Ankara ve Washington arasında yeni gerginlik

Ankara ve Washington arasında yeni gerginlik
TT

Ankara ve Washington arasında yeni gerginlik

Ankara ve Washington arasında yeni gerginlik

Ankara ve Washington arasındaki gerginlik, terör örgütleriyle işbirliği ve casusluk yaptığı iddiasıyla yargılanan ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz’un tutukluluğunun devamına karar verilmesiyle yeniden arttı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, "Türkiye'de dün yapılan duruşmanın sonucu hayal kırıklığı oldu. Biz yanlış hiçbir eyleme ilişkin muteber delil görmedik, fakat ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz hapiste kalmaya devam edecek. Bir kez daha Türk yetkilileri bu meseleyi hızlı, şeffaf ve adil bir şekilde çözüme kavuşturmaları konusunda teşvik ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği Twitter hesabından ABD Ortagus’un açıklamalarına yanıt verdi.
Açıklamada, "Türkiye, hukukun üstünlüğü ile yönetilen demokratik bir ülkedir. Herkes bağımsız yargının kararlarına saygı göstermelidir. Yargı süreçlerini etkilemeye yönelik girişimler sürece yardımcı olmamaktadır" ifadeleri kullanıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülen Hareketi’nin TSK içerisindeki yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında askeri okul sınav sorularını hareket üyelerine verdiği ifade edilen şüphelilere yönelik soruşturmada 48 kişi için gözaltı kararı verdi.
Öte yandan, Bursa merkezli 25 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda, Bursa'daki bazı büfe telefonlarından hareket liderleri tarafından periyodik olarak arandıkları belirlenen 25'i muvazzaf yüzbaşı olmak üzere 49 şüpheli hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yakalama kararı çıkarıldı.
Çavuşoğlu'ndan BM ve AB diplomatlarına mektup
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) daimi üyelerinin dışişleri bakanlarına, AB dışişleri bakanlarına ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’ye mektup göndererek, Doğu Akdeniz'de Fatih gemisinin sondaj yaptığı bölgenin Türk kıta sahanlığı olduğunu vurguladı.
Çavuşoğlu mektubunda, Avrupa Birliği’nin (AB) üyelik dayanışması altında Kıbrıs Rum Kesimi’ne verdiği desteğin uluslararası hukukla bağdaşmadığını ifade ederek, Kıbrıs Rum Kesimi’nin Türkiye’nin kıta sahanlığındaki meşru haklarını ihlal eden tek yanlı adımlarının bölgedeki güvenlik ve istikrarı tehlikeye düşürdüğüne dikkat çekti.
Kıbrıs Adası’nın batısında kalan deniz alanında nihai bir çözümün ancak Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra mümkün olabileceğinin altını çizen Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesine kapsamlı çözümün olmadığı durumda, AB’nin deniz yetki alanı meselesinde taraf tutmamasının ve yapıcı bir rol oynamasının beklendiğini belirtti.
Çavuşoğlu, Türkiye’nin sağduyu ve iyi niyetle hareket etmeye devam etmekle birlikte hem kendinin hem Kıbrıs Türklerinin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının ihlal edilmesine seyirci kalamayacağını vurgulayarak, üçüncü taraflara sağduyu, taraf tutmama ve yapıcı rol oynama çağrısında bulundu.
Oktay’dan Kıbrıs yorumu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye'nin ve Kuzey Türk Kesimi’nin bölgedeki enerji denkleminden dışlanamayacağını artık herkesin kabul etmesi gerektiğini dile getirerek, “Adanın tek sahibi olduğunu zanneden Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs Türkü'nü hiçe sayan yaklaşımlarına göz yummayacağız. İlk sondaj gemimiz Fatih'in sondaj faaliyetlerinde bulunmak üzere Kıbrıs adasının batısına intikali bu konudaki kararlılığımızın göstergesidir. Yeni sondaj gemimiz Yavuz ise önümüzdeki dönemde Doğu Akdeniz'de aynı şekilde faaliyet gösterecektir. Fatih'in faaliyetleriyle ilgili olarak kendilerinde Türkiye'ye söz söyleme hakkı bulanlar, tüm adanın sahibi gibi hareket eden Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı faaliyetlerini görmezden gelmektedir” dedi.



JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
TT

JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dün Cenevre'de ABD ile İran arasında yapılan ikinci tur müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın belirlediği bazı ‘kırmızı çizgileri’ kabul etmeye hala isteksiz olduğunu söyledi.

Bazı konularda görüşmelerin iyi gittiğini ve İranlıların daha sonra tekrar bir araya gelmeyi kabul ettiğini belirten JD Vance’e göre diğer konularda ise Başkan Trump’ın İranlıların hala kabul etmek ve ele almak istemediği bazı kırmızı çizgiler belirlediği aşikâr.

ABD televizyonu Fox News'ün “The Briefing” programında açıklamalarda bulunan Vance, “ABD Başkanı, İranlıların nükleer silah elde edememesi için diplomatik veya diğer yollarla bir çözüm bulmak için yoğun bir şekilde çalışıyor. Başkan elbette diplomasi yolunun doğal sonuca ulaştığına karar verme hakkını saklı tutuyor. Bu noktaya gelmememizi umuyoruz, ancak gelirse, karar başkana ait olacak” ifadelerini kullandı.

Vance, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Buradaki temel çıkarımız, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemektir. Nükleer silahların yayılmasını istemiyoruz. İran nükleer silaha sahip olursa, diğer birçok ülke de bu silahlara sahip olacak, bazıları dost, bazıları düşman olacak ve bu, Amerikan halkı için bir felaket olacak, çünkü dünyanın her yerinde en tehlikeli silahlara sahip aşırıcı rejimler ortaya çıkacak.”

Trump'ın geçtiğimiz cuma günü İran'da rejim değişikliğini desteklediğini belirten açıklamasıyla ilgili olarak ‘Başkan’ın Amerikan halkının çıkarlarına en uygun olduğunu düşündüğü ne varsa onu yapacağını’ söyleyen Vance, “Bence o, Barack Obama olmadığını açıkça ortaya koydu. Amerikan ulusal güvenliğine çok farklı bir yaklaşımı var ve onu savunmak için daha güçlü adımlar atmaya daha istekli” şeklinde konuştu.

dfvgbhy
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Cenevre'de (AP)

Amerikan halkının ‘İran'ın dünyadaki en düşmanca ve irrasyonel rejimlerden biri olduğunu anlamasının çok önemli olduğuna’ inandığını ifade eden ABD Başkan Yardımcısı, “Bu tür insanların, insanlık tarihinin en tehlikeli silahına sahip olmasına izin verilemez. Bu, güvenliğimiz ve çocuklarımızın geleceği için felaket olur. ABD Başkanı bunu hedefliyor. Bunun gerçekleşmemesi için elinde birçok seçenek ve araç bulunuyor” dedi.

Nükleer silahlar kırmızı çizgidir

Vance, kendisine yöneltilen “Görüşmeler balistik füze programı ve vekillere verilen desteği de içeriyor mu?” şeklindeki soruya, “Her şey masada. İran'ın terörizmi desteklemeyi kesinlikle durdurmasını istiyoruz. İran, dünyanın en büyük terörizm destekçisi devletlerden biridir. İran, ABD'nin ulusal güvenliğini birçok yönden tehdit ediyor, ancak en ciddi tehdit nükleer silaha sahip olmasıdır. Bu kırmızı çizgidir” cevabını verdi.

Vance, yanıtını şöyle sürdürdü:

“İranlılar nükleer silah peşinde olmadıklarını söylüyorlar. Ama biz bunun doğru olmadığını biliyoruz. Nükleer silaha sahip olma isteklerini doğrulayan birçok şey yaptılar. Amacımız bunun gerçekleşmemesini sağlamak. Tekrar söylüyorum; Başkan’ın bunun gerçekleşmemesini sağlamak için birçok aracı var.”

ABD Başkanı Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyeti arasında Umman'ın arabuluculuğunda Cenevre'de yapılan görüşmeler, nihai bir anlaşma veya ortak bildiri olmadan sona erdi. Üçüncü tur için henüz bir tarih belirlenmedi, ancak her iki taraf da müzakereleri sürdürmeyi istediğini açıkladı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir bin Hamad el-Busaidi, görüşmelerin İran'ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirmesinin sınırlandırılması konularına odaklandığını belirterek, görüşmeleri ‘çok ciddi’ olarak nitelendirdi ve ortak hedeflerin belirlenmesi konusunda iyi ilerleme kaydedildiğini söyledi.


Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
TT

Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)

Danimarka Kralı Frederik X, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme yönündeki açık emellerine karşı destek göstermek amacıyla, bugün Grönland'a üç günlük bir devlet ziyareti başlatacağını duyurdu.

Trump'ın, geniş ve mineral bakımından zengin Arktik adasını, hatta güç kullanarak bile ele geçirme tehditleri, Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka ile Washington arasındaki ilişkileri gerginleştirdi.

Danimarka kraliyet sarayı, ocak ayı sonlarında Kral Frederik'in 57 bin nüfuslu adaya olan dayanışmasını ifade etmesiyle ziyareti duyurdu. Frederik'in bugün başkent Nuuk'u, yarın yaklaşık 150 kilometre kuzeydeki Maniitsoq'u ve son olarak cuma günü en kuzeydeki Kangerlussuaq'a giderek Danimarka Arktik eğitim merkezini ziyaret etmesi planlanıyor.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın son zamanlarda adayı zorla ele geçirme tehditlerinden geri adım atmasına rağmen, Grönland'ı hâlâ ilhak etmek istediğine inandığını söyledi. Trump, buzların erimesiyle birlikte yavaş yavaş ortaya çıkan bu bölgedeki stratejik kazanımlar için büyük güç rekabeti ortamında, Grönland'ın Rusya ve Çin karşısında ABD ve NATO'nun güvenliği için hayati önem taşıdığında ısrar ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Grönland arasında, Washington'ın Arktik'teki güvenlik endişelerini görüşmek üzere ortak bir çalışma grubu oluşturuldu, ancak ayrıntılar henüz açıklanmadı.


Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
TT

Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün, zimmete para geçirmekle suçlanan eski bir devlet çalışanına İngiltere'nin siyasi sığınma hakkı vermesini kınadı.

Meksika yetkilileri, Karime Macias'ı 2010 yılından beri bir devlet aile refahı kurumunda çalışırken beş ila altı milyon ABD doları arasında zimmete para geçirmekle suçluyor.

Sheinbaum basın toplantısında, “Bu kadın dolandırıcılık ve yolsuzlukla suçlanıyor, peki ona nasıl sığınma hakkı verebilirler?” diye sordu.

Macias, muhalefetteki Kurumsal Devrimci Parti (PRI) üyesi ve 2018'den beri yolsuzluk suçlamalarıyla hapsedilen eski Veracruz valisi Javier Duarte'nin eşiydi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Macias, Londra'da birkaç kez gözaltına alındı, ancak şimdiye kadar Meksika'ya iadesini engellemeyi başardı.

Kurumsal Devrimci Parti (PRI), 20. yüzyılın büyük bölümünde Meksika'yı yönetti.

Sheinbaum, şu anda cumhurbaşkanlığı, yargı ve parlamentoda söz sahibi olan solcu Morena partisinin başındaydı.

Macias ise herhangi bir yanlış yaptığını reddetti.

2020 yılında Meksika basınına verdiği demeçte, herhangi bir suçtan sorumlu olmadığını ve kendisinin ve çocuklarının eski kocasının eylemleri nedeniyle bir nefret kampanyasının kurbanı olduklarını iddia etti.

Meksika'daki İngiliz Büyükelçiliği, AFP'nin yorum talebine henüz yanıt vermedi.