Yapay zeka ve insan ırkının geleceği

Yapay zeka ve insan ırkının geleceği
TT

Yapay zeka ve insan ırkının geleceği

Yapay zeka ve insan ırkının geleceği

Uzmanlar, yapay zeka alanındaki gelişmelerin, insanların içinde bulunduğu bir çok koşulu iyileştireceğini düşünürken aynı zamanda büyük bir çoğunluğu, yapay zekanın, üretken ve özgür iradeye sahip bir varlık olan insan ırkına has yeteneklerinin gelişmesine ilişkin korkularını dile getiriyorlar.
İnsanların yeteneklerinin artması
Dijital yaşam, insan yeteneklerini iki katına çıkarırken aynı zamanda eskiden bu yana yapılan aktiviteleri de engelliyor. Bugün, dünyadaki insanların yarısından fazlası bilgi ve iletişim için dijital dünyaya güveniyor ve bu dünyanın sunduğu muazzam fırsatlardan yararlanıyor. Buna rağmen eşi benzeri görülmemiş risklerle de karşı karşıyalar.
Yapay zeka sürekli olarak gelişirken bu gelişmeler, beraberinde şu soruyu da getiriyor; ‘İnsanların içinde bulunduğu koşullar gelecekte bugün olduğundan daha mı iyi olacak?’ 2018 yazında teknoloji dünyasının öncüleri, yenilikçiler, geliştiriciler, girişimciler, siyasetçiler, araştırmacılar ve aktivistlerden toplam 979 kişi, ABD merkezli Pew İnternet Grubu’nun girişimiyle bu soruyu cevaplamak için bir araya geldiler.
Bu 979 kişi, yapay zeka ağının insanın verimliliğini artıracağını, ancak aynı zamanda insan hayatını, gücünü ve yeteneklerini tehdit edeceğini öngördüler. Bu konuda bilgisayarların insanla aynı seviyede ve hatta daha üstün olması şeklinde çeşitli ve kapsamlı olasılıklara değindi uzmanlar. Bilgisayarların gelecekte, karmaşık konularda karar alma, mantığını kullanma, öğrenme, zorlu analizlerde bulunma, kalıpları tanımlama, görsel zekâya sahip olma, konuşmaları anlama ve diller arası çeviri yapma gibi insana özgü temel görevleri yapabileceğini düşünüyorlar. Ayrıca topluluklar, taşıtlar, binalar, tarımsal ve ticari işletmeler ve fabrikalardaki ‘akıllı’ sistemlerin zamandan, paradan ve hayattan tasarruf sağlayacağını, bireylerin kendilerine daha fazla zaman ayırması için fırsatlar sunacağını da vurguladılar.
İyimserlik ve karamsarlık
Uzmanların birçoğu hastalıkların teşhisi ve tedavisi gibi sağlık konularında veya yaşlıların daha iyi ve sağlıklı bir yaşam sürdürmelerine yardımcı olması açısından yapay zekanın getirebileceği yenilikler konusundaki iyimserliklerini belirttiler. ‘Pewinternet.org’ sitesinin aktardığına bilgilere göre uzmanlar, yapay zekanın, önümüzdeki yıllarda insan genomundan,
beslenmeye kadar her alanda toplanabilecek muazzam miktarda veriye dayalı olarak kapsamlı halk sağlığı programları geliştirme konusunda üstlenebileceği role ilişkin heyecanlarını ifade ettiler. Buna ilaveten uzmanların bir kısmı, yapay zekanın örgün ve yaygın eğitim sistemlerinde uzun zamandır beklenen değişiklikleri gerçekleştirmeye yardımcı olabileceğini düşünüyorlar.
Ancak yapay zeka alanındaki gelişmeler konusunda iyimser olsunlar ya da olmasınlar uzmanların büyük bir çoğunluğu, bu cihazların uzun vadede insan doğasının temel faktörleri üzerindeki etkisine ilişkin endişelerini dile getiriyor. Girişim, tüm katılımcılardan, yapay zekanın neden insani koşulları iyileştireceğine ya da tam tersine çevireceğine inandıklarını açıklamalarını istedi. Birçoğu endişelerini dile getirirken diğerleri çözüm yolları önerdi.
Güçlü tehditler
En önemli tehditler:
- Yapay zeka ve insanların geleceği; uzmanlar bu konudaki endişelerini dile getirirken çözüm önerilerinde de bulunuyorlar. Bilgisayar programlarına dayalı ‘Kara Kutu’ araçlarının kilit konularda karar verme inisiyatifini otomatik olarak üzerlerine almaları halinde insanlar, hayatları üzerindeki kontrolü kaybedebilirler. Bu durum, otomatik sistemlerin çoğalması ve karmaşık bir hale gelmesiyle daha da derinleşecek.
- Kötüye kullanılan veriler;  veriler, kar veya güç elde etmek için tasarlanmış karmaşık sistemleri kontrol etmek için kullanılıyor. Yapay zeka araçlarının çoğu, iktidara susamış kar odaklı şirketlerin veya hükümetlerin elinde. Bununla birlikte dijital sistemler genellikle insanlarla ilgili karar alma meselelerinde değer ve ahlaki yetilerden yoksunlar.
- İş kaybı; yapay zekanın iş alanlarındaki kontrolü ekonomik bölünmeleri artıracak ve sosyal devrimlere yol açacaktır.
- Bağımlılığın artması; insanların bilişsel, sosyal ve yaşam becerilerinin azalacağını düşünen uzmanların birçoğu, aynı zamanda yapay zekayı insana özgü kabiliyetleri artıracak bir fırsat olarak görülüyorlar. Ancak bunun tam tersini düşünenler de var. Onlar da insanların makineye dayalı ağlara olan bağımlılığının artacağı ve insanların kendi çıkarlarını düşünme yeteneklerini azaltacağını öngörüyorlar.
- İmha (kendi kendine silahlanma, siber suç, bilgilerin silaha dönüşmesi); uzmanların bazıları geleneksel sosyo-politik yapılarda gelecekte daha fazla gerileme yaşanacağını, otomatik askeri uygulamaların hızlı bir şekilde artması ve bilginin, toplumların dengesini bozan yalanlar ve propagandalar yayan bir silaha dönüşmesi sonucu büyük can kayıplarına neden olabileceğini öngörüyorlar. Hatta bazıları, bilgisayar korsanlarının ve siber suçluların ekonomik sistemlere ulaşma konusunda başarılı olmasından korkuyorlar.
Çözümler yetersiz kalıyor
Önerilen çözümler, ilk etapta küresel çıkarların yönlerini güvence altına almayı hedefliyor. Örneğin:
- Sınır ötesindeki insanlar ve paydaş gruplar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi; dijital işbirliğinin geliştirilmesi, insani çıkarlara daha iyi hizmet etmeyi ve bu çıkarları öncelikler listesinin başına koymayı amaçlıyor. Dünyanın dört bir yanındaki insanların ortak anlayış ve uzlaşılara ulaşmalarını sağlayacak yollar bulunması gerekiyor.
- Değerlere dayalı sistemler benimsemek; yapay zekanın ‘insanlığa’ ve kamu yararına olmasını sağlamak için bir takım politikalar geliştirilmesi ve insanlara yardım edecek akıllı ağlar kurmak için ‘kar amacı gütmeyen, yenilikçi kurumlar oluşturma düşüncesinin’ benimsenmesi gerekiyor.
- Önceliklerin insanlara verilmesi; insanların ‘robotlarla yarışmasına’ daha iyi yardımcı olmak, yapay zeka ile insan işbirliğini artırmak ve programlanmış zeka karşısında insanın öneminin azalmasına neden olabilecek mekanizmalara karşı insan potansiyelini ve yeteneklerini genişletmek için siyasi ve ekonomik sistemlerin değiştirilmesi gerekiyor.
Yapay zeka ağlarını düzenleme çağrıları
Pew İnternet Grubu, katılımcı uzmanlara, insanların yapay zeka ağlarına daha fazla bağımlı olmaları beklenen 2030 yılına kadar gelecek yıllara ilişkin düşüncelerini belirtmelerini istedi. Bazıları, bu ağların oluşturulmasının büyük ölçüde pozitif sonuçlara dayalı olarak yaşamlarımızı geliştirmeye devam edeceğini düşünürken, bazıları da yapay zekaya ve ilgili sistemlere olan güvenimizin artmasının sık sık zorluklara yol açacağına inandıkları belirttiler.
Pew İnternet Grubu katılımcılara bazı sorular yöneltti. Bunların başında; “Gelişmiş yapay zekanın ve bununla ilişkili dijital sistemlerin, 2030 yılına kadar insan yeteneklerini güçlendirdiğinin görülebileceğini düşünüyor musunuz? Sizce böyle bir durumda insanlar bugünkü durumlarından daha iyi bir konuma mı gelecek, yoksa yapay zeka ve ilgili teknolojiler, insanları bugünkü durumlarından daha kötü bir hale getirerek bağımsızlıklarını ve güçlerini mi azaltacak?” soruları geliyordu.
Uzmanların genel olarak olumsuz yönlere olan eğilimlerine rağmen bu girişime katılanların yüzde 63'ü, çoğu insanın 2030'da daha iyi bir konuma gelmesini umarken, yüzde 37'si bunun tersi olacağına inandığını belirtti. Sorulara cevap veren uzmanlar, insanların dijital sistemlere olan güveninin artacağına, ancak bu araçların, platformların ve ağların mühendisliği, dağıtımı ve modernizasyonu yakından takip edildiği takdirde iyileşme sağlayacağına inandıklarını kaydettiler.
Uzmanların verdiği yanıtlardan derlediğimiz en önemli ve en kapsamlı cevaplar ise şöyle:
Berkeley Hukuk ve Teknoloji Merkezi Direktör Yardımcısı ve ABD Ticaret Bakanlığı Dijital Ekonomi Konseyi üyesi Sonia Katyal, 2030 yılında yapay zeka ve uygulamaları anlayışının gelecekte sivil haklarının seyrini nasıl etkileyeceğine ilişkin soruların ele alınmasını beklediğini belirtti.
Yapay zeka bağlamında tekrar ortaya çıkacak olan ‘kişisel mahremiyetin gizliliği’ gibi pek çok konuyla ilgili birçok soruya ilişkin toplantılar gerçekleşeceğini düşünen Katyal, buna karşılık herkes için fırsat eşitliği hakları inancına ilişkin derinlikli soruların da ortaya çıkacağına inanıyor. Bu yeni dünyadan yararlananlar ve etkilenenlerin sayısının bugün yukarıdaki sorulara verilen cevapların ne kadar kapsamlı olduğuna bağlı olduğunu belirten Katyal, bu teknolojinin, insani değerlerle çelişmediğinden emin olmak için daha fazla çalışılması gerektiğini kaydetti.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Dijital Ekonomi Girişimi Direktörü Erik Brynjolfsson ise cevabında, yapay zeka sistemlerinin birçok alanda insanüstü çalışmalar yaptığını ve 2030 yılına kadar iyi bir gelişme beklediğini ifade etti.
Sinirbilimi şirketi Kernel'in kurucusu ve CEO'su Bryan Johnson, yapay zeka yeteneklerinin başarısının, ekonomik sistemlerin insan hayatını iyileştirecek şekilde değiştirilmesine bağlı olacağına inandığını söyledi.
Son olarak Gelecek Enstitüsü (IFTF) Direktörü Marina Gorbis, ekonomi politikamızda ve veri kontrol alanında önemli değişiklikler olmadan yapay zeka alanındaki gelişmelerin bir eşitsizlik boşluğu yaratacağı konusunda uyardı.



Kaliforniya'daki inşaat işçileri 40 milyon yıllık hayvan kemikleri keşfetti

Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
TT

Kaliforniya'daki inşaat işçileri 40 milyon yıllık hayvan kemikleri keşfetti

Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

Kaliforniya'da bir altyapı projesinde çalışan ekipler bu ay, 40 milyon yıl önce bölgenin eski taşkın ovalarında yaşamış büyük, toynaklı bir memelinin fosilleşmiş kemiklerini ortaya çıkarınca şaşkına döndü.

Oceanside Belediyesi projesinin rutin izleme çalışmaları sırasında bu keşfi yapan paleontolog Dr. Joseph El Adli'ye göre bulgular arasında birkaç kaburga kemiği, bir uyluk kemiği ve "gök gürültüsü canavarı" diye de bilinen bir brontotere ait olabilecek diğer kol-bacak kemikleriyle parçaları bulunuyor.

Belediye çarşamba günü yaptığı açıklamada, yaprak yiyen brontoterlerin boyut açısından fille yarıştığını ve genellikle burunlarında Y şeklinde bir boynuz bulunduğunu belirtti.

Adli'ye göre bir diğer alternatif ise kemiklerin otobur bir amynodonta ait olması: Boynuzsuz, su aygırı şeklindeki bu "bataklık gergedanının" köpek dişlerinin olması gereken yerde fildişleri var.

Her iki Kuzey Amerika türü de "tek toynaklı" memeliler olan Perissodactyla takımına ait. Bir takımda, birbiriyle yakından ilişkili hayvan familyaları yer alıyor.

İşçiler, San Diego ilçesinin kuzeybatısı boyunca uzanan kalın kaya tabakası Santiago Formasyonu'nun yaklaşık 3,5 metre derinliğinde fosilleri keşfetti.

Bu formasyon, dinozorların yok olmasından sonra gelen ve memelilerin büyük boyutlara evrimleştiği Eosen dönemine dayanıyor.

Şehirde daha önce bulunan fosiller de aynı döneme tarihlenmişti.

Belediye basın açıklamasında, "Çevredeki kayaların bilinen yaşı ve bu birimde bulunan organizma türlerine dayanarak paleontologlar, fosillerin 40 ila 45 milyon yaşında olduğunu ve Uintan Kuzey Amerika Kara Memelileri Çağı'na ait olduğunu tahmin ediyor" ifadelerini kullandı.

İşçilerin yaklaşık 3,5 metre derinlikte bulduğu fosiller arasında bir uyluk kemiği ve diğer kol-bacak kemikleri de var (Oceanside Belediyesi/Facebook)
İşçilerin yaklaşık 3,5 metre derinlikte bulduğu fosiller arasında bir uyluk kemiği ve diğer kol-bacak kemikleri de var (Oceanside Belediyesi/Facebook)

Birkaç tonluk çamurtaşının altındaki kemikler bir hafta boyunca açıkta bırakıldıktan sonra alçıdan bir kalıba yerleştirilerek kazı alanı dışındaki ısı kontrollü bir laboratuvara güvenli şekilde nakledildi.

Kemikler, alçı kalıptan çıkarılıp, temizlenip, müze kalitesinde yapıştırıcı ve reçinelerle sertleştirilip önümüzdeki haftalarda incelendikten sonra müzeye gönderilecek.

Belediye, "İçine gömülü olduğu kayadan tamamen çıkarıldıktan sonra kemikler üzerinde yapılacak daha ayrıntılı incelemeler, paleontologların Oceanside'da keşfedilen fosilin kesin kimliğini belirlemesine olanak sağlayacaktır" dedi.

Kemikler, onları çevreleyen alçı kalıptan ve kayadan çıkarıldıktan sonra yapıştırıcılar ve reçine kullanılarak sertleştirilecek (Oceanside Belediyesi/Facebook)
Kemikler, onları çevreleyen alçı kalıptan ve kayadan çıkarıldıktan sonra yapıştırıcılar ve reçine kullanılarak sertleştirilecek (Oceanside Belediyesi/Facebook)

İşçiler ayrıca, bu fosillerin hangi hayvana ait olduğunu kesinleştirmeyi sağlayabilecek kafatası gibi başka kemikler arıyor.

Belediyeye göre birkaç blok hâlâ trafiğe kapalı. Kazı alanının bütünlüğünü korumak amacıyla bulguların yeri paylaşılmıyor.

Brontoter ve amynodontlar daha önce Oregon'daki Hancock Memeli Ocağı da dahil Kuzey Amerika'nın çeşitli yerlerinde bulunmuştu. Bu memelilere ait kafatasları, Kimberly'deki John Day Fosil Yatakları Ulusal Anıtı'nın ziyaretçi merkezinde sergileniyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news


Tarihte tam maraton koşan ilk robot, yeni nesil teknolojilerin önünü açıyor

Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
TT

Tarihte tam maraton koşan ilk robot, yeni nesil teknolojilerin önünü açıyor

Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)

Tarihte ilk tam maratonu koşan robotu geliştiren araştırmacılar bulgularını açıkladı.

RAIBO2 adlı robot, Kasım 2024'te Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'nun 42 bin 195 km'lik tam parkurunu 4 saat 20 dakikadan biraz daha kısa sürede tamamlamıştı. İlk kez böyle bir robot bu mesafeyi tamamlamış ve bataryasının değiştirilmesine gerek kalmamıştı.

Bilim insanları, dünyada ilk olma özelliği taşıyan bu başarıyı, diğer robotların uzun mesafelerde çalışmasını sağlayabilecek ve teknolojiyi daha işlevsel amaçlar için kullanılabilir hale getirecek faydalı bulgulara dönüştürdüklerini söylüyor.

Araştırmacılar, robotun öneminin sadece maraton koşma yeteneğiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. Son zamanlarda makinelerin çeşitli ortamlarda kullanılmasına yönelik artan ilgi, robotların koşu hızlarında ve zorlu koşullarda hareket etme yeteneklerinde çığır açıcı gelişmelere neden oldu. Ancak araştırmacılar, çok fazla güç harcamadan, aşırı ısınmadan, bataryası tükenmeden veya dengesizleşmeden uzun süre çalışabilen bir robot üretmeyi mümkün kılmanın da en az bunun kadar önemli olduğunu söylüyor.

Araştırmacılar, bu soruna daha büyük bataryalar veya daha verimli motorlar gibi tek tek bileşenler üzerinden yaklaşmak yerine, onu "bütünsel robot sistemi sorunu" olarak ele aldı. Dört ayaklı robotlar bacaklarını hareket ettirirken vücutlarının çeşitli kısımlarından enerji kaybettiği için bu tür çetin görevleri üstlenebilecek bir robot geliştirmek, bütün tasarımını optimize etmek anlamına geliyor.

Ekip, tasarımın işe yaradığından emin olmak için maraton boyunca robotla birlikte koştu ve voltaj, sıcaklık ve batarya durumunun yanı sıra diğer verileri de kaydetti. Robot ayrıca resmi bir katılımcı olarak kaydedildi ve yolculuğu boyunca görüntülendi.

Araştırmacılar bu tek robot araştırmasından elde edilen verileri, seri üretime uygun ve endüstriyel ortamlarda kullanılabilecek bir ürüne dönüştürmeyi umuyor. RAIBO2 robotu elle tasarlanıp üretildi ancak onu gerçek bir ürüne dönüştürmek için tasarımın birden fazla robotta güvenle kullanılabilir hale getirilmesi ve zorlu endüstriyel ortamlarda da güvenilirliğinin sağlanması gerekecek.

Robotun geliştirildiği Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden (KAIST) Jemin Hwang, "Bu çalışma, dört ayaklı bir robotun ne kadar uzağa koşabileceğini göstermenin ötesine geçiyor" diyor.

Hem yüksek hareket performansı hem de enerji verimliliği elde etmek için robotun tamamının nasıl tasarlanması gerektiğini gerçek maraton verilerini kullanarak gösterdik. Laboratuvarda elde edilen dünya standartlarındaki performansı, endüstriyel ortamlarda herkesin güvenle kullanabileceği ürünlere taşıyacağız.

Çalışma, hakemli dergi Nature'da yayımlanan "A quadruped robot designed to complete a marathon on a single battery charge" (Tek bir batarya şarjıyla maratonu tamamlamak üzere tasarlanmış dört ayaklı robot) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe


SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

SpaceX, mega roketi Starship'in ilk yörünge uçuş denemesine hazırlanıyor.

Gelecek pazartesi gerçekleşmesi planlanan bu kritik görev, NASA'nın Artemis programı kapsamında insanları Ay yüzeyine gönderme takvimini koruyup koruyamayacağını belirleyebilir.

ABD uzay ajansı, Elon Musk'ın bir gün Mars'ta kalıcı bir koloni kurmak için kullanılacağını iddia ettiği 124 metrelik roketin geliştirilmesindeki sorunlar nedeniyle, Artemis'in zaman çizelgesinde zaten erteleme yapmak zorunda kalmıştı.

SpaceX, devasa birinci kademe güçlendiricisini Teksas'ın güneyinde yer alan Starbase tesisindeki fırlatma rampasına pazartesi günü taşıdı.

Super Heavy diye bilinen 33 motorlu roket, daha sonra Starship'in 6 motorlu ikinci kademesiyle birleştirilecek. Tamamen birleştirildiğinde Starship, bugüne kadar uçurulan en büyük ve en güçlü roket olacak.

Yaklaşan Starship uçuşu, programın bugüne kadarki en iddialı görevi olacak. Bu görevde, ikinci aşama roketin 10 saatlik bir uçuşla yörüngeye gönderilmesi ve Dünya'nın etrafında 6 tur attıktan sonra Büyük Okyanus'un Şili açıklarındaki kısmına inmesi hedefleniyor.

Bu uçuş denemesi aynı zamanda SpaceX'in yeni nesil Starlink V3 uydularını alçak Dünya yörüngesine yerleştiren ilk görev olacak.

Bunlar, yörüngede 11 binden fazla Starlink uydusuyla halihazırda dünyanın en büyük yapay uydu ağı olan uzay internet ağının bir sonraki parçasını oluşturacak.

Musk, pazartesi günü X'te paylaştığı gönderide, "Yörüngeye 7 gün içinde yapılacak ilk Starship fırlatması, operasyonel kullanım amaçlı Starlink V3 uydularını taşıyacak" diye yazdı.

Temmuzdaki en son Starship fırlatmasında roket, test amaçlı 20 adet Starlink V3 uydusunu yörüngeye yerleştirme hedefini tamamladıktan sonra Hint Okyanusu'na başarıyla iniş yapmıştı.

Bu görevde Starship'in üst kademesi ilk kez bir yörünge altı uçuştan patlamadan geri dönmüş ve SpaceX, uçuş denemesi hakkında değerli veriler elde etmeyi başarmıştı.

frgthyju
SpaceX mühendisleri, temmuzda gerçekleştirilen uçuş denemesinin ardından 27 Ağustos 2026'da Hint Okyanusu'ndaki Christmas Adası açıklarında bulunan Starship'i inceliyor (SpaceX)

SpaceX, roketin her iki kademesini de tamamen ve hızlıca yeniden kullanılacak şekilde tasarladığından, bunların başarıyla suya inmesini sağlamak, son uçuşun en önemli sınavlarından biri olacak.

SpaceX'in "roketçiliğin kutsal kasesi" diye tanımladığı bu hedefe ulaşmak, gelecek yıl yapılması planlanan Artemis III görevi öncesinde Starship'in geliştirilmesini hızlandırmaya katkı sağlayacak.

14 gün sürecek görevde, NASA'nın Orion uzay aracındaki 4 astronot, alçak Dünya yörüngesindeyken Starship'le kenetlenecek.

Yörünge deneyi, 2028'de Artemis IV kapsamında gerçekleştirilecek ilk insanlı Ay inişinden önce kenetlenme mekanizmalarını ve uzay aracı arayüzlerini test etmeyi amaçlıyor.

Independent Türkçe