​Müslüman Alimler Konseyi Genel Sekreteri: Papa’nın BAE ziyareti tarihi öneme sahip

Dr. Sultan El Rumaithi
Dr. Sultan El Rumaithi
TT

​Müslüman Alimler Konseyi Genel Sekreteri: Papa’nın BAE ziyareti tarihi öneme sahip

Dr. Sultan El Rumaithi
Dr. Sultan El Rumaithi

Müslüman Alimler Konseyi Genel Sekreteri Dr. Sultan El Rumaithi, Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Franciscus’un, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ziyaretinin, tüm insanların kardeş olduğu ve aynı topraklarda bir arada yaşama ilkesini gerçekleştirmek için din ve inançların bir arada olmasının vurgulanmasında büyük öneme sahip olduğunu söyledi.
Şarku’l Avsat’a röportaj veren Dr. Sultan, Papa’nın bu ziyaretini, dünyada insanları fikri olarak yok eden olaylar, savaşlar ve farklılıkların yoğun olduğu bir dönemde gerçekleştiği için tarihi olarak nitelendirdi.
Bu ziyaretin, karşılıklı saygıyı derinleştirmeye, farklı din ve inançlar arasında köprüler kurulmasına katkıda bulunma ve olumlu kültürel dialoğun önemine dikkat çekeceğini dile getiren Dr. Sultan’ın röportajının tam metni;
-Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Franciscus’un BAE ziyaretinde dinler arası dialog konulu uluslararası bir konferans düzenleme fikrinin amacı nedir?
Konferansın organizatörü olan Müslüman Alimler Konseyi, tüm insanların kardeş olduğunu ve bu topraklarda bir arada yaşama ilkesini gerçekleştirmek için din ve inançların bir araya gelmesinin vurgulanmasında büyük etkisi olması beklenen Papa’nın bu ziyaretini organize etmeyi düşündü. Bu konferans, İslam kardeşliği, tanışma, uyum, saygı ve sevgi köprülerini yeniden inşa edilmesini amaçlıyor. Buna ilaveten, ideolojik radikalizm ve yıkıcı etkilerini ele alabilmek için insani ilişkilerde yeni bir sayfa açmakla birlikte çeşitlilik ve farklılıklara saygı duymayı, insani kardeşlik ilişkilerinin sağlamlaştırılmasına dayanan, farklı dinler, inançlar ve kültürler arasındaki ilişkiler için yeni kurallar oluşturmayı hedefliyor.
-Konferansın gündemi nedir?
3 Şubat'ta (bugün) başlayacak ve iki gün sürecek konferans, kardeşliğin ilkeleri,  insan kardeşliğini sağlamak için ortak sorumluluk ve bununla ilgili zorluk ile fırsatlar etrafında dönen temel konuları ele alacak olan üç oturumu içeriyor. Her bir oturumda, konuların geniş bir şekilde tartışılacağı ve ayrıntılandırılacağı bir uzman atölye çalışması yapılacak. Konferans, Müslüman Alimler Konseyi’nin, tüm toplumlarda bir arada yaşama prensibine ulaşmanın önemini vurgulamayı amaçlayacak nihai bildirgesi ile sona erecek.
-Hoşgörüyü ve bir arada yaşamayı reddeden seslerin yükselişi ile dünyanın karşı karşıya kaldığı olaylar ışığında, ziyaret, hoşgörü kavramının pekiştirilmesine nasıl katkıda bulunabilir?
Bu ziyaret, dünyada insanları fikri olarak yok eden olaylar, savaşlar ve farklılıkların yaşadığı bir dönemde gerçekleşmesinin yanı sıra Arap Yarımadası bölgesini ve BAE’yi seçmesi açısından tarihi bir ziyaret olarak görülebilir. BAE, hoşgörü ve kardeşlik değerlerinin korunduğu, farklı millet ve ırkların birbirlerini herhangi bir sorun olmadan kabul ettiği ve yaşadıkları ülkeye kolayca entegre oldukları bir ülke. Bu ziyaretin, karşılıklı saygıyı derinleştirmeye, farklı dinler ve inançlar arasında yapıcı ve olumlu kültürel diyaloğun önemini güçlendirmeye katkıda bulunacağı beklenirken, bunun dünya barışını, insan kardeşliğinin ilkelerini ve farklı insanlar arasında barış içinde bir arada yaşamayı desteklemesi umuluyor.
-Farklı insanlar arasında diyaloğun kabulü noktasında karşılaşılan zorluklar nelerdir?
Zorlukların en büyüğü, belki de en önemlisi farklılıkların kabul edilmemesidir. Bu, fikri çatışmalar, siyasi savaşlar ve hızlı teknolojik açıklığın bir sonucu olarak on yıllardır süren fikri ve ideolojik birikimlerin bir sonucudur. Biz bu platform, etkinlik ve diyaloglar aracılığı ile bu sonucu tersine çevirmek ve farkılıkların kabul edilmesiyle insanların sorunsuz bir arada yaşamasını sağlamak istiyoruz.
-Sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra din, eğitim, kültür ve medya alanındaki kurumlar kardeşlik kültürünü teşvik etmede oldukça önemliler. Bu kurumların modern toplumlarda meydana gelen değişimlere ayak uyduracak yeni çerçevelere ihtiyaç duyduğunu düşünüyor musunuz?
Sivil kurumlar, özellikle insan kardeşliğini güçlendirmeye çağrı noktasında ağır bir yük ve sorumluluk taşıyor. Toplumların fikri ve ideolojik olarak yeniden yapılandırılması ve bu toplumlarda fikri mücadelenin büyüklüğü ile orantılı, yenilenmiş ve farklı diyalog yöntemlerinin benimsenmesi ile çözüme odaklanılabilir. Tüm bu kurumlar, halkla iletişimde modern iletişim yöntemlerini benimsemesi, onlarla yakın bir dilde dialog kurması, ırk, din veya ideolojik farklılıklara bakılmaksızın başkalarını olduğu gibi kabul etme içgüdüsünü teşvik etmelidir. Ilımlı düşünceyi gerçekleştirme ve bu yönde diyalogu derinleştirmenin gerekli olduğuna inanıyorum. Buna en iyi örnek, BAE devleti ve liderlerinin, karşılıklı saygı ve birbirlerini kabule dayalı ‘birlikte yaşama’ hedefine ulaşmak için çabaları yoğunlaştırması ile kurumsal diyalog yoluyla bunu güçlendirmesidir.
 -Ortadoğu bölgesi bir barış mesajı taşıyordu ancak karşılaştığı olaylar onu çalkantılı bir bölge haline getirdi. Dialog seviyesi nasıl yükseltilebilir ve buna nasıl bir çözüm bulunabilir? Papa'nın ziyareti, bölge toplumlarının, radikal değil de aslında barış toplumları olduklarına yönelik imajlarını güçlendirmeye nasıl katkıda bulunabilir?
Bölge, özellikle son yıllarda çok fazla huzursuzluk yaşadı. İster dini, ister ideolojik, ister politik, isterse fikri olsun, farklı çizgilerden tüm tarafları bir masa etrafında toplamanın, herkesin birbirini dinlemesini ve huzur ile istikrarı engelleyen her şeyde tarafsız düşünceyi sağlamanın önemli olduğuna inanıyorum. Hiçbirşey şimşek hızında elde edilemez. Ancak, gerçek bir diyalog programı oluşturmak, başkalarını kabul etmek ve farklılıkları reddetmeden onları dinlemek, öngörülemeyen olumlu havayı bölgeye geri getirecek. Bu, bölge halkı ile dış dünya arasındaki ilişkilerin eski dengesini de geri getirecektir.
-Konferansa kimler katılacak?
Konferans, dini, siyasi ve fikri alanda önde gelen birçok ismi bir araya getirecek. Japonya, Filipinler, Almanya, Kore, İspanya, Hindistan, Fransa, Çeçenistan ve diğer ülkelerde yer alan çeşitli fikri ve insani kurumlardan birçok konuşmacı konferansa katılacak.
-Papa’nın ziyareti BAE’nin ilan ettiği Hoşgörü Yılı’na denk geldi.  Bu ziyaret, dünyaya hoşgörü mesajını yaymak için nasıl kullanılabilir?
Papa’nın ziyaret için BAE’yi seçmesi, hoşgörü mesajının yayılmasında BAE devletinin önemli konumunu yansıtıyor. BAE, topraklarında farklı inanç ve dinlere mensup 200'den fazla milleti kucaklıyor. Kardeşlik ve bir arada yaşama prensiplerini etkilemediği sürece devlet hukukunda tüm dini özgürlükler garanti ediliyor. Bu, herkesin birlikte yaşama ve birbirini kabul etme gücünü gösteren bir mesajdır.
-Müslüman Alimler Konseyi’nin mesajı ve stratejisi nedir?
2014 yılında bağımsız bir kuruluş olarak kurulan Müslüman Alimler Konseyi, ümmetin birçok şeyi gerçekleştirmek için birleşme çabalarını bir araya getirmeyi amaçlar. Bunlardan en önemlisi, güvenlik, adalet ve sosyal barış değerlerini belirlemeye çalışan ve bir ülkenin vatandaşları arasında işbirliği ve bir arada yaşama temellerini atmaya çalışan özgün bilimsel yaklaşımlara göre ulusun önceliklerini belirlemektir. Bunun yanı sıra tek bir toplumda farklı din ve inançtan insanlar arasındaki güven ve dostluk ilişkilerini, karşılıklı saygıyı teşvik etmek olabilir. Konsey ayrıca, stratejik olarak, İslam ümmetinin dünyaya mesajı olan barış, dialog, hoşgörü, adalet ve eşitliği teşvik etme ruhu ve ılımlı İslam yaklaşımıyla tutarlı olarak, dünyadaki önemli bilimsel kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyon içerisinde, gençlere öncelik vererek onları şiddet ve nefreti reddederek barış kültüründe aktif olarak çalışmaya teşvik edecek yeni bir söylemin gelişimi hedefliyor.
 



Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.


Suudi Arabistan Medya Forumu ödüllerinin kazananları açıklandı

Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Medya Forumu ödüllerinin kazananları açıklandı

Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Medya Forumu dün akşam Riyad’da düzenlenen törenle ödül kazananları onurlandırdı. Törene çok sayıda medya mensubu katıldı.

Suudi televizyonunda haber spikeri olarak görev yapan Dr. Hüseyin en-Neccar, ‘Yılın Medya Kişiliği’ ödülüne layık görüldü. Şarku’l Avsat ise iki ödül kazandı. Gazetenin yazarlarından Dr. Muhammed Rumeyhi, gazetecilikteki uzun soluklu deneyimi dolayısıyla ‘köşe yazısı’ dalında ödül alırken, gazeteci Abdülhadi Habtur, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı röportajla ‘gazetecilik söyleşisi’ dalında ödüle layık görüldü. Ödüller, forumun kapanışı kapsamında dün akşam düzenlenen törende takdim edildi.

El-İktisadiyye gazetesi, gazeteci Halid el-Bedr imzasını taşıyan çalışmayla ‘gazetecilik dosyası’ dalında ödül kazanırken, araştırmacı Lema es-Sehli ise ‘medya alanlarında akademik araştırma’ dalında ödülün sahibi oldu.

dcf
Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, Dr. Hüseyin en-Neccar'a ‘Yılın Medya Kişiliği’ ödülünü takdim etti. (Şarku’l Avsat)

İçerik ödülleri kapsamında, ABD’den Luma AI ‘yapay zekâ ile üretilen içerik’ dalında ödüle layık görüldü. Fas’tan Rashid Show programı toplumsal sohbet temalı televizyon programları dalında ödül kazanırken, Podcast 1949 ise söyleşi temalı podcast programları kategorisinde birincilik elde etti.

Suudi Arabistan Ulusal Günü’ne yönelik en iyi medya çalışması ödülü, Turizm Geliştirme Fonu’nun hazırladığı ‘Suudi Arabistan hakkında neler duydunuz?’ adlı çalışmaya verildi. Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘el-Avca’ filmi, Suudi Arabistan Kuruluş Günü için en iyi medya çalışması ödülüne layık görülürken, Vizyon 2030 sosyal medya hesabına ait ‘Bayrağımız bizim adımıza konuşuyor’ çalışması ise Bayrak Günü çalışmalarına yönelik ödülün sahibi oldu.

Forumun özel ödülleri kapsamında, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia, ‘Küresel Öncü’ ödülüne layık görüldü.

dcfgthy
Abdulhadi Habtur ‘gazetecilik söyleşisi’ ödülünü aldı. (Şarku’l Avsat)

Karar alıcılar, düşünce liderleri ve dünyanın farklı ülkelerinden 300’ü aşkın yönetici ve uzmanın yoğun katılımıyla düzenlenen 5. Suudi Arabistan Medya Forumu’nda gerçekleştirilen paneller, medya sektörünün yaşadığı hızlı dönüşümleri anlamaya ve geleceği keşfetmeye yönelik kapsamlı bir çalışma platformu niteliği taşıdı.

Suudi Arabistan Medya Forumu 2026, benzeri görülmemiş bir ilgiye sahne oldu. Dünyadaki en büyük medya etkinliği olarak kayda geçen forumu 65 bin 603 kişi ziyaret ederken, bu rakamla Guinness Rekorlar Kitabı sertifikası da elde edildi.