Trump’ın Golan Tepeleri açıklamasına uluslararası tepkiler büyüyor

İşgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki BM askerleri (AP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki BM askerleri (AP)
TT

Trump’ın Golan Tepeleri açıklamasına uluslararası tepkiler büyüyor

İşgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki BM askerleri (AP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki BM askerleri (AP)

Arap Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Avrupa Birliği (AB), Batılı ve Arap ülkeleri, bugün ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesinin işgalci İsrail’in Golan Tepeleri’nin tamamı üzerindeki egemenliğini tanıması konusunda yaptığı açıklamayı kınadı.
Trump dün akşam Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “52 yıl sonra ABD'nin, İsrail devleti ve bölgedeki istikrarın önemi için, kritik strateji ve güvenlik açısından önem arz eden Golan Tepeleri’ndeki İsrail egemenliğini tamamen kabul etme zamanı geldi” ifadelerini kullanmıştı.
Arap Birliği
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, bir gazeteye verdiği demeçte, “ABD Başkanı Trump tarafından yapılan Golan Tepeleri’nin Suriye’de işgal altındaki bölümünün İsrail egemenliğinde olduğunu tanıma hakkındaki açıklamalar, tamamen yasadışıdır. Ayrıca şayet bir tanıma söz konusu olursa bu bir hak ve bağlayıcılık gerektirmez. Bu yaklaşım her anlamda yasadışı kabul edilecektir” ifadelerini kullandı.
Ebu Gayt, “Golan Tepeleri, uluslararası yasalar, Birlemiş Milletler (BM), Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ve uluslararası toplumun kabulüne göre Suriye topraklarıdır ve işgal altındadır. BMGK’nın 1981’de oybirliği ile kabul edilen 497 sayılı kararı, Suriye’nin Golan topraklarının İsrail’e ilhak edilmesinin kesinlikle kabul edilmeyeceğini ortaya koyuyor. Söz konusu madde ayrıca İsrail’e aynı yıl çıkarılan Golan’ın ilhak edilmesi yasasının iptal çağrısında bulunuyor” dedi.
Ebu Gayt, işgal altındaki topraklarının hakkını talep eden Suriye’nin yanında olduklarını söyledi. Bu konuda söz konusu kararlara dayanan bir tutuma sahip olduklarını belirten Ebu Gayt, bu tutumun kesinlikle Suriye’deki krizden etkilenmediğini ifade etti.
Arap Birliği Genel Sekreteri, ABD’ye yanlış tutumundan dönme, yakın ve uzak sonuçları hakkında derin bir şekilde düşünme çağrısında bulundu.
Körfez İşbirliği Konseyi
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Abdullatif ez- Zayani ise Trump’ın Golan Tepeleri hakkında yaptığı açıklama konusunda üzüntü duyduğunu ifade etti. Bunun, BM ve uluslararası toplum tarafından kabul edilen sabit gerçeği değiştirmeyeceğini söyleyen Zayani, bu gerçeğin ise Golan Tepeleri’nin, İsrail’in 5 Haziran 1967’de askeri kuvvetler tarafından işgal ettiği bir Suriye bölgesi olması olduğuna dikkat çekti.
KİK Genel Sekreteri, ABD Başkanı’nın açıklamalarının Orta Doğu’da kapsamlı, adil ve kalıcı bir barış sağlama şansının azalttığını belirtti. Bu barışa İsrail, 1967'de işgal ettiği bütün Arap bölgelerinden çekilmediği sürece ulaşılamayacağının altını çizen Zayani, BMGK’nın kararına göre bu bölgelerden birinin de Suriye’deki Golan tepeleri olduğunu söyledi.
Dr. Abdullatif Zayani, BMGK’nın 1981’de oybirliği ile kabul edilen 497 sayılı karar, Suriye’nin Golan topraklarının İsrail’e ilhak edilmesinin kesinlikle kabul edilmeyeceğini belirttiğine işaret etti. Söz konusu kararın, İsrail’in Golan hakkındaki yasaları, egemenliği ve yönetiminin uluslararası kanunlara göre geçersiz olduğunu belirttiğini bildirdi. Zayani, Golan Tepeleri’nin Arap toprakları ve işgal altında olması göz önünde bulundurulması nedeniyle uluslararası toplum ve BMGK’ya uluslararası meşruiyet kararlarına uyma çağrısında bulundu.
Mısır
Öte yandan Mısır, uluslararası ve yasal kararlara göre Golan Tepeleri’nin işgal altında Arap toprağı olduğunu kabul eden tutumunda ısrarcı olduğunu ifade etti. 1981’de oybirliği ile kabul edilen BM’nin 497 sayılı kararına vurguda bulunan Mısır, İsrail egemenliğinin uluslararası yasalara göre geçersiz olduğunu açıkladı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Trump’ın İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıma çağrısının yalnızca bir ‘çağrı’ olarak kalmasını ve resmi bir açıklamaya dönmemesinin umulduğu belirtildi.
Ürdün
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, ülkesinin Golan Tepeleri’nin, işgal altındaki Suriye toprakları olduğu yönündeki pozisyonunun sabit olduğunu belirtti.
Ürdün haber ajansı Petra’ya göre Safedi, “Kapsamlı ve kalıcı bir barış, İsrail'in işgal altındaki tüm Arap bölgelerinden çekilmesini gerektiriyor. Suriye’ye ait olan Golan, işgal altındaki bölgelerin ayrılmaz bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.
Rusya
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu hala bir çağrı. Umarım bir çağrı olarak kalmaya devam eder. Benzer çağrılar Orta Doğu'da hâlihazırdaki gergin durumu önemli ölçüde istikrarsızlaştırabilir. Bölgedeki krizin çözümüne hiçbir katkıda bulunmayacağı gibi tam tersi yönde etkisi olabilir” dedi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Trump'ın "Golan Tepeleri'nde İsrail'in hâkimiyetini tanımanın zamanı geldi" şeklindeki ifadelerini eleştirerek, ‘Golan Tepeleri'nin statüsünü değiştirmeye çalışmak BM kararlarının doğrudan ihlalidir. Trump’ın çağrısı hükümsüzdür” dedi.
Avrupa
Almanya Hükümet Sözcüsü Ulrike Demmer, Berlin'de düzenlenen basın toplantısında, sınırların yeniden çizilmesi gibi bir durumun yalnızca tüm taraflar arasındaki barışçıl bir anlaşma ile mümkün olabileceğinin altını çizerek, “Almanya hükümeti olarak tek taraflı adımlara karşıyız” dedi.
AB Sözcüsü ise, yaptığı açıklamada Golan Tepeleri'nde İsrail egemenliğini tanımadıklarını belirtti.
Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İsrail’in Golan Tepeleri üzerinde egemenliğini kabul etmenin uluslararası yasalara aykırı olduğunu söyledi.
Türkiye
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trump’ın açıklamalarının bölgede yeni bir krize neden olabileceği konusunda uyarıda bulundu. Erdoğan bugün İstanbul’da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Acil İcra Komitesi Toplantısı'nda “ABD Başkanı'nın Golan Tepeleri ile ilgili talihsiz açıklaması bölgeyi yeni bir krizin eşiğine getirdi. İşgalin meşrulaştırılmasına asla izin verilemez” dedi.
Filistin
Filistin yönetimi ise bugün yaptığı açıklamada, “Kudüs ve Golan üzerindeki meşruiyet hakkı Filistin ve Suriye halkları tarafından belirlenir” ifadelerine yer verildi.
Filistin hükümet sözcüsü Nebil Ebu Redine, gerçekleştirdiği basın toplantısında, “ABD yönetimi tarafından alınan yasadışı ve uluslararası meşruiyeti ihlal eden herhangi bir karar değersizdir. İsrail işgaline meşruiyet vermez. Kâğıt üzerine mürekkep olarak kalacaktır. İsrail tarafından oluşturulan ve ABD tarafından kör bir taraflılıkla desteklenen bu gerilim, bölgedeki tırmanışı arttıracak. İsrail'in işgal altındaki Arap bölgelerinden çekilmesini gerektiren uluslararası meşruiyet ve Arap barış girişimi kararlarını uygulamadığı sürece bölge ve dünyada barış, güven ve istikrarı sağlanmayacak” şeklinde konuştu.
İsrail, Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ni 1967'den bu yana işgal altında tutuyor. Suriye yönündeki Golan Tepeleri'nde yaklaşık 20 bin İsrailli yerleşimci yaşıyor.
BM, Golan tepelerinin işgaline karşı çıkan tasarıyı onayladı



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe