Onlarca Afgan kuvvet, Taliban’a teslim oldu

Onlarca Afgan kuvvet, Taliban’a teslim oldu
TT

Onlarca Afgan kuvvet, Taliban’a teslim oldu

Onlarca Afgan kuvvet, Taliban’a teslim oldu

Taliban ve Afgan güçleri arasındaki çatışmalar, Afganistan’ın kuzey, batı ve güneydeki birçok vilayetinde ­artış gösterdi. Hükümet güçleri, Taliban ile mücadelede birçok kasabadan geri çekilirken, Taliban da yeni kasabalar ele geçirerek ülkedeki varlığını güçlendiriyor.
Yerel makamlar, en az 50 Afgan askerinin, ülkenin basındaki Badgis vilayetini kontrol etmeye çalışan Taliban hareketine teslim olduğunu açıkladı. Taliban yetkilileri ve ABD’li yetkililer arasında Salı günü barış müzakerelerinin son turu düzenlense de Afganistan’da çalışmalar devam etti.
Badgis vilayeti Bölge Meclis Başkanı Abdul Aziz Bek geçtiğimiz Pazar günü yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanlığı’na bağlı sınır polisinin bir parçası olan yaklaşık 100 Afgan güvenlik personelinin, Cumartesi günü komşu Türkmenistan’a kaçmaya çalıştığını, ancak ülkeye girişlerinin engellendiğini duyurdu.
Bala Marğab Vali Sözcüsü, 100’den fazla hükümet gücünün bölgeden çekildiğini açıkladı. Ancak Türkmen muhafızlar tarafından Türkmenistan topraklarına girişlerinin engellendiği ve dolayısıyla Taliban’a teslim olmak zorunda kaldıkları aktarıldı.
Abdul Aziz Bek, yaklaşık 50 sınır polisinin de Taliban’a teslim olduğunu belirtirken, kalan 50 kişinin de vilayetin en kalabalık bölgesi olan Bala Marğab mahallesinde savaşmaya devam ettiğini vurguladı. Yetkili, “Bu askerler, yıllardır Taliban’a karşı savaşıyor. Eğer teslim olurlarsa öldürülecekler” dedi.
Badgis Bölge Meclis Üyesi Abdullah Afdali de dün yaptığı açıklamada, Afgan kuvvetlerin hava ve kara desteği almadıkça Taliban’a esir düşebileceklerini belirtti.
90 polis teslim oldu
Öte yandan Taliban, 90 polisin harekete teslim olduğunu açıkladı. Taliban, sınır polislerinin esir alındığını söyleyerek, Twitter üzerinden de onlarca kişinin fotoğrafını paylaştı. Hareket, çatışmalarda da onlarca kişinin öldüğünü duyurdu. Badgis Vali Sözcüsü Cemşid Şehabi, Taliban’ın esir güçlere karşı haberleri abarttığını ifade etti. Şehabi, bölgeyi kontrol etmek için savaşan Afgan güçler ve Taliban unsurları arasında ölen ve yaralananların sayısının henüz belli olmadığını belirtti. Ancak Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Twitter üzerinden yayınladığı bir bildiride, Bala Marğab’daki savaşın çok sayıda kişinin ölmesine neden olduğunu duyurdu. Afganistan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, son 24 saat içinde 10 vilayette düzenlenen operasyonlar kapsamında Bala Marğab’da 12 silahlı unsur öldü.
Bala Marğab kasabası, son aylarda yoğun çatışmalara tanık oluyor. Taliban, 1 haftadan kısa bir sürede bölgede 10 askeri öldürdü, 20 askeri de esir aldı.
ABD’nin Afganistan’ın Yeniden Yapılanması Özel Müfettişliği (SIGAR), ABD liderliğindeki kuvvetlerin 2001 yılında Taliban yönetimini devirmesinden bu yana Afganistan’ın yaklaşık yarısının Taliban tarafından kontrol edildiğini açıkladı. Bu çerçevede hareketin, sık sık Afgan güçlere saldırdığı da belirtildi.
Taliban, yabancı birliklerin ülkeden çıkarılması, Batı destekli Afganistan hükümetinin devrilmesi ve şeriatın uygulanması için mücadele ettiklerini söylüyor. Afganistan’da halen Afgan güçleri eğitmek ve onlara yardım ederek tavsiyelerde bulunmak üzere ABD yönetimindeki NATO’ya bağlı yaklaşık 17 bin yabancı kuvvet bulunuyor.
IRNA: 22 asker öldürüldü
İran Haber Ajansı’nın (IRNA) Kabil’deki yetkililerden aktardığına göre Taliban, 18 Mart’ta Afganistan hükümetine mensup 22 askeri öldürdü.
Keysar Valisi Rahmetullah Keysari de yaptığı açıklamada Taliban’ın, güvenlik merkezlerine saldırdığını, 16 askerin ve hükümet yanlısı 6 milisin öldüğünü, 10 kişinin de yaralandığını belirtti. Keysari, yaşanan çatışmalarda yaklaşık 40 Taliban unsurunun öldüğünü de söyledi.
Badgis’in Bala Marğab bölgesine yönelik Taliban saldırıları, yaklaşık 10 gün önce Faryab’a düzenlenen saldırılarla benzerlik gösteriyor. Zira Taliban, bölgedeki güvenlik merkezlerinin kontrolünü sağlarken, Afgan güçler de geri çekilmeye başlamıştı.
NATO’ya ait bir İHA düşürüldü
Kabil’de yayın yapan Bakhtar Haber Ajansı ise başkentin kuzeydoğusundaki Pervan vilayetinde NATO’ya ait bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü aktardı.
Bagram Vali Sözcüsü Abdul Şekur Kuddusi, uçağın yaşanan teknik bir arızadan dolayı Pervin vilayetindeki Barik Ab bölgesinde düştüğünü vurguladı.
Ajansın Badgis’teki güvenlik ve askeri yetkililerden aktardığına göre hükümet güçleri, son günlerde Bala Marğab kasabasında 4 Taliban unsurunu öldürdü. Badgis Vali Sözcüsü Cemşid Şehabi, Taliban’ın Bala Marğab’da hükümet güçleri tarafından gerçekleştirilen hava ve kara saldırılarında kayıplar verdiğini belirtti. Şehabi ayrıca, çatışmalarda 15 Afgan askerin öldüğünü ve 20 askerin de yaralandığını ifade etti.
Öte yandan Taliban, unsurlarının bölgede bir zırhlı aracı imha ettiğini, 4 Afgan askeri öldürdüğünü ve Afganistan’ın güneyindeki Helmand vilayetinde bir güvenlik merkezini ele geçirdiğini duyurdu.
Taliban tarafından yayınlanan bildiride, Afganistan’ın kuzeyindeki Faryab vilayetinde yer alan Keysar kasabasında stratejik öneme sahip Atkalik üssüne Taliban tarafından yapılan bir saldırıda en az 35 Afgan askerin öldüğü belirtildi.
30 Afgan askeri Taliban’a teslim oldu
Taliban yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeybatısındaki Badgis vilayetinde 3 askeri üssün ve 15 güvenlik merkezinin kontrolünün sağlanmasının ardından 30’dan fazla Afgan askerin harekete teslim olduğu belirtildi.
Bala Marğab’daki Taliban kuvvetleri 2 binden fazla ailenin yaşadığı bazı köyleri de ele geçirdi. Taliban kuvvetleri, kasabaların merkezlerinde kuşatmalarını da sıkılaştırmaya başladı.
Taliban hareketi, Seyyad kasabasında da 10 askeri öldürdükten ve yaraladıktan sonra, ülkenin kuzeyindeki Sar-i Pol vilayetinde bir güvenlik merkezinin kontrolünü ele geçirdi.
Öte yandan DEAŞ- Horasan örgütüne mensup en az 5 silahlı terörist, Afganistan’ın kuzeyindeki Nangarhar vilayetine düzenlenen bir hava saldırısında öldü. Hama Press Haber Ajansı, hava saldırısının Nangarhar’ın Hokyani bölgesi yakınlarında gerçekleştirildiğini duyurdu. Yayınlanan habere göre silahlı gruba mensup Hatib el-Rahman isimli bir lider ile beraberindeki bazı teröristlerin öldürüldüğü aktarıldı. Hükümete muhalif silahlı gruplar tarafından konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Barış görüşmeleri
Diğer taraftan ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad’ın Taliban’ın siyasi büro yetkilileriyle Doha’da yaptığı görüşmelere ilişkin Kabil ve Washington arasında yaşanan anlaşmazlık sonrasında ABD’li yetkililerin, Afgan Ulusal Güvenlik Danışmanı Hamdullah Muhib’i Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığına geri çağırdığı belirtildi.
Bu çerçevede Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Robert Palladino, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Hill’in “Ülkesinin Afganistan hükümetine birçok yardımda bulunduğu, hala Afganistan istikrarını sağlamak ve Afganistan hükümetinin, barış görüşmelerine katılımını sürdürmek için kararı olduğu” ifadelerine dikkati çekti. Palladino, Hamdallah Muhib’in Zalmay Halilzad hakkındaki eleştirilerine atıfta bulunarak, söz konusu eleştirilerin ABD Dışişleri Bakanlığına ve politikasına yönelik bir eleştiri olduğunu ve Kabil- Washington arasındaki ikili ilişkilere hizmet etmediğini vurguladı.
Hamdallah Muhib ise Washington’da gazetecilere verdiği demeçte, ABD’nin Afganistan Temsilcisi Zalmay Halilzad’ın Katar’da Taliban ile görüşmelerinin şeffaf olmadığını ve ABD Temsilcisinin Afgan hükümeti ile devam eden görüşmelerde bir boşluk oluşturduğunu belirtti. Muhib, Halilzad’ın geçmişte Afganistan cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olmak istediğine dikkati çekerek, Zalmay Halilzad’ın çabalarının, başkanlığı altında geçici bir Afgan hükümeti kurmayı amaçladığını savundu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe