​İran: Huveyze füzesi 1350 km menzile sahip

İranlılar Tahran’daki İran askeri sanayi fuarını ziyaret ediyor (AFP)
İranlılar Tahran’daki İran askeri sanayi fuarını ziyaret ediyor (AFP)
TT

​İran: Huveyze füzesi 1350 km menzile sahip

İranlılar Tahran’daki İran askeri sanayi fuarını ziyaret ediyor (AFP)
İranlılar Tahran’daki İran askeri sanayi fuarını ziyaret ediyor (AFP)

Avrupa’nın nükleer anlaşmayı korumak için attığı adımdan iki gün sonra İran, saldırı füzesi üretiminde yeni bir adım attıklarını açıkladı. İran Savunma Bakanı Emir Hatemi, bin 350 km menzile sahip Huveyze füzelerinin denemesinin başarılı bir şekilde sonuçlandığını söyledi.
İran devriminin 40. yıldönümünde sanayi fuarında füze denemesi hakkında önemli açıklamalarda bulunan Emir Hatemi, “Huveyze füzelerinin bin 200 km’lik atış denemesi başarı ile sonuçlandı. Bu füzeler bin 350 km’den daha fazla menzile sahip… Bu Cruise füzelerinin hazır olmasına çok az bir vakit kaldı. Alçak seviyede gidebiliyor” dedi.
Görüntüler İran devlet televizyonundan yayınlandı
Hatemi, Huveyze füzelerinin 2015’teki nükleer anlaşmadan sonra açıklanan Somar füze grubuna ait yeni bir füze olduğunu söylerken, füzenin ateşlenme görüntüleri ise İran devlet televizyonundan canlı olarak yayınlandı.
İran Devrim Muhafızları bünyesindeki füze biriminin lideri Ali Hacızade, fuar etkinleri sırasında yaptığı açıklamada İran’ın Cruise füzelerinin motorlarının üretimindeki temel sorunları aştığını ve şu an birçok silahı üretebildiğini söyledi.
Geçtiğimiz Aralık ayında yaptığı açıklamada, İran’ın ürettiği füzelerin ülkenin ihtiyaçlarına uygun olduğunu belirten Hacızade, düşmanların üslerinin çoğunun 300 ile 400 km bir uzaklıkta bir sonrakilerin de 700 ile 800 km uzaklıkta olduğunu belirterek, füzelerin menzillinin artırılması noktasında teknik bir sorunla karşılaşmadıklarını eklemişti.
İran’da geçtiğimiz sene 700 km menzile sahip Somar füzeleri İran Silahlı Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği askeri tatbikat ve denemelerin önemli bir kısmını oluşturmuştu. Geçtiğimiz Aralık ayının sonunda İran televizyonuna bağlı Genç Gazeteciler Cemiyeti Haber Ajansı “Cruise (Somar) füzelerinin gölgesi Avrupalıların başının üstünde” ifadelerini kullanmıştı. Ajans tarafından yayımlanan raporda İran’daki füzelerde kullanılan teknoloji sayesinde Avrupa’nın en uzak bölgeleri ve Asya kıtasının %70’inden fazlasının füzelerin menzili dâhilinde olduğu belirtiliyordu. Ajansa göre füze üretimindeki amaç İran’ı hedef alan saldırılara engel olmak.
İran füze menzilini artırıyor
Geçtiğimiz hafta İran’da birçok lider askeri stratejinin yenileceğini ve savunmadan saldırıya geçileceğini belirtmiş ve bu açıklamalar İran’ın Avrupa’nın füze konusunda müzakere yapılması çağrılarını kesin olarak reddettiği bir zamanda gelmişti. Bu açıklamalar İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ve İran Dini Lideri Ali Hamaney'in danışmanı Rahim Safevi tarafından yapılmıştı. İki lider, ülke çıkarlarının zarar görmesi veya ülkenin saldırıya uğraması durumunda İran’ın askeri bir saldırı gerçekleştirebileceğini söylemişti. İran Ulusal Meclis Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, İran’ın füzelerin menzilinden çok hassasiyetini artırmak için çalıştığını belirterek balistik füzelerinin menzilinin artırılmasında herhangi bir sıkıntıları olmadığını ancak savunma stratejileri doğrultusunda bunu yapmak istemediklerini söyledi.
Devrim Muhafızları komutanı Muhammed Ali Caferi, İsrail’i füze ile tehdit ederek Suriye’deki İran güçlerinin saldırıya uğraması durumunda İsrail’in üzerine füze yağacağını söyledi. Ali Caferi, bu ifadelerle geçtiğimiz sene İran tarafından Kürdistan bölgesi ve Fırat’ın doğusuna fırlatılan kısa menzilli füzelere dikkat çekti. Geçtiğimiz hafta Paris’ten yapılan açıklamada ise İran ile füze konusunda yürütülen müzakerelerde ilerleme kaydedilememesi durumunda yaptırım kararı alınacağı belirtilmişti.
Paris’ten gelen bu açıklamadan iki gün önce Fransa, Almanya ve İngiltere tarafından yapılan ortak açıklamada İran ile ticaretin sürdürülmesi ve ABD yaptırımlarının etkisinin kırılması için mali bir mekanizma oluşturulacağı belirtilmişti. ABD, İran’dan füze programları ve bölgedeki faaliyetleri konusunda bir anlaşma yapılmasını isteyerek Tahran’a yaptırım uygulamaya başlamıştı. Tahran’ın nükleer anlaşma maddelerine bağlı kaldıkları yönündeki açıklamalarına rağmen ABD, söz konusu anlaşmanın İran’ın balistik füze sistemlerini azaltmada ve bölgedeki yıkıcı rolünü kırmada başarılı olmadığını söylemişti.
İran geçtiğimiz ay, ABD’den gelen uyarılara rağmen uzaya uydu taşıyan bir roket fırlatmıştı. ABD, balistik füze teknolojisi kullanılması nedeniyle bu gibi faaliyetlerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2231 sayılı kararına aykırı olduğunu belirtirken, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani yakın bir zamanda uzaya bir kez daha roket gönderme denemesinde bulunacaklarını açıklamıştı.
BMGK kararı Tahran’ı 8 sene boyunca nükleer silahları taşımak için tasarlanmış balistik füze geliştirmemeye çağırırken, İran füze denemelerinin 2231 sayılı karara aykırı olmadığını belirterek füzelerinin nükleer savaş başlıkları taşımaya uygun olduğu iddialarını yalanlıyor.
'Ülkemiz bugün adeta bir füze ormanı'
Tahran’da İran devriminin 40.yıldönümünde gerçekleştirilen fuarda drone ve farklı tiplerdeki roketlere yoğunlaşıldı.
Eylül 2016’da Devrim Muhafızları komutanı Hüseyin Selami askerlerinin düşmanlar için bir roket ordusu olduğunu belirterek birçok roket çeşidini içinde barındıran füze programlarına dikkat çekmişti. Bugün de konuşan Selami, “Ülkemiz bugün adeta bir füze ormanı. Cephaneliklerimizdeki füzeler her an fırlatılmaya hazır bir şekilde bekliyor” dedi.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhan geçtiğimiz Eylül ayında yaptığı açıklamada “ABD’nin tepkisin artmasıyla birlikte füze programına daha çok değer veriyoruz” ifadelerini kullanmış Savunma Bakanı Emir Hatemi bundan 4 ay sonra yaptığı açıklamada ise “İran’ın füze programı barış mesajı yolluyor” ifadelerini kullanmıştı. Reuters’ın aktardığına göre Batılı uzmanlar uzun menzilli balistik füzeler konusunda belirli endişeler bulunmasına rağmen İran’ın silah gücünü çok abarttığını söylüyor.
Huveyze füzesi ismini, İran’ın Irak sınırındaki Huveyze kentinden alıyor. Huveyze 30 sene önce Irak-İran savaşının yaşandığı bölgelerden biri idi. Bölgenin Arap halkı, savaşın üzerinde kırk sene geçmesine rağmen kentin imar edilmemesi ve kalkınamamasından şikâyet ediyor.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.