Iraklı Sünni siyasetçilere ‘siyasi af’ iddiası

Iraklı Sünni siyasetçilere ‘siyasi af’ iddiası
TT

Iraklı Sünni siyasetçilere ‘siyasi af’ iddiası

Iraklı Sünni siyasetçilere ‘siyasi af’ iddiası

Irak'ta yayın yapan bir televizyon kanalının haberinde, eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık el-Haşimi, eski Maliye Bakanı Rafi el-İsavi, eski Musul Valisi Esil en-Nuceyfi ve Sünni aşiret liderlerinden Ali Hatem Süleyman hakkında siyasi anlaşmalara bağlı olarak ‘af kararı çıktığı’ ve ‘ülkeye dönebilecekleri’ iddia edildi.
Bu haberlerin ardından Irak Yüksek Yargı Sözcüsü Abdussettar Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada “Haklarında yargı kararı bulunan kişilerin birtakım siyasi anlaşmalara bağlı olarak ülkeye dönecekleri iddiası gerçeği yansıtmamaktır” ifadesiyle Sünni siyasetçiler ile ilgili af iddialarını yalanladı.
Bayraktar, açıklamasında, “Hakkında yargı kararı bulunan yurt içi veya yurt dışında yaşayan herhangi bir kişi, hukuki yolları takip ederek verilen kararı temyiz etme hakkına sahiptir. Bu, siyasi anlaşmalardan uzak tek yoldur. Hiçbir kişi hakkında siyasi gerekçelerle bir hüküm veya tutuklama kararı verilmemiştir. Hükümler ve tutuklama kararları, sadece kanunlara göre cezayı gerektiren suçlar ve davalardaki deliller göz önüne alınarak verilir” ifadelerine yer verdi.
Haberle ilgili olarak eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık el-Haşimi ve eski Maliye Bakanı Rafi el-İsavi’den henüz herhangi bir yorum yapılmadı.
Şarku’l Avsat’a konuşan eski Musul Valisi Esil en-Nuceyfi ise kendisi ve İsavi hakkında açılan davaların idari olduğunu söyledi.
Nuceyfi, “Benim ve İsavi hakkında açılan davalar siyasi değil, idaridir. Öte yandan Haşimi ve Süleyman’ın davalarıyla ilgili herhangi bir bilgim yok. Zira onların davaları farklı. Ben, kendi davam ile ilgili olarak yargıdan gizlenen ve yanlış bir soruşturmaya dayanarak hüküm verilmesine neden olan delilleri ortaya çıkarmak için uğraşıyorum. Hakkımdaki bütün davalar hukuki olarak sonuçlanmış değil halen soruşturma devam ediyor. Biz siyasi bir pansuman yapılmasını istemiyoruz. Bilakis soruşturmanın gidişatını etkilemeyecek hukuki bir pansuman talep ediyoruz. Açılan tüm davalar, af yasası kapsamındadır ve özel bir affa gerek yok” diye konuştu.
Irak Merkezi Ceza Mahkemesi tarafından ülkede "ölüm timleri kurmak ve yönetmekle diğer terör eylemlerine yol açtığı" gerekçesiyle 3 kez idama çarptırılan Tarık Haşimi hakkında Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı'nın da (Interpol) yakalama kararı çıkardığı biliniyor. Haşimi, Irak'taki idam kararlarını reddederek, bunun "siyasi" olduğunu söylemişti.
Irak Mahkemesi, teröre destek vermek suçlamasıyla 7 yıl hapis cezası verilen  Rafi el-İsavi hakkında  gıyabi tutuklama kararı çıkarmıştı.
İsavi ve Haşimi, haklarında verilen karara reddederek, davanın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) görülmesi şartıyla mahkeme karşısına çıkmaya hazır olduklarını bildirmişlerdi.
Eski Musul Valisi Nuceyfi'ye de Sünni Vakfı’na ait yüzlerce mülk senedinin Şii Vakfı adına kaydedilmesi kararına karşı çıkması ve Musul’un DEAŞ’ın kontrolüne geçmesinde kusurlu bulunması gerekçesiyle hapis cezası verilmişti.
Enbar'daki aşiret liderlerinden Ali Hatem Süleyman hakkında da DEAŞ saldırılarında güvenlik güçlerine yönelik kışkırtma ve provokasyon girişimleri iddiasıyla yakalama kararı çıkartılmıştı.
Söz konusu Sünni liderlerin, ülke dışında olduğu biliniyor.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.