Game of Thrones’un 8. sezonuna dair bildiğimiz her şey

Game of Thrones’un 8. sezonuna dair bildiğimiz her şey
TT

Game of Thrones’un 8. sezonuna dair bildiğimiz her şey

Game of Thrones’un 8. sezonuna dair bildiğimiz her şey

Ak Gezenler emirlerindeki ejderhayla duvarı deldi. Westeros'un kaderi artık bir Stark piçinin, alkolik bir cücenin, yüzü belirsiz bir kızın, bir kızıl cadının, kuzguna dönüşen bir oğlanın ve ejderhaların annesinin elinde.
The Independent'tan Jack Shepherd'ın haberine göre, George RR Martin'in kralları, kraliçeleri ve yoksulları anlattığı dev masalının sonuna yaklaşıyoruz. Game of Thrones'un 8. ve son sezonu da destansı görünüyor.
Peki gelecek sezon hakkında neler biliyoruz? Cevabı başka yerde aramaya gerek yok. The Independent 8. sezona dair şu ana kadar bilinen her şeyin kapsamlı bir listesini hazırladı. Yeni oyuncular ve sezon tahminlerinden, gösterim tarihi ve yerine kadar, her şey bu listede!

Yeni sezonun yayın tarihi nedir ve nereden izlenecek?
Game of Thrones 14 Nisan'da geri dönüyor.
HBO son tarihi ilan etmeden önce, dizinin yayın tarihinde birçok değişiklik yaptı. İlk olarak 2019'un ilk yarısında geri döneceği söylenen dizinin yayın tarihi, birkaç ay sonra Nisan 2019 şeklinde duyuruldu. Resmi tarihin 14 Nisan olduğu ise uzun bir fragmanla açıklandı. Ancak Arya karakterini canlandıran Maisie Williams yayın tarihini önceden, "İlk bölümümüz Nisan ayında yayınlanacak" diye ağzından kaçırmıştı.
Şimdiye kadar neler gördük?
HBO bilgi sızmasını önlemek için gelecek sezona ilişkin bilgileri şimdiye kadar çok gizli tuttu. Ayrıca ilk bölümün yayımlanmasına bir aydan fazla süre var. Buna rağmen, kanal gerçek görüntülerden oluşan bir fragman (makalenin başındaki video) yayınladı.
İlk olarak sevilen karakterlere dair küçük ipuçları içeren ve dizinin içinde yer almayan görüntülerden oluşan birkaç kısa tanıtım videosu yayınlanmıştı. Bu ilk tanıtımlar, 8. sezonun yayın tarihinin duyurusuyla aynı ana denk gelmişti. Tanıtımda Jon Snow (Kit Harrington), Sansa Stark (Sophie Turner) ve Arya Stark (Maisie Williams) Winterfell'in mahzen mezarında, ölü Starkların sesleri yankılanırken yürüyordu.
Bu arada dizinin hayranları, HBO'nun bu kısa tanıtım videosunda, bir anlığına, Sansa ve Jon'un birbirlerini kucakladığını da gördü. Öne çıkan diğer önemli noktaysa Daenerys (Emilia Clarke) ve Sansa’nın ilk kez bir araya (videoyu aşağıda izleyebilirsiniz) gelmesiydi.
Fotoğraflara gelecek olursak, HBO’nun bu konuda daha dürüst davrandığını söyleyebiliriz. Kanal, yeni sezondan son birkaç bölüme kalabilen 13 ana karakterden 14 fotoğraf yayımladı. Tıpkı fragmanlar gibi fotoğraflarda da ayrıntıları gösteren çok az şey var. Ama en azından Jon, Dany ve Tyrion'un Winterfell'e gittiğini biliyoruz.
Kaç bölüm var?
İlk 6 sezonun hepsi 6 bölümden oluşurken sadece 7. sezon 7 bölümdü. Dizi sorumluları David Benioff ve D. B. Weiss, yeni sezonda yalnızca 6 bölüm çekmeye karar verdi. (İkili, başlangıçta 6 bölüm yerine 3 uzun metrajlı film yayınlamak istemiş ama HBO buna karşı çıkmıştı.)
Haberler, her bölümün 60 dakika standardından daha uzun şekilde, 80-90 dakika olacağını yazmıştı. Bu iddia, sezonun 2 saat süren uzun bir bölümle başlayacağını, kalanların da en az 80 dakika süreceğini iddia eden HBO’nun Fransız yayıncılarından birinin sızdırdığı bilgiyle desteklenmişti.
Ayrıca söylentilere göre her bir bölümün yapımı 15 milyon dolara (yaklaşık 82 milyon TL) mal oldu. Oyuncuların ne kadar kazandığına dair çeşitli haberler de geldi. Ancak Variety daha önce Emilia Clarke (Daenerys Targaryen), Nikolaj Coster-Waldau (Jamie Lannister), Peter Dinklage (Tyrion Lannister), Kit Harrington (Jon Snow) ve Lena Headey’in (Cersei Lannister) bölüm başına 500 bin dolar (2 milyon 718 bin TL) kazandığını iddia etti.
Bölüm yazarları ve yönetmenleri kim?
Meşhur “Kanlı Düğün”ü yönetmesiyle bilinen David Nutter; geçen sezonun "Eastwatch" bölümünde imzası olan Dave Hill'in prömiyer de dahil olmak üzere yazdığı son 6 bölümün 3’ünü yönetti. Yapımcı Bryan Cogman 2. bölümü, Benioff ve Weiss ise son 4 bölümü yazdı. Bunun yanında "Piçlerin Savaşı"nın yönetmeni Miguel Sapochnik 3. ve 5. bölümleri yönetirken, Benioff ve Weiss ise diğer yaratıcıların (örn. Breaking Bad, Sopranos ve Mad Men yaratıcıları) yaptığı gibi dizinin son bölümünü kendisi yönetti.
Yeni oyuncular
Bu destansı hikayeyi bitirebilmek için elimizde yalnızca 6 bölüm var. Bu açıdan birkaç yeni karakterin ortaya çıkması pek de şaşırtıcı değil. "Northern Girl" ve "Boy" gibi bölümlerin detayına girersek, oyuncu seçimlerinin belirsiz olduğunu söyleyebiliriz. Elimizde çok az veri bulunuyor. Ancak Son Krallık’taki Marc Rissmann rolünü -kitaplarda Altın Grup'un lideri olan- Harry Strickland’ın üstlendiği daha önce bildirilmişti.
Kim dönüyor? (Sürprizbozan bilgi içerir)
Tüm ana oyuncularla birlikte, Carice van Houten kısa süre önce -daha sonra sildiği- Instagram hesabında Kızıl Kadın'ın döneceğini ağzından kaçırdı. 7. sezonun son bölümünde Jon Snow'un gerçek babasını canlandıran Gallerli oyuncu Wilf Scolding de Instagram'da döneceğini ima eden bir paylaşım yaptı. Beklenildiği gibi, daha sonra paylaşımını sildi. Dönmeye niyeti olmayan Mark Gattis ise canlandırdığı Tycho Nestoris karakteri için, "Ben yokum, öyleyse hayatta kalacağım" dedi. Ellie Kendrick’in Meera Reed’i de geri dönmeyecek gibi görünüyor. O da daha önce şöyle söylemişti: "Bildiğim kadarıyla ben yer almıyorum."
Ayrıca Joe Dempsie, Gendry karakteri için yeni sezonda büyük bir rol üstlenerek, “Bu sezon kesinlikle iyi geçti" dedi ve son sezon için "iyi bir parça" çektiğini söyledi.

Tüm savaşlara son verecek bir savaş:
Gizlilikten dolayı 8. sezonda yaşanacaklara dair kesin bir şey bilmiyoruz. Ancak ekibin Kuzey İrlanda’nın Moneyglass Üssü'nde, büyük savaşı çekmek için 55 gün geçirdiğini biliyoruz. Bu süre diğer Game of Thrones savaşlarına harcanan süreden daha fazla. Dinklage, çekilen sahnenin "'Piçlerin Savaşı'nı oyun parkı gibi gösterdiğini" söyledi.
Maisie Williams ve diğer oyuncular, Winterfell'deki büyük bir savaşın yoğun ve yorucu çekimleri yüzünden Arya'yı canlandıran oyuncunun “çöktüğünü” dile getirdi.
Williams da durumunu şu şekilde açıkladı:
"Her yıl savaşı atlatıyorum. Savaş eğitimini düşünürsek bu, Arya için çok tuhaf. Bu benim ilk savaş deneyimim. O yüzden çok etkilendim."
Dizide Ser Jorah Mormont'ı oynayan Iain Glen de savaş sahneleri için hazırlanan yorucu programın, oyuncu kadrosunda "perişanlık" hissi yarattığı konusunda hemfikir. Glen, "Bu Thrones'ta yaşadığım en tatsız deneyimdi" dedi ve ekledi:
"Gerçek bir sınavdı ve gerçekten yorucuydu. Sabah yedide uykuya dalıyorsunuz ve öğle saatlerinde uyandığınızda hala çok yorgun oluyorsunuz. Gerçekten hiçbir şey yapamıyor, sonra da sete dönüyorsunuz. Bunun dışında bir hayatınız yok ve çalışma arkadaşlarınız çok iyi aktörler."
Tazı karakterini oynayan oyuncu Rory McCann de sette isimsiz bir oyuncunun bile çöktüğü savaşla mücadele etti. McCann, herkesin bunu bir daha yapmak zorunda kalmayacağı için şükrettiğini söyledi.
Savaş, devasa Winterfell setini inşa etmek için aylar harcayan ekip tarafından "Uzun Gece" olarak adlandırıldı. Davos'a hayat veren Liam Cunningham "Ekibin günde 40 bin adım attığını duydum" dedi.
Daha önce "Piçlerin Savaşı"nın çekilmesine yardım eden yönetmen Miguel Sapochnik, "Yüzüklerin Efendisi: İki Kule"deki devasa "Miğfer Dibi" savaşından ilham aldıklarını söyledi. Sapochnik, "Daha önce çektiğim Game of Thrones savaşlarını, genellikle Jon’un bakış açısından çektim" dedi ve şöyle devam etti:
"Burada 20 üyeli oyuncu kadrolarımız var ve hepsi sahne istiyor. Bu karmaşık bir durum çünkü en iyi savaş sekansını güçlü bir bakış açınız olduğu anda buldum. Düşünmeye devam ediyorum: 'Şu anda kimin hikayesini anlatıyorum?'"

Açılış sahnesi:
Sezonun Daenerys ve Jon Snow'un Winterfell'e ulaşmasıyla başlayacağı doğrulandı. Entertainment Weekly'nin yakın tarihli bir haberinde diğer sahneler şu şekilde betimlendi:
"Bu sahnenin ardından, Ölüler Ordusu'nun kaçınılmaz istilasıyla yüzleşmeye hazırlanan, bazıları daha önce hiç tanışmayan ve çoğu karmaşık bir geçmişe sahip karakterlerin, heyecan verici ve gergin bir şekilde bir araya gelişi var."
Final:
HBO final konusunda sessiz kalmış olabilir, ancak oyuncu kadrosu, dizinin nasıl biteceği hakkında defalarca konuştu. Emilia Clarke, Daenerys’in son anlarının kendisini "mahvettiğini" söyledi ve şunları ekledi:
“Ağızlarda, Daenerys'in kim olduğuna dair kekremsi bir tat kalacağına eminim..."
Sophie Turner, dizinin finalini "tatmin edici" olarak nitelendirdi ve 8. sezonun "her zamankinden daha kanlı; ihanet, savaş ve tehlike dolu olduğunu" söyledi.
Peter Dinklage de sorumluların diziyi "zekice bitirdiğini" söyledi ve ekledi:
"Hayal edebileceğimden daha iyi. Siz bunu hak ettiniz. Trajik olsun ya da olmasın karakterim açısından güzel bir son."
HBO’nun dram türündeki dizisinin Kıdemli Başkan Yardımcısı Francesca Orsi, senaryonun ekibi ve oyuncu kadrosunu ağlattığını söyleyerek, son bölüm hakkında konuştu.
Dizi sorumlularıysa son bölümü Breaking Bad’le karşılaştırdı ve Weiss şöyle dedi:
"'İtiraf etmeliyim ki, ben ve diğer herkes için diziyi bitirmenin en iyi yolu bu,’ diyemeyeceğiniz, imkansız bir gerçeklik."
Weiss sözlerine, "Breaking Bad (finali) tartışmasının burada da olmasını ümit ediyorum, 'Bu bir A mı yoksa A + mı?'" şeklinde devam etti.

Sahte sahneler:
Sahte sahneleri çeken yönetmenlerle ilgili birçok haber yapıldı. Yönetmen David Nutter bunların kısa süre önce gerçekleştiğini onayladı. Hangi sahnelerin sahte olduğunu bilip bilmediği sorulduğunda, "Ah, evet. Evet, elbette," dedi.
Yapımcılar tarafından alınan güvenlik önlemleri hakkında da şunları söyledi:
"Bazen ilginç yerlerde fotoğrafçılar vardı - inşaat vinçleri ve çılgınca tırmanmış, görüntü elde etmeye çalışıyordu. Onlar her yerdeydi ve olup biteni anlamaya çalışıyordu. Ancak bunlar, sette kesinlikle hiçbir gazetenin olmaması gereken durumlardı. Yapım ekibi kimsenin ne olacağını bilmediğinden emin olmak istedi ve buna her zamanki gibi çok önem verdi. Ekip, Gestapo’ya benzer. Cevap almak zordur."
Ayrıca, Ian Glenn "paranoyak yapımcıların" "yazılı tek bir kelimeye" izin vermediğini de sözlerine ekledi:
"Her şeye, farklı güvenlik özelliklerine sahip iPad'ler aracılığıyla erişildi. İtiraf etmek gerekirse bu aktörler için problem yarattı."
Garip bir ifşa:
İzleyici olarak, Jon Snow ve Daenerys Targaryen'in talihsiz aşıklar olduğunu biliyoruz (Jon’un babası aslında Prens Rhaegar Targaryen). Emilia Clarke ve Kit Harrington, konuya dair konuştu.
Harrington, "Jon, kitabına göre oynayan biri. Yalan söyleyemez" dedi ve ekledi: Dany hakkında bilgi edinmek onun için çok acı olurdu.
Clarke da, karakterinin Jon'a olan duygularından şu şekilde bahsetti:
"Jon'u gerçekten seviyor. Kim olduğunu öğrenmiş olsaydı, derinden yaralanırdı."
Dizi sorumlusu Weiss de yorum yapmak için hazırdı:
"Dramatik bir bakış açısıyla ilginç şeyler oluyor. Çünkü hikaye artık Jon’un ailesinin kim olduğu hakkında değil, Jon öğrendiğinde ne olacağıyla ilgili."

Özel birleşme:
Sean Bean daha önce, geçmişteki ve şimdiki oyuncuları içeren özel bir bölümün Belfast'ta çekildiğini, Conan OBrien'in bir defalık olaya ev sahipliği yaptığını açıkladı.
HBO o zamandan bu yana, 1. sezondan 8. sezona kadar tüm bölümleri içeren özel bir set hazırlanacağını duyurdu.
HBO patronunun tepkisi:
HBO patronu Richard Plepler, parti sonrası Altın Küre'de 8. sezona dair cezbedici açıklamalar yaptı.
Plebler ayrıntılar konusunda sessiz kalarak, son 6 bölümü şu şekilde yorumladı:
"Bu bir gösteri. Adamlar resmen altı film yaptı. Onları izlerken, sanki bir film izliyor gibi tepki verdim. Dizi sorumluları David Benioff ve D.B. Weiss çıtanın yüksek olduğunu biliyordu. Ve çıtayı aştı. Onları CGI olmadan iki kez izledim ve dehşet içindeyim. Herkes olağanüstü bir hikaye anlatıcılığına ve büyülü bir prodüksiyona büründü."
Başka bir dev kale:
Yapım sırasında, Belfast'ta yeni yapılmış bir kale seti tespit edildi. Başlangıçta, inşaatın daha önce kurulmuş bir yer için ekstra yapıldığına inanılıyordu. Ancak görüntüler kısa sürede üçe katlanmış, epey karmaşık bir yapı ortaya çıkardı. Yapı, yalnızca Winterfell çerçevesiyle uyumluydu.Yorumcular, Kralın Şehri'nin yanarken resmedilmesi için kurulmuş dekorlar olabileceğine inanıyor. Bu da ejderhaların başkente geldiği anlamına geliyor.
Ateşten konuşmak...
Dizinin bir hayranı, Winterfell setinden geçerken bütün yerin ateş altında olduğunu göstermişti (videoyu buradan görebilirsiniz). Gece Kralı, ejderhadan en iyi şekilde yararlanmış gibi görünüyor.
Buz örümcekleri?
1. sezonda Bran'la konuşan Yaşlı Dadı, Ak Gezenlerin "buz örümcekleri"nden bir ordu kurduğunu söylemiş ve şunları eklemişti:
"Şehirler ve krallıklar arasında gezindiler; ölü atlarını sürdüler. Beyaz ve tazılar kadar büyük örümceklerle avlandılar."
İzleyiciler, bu korkunç böceklerin ne zaman ortaya çıkacağını merak ediyordu. John Howe’nun tasarladığı 2020 takviminin Buz ve Ateşin Şarkısı temalı kapağında, bu yaratıklarla tanışmıştı. Böceklerin dizide görünüp görünmeyecekleri bir gizem olarak kalsa da, örümcek fobisi olanlar dikkat etmeli.
Kralın Şehri’nde...
Kit Harrington ve John Bradley’in canlandırdığı Jon Snow ve Samwell Tarly; bir sahnede beraber görüldü. Aslında Sam'in, Jon'un yönetimindeki Winterfell'de ortaya çıkması şaşırtıcı olmazdı. Ancak ikili, Kuzey’de değil, düşmanları Cersei'nin bulunduğu Kralın Şehri’nde çekim yaptı. Yoksa farklılıklarını bir kenara koyabildiler mi?
İki favori karakter tekrar bir arada:
Nikolaj Coster-Waldau ve Gwendoline Christie yeniden bir araya geldi. Dedikodular, 4. bölümde, Brienne ve Jaime'nin Ak Gezenlere karşı yan yana savaşmak zorunda kalacağını iddia ediyor. Savaşın tam olarak nerede olacağı belli değil.
Acılar dininceye dek...
Coster-Waldau'ya açılan bir dava sayesinde, Jamie karakterinin sezon sonuna kadar hayatta kalacağını öğrendik. Mahkemedeki belgeler, onun altı bölümde de yer alacağını gösteriyor.
Bitirirken...
Elimizdeki bilgiler şimdilik bu kadar. Daha fazla fragman ve fotoğraf yayımlandıkça, The Independent bu makaleyi güncelleyecek. Dizi yayımlandığında da burada, en iyi teoriler ve incelemeler yer alacak.



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy