Lübnan ve Suriye sınırlarındaki sükûnete ve İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi’nde yapılan ateşkes müzakerelerine eşlik eden güney sınırındaki sükûnete rağmen Tel Aviv, İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Aviv Kochav’ın göreve gelişinin 100. günü münasebetiyle ağır savaş planını başlattı.
İsrail ordusu, yeni çok amaçlı savaş birimini oluşturduğunu açıklayarak, bir sonraki savaşın Hizbullah ile sınırlı kalmayacağını ve tüm Lübnan’a ulaşacağını belirtti. Lübnan hükümetini tehdit eden ordu ayrıca, yeni İsrail füzesinin, Suriye rejiminin teslim aldığı Rusya’nın S-300 füzelerinden üstün olduğunu açıkladı.
Askeri kaynaklar, Kochav döneminde, ordunun Gadi Eizenkot döneminde komşu ülkelerin duyması ve görmesi için izlediği ordunun yeteneklerini açıklama politikasına devam ettiğini ifade etti. Ordunun, savunma ve saldırıya karşı hazır olma durumunu güçlendirmeye yönelik çabaları olduğunu belirten kaynaklar, daha ölümcül ve hızlı hareket etmesi gereken kara kuvvetlerinin güçlendirilmesi ve kuvvetlerin mühimmatlarındaki boşlukların tamamlanmasına odaklanıldığını kaydetti.
Türünün ilk örneği
Bu bağlamda, kara birlikleri, mühendislik, zırh, hava kuvvetleri ve askeri istihbaratın çeşitli unsurlarını içeren, multidisipliner birim adında türünün ilk örneği olan kara savaş biriminin oluşturulduğu açıklandı. Bu birimle, gelecekte benzer birimlerin kurulması için bir model oluşturulması hedeflendi. Kaynaklara göre birim, modern savaş meydanındaki mücadelede uygun savaş yöntemleri geliştirmek amacıyla oluşturuldu.
Kochav’ın Planlama Bölümü’nde Shiloh adında bir tugay kurulmasına karar verdiğini belirten askeri kaynak, tugayın İsrail askeri birimlerinin teknolojik modernleşmesi üzerinde çalışacağını söyledi.
Ayrıca kaynaklar, Kochav’ın hava, deniz ve kara kuvvetleri arasındaki işbirliğini en üst düzeye çıkararak, ölümcül savaş seviyesinin yükseltilmesini hedeflediğini ifade etti. Ölümcül seviyenin yükselmesi diğer ülkelerin sert tepkilerine ve İsrail’in daha fazla tehdit altında kalmasına neden olabilir. Bu durum ayrıca siviller arasındaki endişeyi artırır. Bu bağlamda İsrail ordusu füzeler, mermiler ve uçakların bulunduğu canlı hedeflere yönelik eğitimde başarılı bir manevra eğitimi yapıldığını açıkladı.
Öte yandan İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak), sınır polisi ve özel kuvvetlerle işbirliği halinde Batı Şeria’daki kaçırma olayları ve rehinelerin kurtarılması ile ilgili bir tatbikat düzenledi. Çok sayıda İsrail askerinin katıldığı tatbikatta 2014 savaşından önce yerleşimcilerin kaçırıldığı operasyonda elde edilen tecrübelerden faydalanıldı. Eğitim, kaçırılanların Batı Şeria’da aranması, askeri takviyelerin bölgeye aktarılması ve bu tarz bir durumla başa çıkabilmek için ortak ve acil operasyon odalarının kurulmasını kapsıyor.
Orduya yakın bir kaynağın açıklamasına göre, Kochav’ın planı bugün ve gelecekte de tek zor unsur olan Ortadoğu’daki istikrarsızlık durumu üzerine kurulu olduğu belirtildi. Buna göre İsrail’i tehdit edecek Hizbullah ve Hamas’a karşı en gelişmiş silahlarla karşılık verilecek.
İsrail savaşı tüm Lübnan’a yaymak istiyor
İsrail ordusundaki Kuzey Tugay Komutanı Yoel Strick, Yediot Ahronot gazetesinde yayınlanan röportajında, ordunun kuzey cephesini, Lübnan ve Suriye nedeniyle en büyük askeri tehdide maruz kalan cephe olarak gördüğünü söyledi.
Strick, “Hizbullah hala Celile’yi hedef almayı ve sınır bölgelerini işgal etmeyi planlıyor. Bir sonraki savaşta Lübnan ile Hizbullah’ı ayırmış olursak hata yapmış oluruz. Çünkü Hizbullah devletin siyasi bir parçası. Savaşın değerini Lübnan devletiyle doğrulamak zor. Bana sorarsanız, ben hem Lübnan devletine hem de Hizbullah’a karşı savaş ilan edilmesini öneriyorum. Birkaç ay önce İsrail ordusu tarafından uygulanan Kuzey Kalkanı operasyonu sırasında Hizbullah’ın tünelleri ortaya çıktı. Savaş, Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyindeki bölgeleri işgal etmesini engellemiyor. Bu tür planlar hala var fakat biz bunların olmasına izin vermeyeceğiz. Bu planı çökerteceğiz. Bu sadece bir tehlike değil, aynı zamanda bir fırsattır. Niteliksel gücü güneye gidecek ve onunla karşılaşacağız. Sonuçtan hiç şüphem yok” dedi.
Hizbullah’ın tünellerinin tamamen ortadan kaldırılacağına dair bir vaatte bulunamayan Strick, “Kesin diye bir şey yok. Mesleğimdeki en kesin şey belirsizliktir. Bu nedenle bildiklerimi söyleyebilirim. Elimizdeki araçlarla Hizbullah’ın tünellerini ortadan kaldıracağımıza dair inancım yüksek. Bu değişebilir mi? Umarım olmaz. Savaş durumunda Lübnan sınırındaki kasabaların tahliye edilmesinden yana bir sıkıntımız yok. Ülke içindeki cephelerin lideriyken kendimizi bu olasılıklara hazırladık. İç ve dış cepheler arasındaki ilişkileri güçlendirmenin doğru olduğunu söyledim. Kuzey Cephesi'nin komutanı olarak buraya geldiğinizde savaşınızın amacını bilirsiniz. Bu da iç cepheyi etkileyen tehditleri ortadan kaldırmaktır. Profesyonel bir şekilde tahliye etmek için inceleme yapıyoruz. Nüfusun tahliyesi bir yandan onları koruyor ve diğer yandan askeri harekât özgürlüğünü arttırmamızı ve askeri harekatlara odaklanmamızı sağlıyor” diye konuştu.
İsrail hava saldırıları ve Suriye hakkında konuşan Strick, “İranlıların sözde Güney Suriye’deki faaliyetleriyle ilgili çalışmalarımız çok etkili oldu. İranlıları oradan uzaklaştırdı. İran'ın bu bölgedeki varlığı çok küçük ya da hiç yok ama başka alanlarda mevcutlar” diye konuştu.
Rusya-İsrail çatışması
Suriye rejimi ordusunun S300’ler üzerinde kontrolü sağlama ve İsrail’in hareket özgürlüğünü kısıtlaması durumunda Rus kuvvetleri ile doğrudan bir savaşa girme ihtimali hakkında sorulan bir soruyu yanıtlayan Strick, “Gelişmiş silahlar bu bölgeye girdi fakat bizdeki hava silahları mükemmel. Operasyonlarımızın detaylarına girmeyeceğim. Hareket özgürlüğümüzün azaldığına inanmıyorum. S-300 bataryaları hava kuvvetleri uçağına karşı etkinleştirildiğinde, bu tehdit ortadan kalkar. Bu oyun kuralları dâhilinde meşru bir harekettir. Bunun olacağını düşünüyorum. Umarım oraya ulaşmayız. Ancak böyle bir tehdidin özgürce çalışmamızı etkilemesi halinde ortadan kaldırılacağına inanıyorum. Nasıl yapılacağını biliyoruz. Bu, Rusya ile ilişkilerimizde zorluk yaratabilir” ifadelerini kullandı.
Çarşamba günü Rus medyasında yer alan haberlere göre, İsrail savaş uçakları, geçtiğimiz Cumartesi günü Suriye’de düzenlediği hava saldırısı sırasında Suriye rejiminin S-300 M 2S uçaksavar füzesinin üstesinden gelmek için yeni Rampage tarz füzesi kullandı. Sputnik haber ajansının haberine göre, askeri uzman Babak Taghvaee, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, İsrail’in hafta sonu Hama kentinin kuzeyindeki Masyaf bölgesine düzenlediği saldırıda Rampage füzesini ilk kez kullandığını ve F-16'larla ateşlenen Rampage füzelerinin hedefleri başarıyla vurduğunu kaydetti.
İsrail Hava Endüstrisi’ndeki kaynaklar, Rampege füzesinin gelecekteki savaş alanlarında askeri ihtiyacı karşılamak üzere özel olarak geliştirildiğini ifade ederek, savunma sistemlerine kıyasla Rampage füzelerinin büyük bir buluş olduğunu ve füzenin hedef çevresine olabilecek en az zararı verdiğini söyledi. Kaynak, füzenin yeteneklerinde öne çıkan hedeflerin çağrı ve kontrol merkezleri, hava kuvvetleri üsleri, bakım merkezleri, altyapı merkezleri, yerdeki hedefler ve hatta uçaksavar sistemleri tarafından iyi korunan hedefler olduğunu belirtti. Füze, İsrail Hava Kuvvetlerinde bulunan çok sayıda uçak modeline yüklenebilir. Ancak Sputnik’in haberine göre Rampage, etkinliğini çok defa kanıtlayan Pantsir-S1 uçaksavar füzelerinin karşısında başarılı olamaz.
İsrail tehdidi tüm Lübnan’a yayılırken Tel Aviv, türünün ilk örneği bir savaş birimi kurdu
S-300 füzeleri sistemi
İsrail tehdidi tüm Lübnan’a yayılırken Tel Aviv, türünün ilk örneği bir savaş birimi kurdu
S-300 füzeleri sistemi
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة

