Muhalif lider Guaido Venezuela’ya dönebilecek mi?

Muhalif lider Guaido’nun destekçileri Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te Guaido’nun fotoğrafını çekerken (AFP)
Muhalif lider Guaido’nun destekçileri Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te Guaido’nun fotoğrafını çekerken (AFP)
TT

Muhalif lider Guaido Venezuela’ya dönebilecek mi?

Muhalif lider Guaido’nun destekçileri Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te Guaido’nun fotoğrafını çekerken (AFP)
Muhalif lider Guaido’nun destekçileri Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te Guaido’nun fotoğrafını çekerken (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde Venezuela hakkındaki kararı geçirmekte başarısız olan Washington, Moskova ile diplomatik gerilim devam ediyor. İki ülke arasında “insani yardımların ulaştırılması ve ABD’nin Nicolas Maduro'nun rejimindeki kimselere yönelik yaptırımları” ile ilgili gerilim gün geçtikçe tırmanıyor.
Kremlin’in Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik desteği devam ederken ABD Hazine Bakanlığı, Maduro’ya yakın olduğu bilinen ve aralarında 4 generalin de bulunduğu 6 askeri görevliye mali yaptırımlar uyguladı.
Söz konusu kişiler arasında insani yardımların ulaşımını engellemekle itham edilen Venezuela Ulusal Muhafızları'ndan Tümgeneral Richard Jesus Lopez Vargas ve Baş Komiser Jose Ramirez Dominguez de bulunuyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı Maduro ekibinden 49 kişinin vizesini iptal etti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Venezuela'daki demokrasiyi baltalamaktan sorumlu kişiler için vizelerine kısıtlamalar getirildiği ve bu kısıtlamaların Maduro’nun ailesine ve ekibinden bir dizi yetkiliye uygulanacağını belirtildi.
Öte yandan Kolombiya ve Brezilya’dan sonra Arjantin ve Paraguay’ı kapsayan bir tura katılan ve tehditlere rağmen ülkesine dönmek isteyen muhalif lider Juan Guaido, özgürlük ve demokrasi değerlerinin silahlar ile durdurulamayacağını söyledi.
Karnaval protestoya dönüşecek
Cumartesi günü Buenos Aires'te Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri ile bir araya gelen Guaido, “Venezuela'da başlayan süreçteki tek geri dönüş, ülkeyi terk eden birçok Venezuelalının ülkeye geri dönüşü olacak” dedi. Gelecek pazartesi günü başkent Karakas'ta yapılması planlanan karnavala atıfta bulunan Guaido, “Direnmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Karnaval zamanı yaklaşıyor. Bizim için bir gelenek olan bu karnavalı ulusal çapta büyük bir protestoya dönüştüreceğiz” ifadelerini kullandı.
ABD'nin Venezuela Özel Temsilcisi Elliott Abrams, Washington’da gazetecilere verdiği demeçte, “Ülkesine güvenli bir şekilde geri döneceğini umuyoruz. Fakat yine de endişesini gizlemedi. Çünkü birçok yetkili tarafından tutuklanmakla tehdit ediliyor” dedi.
ABD, bütün ekonomik ve diplomatik baskısına rağmen Nicholas Maduro'nun iktidarı bırakması hususunda başarılı olamadı. Askeri seçeneği ima ederek “bütün seçenekler masada” diyen ABD, baskıyı arttırmak için yaptırımlara başvurdu.
Maduro'nun insani yardım yüklü tırları ve gemileri engellediğini dile getiren ABD Hazine Bakanı Steve Mnuchin, bu eylemlerin yasadışı rejimin Venezuelalıları kontrol etmek için gerekli gıda maddelerini sömürmenin bir başka örneği olduğunu söyledi. Baskıya, trajik ölümlere ve Venezuelalılara gönderilen gıda ve tıbbi malzemelerin yakılmasına yanıt olarak güvenlik güçleri unsurlarına yaptırım uygulandığına işaret eden Mnuchin, askeri yetkililerin ABD'deki varlıklarının doldurulduğunu ve kendileri ile olan finansal işlemlere son verildiğini belirtti.
Venezuela, ABD tarafından gönderilen bu yardımları, askeri müdahaleyi haklı çıkarmaya yönelik bir bahane olarak değerlendirirken Abrams, Maduro’yu desteklemeye devam eden Rus makamları tarafından da kabul edilen bu ithamları reddetti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov cuma günü yaptığı açıklamada, Rusya’nın Venezuela makamlarına sosyal ve ekonomik sorunları çözmede yardım etmeye devam edeceğini belirtmişti.
Moskova’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya gelen Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kamu petrol şirketi PDSVA’nın Lizbon’daki ofisinin Rusya’ya taşınması talimatı verdiğini söylemişti.
Venezuela, muhalif lider Juan Guaido’nun Ocak ayında kendisini geçici devlet başkanı olarak ilan etmesinden bu yana ciddi bir ekonomik ve siyasi kriz yaşıyor. Maduro ve Rusya, Washington’u hükümete karşı bir darbe planlamakla suçlarken ABD, Guaido’yu Geçici Devlet Başkanı olarak tanıdı ve ona destek olmak için diplomatik bir kampanya başlattı.
Guaido, 60 ülke tarafından Venezuela’nın geçici devlet başkanı olarak tanındı ve halihazırda ilişkilerini güçlendirmek amacıyla Güney Amerika ülkelerin yönelik turuna devam ediyor. Cuma günü Paraguay Devlet Başkanı Mario Abdo Benitez ile bir araya gelen Guaido’nun, Quito'da Ekvador Devlet Başkanı Lenin Moreno ile görüşmesi bekleniyor. Ayrıca yerel basında çıkan haberlere göre, Guaido’nun bugün Peru’nun başkenti Lima’yı ziyaret etmesi planlanıyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe