ABD, Bağdat Büyükelçiliği’ni bombalayanların peşinde

Sadr yanlıları önceki gün Bağdat’ın merkezindeki Tahrir meydanında savaş karşıtı pankartlar taşıdı
Sadr yanlıları önceki gün Bağdat’ın merkezindeki Tahrir meydanında savaş karşıtı pankartlar taşıdı
TT

ABD, Bağdat Büyükelçiliği’ni bombalayanların peşinde

Sadr yanlıları önceki gün Bağdat’ın merkezindeki Tahrir meydanında savaş karşıtı pankartlar taşıdı
Sadr yanlıları önceki gün Bağdat’ın merkezindeki Tahrir meydanında savaş karşıtı pankartlar taşıdı

ABD’li yetkililerin, geçtiğimiz hafta Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’nin bombalanmasında İran yandaşlarını suçlamalarına rağmen, söz konusu örgütlerden olayın sorumluluğunu üstlenen bir açıklama gelmedi.
Üst düzey bir güvenlik görevlisinin Şarku’l Avsat’a bildirdiğine göre, Amerikalılar bombalama olayının arkasında iki örgütün olabileceğinden şüphe ediyorlar. Bu örgütler; Şehitlerin Efendisi ve İmam Ali Tugayları. Amerikalılar bu düşüncelerini Irak makamlarına ilettiler ve eğer olayla irtibatları bulunursa bu silahlı örgüt elemanlarını Irak içinde tutuklayabileceklerini belirtiler.
Kaynağın söylediğine göre Irak’ta silahlı örgütler üç kısma ayrılıyor. Bunlardan biri İran karşıtı olup, Irak’ın ABD ve İran’ın çatışma sahası olmasına karşı çıkan Sadr Hareketine bağlı örgütlenmeler. Bir diğeri, İranla doğrudan teması olan “Bedir Tugayları” ve “Asaib Ehlu’l Hak” gibi örgütler. Ancak bu örgütler çatışmadan uzak duruyor. Son olarak parlamentoda temsil edilmeyip isimleri pek bilinmeyen ve her an İran çıkarlarına kayabilecek örgütlenmeler bulunuyor.
İran-ABD arasında giderek artan gerginliğe karşı bu silahlı örgütlerin sessiz kalmasının arkasındaki nedeni değerlendiren uzman Hişam el- Haşimi, “öyle görünüyor ki bu silahlı örgütler İran’ın dini lideri Hamaney’in birkaç gün önce “ABD ile ne müzakare ne de savaş var” sözünü dikkate alıyorlar. Bu konuşma, İran dostu olan müttefik örgütleri sakin kalmaya ve gerilimi tırmandırmamaya itiyor ki bu benim değerlendirmeme göre Irak için iyi bir şey” dedi.
Bölgede üst düzey bürokratların mekik diplomasisi görüşmelerinde, Washington ve Tahran arasında giderek kötüye giden krizde Irak’ın rolü çerçevesinde çok söz söylenmesine rağmen, el- Hurra kanalı Amerikan büyükelçiliğinde yetkili Joy  Hood’un şu ifadelerine yer verdi: “Irak arabuluculuğuna ihtiyacımız yok ve doğrudan İran ile temasa geçebiliriz.”
Konuyla bağlantılı olarak Amerika ile İran arasında artan gerginlikle ilgili olarak Irak Petrol Bakanı Samir el-Gadban Hürmüz boğazının kapatılmasıyla Irak ve Körfezden petrol çıkaran diğer bölge ülkelerinin bu durumdan etkileneceğini söyledi. Ancak bu durumun pek mümkün olmadığını düşünen Bakan, Hürmüz boğazından özellikle Asya pazarına günlük 18 milyon ham petrol geçtiğini belirtti.
Bakan Gadban, Irak’ın İran’la elektrik ve doğalgaz konusunda mutabık kalınan miktarların alınamaması durumunda bakanlığın bu eksikliği telafi etmek için acil eylem planı olduğunu söyledi.
İran Genelkurmay Başkanı General Muhammed Bakıri, 28 Nisan’da ülkesinin petrol ihracatını sıfırlama amacı taşıyan Hürmüz boğazının kapatılması konusunda Amerika’yı tehdit etti.
Öte yandan Şii lider Mukteda es-Sadr takipçisi binlerce kişi Cuma günü Irak yetkililerini ABD-İran çatışmasından uzak durmaya çağırdı. Cuma günü binlerce eylemci Bağdat ve Basra’da yaptıkları gösterilerde savaş karşıtı sloganlar attılar ve İran’ın Irak’a müdahale etmemesini istediler.
Iraklılar Amerika ile İran arasında çıkacak herhangi bir savaşa dahil olmaktan korkuyorlar. Irak hükümeti bu konuda iki taraf arasında arabulucu rolünü üstlenmeye çalışıyor. Irak hükümetinden yapılan açıklamada, Irak’ın İran ve ABD’ye gerilimi azaltma amacıyla heyet göndereceği bildirildi.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.