​Libya ‘Devrim’i buruk kutluyor

Trablus’taki devrim yıldönümünde Libyalılar ülke bayraklarını taşıyor (AFP)
Trablus’taki devrim yıldönümünde Libyalılar ülke bayraklarını taşıyor (AFP)
TT

​Libya ‘Devrim’i buruk kutluyor

Trablus’taki devrim yıldönümünde Libyalılar ülke bayraklarını taşıyor (AFP)
Trablus’taki devrim yıldönümünde Libyalılar ülke bayraklarını taşıyor (AFP)

Libya’da Muammer Kaddafi’nin devrilişinin 8. Yılında çok azı hariç Libya’nın doğu kentleri kutlama yapmazken batısındaki kutlamalar karnaval havasına dönüştü. Kutlamalar, siyasal İslamcıların “halk devrimi”ni yozlaştırdığı suçlamalarının ve keskin bölünmelerin ortasında yapıldı.
Libya'da devrik lider Kaddafi'nin 42 yıllık iktidarına son veren 17 Şubat devriminin 5'inci yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.
Cuma akşamından bu yana başkent Trablus ve çevresindeki şehirlerin meydanlarına her yaş grubundan halk kutlamalara akın etti.
“17 Şubat devrimi” kutlamaları komitesi, kutlamaların Trablus’ta bulunan Halk Sarayı’ndan İstiklal Caddesi’ne oradan Şehitler Meydanı’na doğru gerçekleştirilen bir yürüyüşle başladığını açıkladı. Etkinliklerde folkor ekibi, binicilik, klasik araba sunumları gerçekleşirken havanın kararmasıyla Libya bayraklarıyla meşaleler eşliğinde yüründü.
Komitenin yaptığı açıklamaya göre, kutlamayla ilgili resmi törenler bu sabah eğlence etkinlikleriyle başlayacak ve meşhur Tunuslu şarkıcı Neval Gışam’ın konseriyle sona erecek.
Kutlamalardan önce iki grup arasındaki gerilim ibresi yükseldi. Bu iki gruptan biri Devrim’i felaket olarak görürken diğeri diktatör bir rejimin yıkılması olarak görüyor.
Kutlamalarla ilgili Koalisyon Partisi Başkanı İzzeddin Akil, “vatandaşların eğlenmesi için binlerce dolar harcıyorlar ancak öte yandan NATO’dan saldırılarından kurtulmak isteyen halk insani yardım bekliyor” diyerek, NATO’nun ülkesine yaptığı hava bombardımanlarına dikkat çekti.
Libyalı avukat Ali İmlemdi Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “17 Şubat, özgürlük ve onurlu bir yaşam gibi haklarını isteyen bir halkın devrimiydi. Libya petrol sahibi bir ülke. Özgürlüklerini savunan gençlerin aksine içlerinde İhvan-ı Müslimin’in de olduğu bazı gizli ajanda sahipleri Mısır ve Tunus’ta olduğu gibi devrimimizi çalmaya çalıştılar.
Öte yandan Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nden (UMH) yapılan açıklamada, vatandaşlar arasında uzlaşı sağlanması ve ülkenin boynunu büken tartışmalardan uzak kalınması çağrısında bulunuldu.
UMH dün yaptığı açıklamada, fitne ekmek için yapılan programlar ve taraflar arasında ateşi körükleyecek kötü niyetli adımlar konusunda  vatandaşları uyardı. Açıklamada ülkenin servetinin korunarak barış ve güvenliğin sağlanması istendi.
Bu yıldönümün ordunun teröristler ve suç çetelerine karşı mücadele ettiği bir zaman dilimine geldiğine dikkat çekilen açıklamada, “onlar Devrim’i çalmaya ve yürüyüşünü değiştirmeye çalışıyorlar. Onlar,  çarpık amaçlarına ulaşmak için yanıltıcı isim ve adresler kullanarak devrimin başarılarını çalmak istiyorlar” ifadeleri yer aldı.
Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi üyesi Said Emgib, “Eylül ordusunun fatihi darbeyi devrime dönüştürdü. 17 Şubat bir halk devrimidir fakat çalınmıştır” dedi.
Ancak 8 senenin ardından Libya kaostan kurtulamıyor. Libya, petrol serveti boşa harcanarak, yolsuzluklara batmış, silahlı grupların hakimiyetine girmiş durumda.
Bu konuda Kaddafi yanlısı Libyalı yazar ve siyasetçi Ömer el-Hamdi, 17 Şubat’ın rejimi devirmeyen, sınırlı bir halk hareketi ve hapisteki İhvan-ı Müslümin hareketinin avukatlarından gelen çağrıya verilmiş sınırlı bir cevap olduğunu ileri sürdü. Ancak buna Katar ve Arap Birliği’nden destek geldiğini ve ardından BMGK’nın Libya’nın fonlarını dondurduğu ve NATO’ya ülkeyi yıkma şansı verildiğini öne sürdü.
Hamdi, açıklamalarına şöyle devam etti: “Şubattan sonra gelenler ülkeyi idare edemediler. Adaletsiz ve yolsuzluk politikalarını sürdürdüler. Ülkeyi ikiye böldüler. Dünya ise 8 yıldır Libya’da olanları seyrediyor. Ulusal mutabakat için çözüm yeniden seçimlerin yapılmasıdır.
Libya'da geniş katılımlı halk gösterileri ve silahlı milis birliklerin mücadelesiyle gerçekleşen 17 Şubat devrimi, 42 yıllık Kaddafi rejiminin yıkılması sonucuna götürdü. Devrimden sonra yönetimi Ulusal Geçiş Konseyi devraldı ve konseyin atadığı hükümet 7 Temmuz 2012'de gerçekleştirilen seçimlere kadar ülkeyi yönetti.
17 Şubat 2011 Devriminden sonra ne oldu?
Ülkede, 7 Temmuz'da düzenlenen seçimlerle iş başına gelen Milli Genel Kongre (MGK) içinde de zamanla siyasi kutuplaşmalar meydana geldi. Siyasi kutuplaşmaların silahlı çatışmalara dönüşmesi, onlarca silahlı grubun ortaya çıktığı bir ortam oluşturdu.
Devrimin ardından siyasi istikrarın sağlanamadığı Libya'da, Mayıs 2014'te General Halife Hafter'in Zintan merkezli milis gruplarla birlikte hareket ederken Trablus ve Misrata'daki milis gruplarla hareket eden Trablus yönetimi ülkede iki otorite ortaya çıkarttı. Bazı milletvekilleri "Temsilciler Meclisi" adı altında Tobruk kentinde çalışmalara başlamasıyla ülkede iki meclisli yapı ortaya çıktı.
Siyasi rekabetin yanında şiddetli silahlı çatışmaların devam ettiği ülkede istikrarın temini için Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde başlatılan barış görüşmeleri sonucunda, 17 Aralık 2015'te Fas'ın Suheyrat kentinde iki hükümet tarafından Libya Siyasi Anlaşması imzalandı. Anlaşma gereğince Fayiz es-Serrac liderliğinde kurulan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), Temsilciler Meclisi (TM) tarafından veto edildi. Fas'ın Suheyrat şehrinde yapılan görüşmeler sonucu yeniden kurulan ikinci UMH, 14 Şubat 2016 günü ilan edildi ve TM'ye sunuldu. Önümüzdeki hafta TM'de gerçekleşecek güvenoyu görüşmelerinden çıkacak sonuç, Libya'nın geleceği için hayati önem taşıyor.



Libya Yüksek Devlet Konseyi’nin yeni Başkanı Muhammed Takala oldu

Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)
Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)
TT

Libya Yüksek Devlet Konseyi’nin yeni Başkanı Muhammed Takala oldu

Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)
Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)

Libya Yüksek Devlet Konseyi üyeleri, bugün yapılan ikinci turda Muhammed Takala’yı yeni başkanları olarak seçti.

Şarku’l Avsat’ın, Libya merkezli Al-Ahrar kanalından alıntı yapan DPA’dan aktardığı habere göre, Muhammed Takala, bugünkü oylamada Yüksek Devlet Konseyi eski Başkanı Halid Mişri’yi geride bırakarak yeni başkan olarak seçildi.

Yüksek Devlet Konseyi başkanlığı için her yıl seçimler düzenleniyor. Şu ana kadar, Abdurrahman Suveyhili ve Halid Mişri konseye başkanlık eden isimler oldu.

2015 tarihli bir siyasi anlaşmanın şartları uyarınca önemli siyasi konularda söz sahibi olan Yüksek Devlet Konseyi ve ülkenin doğusunda bulunan Temsilciler Meclisi, başbakanı seçmek, önerilen bütçe hakkında yorum yapmak ve egemenlik pozisyonlarını seçmek dahil olmak üzere çeşitli yetkileri paylaşıyor.


Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Libya İstikrar Hükümeti’yle birleşme ihtimalini dışlıyor

Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)
Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)
TT

Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Libya İstikrar Hükümeti’yle birleşme ihtimalini dışlıyor

Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)
Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)

Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), rakibi Usame Hammad liderliğindeki Libya İstikrar Hükümeti (LİH) ile birleşme olasılığını dışladı. Diğer yandan Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) heyeti, ortak kara sınırlarını güvence altına alma çabalarının bir parçası olarak ülkenin güneyindeki bölgeleri ziyaret etmeye devam etti.

Misurata Üniversitesi İngilizce bölümü öğrencilerinin dün (Cumartesi) gerçekleşen mezuniyet törenine katılan Dibeybe'ye yakın bir kaynak, “UBH’nin LİH’le birleşmesi söz konusu değil. Bu konuda Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile herhangi bir görüşme olmadı” dedi.

İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, “İki hükümetin yeni bir hükümet çatısı altında birleşmesi şu anda pek olası değil. Dibeybe hükümeti, ülkedeki tek meşru hükümet olarak çalışmalarına devam edecek” ifadelerini kullandı.

ergt
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (UBH)

UBH Sözcüsü Muhammed Hammude, Dibeybe'nin yardımcısı Ramazan Ebu Cenah'ın ‘BM himayesinde iki hükümetin olası birleşme beklentisi’ hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Temsilciler Meclisi (TM) tarafından yetkilendirilen Hammad hükümeti de sessiz kalırken, TM Sözcüsü Abdullah Buleyhık herhangi bir yorumda bulunmadı.

Mareşal Halife Hafter ise dün BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile “Bingazi kentindeki karargahında son siyasi gelişmeleri görüştüklerini” belirtti. Hafter görüşmede “Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin yapılması için uygun koşulların yaratılması gereğini” teyit ettiklerine işaret etti.

Bu hamleler, TM Başkanı Akile Salih'in daveti üzerine yarın (Pazartesi) Bingazi şehrinde Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) ile ‘Cumhurbaşkanı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin seçim yasalarını hazırlamakla görevlendirilen 6+6 Komitesi’nin çıktılarını görüşmek’ üzere yeni bir oturum düzenleme hazırlıkları çerçevesinde yapıldı.

Diğer yandan, Mareşal Halife Hafter'in Sözcüsü Tümgeneral Ahmed el-Mismari, güneydeki Sebha şehri sakinlerine seslenerek, şehri ve halkını terörist grupların sızmasına karşı korumak için daha dikkatli olmaya çağırdı.

El-Mismari, ordunun tüm bölgelerde kontrolünü ve güvenliğini sağlamaya yönelik sürekli çabalarının bir parçası olarak, "yasadışı göç" ile mücadele etmek için ülkenin güneyindeki bazı sınır bölgelerinde uzun ve nadir bir ziyaret gerçekleştiren Ulusal Ordu delegasyonuna liderlik ediyor.

Öte yandan Libya Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir, Afrika Merkez Bankaları Birliği'nin Gambiya'da düzenlenen yıllık toplantıları sırasında Kuzey Afrika (Mısır, Fas, Tunus, Cezayir, Moritanya ve Sudan) Merkez Bankaları Grubu Başkanlığı'na seçildiğini açıkladı.

El-Kebir, Afrika Merkez Bankaları Birliği'nin 2024 yılı için bir sonraki toplantısının Libya Merkez Bankası'nın ev sahipliğinde yapılacağını belirtti.

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ise Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu'dan (Libya ve Cezayir ziyaretlerinde bulunan özel temsilcisi Babagana Kingibe aracılığıyla) yazılı bir mesaj aldığını söyledi. El-Menfi, Kingibe'nin, geçen ay Abuja'da toplanan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'nun (ECOWAS) kararları çerçevesinde kendisine durumla ilgili gelişmeler hakkında bilgiler verdiğini belirtti

xcsdf
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Nijer'e komşu ülkeler tarafından anayasal meşruiyete saygı gösterilmesini sağlayan koşullara ulaşmak için ortak çabaların önemini vurguladı. (Reuters)

El-Menfi, istikrar ve barışın tesisi için iki ülke ile Afrika'daki diğer kardeş ülkeler arasındaki istişare ruhunu ve seçilmiş rejimlerin anayasaya aykırı değişikliklerini tanımama yükümlülüğünü pekiştireceğini düşündüğü bu adımı memnuniyetle karşıladı. El-Menfi ayrıca, Nijer'e komşu ülkelerin (Libya, Cezayir ve Çad) ECOWAS içindeki kardeşleriyle birlikte Nijer'deki durumu anayasal meşruiyete saygıyı sağlayacak düzeye getirmek için ortak çabalarının önemini vurguladı.


Dibeybe hükümeti Tahran'la kanal açarak neyi hedefliyor?

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)
TT

Dibeybe hükümeti Tahran'la kanal açarak neyi hedefliyor?

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Dışişleri Bakanı Necla Menguş'un İran'ın başkenti Tahran'a yaptığı resmi ziyaret, geçtiğimiz hafta yerel ve bölgesel medyanın ana gündemlerindendi. Söz konusu ziyaret, üst düzey bir Libya delegasyonunun yaklaşık 17 yıl aradan sonra İran’a yaptığı ilk diplomatik ziyaretti.

Menguş'un İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın daveti üzerine Tahran’a yaptığı ziyaret, Dibeybe hükümetinin bundan elde edebileceği fayda hakkında bazı soruları gündeme getirdi. Belki de görüşme Lübnan'da tutuklu bulunan Hannibal Kaddafi'nin dosyasının görüşülmesini amaçlıyordu.

Libya Temsilciler Meclisi (TM) üyesi Rabia Ebu Ras, Dibeybe hükümetinin “bölge ve bilge dışında birçok taraf ve güçle ittifaklar kurmaya çalıştığını ve Libya içindeki siyasi konumunu ve gücünü daha uzun süre elinde tutma kabiliyetini güçlendirmek amacıyla yeni bölgesel politikalarda aktif bir taraf olmayı hedeflediğini” söyledi.

Rabia Ebu Ras Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamalarda, bu ziyaretin arkasında Dibeybe hükümeti için ‘potansiyel kazanımlar’ olduğuna işaret ederken, bazılarının Türkiye'nin bu ziyaret için arabulucu rol oynadığı fikrini dışladı. Ebu Ras, söz konusu ziyaretin Menguş'un geçtiğimiz mayıs ayında Kuveyt, Bahreyn, Umman ve Suudi Arabistan'ı kapsayan Körfez gezisi sırasında planlanmış olabileceğini ifade etti.

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi araştırmacılarından Mısırlı Dr. Muhammed Naci Abbas, Manguş'un ziyaretinin gerçekten de Dibeybe hükümetinin ‘dış ilişkilerinin marjını genişletmesine’ olanak sağlayabileceği tezine katılıyor. Abbas ziyaretin, İran'ın Kuzey Afrika ülkelerine açılma isteğinin ve Tahran ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin gelişiminin üzerine geldiğini söyledi.

Abbas, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, “İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi yönetimi, selefi Hasan Ruhani'ye yöneltilen Kuzey Afrika ve Arap bölgesini dikkate almamak ve yalnızca Batı’ya güvenmekle ilgili suçlamaları ele almak istiyor” dedi.

İran uzmanı olan Mısırlı araştırmacı, ziyaretin iki ülke arasındaki çeşitli alanlarda ortaklıklar, ekonomik ilişkiler veya İran'ın Libya'daki siyasi krizin çözümünde herhangi bir rol oynaması gibi amaçlarla gerçekleştiğini reddederek şunları söyledi: “Libya siyasi arenasında nüfuz sahibi olanlar, Washington, Kahire, Ankara ve Libya'nın geri kalan komşu ülkeleri gibi, burada açık bir varlığa sahip olanlardır. Dolayısıyla Tahran'ın tüm bunların üzerine geçmesi düşünülemez.”

Mısırlı araştırmacı değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Evet, İran medyası Abdullahiyan'ın Menguş ile yaptığı görüşmelerde ülkesinin Libya'daki yeniden yapılanma çabalarına katılma arzusuna ilişkin ifadesine atıfta bulundu. Ancak bu, İran'a uygulanan ekonomik yaptırımlara ek olarak, Libya siyasi sahnesinin devam eden karmaşıklığı göz önüne alındığında (dışlanmasa da) büyük ölçüde erken.”

Libyalı siyasi analist İzzeddin Akil ise Menguş'un Tahran'a yaptığı ziyaretin amacının “ABD önerilerini İran tarafına iletmek” ve Tahran'ın 2015 yılından bu yana tutukluluğunun devam etmesinde ısrar eden bazı Lübnanlı güçler üzerindeki güçlü etkisi nedeniyle, Hannibal Kaddafi meselesini görüşmek” olduğuna inanıyor.

Akil, “Dibeybe'nin Hannibal'i gerçekten Libya'ya geri getirebilmesinin siyasi rakipleri (TM ve Devlet Yüksek Konseyi) karşısında konumunu güçlendirmenin yanı sıra, seçim tarihi geldiğinde cumhurbaşkanlığı yarışında eski rejim destekçilerinin ve ona bağlı olanların oylarını garanti edeceğini" söyledi.

Akil, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Tahran, krizlerini gidermek ve Arap bölgesindeki herkese açılmak istiyor. Bu ziyaret, amaçlarının bir kısmını gerçekleştirdi. İran, diplomatik tecrübesiyle ziyareti geliştirmekten ve iki ülke arasında gelecekteki ilişkileri çeşitli yollarla pekiştirmekten çekinmeyecektir” şeklinde konuştu.

Libyalı yazar Abdullah el-Kebir, ziyaretin Hannibal Kaddafi davasıyla ilgili olabileceğini belirterek,  Dibeybe'nin eski rejimin destekçilerini yanına çekmede herhangi bir olumlu ilerlemeden fayda sağlayacağı görüşüne destek verdi.

El-Kebir, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, ziyaretle ilgili birçok soruyu, (iki ülke arasındaki Kaddafi dönemindeki güçlü ilişkiye kıyasla) iki ülke arasındaki ilişkilerin uzun vadeli kopmasına bağladı. El-Kebir, “İran önemli bir bölge ülkesi. Onunla yeni bir sayfa ve Trablus ile Tahran arasındaki kapalı kapıları yeniden açmak faydalı olabilir. Şiilik korkuları ise Sünni Maliki düşünce okulunun bazı mensupları tarafından abartılıyor” değerlendirmesinde bulundu.