​Ali Koç: İnsanların amacı Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimini ve beni bezdirmek

​Ali Koç: İnsanların amacı Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimini ve beni bezdirmek
TT

​Ali Koç: İnsanların amacı Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimini ve beni bezdirmek

​Ali Koç: İnsanların amacı Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimini ve beni bezdirmek

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, “İnsanların amacı Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimini ve beni bezdirmek” dedi. Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç bir konuşma yaptı. Bu toplantılara çok önem verdiklerini belirten Koç, “Camiamızın en üst makamına gelmek, konuşmak hesap vermek bizler için çok önemli. Biz buraya enkaz edebiyatı yapmaya gelmedik. Biz buraya Fenerbahçe'mizi hak ettiği yapıya, mutlu ve güvenli yarınlara taşımak için, umutlu bir gelecek için talip olduk. Sizler de bizlere bu görevi verdiniz. Bu zor yoldaki en büyük gücümüz, motivasyon konumuz sizler ve camiamızın desteğidir. Bu yolda mümkün olduğunca en şeffaf şekilde olmalıyız. Finansal açıdan sıkıntılı dönemlerden çıktıktan sonra bir daha bu durumlara düşmemek adına siz ve bütün üyelerimiz, milyonlarca taraftarımız bunlardan sorumlusunuz. Fenerbahçe'yi bu mutlu yarınlara, sürdürebilir sportif başarılara hep birlikte kavuşturabiliriz” dedi.
“Ersun hoca ile iyi bir hazırlık dönemi geçirdik”
Futbol takımının durumu hakkında konuşan Koç, “Futbol takımının durumu hepinizin malumu. Ligin ilk yarısında aldığı olumsuz sonuçlar Fenerbahçe'ye yakışmamaktadır. Takımımız istediğimiz seviyede olmasa da kim ne derse desin bizim takımımız söylendiği kadar kötü bir takım değildir. Bizim yaşadıklarımız olağandışı durumlardır. İnanıyorum ki bu olağandışı durumlardan da hızla süratlice kenetlenerek, psikolojik üstünlük sağlayarak üste çıkacaktır. Bu takım iyi bir takımdır ve ligin ikinci yarısında hep beraber, bunu göreceğimize inanıyorum. Bu gerçekleri bilerek Ersun hoca yönetiminde çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdik. Ocak'ta transfer yapmak zordur. Takımlar kilit oyuncularını bırakmaz. Bizim gibi finansal alanda manevrası dar kulüpler kiralama seçtiği içinde son dakikaya kadar kiralamada takımlar en iyi şartlar için uğraşır. Hocamızın transfer doğrultusunda 5 tane yeni transfer yaptık.
Umuyorum bu adımın sonuçlarını önümüzdeki haftalarda yaptığımız yatırımların meyvelerini toplamak istiyoruz. Bir noktaya takviye yapamadık; santrfora. İnşallah önümüzdeki transfer penceresinde kuvvetlendireceğiz. Bizim bir transfer politikamız var. Yazın yaptığımız bu transferlerde istediğimiz verimliliği alamadık. Kulübümüzün mali durumunu göz önünde bulundurmak durumundayız. Bu imkanları göz önünde bulundurarak bir yaş aralığı olarak uygun maliyetli yüksek potansiyelli uzun vadede kulübümüze mali yapıdan katkı yapacak takviyeler yaptık. Önümüzdeki dönem gelmesi beklenen yabancı kotasına gelecek olan sınırlamalardan dolayı Türk oyunculara önem verdik. Diego Reyes verim alamadığımız bir oyunculardan biriydi ve kendisi İspanya'ya gitti. Aatif'a çok talep vardı biz Rize'ye kiralamayı tercih ettik. Bizim için Anadolu'da iki tane şehir vardır ayrı olarak. Birisi Rize birisi Sivas. Uygar Mert Zeybek İstanbulspor'a verildi. Salih Uçan'ı kiralık vermiştik. Zajc karşılığında Empoli'ye verdik” ifadelerini kullandı.
“UEFA listesi zor bir seçimdi”
UEFA'ya verilmesi gereken bir liste olduğunu anlatan Koç, “UEFA listesine kimi satarsan sat kimi alırsan al en fazla 3 kişiyi bildiriyorsunuz. UEFA'da olamayan isimler var. Zor bir seçimdi. Hocamız listeyi açıklayacaktır. Dün bir tercih yaptık. 1 puanla başladığımız sezonun ikinci yarısında galibiyetler bizim için 3 puanın ötesinde. Attığımız adımların doğru adımlar olduğunu görmek, gücümüzü göstermek adına çok iyi bir psikolojik şey oldu bu galibiyetler. Kayserispor maçıyla bunlar sürecek ve önümüzdeki maçlardan hedef 9 puan almaktır. Sezonun ikinci yarısındaki gayemiz futbolumuzu ve kadro omurgasını geliştirip takım ruhunu geliştirmek ve çok daha hazır hale gelebilmek. Fenerbahçe futbol takımı önümüzdeki sezon Ersun hoca ile beraber en önemli şampiyonluk adayı olacaktır” şeklinde konuştu.
“En büyük umut Fenerbahçe taraftarı olmuştur”
"Sezon başındaki yönetimsel yanılgılarımız nedeniyle yüzümüzü güldüren sonuçlara yaklaşamadık" diyen Koç, “Şu gelinen noktada yaz transfer döneminde yapılacak birkaç takviyeyle önümüzdeki sezon için takımız şampiyonluk için en önemli favorisi olacaktır. En zor günlerimizde bize eşsiz destekle bize geleceğimizle ilgili en büyük umut Fenerbahçe taraftarı olmuştur. Bu sene ligde benim başkanlığımızda tarihimizin en başarısız döneminde olmamıza rağmen seyirci ortalamalarında en üst seviyedeyiz.
Her maçımızı dolu tribünlere oynuyoruz. Zannedersiniz dün şampiyonluk, derbi maçı gibiydi. Taraftarımız en sıkıntılı günlerde bile en sonuna kadar desteklerini gösterdiler. Tribün tıklım tıklım dolmasına rağmen homojen bir şekilde takım destekleyemiyoruz. Senkronize olamadık. Bunu aştığımız zaman Kadıköy'den çıkış olmayacak. Üzüntümüz ise sezon başındaki sevgi saygı dedik, küfre saygı dedik. Bazı maçlarda zaman zaman oldu. Dün de oldu. Bize hem maddi açıdan külfeti oluyor. Ama geçen seneye nazaran küfürden ve taraftar olaylarından yediğimiz cezalar azalmıştır” şeklinde konuştu.
“Kötü insanların amacı Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi ve beni bezdirmek”
Futbolda işler iyi gitmediği zaman ne konuda olursa olsun bütün başarılar görülmüyor diye belirten Koç, “7 aydır çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Yönetime geldiğimizden bu yana kendimize has bir tarzımız konumuz bakış açımız oldu. Bardağı hep dolu tarafından görmeye öncelik verdik. Rakiplerimize, paydaşlarımıza olumsuz seslere bile saygı ve sevgiyle yaklaştık. Fenerbahçe Spor Kulübü'nde seçim öncesi belirttiğim gibi yakışan bir tavır takındık. Bundan sonrada saygı ve sevgiden kusur etmemeye, halkın takımı olan Fenerbahçe Spor Kulübüne yakışan bir olacağız. Son dönemlerde bazı gelişmeler var ki çok farklı davranmaya mecbur bırakıyorlar. Bağışıklık sistemi güçsüzleştiği zaman çıkan uçuklar gibi camiamız içinde organize bazı olayları yoğunlaşarak geliştiğini görüyoruz. Futbolda ilk sezonumuzdaki her tökezlenmemizi, olağanüstü kötü gidişatı fırsat bilerek saldırılar gerçekleştirenler var. Bazı medya bağlantıları olan insanların tek bir amacı var.
Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimini yeniden yapılandırmak beni ve yönetimi bezdirmek. Biz buraya bu camianın büyük bir güveni ve desteğiyle kulübümüzün en kötü mali durumunda en kötü gününde elimizi taşın altına koyduk. Seçim döneminde bazen kazanırken kaybedersiniz bazen kaybettiğiniz zaman kazanırsınız. Fenerbahçe için elimizi kayanın altına koymaktan çekinmeyiz. Zaten bizim anladığımız Fenerbahçe ruhu da bunu gerektirir. Kimler ne planlar yaparsa yapsın. Hangi medya mecralarını veya mensuplarını iletişim yapmak adına kullanırsa kullansınlar. Camiamız arkamızda olduğu sürece bu yoldan dönmeyeceğiz. Bizi asla vazgeçiremezler. Boşuna enerjilerini harcamamaları için, başka işlerle uğraşmaları için söylüyorum. Buradaki asıl hedef benle yönetimin camiamızla aramızdaki güçlü bağı kırmaktır.
Bütün Fenerbahçeliler de emin olsunlar, siz bize destek olduğunuz müddetçe saygısız yorumlar bizi sadece güçlendirir ve motive eder. Gözünüz arkada kalmasın biz sahip çıkarız. Bizim yolumuz çok uzun biz buraya 3-5 gün için gelmedik. Biz bu kulübü her anlamda hak ettiği yarınlara taşımak için bu göreve soyunduk bu konuda çok kararlıyız. Her türlü samimi eleştiriye açığız. Arkasında art niyet olmadığı müddetçe eleştirinin her türlüsüne açığız. Bunlardan ders çıkarmaya özen gösteririz. Normal hayatımızda da burada da böyleyiz. Biz FB TV'de hiçbir programa müdahale etmiyoruz. Zaman zaman yerden yere vurulduk. Biz bu duruma karışmıyoruz. Karışmadığımız içinde eleştiriliyoruz. Biz buna açık bir yönetimiz. Fenerbahçe'nin her iyiliği için yapılacak her eleştiri başımızın üstündedir. Fenerbahçe üzerinden kendi kişisel menfaatleri için 7 ayda ortalığı yangın yerine çeviren, linç kampanyaları başlatan ve kötü gününde bir kez daha zarar verip dizayn etmek isteyenlerin sonuna kadar karşısında duracağız. Fenerbahçe Spor Kulübü kimsenin kişisel şeylerine kurban edilmemeli. Artık eskisi kadar iyi niyetli davranmayacağız. Biz daha çok yeniyiz. Bizi henüz tanımıyorlar ama tanıyacaklar, alışacaklar” ifadelerini kullandı.
“Lobi yapmaya tenezzül etmedik”
Fenerbahçe'mizin direkt olarak maç sonucuna etki eden hakem kararlarına maruz kalınca, istemeyerek de olsa gündeme getirmek zorunda kaldıklarını ifade eden Ali Koç, “Bursaspor maçında ve Malatyaspor maçında verilen verilmeyen kararların ardından maçı kazanmış olmamıza rağmen açık yüreklilikle kimseye hakaret etmeden bu kararların VAR da görülmesine rağmen dikkat çekmeye çalıştık. Biz kesinlikle ayrıcalık veya imtiyaz istemiyoruz. Hakemlere bizim maçlarda verilen kararlardan dolayı düdük astırmak olamazda. Lobi yapmaya tenezzül etmedik. Galatasaray maçından sonra federasyonu aramadık. Doğru olması gereken odur. Bu kararlara saygıda kusur etmeden dikkat çekmeye çalıştık. Fenerbahçe ligde istenmeyen yerde olmayabilir ama bunun baş sorumlusu biziz. Ama göz göre göre hak yenmesinin savunulması durumu da bizim görevimizdir. Sarı kart sınırında olan oyuncularımızın aldığı kartlar, verilen verilmeyen kartlar. Ben inşallah yanılıyorumdur. Umarım bu konuya bir daha değinme ihtiyacı olmaz” dedi.
“Fenerbahçe için fedakarlık yapmalıyız”
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak mali anlamda tarihimizde en çok ihtiyacımız olan dönemden geçiyoruz diye belirten Koç, “Biz fedakarlık yapacağız ama bu bir davadır. Hep beraber top yekün bir süre boyunca imkanlarımız yettiğince elimizi taşın altına koymak durumundayız. Hem mali bağımsızlık açısından hem de FFP açısında fon oluşturmak durumundayız. Omuz omuza verip Fenerbahçe'miz için fedakarlık yapmalıyız. Ancak bu şekilde mali özgürlüğümüz konusunda ilerleme sağlayabiliriz. Devletimizin insiyatif alarak bu içinde bulunduğumuz durumlara çare aramaktadır. Bu son derece önemlidir. Detaylarına henüz vakıf değiliz. İnanıyoruz ki kulüpler ve bankalar bu konuyu değerlendirip kulüplerimize nefes aldıracaktır. Kampanyamızı yapmak durumundayız ve destek bekliyoruz. Her anlamda kulübümüzün gelirini arttırmak durumundayız. Biz kulübümüzün mali konularına sahip çıkmadığımız kadar çıkıyoruz ve aynı zamanda gerçekçiyiz. 120 milyon Euro'ya yakın kaynak oluşturduk. Mart ayına geldiğimizde bizim likit durumumuzda tekrar arayışa girmek durumuna geldik, 7-8 ayda. Yakında detaylar açıklanacaktır” diye belirtti.
“UEFA'da toplantı olumlu geçti”
UEFA ile yaptıkları toplantı hakkında konuşan Ali Koç, “İlk defa komitenin önünde sunum yapmak için ben katıldım. Bizden önce TFF sunum yaptı. Bizden sonra Trabzonspor sunum yaptı. Bana göre toplantı iyi geçti. Serdar Bey'den aldığım bilgi toplantının son derece olumlu geçtiği ve geçmiş toplantılarda ciddi soruların sorulduğu ifade edildi. Bu bir bilgi paylaşım toplantısıydı. Finansal Fair Play'de bizim bugünden mayıs ayı sonuna kadar 60 milyon Euro kar yapmamız lazım ki yaptığımız anlaşmaya riayet edelim. Tabii bu mümkün değil. Bunlarında muhtelif yöntemleri var. Biz bunları anlattık. Bunlardan bir tanesi sermaye arttırımını kabul ettirmeye çalıştık. Bu durum onların alıştığı bir durum değil. Dolayısıyla sermaye arttırımı diğer kulüp sahiplerinin yaptığı gibi değil. Kabul edilir-edilmez bilmiyoruz. Fon oluşturma kampanyası için ne kadar kaynak oluşturursak, bunu da gelir olarak kaydettirme imkanı çıkabilir. Bu imkan olduğu takdirde bambaşka şeyleri konuşabiliriz. Dolayısıyla bunu sadece finansal olarak ihtiyaçları karşılamak için değil FFP'yi aşmak içinde görmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Fener karanlığı aydınlatmak için var”
Konuşmasının son bölümünde 'umut korkudan güçlü en önemli duygudur' diye belirten Koç, “Umut insanoğlunun yakıtıdır. Biz Fenerbahçe için bu yola her türlü riski tehlikeyi göze alarak çıktık. Dolayısıyla sağlık dışında hiçbir şey hedefimizden doğru bildiğimiz yoldan saptırmayacaktır. Mücadeleler hayatta her zaman vardır. Onlar olmasa şimdi ve daha sonra olabileceğimiz kadar güçlü olamazdık. Biz bu mücadeleler sayesinde çıkarttığımız derslerle daha da güçleniyoruz. Bizim Fenerbahçe için hayalimiz var. Milyonlarla beraber kurduğumuz bir gönül birliğimiz var. Bu hedef hayaller içerisinde sonuna kadar tüm arkadaşlarım doğru bildiklerimizi yapıyor olacağız.
Dikkat dağıtma hedefli oyunlardan etkilenmeden yoğun bir konsantrasyon ve hedeften gözümüzü ayırmadan yolumuza devam edeceğiz. Bunu yaparken de her geçen gün güçleneceğiz ama cebimizdeki dersleri de unutmayacağız. Bizim bu hep birlikte kurduğumuz hayalimiz oldukça, sizler de destek oldukça, güzel geleceğe er ya da geç ulaşacağız. Fenerbahçe'nin içinde olduğu bu zor dönemlerde nemalanmak isteyenlere hatırlatma yapmak istiyorum. Karanlık niyetleriyle bizi korkutmak isteyenler asıl kendileri korkmalıdır. Fener karanlığı aydınlatmak için vardır” şeklinde konuştu.  



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM