Dr. Bahar Eriş: Yetenek keşfi için anne babanın rolü çok önemli

Dr. Bahar Eriş: Yetenek keşfi için anne babanın rolü çok önemli
TT

Dr. Bahar Eriş: Yetenek keşfi için anne babanın rolü çok önemli

Dr. Bahar Eriş: Yetenek keşfi için anne babanın rolü çok önemli

Çocuklarda yetenek keşfi için Dr. Bahar Eriş, ''Anne ve babaların rolü; potansiyellerin dışarı çıkması için birinci olarak çocuğun var oluşuna saygı duymak, ikinci olarak bu potansiyelin ortaya çıkabileceği tarzda ortam hazırlamak'' dedi.
Dr. Bahar Eriş, çocuklarda yeteneğin nasıl ortaya çıkarılabileceği konusunda açıklamalarda bulundu. Dr. Eriş, yeteneğin ortaya çıkmasında anne babanın ortam hazırlamasının önemi ve yeteneğin ortaya çıkması için çocuğa serbest alan tanınması konusunda bilgiler verdi. Dr. Eriş, yetenek gelişimin uzun süreç olduğuna vurgu yaparken, ailelerin yeteneğin ortaya çıkmasında objektif davranması gerektiğini belirtti. Ayrıca Dr. Eriş, fikir anneliğini yaptığı, 4 Mayıs'ta İstanbul Beyoğlu'nda Grand Pera Emek Sahnesi'nde düzenlenecek olan 'MomTalks' hakkında bilgiler verdi. 
''Çocuklarda yetenek keşfi için anne ve babanın ortamı hazırlamada rolü çok önemli'' 
Çocuklarda yetenek gelişiminin uzun soluklu bir süreç olduğunu vurgulayan Dr. Bahar Eriş, ''Hepimiz ve her çocuk dünyaya farklı bir potansiyelle doğuyor. Başar, mutluluk ve sağlık için içimizdeki bu potansiyeli bir şekilde dışarıya çıkarmamız gerekiyor. Ailelerin rolü de; bu potansiyellerin dışarı çıkması için öncelikle çocuğun var oluşuna saygı duymak, ikinci olarak da bu potansiyelin ortaya çıkabileceği tarzda ortam hazırlamak. Örneğin, çocukta resim yeteneği söz konusu ise bunun ortaya çıkabilmesi için çocuğun kağıt ve kalemle buluşabilmesi gerekiyor. Ya da çocuk satranç alanına ilgiliyse satranç tahtasıyla karşı karşıya gelmeden keşfetmeniz çok zor. Dolayısıyla anne babaların ortamı hazırlama konusunda ve bu buluşmaları sağlama konusunda çok önemli rolü var'' dedi.
''Yeteneğin sürdürülebilmesi için içsel motivasyon en önemli faktör'' 
Yeteneğin keşfinden sonra yeteneğin geliştirilmesinin de çok uzun bir süreç olduğunu belirten Dr. Eriş, ''Evet, potansiyel ortaya çıktı. Şimdi bunu desteklemek gerekiyor. Çünkü yetenek tek başına yeterli değil. Bunu mutlaka disiplin ve çabayla buluşturmak gerekiyor. Genellikle kendi alanında ileri seviyede performanslara ulaşmış kişilerin hayatlarını incelediğimiz zaman; aile ortamlarında destek gördüklerini keşfediyorsunuz. Kendi alanları her neyse o alanda çok bilinçli ve sistemli şekilde pratik yaptıklarını görüyorsunuz. En önemlisi de, o alanda içsel bir motivasyonları olduğunu görüyorsunuz. Genellikle yeteneğin sürdürülebilir olması ya da belli bir performans seviyesine gelmesinde en önemli faktör; içsel motivasyondur'' şeklinde konuştu.
''Yeteneğin ortaya çıkması için çocuğa serbest alan tanımak çok önemli'' 
Çocuğun hangi alanda yetenekli olduğunu alanına göre anlaşılabileceğini aktaran Dr. Eriş, ''Çünkü belli alanlardaki potansiyel daha erken ortaya çıkabiliyor. Örneğin; müzik alanındaki potansiyel diğerlerinden daha erken dönemde ortaya çıkabiliyor. Öte yandan, yazarlık gibi belli alanlarda bilgi birikimi gerekebiliyor. Genellikle baktığımızda erken çocukluk döneminde bu eğilimleri gözlemlemeye başlıyoruz . Burada çocuğa serbest alan tanımak çok önemli. Çünkü çocuk, serbest oyun ortamındayken içinden gelen şekilde hareket ediyor. Uzaktan çocuğu gözlemlediğiniz zaman kendi isteğiyle nereye yöneldiğini görebiliyorsunuz'' diye konuştu.
Dr. Eriş, sözlerine şöyle devam etti: ''Bazı çocuklar içinden geldiği şekilde bebekle oynamaya yönelebiliyor. Diğer çocuk kitaplara yöneliyor. Başka çocuk kalem, resim ya da boyalara yöneliyor. Bunları da ancak çocuk rahat bırakılırsa görebiliyorsunuz. Çocuklar bu rahatlığı günümüzde çok fazla yakalayamayabiliyorlar. Çünkü erken yaşta yoğun aktivite içine girmeye başlayabiliyorlar. Potansiyelin keşfedilmesini en çok sağlayan durum; çocuğun serbest biçimde oyun oynadığı zamanlar. Ailelerin biraz daha bilimsel araştırmacı gibi objektif gözlüklerle duruma bakabilmesi çok önemli. Kendi görmek istediklerini değil de, çocuğun ortaya ne koyduğunu gözlemleyebilirlerse potansiyeli daha doğru şekilde tespit etme ihtimalleri de artmış olur''.
Anne-uzman buluşma platformu MomTalks 
Düzenleyecekleri 'MomTalks'a değinen Dr. Eriş, ''Bu yıl 'MomTalks'ı 3'üncü kez düzenliyoruz. Toplam 4 oturumumuz var. Her sene olduğu gibi 'İlham Veren Anneler' oturumuyla başlıyoruz. Bu oturumda farklı farklı isimler var. Sanatçı Doğa Rutkay, Sanatçı Esra Akkaya, Gazeteci ve Belgesel Yapımcısı Tuluhan Tekelioğlu olacak. Daha sonra şefkatli iletişim ve öz şefkatle ilgili oturumumuz olacak. Belki toplum olarak en çok konuşmamız gereken konulardan bir tanesi; şiddetsiz iletişim ve şefkatli olabilmek. Şefkatli toplumun temeli, şefkatli aile ortamında başlıyor. Bu oturumda da Dr. Aslıhan Onaran, uzman psikolog Zeynep Selvili Çarmıklı ve gazeteci-yazar Hande Birsay bu iletişimin nasıl gerçekleşebileceğini anlatacaklar. Ardından 21'inci Yüzyılda Çocuk Yetiştirmek' isminde bir oturumumuz var. Orada da Yazar Mümin Sekman, Sunucu Deniz Bayramoğlu ve Psikolog Mehmet Şakiroğlu bu konuyu ele alacak. Uzman ve baba perspektifinden konuşma fırsatı olacak. Sonrasındaki oturumumuz da 'Hayal Kuran Anneler' oturumu. Bu oturumda da Masal Terapi yazarı Judith Malika Liberman, aileler ile interaktif hayal kurma etkinliği yapacak. Benim de heyecanla beklediğim bir etkinlik. Ayrıca Araştırmacı Akan Abdula, 'Türkiye'deki Annelik' profilini ortaya koyan bir araştırmanın sonuçlarını bizlere sunacak. Dolu dolu bir program. Gelenler, ''İyi ki gelmişim'' diyecek. Gelebilen herkesi etkinlikte görmek istiyoruz. Bu yılki organizasyonu ebeveyn koçu Zeynep İşman ve yazar Mümin Sekman'la birlikte yapıyoruz'' açıklamasında bulundu. 



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy