​Saudi Aramco, Shell’in ‘SASREF’ rafinerisindeki hissesini satın aldı

Aramco, satın aldığı hisse ile şirketin rafineri kapasitesini geliştirme ve artırma planını desteklemeyi hedefliyor (Şarku’l Avsat)
Aramco, satın aldığı hisse ile şirketin rafineri kapasitesini geliştirme ve artırma planını desteklemeyi hedefliyor (Şarku’l Avsat)
TT

​Saudi Aramco, Shell’in ‘SASREF’ rafinerisindeki hissesini satın aldı

Aramco, satın aldığı hisse ile şirketin rafineri kapasitesini geliştirme ve artırma planını desteklemeyi hedefliyor (Şarku’l Avsat)
Aramco, satın aldığı hisse ile şirketin rafineri kapasitesini geliştirme ve artırma planını desteklemeyi hedefliyor (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan'ın petrol devi şirketi Aramco dün, Hollanda menşeili dünyanın en büyük petrokimya şirketlerinden Shell’in, Cubeyl Sanayi Şehri’ndeki ortak girişimi Saudi Aramco Shell Refinery (SASREF) şirketinde bulunan 631 milyon değerindeki yüzde 50’lik hissesini satın aldığını duyurdu.
Aramco ve Shell tarafından ortak olarak yayınlanan açıklamada, Suudi Aramco’nun rafineri faaliyetlerini genişletme stratejisi kapsamında gerçekleşen anlaşmanın, bu yıl içinde uygun bir tarihte tamamlanmasının beklendiği belirtildi.
Şarkul Avsat'ın edindiği bilgilere göre, Suudi Arabistan'nın sanayi şehri Cubeyl’de bulunan SASREF rafinerisi, günlük 305 bin varil petrol rafine etme kapasitesine sahip.
Aramco’nun rafinaj, işleme ve pazarlama işlerinden sorumlu başkan yardımcısı Abdulaziz el-Kadimi yaptığı açıklamada, bu satın alım işlemiyle Aramco’nun proje üzerinde tam mülkiyeti olacağını ve rafinaj, işleme ve pazarlama alanında büyüyen iş portföyünü birleştirebileceğini söyledi.
SASREF’in, şirketin rafinaj ve kimyasal çalışmalarında öncü rol oynamaya devam edeceğine işaret eden Kadim, “Aramco, rafinaj ve petrokimya üretimini genişletmeyi ve en büyük petrokimya şirketlerinden biri olmayı hedefliyor” dedi.
Shell ise açıklamada, satışın, rafinaj portföyünü iyileştirmenin yanı sıra ticaret merkezleri ve petrokimya sektörünü birleştirme çabalarının bir parçası olduğunu kaydetti.
Shell rafinaj, işleme ve pazarlama direktörü John Abbott açıklamasında, “SASREF Rafinerisi, Shell ve Aramco arasındaki uzun ve başarılı ortaklığın bir modeli olmuştur. Bu nedenle daha yeni iş fırsatları keşfetmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Söz konusu satış, Suudi Aramco'nun rafinaj, işleme ve pazarlamaya yönelik uzun vadeli stratejisinin bir parçası olarak rafinerilerini geliştirme ve artırma planını destekliyor.
Shell için ise satış, rafinaj portföyünü iyileştirmenin yanı sıra ticaret merkezleri ve kimya sektörünü birleştirme çabalarının bir parçası olarak geliyor.
Satış sözleşmesine göre satışın bu yıl içinde tamamlanması bekleniyor.
Günlük 305 bin varil üretim kapasitesine sahip olan SASREF Rafinerisi’nin ana ürünler arasında; sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG), nafta, gazyağı, mazot, akaryakıt ve kükürt bulunuyor.
İlk uluslararası tahvil ihracında rekor bir talep
Aramco Şirketi, yaklaşık iki hafta önce, ilk uluslararası tahvil ihracında rekor bir talep görmüştü. Bloomberg Haber Ajansı’na göre, Aramco’nun gerçekleştirdiği tahvil ihracının toplam değeri 100 milyar doları aştı.
Bloomberg, Aramco tahvillerine olan talebin, gelişmekte olan pazarlarda hedeflenenin 10 katını bulacak şekilde bu güne kadar görülmüş en büyük talep olduğunu kaydetti. Aramco tahvillerine yönelik toplam talep, yatırımcıların olumlu geri dönüşleri ve yatırımcının Suudi ekonomisine olan güveninin bir işareti olarak görüldü.
Bununla birlikte bu ayın başlarında Aramco’nun, 2018 yılında dünyanın en karlı şirketi olduğu açıklandı.
Aramco’nun karı, dünyanın en büyük beş petrol şirketinin karını aştı
Aramco geçtiğimiz yıl elde ettiği 111.1 milyar dolarlık net kar ile dünyanın en karlı şirketi olurken bu rakam, ABD’nin çok uluslu petrol ve doğal gaz şirketi “Exxon Mobil”, Amerikan enerji şirketi “Chevron”, İngiltere’nin enerji ve çok uluslu petrol şirketi “British Petroleum”, Hollanda menşeli dünyanın en büyük petrokimya şirketlerinden “Royal Dutch Shell” ve Fransa merkezli çok uluslu petrol şirketi “Total” gibi dünyanın en büyük beş petrol şirketinin kârını aştı. Aynı zamanda, Apple'ın 2018’de elde ettiği 59.4 milyar dolarlık kârı neredeyse ikiye katladı.
Kredi Derecelendirme Kuruluşu Moody’s’e göre Aramco’nun geliri 355.9 milyar dolara ulaştı.  Ayrıca geçtiğimiz yılın sonunda 48.8 milyar dolar tutarında nakit elde eden şirketin geliri, 27 milyar dolarlık borcunun neredeyse iki katı olarak hesaplandı.
Aramco'nun geçtiğimiz yıl elde ettiği mali performansı, 2018'de 2017 yılına göre ortalama yüzde 31 oranında artış gösterdi.
Diğer yandan Aramco, hisselerinin yüzde 5'ini halka açmaya hazırlanıyor. Bu oran, piyasa değeri 2 trilyon dolar olarak tahmin edilen Aramco’nun, 904.8 milyar dolarla dünyanın en büyük halka açık şirketi Microsoft'u ikiye katlamasını sağlayacak.



İki petrol tankeri, takip cihazlarını kapattıktan sonra Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldı

Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)
TT

İki petrol tankeri, takip cihazlarını kapattıktan sonra Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldı

Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)

Küresel gemi takip ve enerji analiz şirketi Kpler'in verileri, ham petrol yüklü iki petrol tankerinin bu hafta Hürmüz Boğazı'ndan ayrılmadan önce İran saldırılarından kaçınmak amacıyla takip cihazlarını kapattığını ortaya koydu. Bu durum, Ortadoğu'dan petrol ihracatını sürdürmeye yönelik eğilimdeki artışı teyit etti.

Pazartesi günü açıklanan veriler, dev petrol tankeri Basra Energy'nin 1 Mayıs'ta Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne (ADNOC) ait Zirku Limanı'ndan 2 milyon varil Üst Zakum ham petrolü yükleyerek 6 Mayıs'ta Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldığını gösterdi. Verilere göre Panama bayraklı gemi, yükünü 8 Mayıs'ta Fuceyra'daki tanker terminallerinde boşalttı.

Sinocor şirketinin sahip olduğu ve işlettiği tankeri kimin kiraladığı henüz netlik kazanmadı. Sinocor, mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine şimdiye kadar yanıt vermedi. ADNOC ve alıcıları, Ortadoğu'daki gerilim nedeniyle Körfez'de mahsur kalan petrolü taşımak amacıyla son dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden birkaç ham petrol tankeri sevk etti. Bir diğer gelişme olarak veriler, bir diğer dev petrol tankeri Chiara M’nin de dün pazar günü transponderini (gemilerin seyir güvenliği, konumu, hızı ve diğer temel bilgilerini ileten) kapatarak Körfez'den ayrıldığını gösterdi.

San Marino bandıralı tankerin, 2 milyon varillik Irak ham petrol yükünü nerede boşaltacağı henüz bilinmiyor.


3 petrol tankeri, izleme cihazlarının devre dışı bırakılmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndan ayrıldı

Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)
TT

3 petrol tankeri, izleme cihazlarının devre dışı bırakılmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndan ayrıldı

Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)

Kpler ve Londra Borsası Grubu verileri, üç petrol tankerinin geçen hafta İran saldırılarından kaçınmak amacıyla takip sistemlerini kapatarak Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini ortaya koydu. Veriler, Ortadoğu’dan petrol ihracatını sürdürme eğiliminin güç kazandığına işaret etti.

Buna göre, her biri iki milyon varil Irak petrolü taşıyan Agios Fanourios I ve Kiara M adlı iki süper tanker dün boğazı geçti.

Veriler, Agios Fanourios I tankerinin yükünü 26 Mayıs’ta Vietnam’daki Nghi Son Rafinerisi ve Petrokimya Kompleksi’nde boşaltmak üzere yola çıktığını gösterdi. Tankerin, 17 Nisan’da Basra Medium ham petrolünü yüklemesinin ardından daha önce en az iki kez boğazdan geçme girişiminde başarısız olduğu belirtildi.

Kpler verilerine göre Kiara M tankeri ise dün Körfez’den ayrılırken takip sistemini devre dışı bıraktı. San Marino bayrağı taşıyan ve iki milyon varil Irak ham petrolü yüklenen tankerin nihai varış noktası henüz netlik kazanmadı. Tankerin Şanghay merkezli bir şirket tarafından işletildiği ve Marshall Adaları’nda kayıtlı bir kuruluşa ait olduğu ifade edildi.

Kpler ayrıca, Basra Energy adlı süper tankerin 1 Mayıs’ta Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi’ne (ADNOC) ait Zirku Limanı’ndan iki milyon varil Upper Zakum ham petrolü yüklediğini ve 6 Mayıs’ta Hürmüz Boğazı’ndan ayrıldığını bildirdi. Panama bayraklı tankerin yükünü 8 Mayıs’ta el-Füceyre’deki petrol terminalinde boşalttığı kaydedildi.

Söz konusu tankeri kiralayan şirketin kimliği henüz açıklanmazken, geminin Sinokor denizcilik şirketine ait olduğu ve aynı şirket tarafından işletildiği belirtildi.

ADNOC’tan petrol satın alan müşterilerin, Ortadoğu’daki kriz nedeniyle Körfez’de bekleyen petrol sevkiyatlarını hızlandırmak amacıyla son dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden çok sayıda petrol tankeri sevk ettiği ifade edildi.


Artan jeopolitik gerilimler petrol fiyatlarını yükseltiyor... Brent petrolü 105 doları aştı

Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)
TT

Artan jeopolitik gerilimler petrol fiyatlarını yükseltiyor... Brent petrolü 105 doları aştı

Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)

ABD ile İran arasında on haftadır devam eden çatışmanın sona ereceğine dair umutların azalmasıyla, bugün erken işlemlerde petrol fiyatları varil başına yaklaşık 4 dolar yükseldi. Bu artış, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın barış önerisine verdiği yanıtı "kabul edilemez" olarak nitelendirip reddetmesinin ardından geldi. Bu gelişme, küresel enerji arzı güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 4,3 değer kazanarak 105,47 dolara yükselirken, ABD ham petrolü (WTI) yüzde 4,7 artışla 99,92 dolar seviyesine ulaştı. Fiyatlardaki bu artış, deniz trafiğinde büyük aksamaların yaşandığı kritik geçiş noktası Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesinden duyulan derin endişeyi yansıtıyor.

Aramco yavaş iyileşme konusunda uyardı

Konuyla ilgili bir uyarı da Suudi Arabistan Aramco CEO'su Emin Nasır’dan geldi. Nasır, çatışmalar nedeniyle petrol piyasasının son iki ayda yaklaşık 1 milyar varil kaybettiğini belirtti. Arz akışı yeniden başlasa bile, tedarik zincirlerinde meydana gelen hasar ve aksaklıkların boyutu nedeniyle enerji piyasalarında istikrarın sağlanmasının uzun zaman alacağını vurguladı.

Gözler Pekin zirvesinde

Küresel piyasalar, Başkan Trump’ın çarşamba günü Pekin’e yapacağı ziyarete kilitlenmiş durumda. İran krizinin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapılacak görüşmelerin ana gündem maddesi olması bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre analistler, Çin'in taraflara kapsamlı bir ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması yönünde baskı yapabileceğini öngörüyor. Bu durumun, yükselen enerji maliyetlerinin tetiklediği enflasyonist baskıları hafifletebileceği değerlendiriliyor.

Tehditlere karşı "hayalet" navigasyon taktikleri

Saha operasyonlarında ise sevkiyat verileri, geçtiğimiz hafta iki petrol tankerinin olası saldırılardan kaçınmak amacıyla takip cihazlarını kapatarak Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldığını gösterdi. Bu adım, nakliye şirketlerinin güvenlik belirsizliği ortamında Ortadoğu ham petrol ihracatını sürdürebilmek için giderek daha fazla ihtiyati taktiklere başvurduğunu kanıtlıyor.