkemizin ikinci en büyük yabancı yatırımı." ifadelerini kullanan Preca, Türkiye ve Malta'nın önemli stratejik konuma sahip olduğunu belirtti. 
Malta Cumhurbaşkanı Preca ayrıca hükümeti ve Malta halkı adına Kerç Boğazı'nda yaşanan deniz kazasında hayatını kaybeden Türk vatandaşları için baş sağlığı diledi.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.